minik serçem
benim minik serçem,
günler günleri yok edecek ,
ve şu an hayranlıkla gözlerinin içine baktığın,
sımsıkı sarıldığın baban dışında da hayran olunası insanların varlığının farkına varacaksın,
yüreğin kim bilir başkaları için kaç kez çarpacak...
ben ise artık bir köşede emekli olarak yaşamın tadını çıkarmayı düşlerken,
yıllar içinde sömürdüğüm vücudumun biriktirdiği isyanlarıyla uğraşacağım,
yaşamın doğal akışına üzülmeyeceğiz,
ama şunu bilesin ki benim güzel kızım,
seni bu hayatta en çok sevecek erkek hep ben olacağım,
sana bunları söyleyen çıkacaktır,
ama hiç birisinin sevgisi benimki kadar olmayacaktır,
hiç bir erkeğin senin üstünde benim kadar emeği,
karşılıksız sevgisi,
benim kadar anısı olmayacak,
ve ne yazık ki doğanın kanunu gereği sen,
seninle en mutlu, temiz,
sevilesi yaşam anılarımızla dolu bugünleri hiç hatırlayamayacaksın belki,
ama ben hep seni bu dönem ki halinle hatırlayacağım canım,
biricik kızım,
ilerde birini, birilerini seveceksin,
gün gelip bize tercih edecek,
kendi yoluna gideceksin,
beni halden anlamaz,
geri kafalı, kuralcı,
sıkıcı bulduğun;
kaçıp gitmek,
kendi hayatını kurmak istediğin anların olacak,
işte öylesi günlerde aksilik eden,
işi yokuşa süren,
huysuzluk çıkaran ve seni hiçbir kimseye layık görmeyen,
babana sinirlenmeden önce bu satırları hatırla,
çünkü kendimi bilirim,
sana bunları o zaman asla söyleyemeyeceğim,
bir çok derdin,
sıkıntının sebebi de bu olacak oysa ki,
insan her istediğinde mantığını cebinden çıkarıp aklına koyamıyor işte,
yine de bil ki sonunda ne olursa olsun,
ne yaparsan yap,
ne söylersen söyle ben seni hep en az şu anki kadar seveceğim,
Sen hep benim küçük, güzel kelebeğim;
en çok sevdiğim,
değer verdiğim kadın olarak kalacaksın,
seni çok seviyorum,
benim minik serçem...