imported_Kartal
Üye
-
- Katılım
- Şubat 12, 2014
-
- Mesajlar
- 955
-
- Tepkime puanı
- 2
-
- Puanları
- 268
-
- Yaş
- 36
Berkan ABATAY : erzurum'luyum, kürt'üm, alevi'yim, beşiktaşlı'yım, devrimciyim. kürt ve alevi olmayı ben seçmedim, ama beşiktaşlılığı ve devrimciliği ben tercih ettim.
1975, İstanbul doğumlu. Yoksulluk nedeniyle sadece ilkokulu okuyabildi. Devrimci oldu. Mücadelesini önce mahallelerde, sonra silahlı bir ekipte sürdürdü. 1997'de tutsak düştü. 19 Aralık katliamında, Ümraniye'de 4 gün boyunca direnen tutsaklardan biriydi. Tekirdağ F Tipi'nde 4. Ölüm Orucu Ekibi'nde direnişe başladı. Tam 589 gün sürdürdüğü direnişte 20 Aralık 2002'de ölümsüzleşti.
Ben Berkan Abatay: Yaşıyorum
Berkan Abatay, ölüm orucuna 11 Mayıs 2001'de, Dördüncü Ekipler içinde başlamıştı. Tam 589 gün direndi. Berkan konuşuyor:
Ben Berkan Abatay. 20 Aralık 2002'de öldüm.
Adli Tıp'ın önündeler. Ben içerideyim... Aileler beni hazırlıyorlar. Avukatlar evrakım ile ilgileniyorlar... Ben hazır olunca yola çıkacağız. Beni Gazi Mezarlığı'na götürecekler. Bayrampaşa, Ümraniye, Armutlu şehitlerinin yanına. Yoldan geçenler kimin öldüğünü soruyor. Ben öldüm. Ölüm orucunun 103. şehidiyim. Başımız sağolsun.
En sonunda hazırım. Beni cenaze arabasına koyuyorlar. Onlar da otobüslere biniyor. Ağlamıyorlar. Ağlamayacaklar da.
Otobüste bir yoldaşım "İnce Mehmed" türküsünü söylüyor. Öyle yürekten söylüyor ki benim bile atmayan yüreğim sarsılıyor.
Gazi'ye doğru yolalıyoruz. Ben hem cenaze arabasındayım, hem otobüste yoldaşlarımın arasında. Esma, Feride'yi anlatıyor yanında oturan yoldaşına. Cemevine varıyoruz. Mahallelerden geliyor yoldaşlarım. Daha da kalabalıklaşıyorlar. Halaylar çekiliyor. Sloganlar atılıyor.
Cemevinin içinde, gasilhanede son yolculuğuma hazırlıyorlar beni... Hep beklediğim, neredeyse 600 gündür beklediğim an geliyor. Omuzlarındayım... Alkışlar daha bir çoğalıyor. Sloganlar yükseliyor "Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez"... Yoldaşlarımın yüreğine akıyorum.
Cenaze konvoyu yolalıyor Cebeci Mezarlığı'na. Beşer kişi dizilip kortej oluşturuyorlar. Hava ayaz, soğuk ciğerlerine işliyor yoldaşlarımın.... Ben en öndeyim. Yoldaşlarım ardımda. Ardımda yürüyenlerin arasında "Berkan Abatay Ölümsüzdür Çarşı Grubu" pankartını taşıyan arkadaşlarım da var.
Ben Berkan ABATAY. 20 Aralık 2002'de Şişli Etfal Hastanesi'nde şehit düştüm. 22 Aralık'ta toprağa verdiler beni. Onlar kızılbayraklarla ardımda yürürken benim gözlerimden iki damla yaş süzüldü mutluluktan. Böyle bir aile için bir değil bin canım olsa, binini bile esirgemezdim onlardan.
Ben Berkan ABATAY, Ölüm Orucu Direnişinin 103. şehidiyim. Öleli 500 küsür gün oldu. Toprak oldum ben. Çiçek oldum. Umut, zafer, çığlık, isyan oldum. Ses oldum. Nefes oldum.
Ben Berkan ABATAY. Yaşıyorum. Bedreddin demiş ki: "Bir insan inançları uğruna ölmüşse ve inandığı şeyler doğruysa, o insan ölmüş sayılmaz". Yaşıyorum ben. Yaşatıyorsunuz.
Şan olsun! Selam olsun!
1975, İstanbul doğumlu. Yoksulluk nedeniyle sadece ilkokulu okuyabildi. Devrimci oldu. Mücadelesini önce mahallelerde, sonra silahlı bir ekipte sürdürdü. 1997'de tutsak düştü. 19 Aralık katliamında, Ümraniye'de 4 gün boyunca direnen tutsaklardan biriydi. Tekirdağ F Tipi'nde 4. Ölüm Orucu Ekibi'nde direnişe başladı. Tam 589 gün sürdürdüğü direnişte 20 Aralık 2002'de ölümsüzleşti.
Ben Berkan Abatay: Yaşıyorum
Berkan Abatay, ölüm orucuna 11 Mayıs 2001'de, Dördüncü Ekipler içinde başlamıştı. Tam 589 gün direndi. Berkan konuşuyor:
Ben Berkan Abatay. 20 Aralık 2002'de öldüm.
Adli Tıp'ın önündeler. Ben içerideyim... Aileler beni hazırlıyorlar. Avukatlar evrakım ile ilgileniyorlar... Ben hazır olunca yola çıkacağız. Beni Gazi Mezarlığı'na götürecekler. Bayrampaşa, Ümraniye, Armutlu şehitlerinin yanına. Yoldan geçenler kimin öldüğünü soruyor. Ben öldüm. Ölüm orucunun 103. şehidiyim. Başımız sağolsun.
En sonunda hazırım. Beni cenaze arabasına koyuyorlar. Onlar da otobüslere biniyor. Ağlamıyorlar. Ağlamayacaklar da.
Otobüste bir yoldaşım "İnce Mehmed" türküsünü söylüyor. Öyle yürekten söylüyor ki benim bile atmayan yüreğim sarsılıyor.
Gazi'ye doğru yolalıyoruz. Ben hem cenaze arabasındayım, hem otobüste yoldaşlarımın arasında. Esma, Feride'yi anlatıyor yanında oturan yoldaşına. Cemevine varıyoruz. Mahallelerden geliyor yoldaşlarım. Daha da kalabalıklaşıyorlar. Halaylar çekiliyor. Sloganlar atılıyor.
Cemevinin içinde, gasilhanede son yolculuğuma hazırlıyorlar beni... Hep beklediğim, neredeyse 600 gündür beklediğim an geliyor. Omuzlarındayım... Alkışlar daha bir çoğalıyor. Sloganlar yükseliyor "Kahramanlar Ölmez Halk Yenilmez"... Yoldaşlarımın yüreğine akıyorum.
Cenaze konvoyu yolalıyor Cebeci Mezarlığı'na. Beşer kişi dizilip kortej oluşturuyorlar. Hava ayaz, soğuk ciğerlerine işliyor yoldaşlarımın.... Ben en öndeyim. Yoldaşlarım ardımda. Ardımda yürüyenlerin arasında "Berkan Abatay Ölümsüzdür Çarşı Grubu" pankartını taşıyan arkadaşlarım da var.
Ben Berkan ABATAY. 20 Aralık 2002'de Şişli Etfal Hastanesi'nde şehit düştüm. 22 Aralık'ta toprağa verdiler beni. Onlar kızılbayraklarla ardımda yürürken benim gözlerimden iki damla yaş süzüldü mutluluktan. Böyle bir aile için bir değil bin canım olsa, binini bile esirgemezdim onlardan.
Ben Berkan ABATAY, Ölüm Orucu Direnişinin 103. şehidiyim. Öleli 500 küsür gün oldu. Toprak oldum ben. Çiçek oldum. Umut, zafer, çığlık, isyan oldum. Ses oldum. Nefes oldum.
Ben Berkan ABATAY. Yaşıyorum. Bedreddin demiş ki: "Bir insan inançları uğruna ölmüşse ve inandığı şeyler doğruysa, o insan ölmüş sayılmaz". Yaşıyorum ben. Yaşatıyorsunuz.
Şan olsun! Selam olsun!