Vaz geçtim ben, rol değişiyoruz.
Sen çek bu kadar acıyı, senin de canın yansın.
Sabahları her uyandığında bir şehrin boşluğunu hisset, sol yanındaki boşluk gibi.
Geceleri sen hisset o kadar sessiz çığlıkları.
Sen dinle şarkıları, senin canın yansın.
Ben sen olayım, sen ben ol.
Benim olmadın, bari benim gibi ol.
Sen çabala günlerce, sen yüzlerce sayfa yazı yaz bana.
Binlerce kısa cümle kur, uzun yorgunlukları anlatan.
Bizi anlatan binlerce cümle kur, insanların canını acıtan.
Sen bit biraz, sen tüken, sen yorul, sen kırıl, sen sinirlen, sen krizler geçir.
Sen sabahın saat 5inde uyan, 6'larında hastane kenarlarında bekleyip psikoloklardan randevu al.
Sonra onlara sen dertlerini anlat; çare bulamayacağını bile bile!
Biraz da sen benim yerime geç n'olursun, senin psikolojin bozulsun,
sonra her üzüldüğünde farklı kişiliklere sen bürün.
Senin hayatın zindan olsun, ailenden sen de bık, canın acısın her an.
Sigara içememenin acısını sen çek, içine atma o dumarı.
Acıları at içine, duvarlar senin düşmanın olsun benim değil!
Sen biraz insanların iyi olduğuna inan.
Sonra senin çevren çıkarcı insanlarla dolsun, seni anlamayan, hayallerini bir hiçe sayan..
Hatta; bir köpeğin ufak bir kemiğe verdiği değer kadar, değer vermesinler senin düşüncelerine duygularına! Kırsınlar kalbini her seferde!
Sen hesap ver bu defa, sen sabahlara kadar kafanın içinde milyonlarca acı duygular geçiren şarkılar dinle.
Her anın sitem dert keder olsun senin de, sen üzül, sen parçalan, sen kırıl, sen ölmeyi ölümden iste.
Senin hayallerin yerle bir olsun, senin acıların insanların gözünün önünde bir acıma duygusu hisset kendinde.
Sen sev bir gün, senin canın yansın, tecrübe olacağına sevinme bile bunların.
Sevdiğin bir şarkı dinle rüzgarda, saçların savrulsun.
En büyük mutluluğun o olsun, en mükemmel anın o olsun.
Tam o anda insanlardan zerre kadar sen bir şey bekleme, sen bekleme!
Bütün bu acıları duyguları sen yaşa.
Birini beklediğin gibi olmasın bu defa..
Vazgeçilmez rolünü ben oynayayım sonra.
Ben sevileyim her gün.
Seni görünce ben dalga geçercesine güleyim.
Seni bir gerizekalı olarak göreyim;
diğer insanların bana duymadığı duyguları beslediğin için.
Ben bu defa seni dinlemeyeyim, seni hep tersleyeyim, hep ben haklı en mükemmel en ulaşılmaz zor insan olayım.
Egomdan ben habersiz olayım senin gibi, sen sev benim gibi.
Sen çek büyün acıları, bütün duyguları..
Bu satırları okurken bile varlığından şüphe ettiğim kalbin hızla atıyordur kesin.
Ne fayda bu saatten sonra? O kadar çabanın o kadar bedelin;
hiç bir önemini anlayacak mısın?
Benim nasıl duygular içinde boğulduğumu bilecek misin?
Geceleri siyah kapkaranlık bir odada çığlıkları duymazdan gelecek misin?
Söyle, bana gelecek misin?
Zamanın bir şey çözeceğine inanacak mısın?
Söyle, tüm bunlardan sonra hâlâ umursamamaya devam edebilecek misin?
Mesafenin aşka engel olduğunu mu düşüneceksin olmayan beyninle?
Ya kalbin?
''Bu kadar sevgiyi kaldırabilecek ağırlıkta mı kalbim?'' diye düşüncelere kapılacak mısın?
Sevmeyi deneyecek misin?
Ben olacak mısın?
biz olduğumuz aklına bile gelmesin!
Benim senin gözünde bir hiç olduğumu düşünecek misin?
Tüm bunları bir kenara bırak.
En önemlisi benim gibi sevebilecek misin?
Muhammet Karataş
Sen çek bu kadar acıyı, senin de canın yansın.
Sabahları her uyandığında bir şehrin boşluğunu hisset, sol yanındaki boşluk gibi.
Geceleri sen hisset o kadar sessiz çığlıkları.
Sen dinle şarkıları, senin canın yansın.
Ben sen olayım, sen ben ol.
Benim olmadın, bari benim gibi ol.
Sen çabala günlerce, sen yüzlerce sayfa yazı yaz bana.
Binlerce kısa cümle kur, uzun yorgunlukları anlatan.
Bizi anlatan binlerce cümle kur, insanların canını acıtan.
Sen bit biraz, sen tüken, sen yorul, sen kırıl, sen sinirlen, sen krizler geçir.
Sen sabahın saat 5inde uyan, 6'larında hastane kenarlarında bekleyip psikoloklardan randevu al.
Sonra onlara sen dertlerini anlat; çare bulamayacağını bile bile!
Biraz da sen benim yerime geç n'olursun, senin psikolojin bozulsun,
sonra her üzüldüğünde farklı kişiliklere sen bürün.
Senin hayatın zindan olsun, ailenden sen de bık, canın acısın her an.
Sigara içememenin acısını sen çek, içine atma o dumarı.
Acıları at içine, duvarlar senin düşmanın olsun benim değil!
Sen biraz insanların iyi olduğuna inan.
Sonra senin çevren çıkarcı insanlarla dolsun, seni anlamayan, hayallerini bir hiçe sayan..
Hatta; bir köpeğin ufak bir kemiğe verdiği değer kadar, değer vermesinler senin düşüncelerine duygularına! Kırsınlar kalbini her seferde!
Sen hesap ver bu defa, sen sabahlara kadar kafanın içinde milyonlarca acı duygular geçiren şarkılar dinle.
Her anın sitem dert keder olsun senin de, sen üzül, sen parçalan, sen kırıl, sen ölmeyi ölümden iste.
Senin hayallerin yerle bir olsun, senin acıların insanların gözünün önünde bir acıma duygusu hisset kendinde.
Sen sev bir gün, senin canın yansın, tecrübe olacağına sevinme bile bunların.
Sevdiğin bir şarkı dinle rüzgarda, saçların savrulsun.
En büyük mutluluğun o olsun, en mükemmel anın o olsun.
Tam o anda insanlardan zerre kadar sen bir şey bekleme, sen bekleme!
Bütün bu acıları duyguları sen yaşa.
Birini beklediğin gibi olmasın bu defa..
Vazgeçilmez rolünü ben oynayayım sonra.
Ben sevileyim her gün.
Seni görünce ben dalga geçercesine güleyim.
Seni bir gerizekalı olarak göreyim;
diğer insanların bana duymadığı duyguları beslediğin için.
Ben bu defa seni dinlemeyeyim, seni hep tersleyeyim, hep ben haklı en mükemmel en ulaşılmaz zor insan olayım.
Egomdan ben habersiz olayım senin gibi, sen sev benim gibi.
Sen çek büyün acıları, bütün duyguları..
Bu satırları okurken bile varlığından şüphe ettiğim kalbin hızla atıyordur kesin.
Ne fayda bu saatten sonra? O kadar çabanın o kadar bedelin;
hiç bir önemini anlayacak mısın?
Benim nasıl duygular içinde boğulduğumu bilecek misin?
Geceleri siyah kapkaranlık bir odada çığlıkları duymazdan gelecek misin?
Söyle, bana gelecek misin?
Zamanın bir şey çözeceğine inanacak mısın?
Söyle, tüm bunlardan sonra hâlâ umursamamaya devam edebilecek misin?
Mesafenin aşka engel olduğunu mu düşüneceksin olmayan beyninle?
Ya kalbin?
''Bu kadar sevgiyi kaldırabilecek ağırlıkta mı kalbim?'' diye düşüncelere kapılacak mısın?
Sevmeyi deneyecek misin?
Ben olacak mısın?
biz olduğumuz aklına bile gelmesin!
Benim senin gözünde bir hiç olduğumu düşünecek misin?
Tüm bunları bir kenara bırak.
En önemlisi benim gibi sevebilecek misin?
Muhammet Karataş