Ben Sokak Çocuğuyum

Konu sahibi son olarak 7 gün önce görüldü
Şu dört direkli köprünün altında
açmışım gözlerimi
sahipsiz.
Rüzgar sarmış kundağımı,
yağmurla beslenmişim...

Adımı insanlar koymuş
benden habersiz,
benimsemişim.
Serseri derler, hırsız derler,
.... derler, anlamam da
alınmam da...

Hiç fiyakalı dolaşmadım sokaklarda,
marka satmadım.
Gökyüzü yorganım oldu hep,
dirseğim yastık.
Alışkınım; kara, yağmura, soğuğa,
üşümem.
Sıcak dokunur bana...

Özlemem, hiç tanımadığım hisleri,
İstemem varlığını bilmediğim şeyleri,
Kıskanmam hiç kimseyi,
özenmem...

Halbuki bilmez kimse,
Kendilerinden şanslı olduğumu,
daha özgür,
ve daha zengin....

Şu deniz herkesten çok benimdir,
arkasındaki orman da.
Bütün sokaklar benimdir herkesten çok
Her simitçi biraz bana çalışır....

Aslında her çocuktan daha çocuğum,
Canım hiç sıkılmaz buralarda.
En sevdiğim oyundur
köşe kapmaca...

Yalnız da değilimdir,
Yüzlerce kardeşim var,
benim gibi, bana benzer.
Kimse ayırt edemez bizi
birbirimizden...

Geceleri toplanmaya başlarız,
El ayak çekildikten sonra,
konuşuruz, güleriz, dertleşiriz....
Biraz farklı olsa da,
Herkes kadar biz de umut besleriz.
Hayallerimiz de vardır
ayın dolaştığı yerlerde...

Herkes kadar okumuşluğum da vardır,
Her tip insandan bir harf öğrendim.
insanları en iyi ben tanırım.
Okuldan, öğretmenden anlamam ama
Bu sokakların mektebini bitirdim,
bana lazım olanı öğrendim...

Herkes kadar insanım da galiba,
Herkes kadar bende bazen ağlarım...

Kafam da var, kalbim de,
Severim de, düşünürüm de.
Yalnız ben sokak çocuğuyum,
Sokaklarda yaşamak tek suçum...

Bir gün ben de gideceğim buralardan
herkes gibi.
Yalnız biraz sessizce,
kimseler anlamadan....

Cenazem omuzlar üzerinde gitmeyecek
belki,
Belediye kaldıracak gürültüsüzce,
Ağlayanlar olmayacak başucumda...
Bir hayırsever uğramazssa geçerken,
Mezarım da çorak kalacak sonunda,
benim gibi...

İçimizden kimin gittiği
fark edilmeden,
Biri alacaktır yerimi
vakit geçmeden....

Evet, ben sokak çocuğuyum,
Bu sokaklarda ne ilk
Ne de sonuncuyum.....


Reşide Sarıkavak
 
Onlar da toplumumuzun canları.Daha şanssız olmaları onların suçu değil.
Dünyalarına adım atmak gerek.
Çok güzel bir şiirdi Deniz cim ,yüreğine sağlık.

*******************
Çocukların düşleri kitap oldu

DİYARBAKIR - Son yıllarda aldığı göçlerle nüfusu 1.5 milyona ulaşan Diyarbakır'da sokaklar, çocukların.
75. Yıl Çocuk ve Gençlik Merkezi'nin açıklamasına göre, kentte 10 bini aşkın çocuk, ayakkabı boyayarak, mendil satarak, çöp toplayarak geç saatlere dek sokakta kalıyor. Sebep, ailelerin yoksulluğu, çok çocuklu olmaları, düşük eğitim seviyesi....
75. Yıl Çocuk ve Gençlik Merkezi Proje Koordinatörü Sosyal Hizmetler Uzmanı İrfan Polat, bu çocukların duygu, düşünce ve beklentilerini, 'Düşler ve Sokak' adlı kitapta topladı.
İstanbul Rafineri Reklamcılık ve VTR Yapım Yönetim Şirketi'nin sponsorluğunda 3 bin adet bastırılıp devlet yönetimi, milletvekilleri, yabancı elçiliklerin de yer aldığı kişi ve kuruluşlara gönderilecek kitapta 30 çocuk düşlerini anlatılıyor.


-Ayakkabı boyacısı dokuz yaşındaki 3. sınıf öğrencisi A.G.'nin düşü de şöyle:

"Ben cennete gitmek istiyorum. Orada kuşlar, kelebekler, güzel çiçekler mis gibi kokuyor. Orada elma, portakal, muz, kivi ve her türlü meyveyi yemek istiyorum. Bisikletim olmasını istiyorum.
Güzel masallar okumak isterim. Boyacılık işini artık hiç yapmak istemiyorum.
Oturup dinlenmek, orada güzelce yatıp uyumak istiyorum. Kitaplar okumak, doktor olmak istiyorum.
Dışarıda kar yağıyor üşüyorum."

-14 yaşındaki M.K, bozuk el yazısıyla en çok bir evi olmasını istiyor:

"Çocuklar parklarda oynuyor, ben oynayamıyorum. Onlar tatile gidiyor, ben gidemiyorum. Sevgili abilerim, ablalarım bize sormayın 'niye sokakta çalışıyorsunuz' diye. Çünkü biz bilmiyoruz. Siz bizim büyüklerimizsiniz; siz daha iyi bilirsiniz."

-"Sokakta çalışmayı hiç istemiyorum" cümlesiyle düşünü yazıya döken 10 yaşındaki Mazlum:
"Çocuklar mahallede oynarken, serbest dolaşırken ben ayakkabı boyamak istemiyorum. Benim onlardan ne farkım var. Hayal kurmaya çalışıyorum, ama gerçek olmayacağını biliyorum..."

-Babasını kaybeden ve ayakkabı boyacılığı yaparak eve katkıda bulunan 13 yaşındaki B.K.:
"Babamı hiç tanımıyorum, biz çok küçükken ölmüş. Kardeşlerime yemek götürmek için ayakkabı boyacılığı yapıyorum. Diğer çocuklar geziyor ve babalarının onlara para verdiklerini anlatıyor. Ama benim babam bana hiç para vermedi. Okulumu bitirince mafya babası olacağım. Kötü mafya değil, iyi mafya babası olacağım. Bütün fakir çocukların babası olacağım."

-Ayakkabı boyacısı 11 yaşındaki B.G.'nin düşü:
"Soğuk kış geceleri sokakta kalıp mendil satmak zorundayım. Ailemin zengin olmasını istiyorum. Çok da değil, normal zengin."

-14 yaşındaki A.T.'nin düşü:
"Devletten bir gün gelip de suçlu duruma düşen insanların yarısından fazlasının sokak çocuklarının olduğunu unutmamasını istiyorum."

Daha niceleri.İlgi ve sevgi onların da hakkı.
 
Çok güzel ifade etmiş.
Tebrik ediyorum.
 
Geri