Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Biliyorum kavuşamayız.
Çünkü ben çok kırıldım, hayallerim de öyle...
Öyle ya, Üst üste koyduğum hayal kırıklıklarımın yanında halt etmiş Eyfel Kulesi bile.
İzmir'in körfezi deniz değildir sadece..
Bir kez vapura binip
Martılarla beraber uçtuysan, o mavinin üstünde..
Bilirsin! İzmir! Yardan kalan yarayı iyileştiren tek merhemdir!
Eros’un attığı ok bile,
Bana attığın kazık kadar dokunmamıştır hiçbir yüreğe…
Artık gidebilirsin…
Ben düşük yaptım,ayrılığa düştüm yüzüstü..
Eline aldın o gece günlüğümü…
Benim tüm hissettiklerimi okudun,kirpiğini oynatmadın gördüm… Okudun, sustun..
Bir delinin günlüğü heralde deyip kaldırdın o rafa, ben hepsini duydum !
Seni usulca bıraktım.
Tarif edemeyeceğim kadar anlamsız,
Üzerini örtemeyeceğim kadar gerçek,
Ve hiç tahmin edemeyeceğim kadar acıydı.
Uzun bir yoldan gelip, bavulumu bırakır gibi.
Ellerimdeki çiçekleri vazonun içine bırakır gibi.
Bir ayrılık mektubunu posta kutusuna bırakır gibi.
En çokta bir annenin yavrusunu bırakması gibi bıraktım ben seni.
Uyuyordun.
Usulca kalkmıştım yanından.
Sanki seni öldürmüştüm ve kaçmak zorunda olan bir katildim
Gidişim hakkında tek bir delil bile bırakmıyordum.
Şimdi son kez sarıl bana, öyle mutlu sanayım ki bizi
İlk kez inanayım bu yalana.
Şimdi öyle bir dokun ki tenime,
Seni 3.şahsın gözlerine sessizce bıraktığımı bile hissetme.
Şüphe bacadan girer, kadın kapıdan çıkar.
Unutma!
Bazı aşklar, sırf unutulmasın diye insanı tam sırtından bıçaklar.
Ben bu vedayı yıllar öncesi hissedip,Sırf kendisini yabancı hissetmesin diye evlatlık edinmiştim… Öyle güzel bir vedamız oldu ki ayrılırken,
Sen babası, ben annesiyim…
Sus !
Ve dur !
Anı olarak kalsın bu ayrılık cüzdanlarımızda…
Bu aşkta dediğin gibi, Aldanmak küçüğündü, aldatmak ise büyüğün.
Sessiz ol…
Bir de nazik ve kibar !
Bu gidişte de benim dediğim gibi olacak,
Müsadenizle önden bayanlar !
İçimi bilirsiniz…
Bayım, içimi en iyi siz bilirsiniz…
Sol yanımda sizi kazıma işlemleri hala devam ediyor.
Çevreye verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı, Özür dileriz…
Hayatımın geçmişiydin…
Ben, Seni seviyorum’un sözlük anlamını anlatmaya çalışırken gözlerine
Sen bunu anlayamayacak kadar benden geçmiştin ! Gitmiştin !
Oscar ödüllü mutsuz sonla biten filmlerden,
Daha da kötü bitmiştin !
Yıllık izine ayırdım senden kalan anıları. 7/24 açıktır gözlerini düşlemek…
Ve hiç bir zaman emekliye ayrılmayacak düşlerim.
En zor meslek bu olsa gerek.
Nefesini içime çekmek,
Malulen emekliye ayırıyordu ruhumu!
Ve ben en çok teninde mesailerin uzamasını seviyordum.
Kendime huzur evi sessizliğinde bir hayal kuruyorum.
Bu aşkın içinden çıkmak için,
Yaşımın dolmasını bekliyorum…
Şimdiler de ne kadar da yalnız aynadaki suretim.
Ne anneme benziyorum ne babama…
Dokunsam kırılacak ayna!
Hiç kimseye benzemiyor bu günlerde kimsesizliğim…
Sevgilim,
Ayak izlerinden belli olmuyor,
Gidişinin ayak numarası kaçtı ?
Gizli özne gibi saklanıp giderken sen,
İzin bende kaldı !
Vazgeçmek zorundayım.
Vazgeçmek zorundasın…
Allah’tan bile istemeye utanılacak bir duayız seninle ikimiz.
Yürünmez çocuk,
Bak ‘dur’ yazıyor tabelada!
Sonu görünmeyen yola girilmez çocuk!
İmkansız olduğunu bildiğin yüreğe yerleşilmez!
Vazgeç!
Yaz geç beni…
Çok başarılısın.
Bak, çok iyi ‘gidiyorsun’…
Sadece dip not olarak kalıyorum hayatında. Beni hiç sevme, Ama ne olur unutma...
Bir dost’a; ‘Gittiğimden beri yokluğumu hissetti mi hiç’ ?
diye sormuşsun.
Hayır, hiç hissetmiyorum.
Hala benimlesin sanki.
Gittiğinden beri hayvan besliyorum.
Kendi tenime bile en son sen dokundun diye dokunamazken,
Sen,
Kaç ‘Aşk rh pozitif’ tene bağışlıyordun her gece tenini kendinden geçerken?
Gece olurdu. Gözlerin hep soğuktu.
Neden bana karşı bu kadar soğuksun? diye soracak olurdum.
Mevsim değişikliklerine atardın suçu…
Gülüşlerimi fuhuşa zorlayan tek insan olarak, Rekorlar kitabına değil,
Yüreğime yazılıyordu adın!
Yar’dın…
Yar’ımdın..
Diğer yan’ımdın…
Sen benim doğup, büyüdüğüm vatanımdın…
Yazın yada kışın saat uygulamaları tenimizi hiç ilgilendirmezdi!
Sen boynuma bir saat geç kalsan,
Ben bir saat erken gelirdim dudaklarına!
Zaman farkı bile yoktu aramızda!
Kimsenin gücü yetmezdi aramızdaki yedi farkı bulmaya..
Yalnızlığım tüm çıplaklığıyla karşımda!
Söylesene kaç kör kuyuda hep yalnızlığa mahkumum ben?
Bir annenin çocuğunu düşürdüğünde içindeki o boşluk kadar yalnızım!
Hesaplayabilir misin profesör,
Kaç şehri sel felaketine uğrattı gözyaşlarım
Çalışmak !
Her dalda, her dilde, her ülkede, her meslekte çalışmak !
Evet en güzel şey…
Tek vazgeçilemeyen meslek ise birisine alışmak !
Her dinde, her kalpte, soldan dönünce ilk yürekte
Oysa küçüklüğümden beri alışkındım ben ateşimin çıkmasına.
Annemin elini alnıma koyup,
Babama 'ateşi var hala' diye baş ucumda fısıldamasına.
Şimdiler de annem yine baş ucumda. 'Acısı var hala' diyor, eli sol yanımda... !
Armudun iyisini ayıların yediğini sanarak büyüdüğümüz bir hayatta,
Kazığın en iyisi aşk'ta yeniyormuş,
Yeni öğreniyorum...
Hani mahalleye, vizyona en iyi giriş yapan filmi getirirler.
Halka açıktır, herkes izler.
Sen en iyi girişi yüreğime yaptın,
Artık halka açıksın
Herkese İyi Seyirler....
Aşk, döndürürdü insanın başını mutluluktan...
Ben aşkı yanlış öğrenmişim, Kamburum çıktı aldatışlarını sırtımda taşımaktan !
Aramızda geçen o konuşmayı hiç unutmuyorum.
Ayrıldık deyince, ayırabildik mi geçmişimizden kendimizi ? Hiç mi kokumu hatırlatan bir parfüme rastlamadın ? Hiç mi yürüdüğümüz o yoldan geçmedin ?
Ah be kendi eski olsa da acısı içimde hiç eskimeyen sevgili,
Tek bir gün bile hiç mi beni özlemedin ?
...