Bellek Süreçleri - Psikoloji

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti
bellek nedir - belleğin tanımı - bellek türleri - kısa süreli bellek - uzun süreli bellek
Bellek, geçmiş yaşantıların, kazandan bilgi ve becerilerin saklanması ve gerektiğinde yeniden canlandırılması yetisidir.

Adımızı evimizin yolunu, evden çıkarken annemizin söylediklerini, derste öğretmenin anlattıklarını hatırlarız. Alış verişe çıktığımızda ekmeğin kaç bin lira olduğunu ve bu ödemeyi nasıl yapacağımızı hatırlarız. Bir an için bütün öğrendiklerimizi hatırlayamadığımızı düşünürsek, yaşamanın çok zor olduğunu anlarız. Öyleyse öğrenme, öğrendiklerimizi hatırladığımız sürece işe yaramaktadır.

Bellek ile alışkanlık, öğrenme ile oluştuğu için birbiri ile ilişkili kavramlardır. Alışkanlık iyi öğrenilmiş, düşünülmeden gerçekleştirilen otomatik hareketlerdir. Bir davranışın alışkanlık olabilmesi için tekrar edilmiş ve belleğe yerleşmiş olması gerekir.
İnsan yaşamı, öğrenme ile kazanılmış davranışlar ve bunların hatırlanması üzerine kurulmuştur. Sınavda bir sorunun cevabını hatırlayamadığımızda ya da sevdiğimiz bir arkadaşımızın doğum gününü hatırlayamadığımızda ne kadar sıkıntı çektiğimizi hepimiz biliriz. O hâlde bellek, yaşantımızda önemli bir yer tutmaktadır. Bu bölümde belleğin ne olduğunu, nasıl işlediğini ve çeşitlerini inceleyeceğiz.

Bellek, bilinçle ilgili bir süreçtir. İnsanın öğrenmesi, alışkanlıklar kazanması bellek sayesinde olur. Bellek olmasaydı, öğrenmenin bir anlamı, hatta belki de öğrenme olmazdı. İnsan karşılaştığı bir sorunu yeniden çözmek, tekrar tekrar çözmek zorunda kalırdı. Bilinçli bir davranışta bulunamaz, düşünemez, bir iradesi de olmazdı.

Bellek aynı zamanda kişiliğin oluşmasında da etkilidir. Birey, çevresinde olup bitenleri belleğine kaydederek kişiliğim geliştirir, insan, elde ettiği bilgilerin bir kısmını kısa bir süre sonra unuturken bir kısmım ömür boyu unutmaz. Bu durum; duyum belleği, kısa süreli bellek ve uzun süreli belleğin farklı özelliklen olmasından kaynaklanmaktadır.

DUYUM BELLEĞİ, ÖZELLİKLERİ, SINIRLARI

Duyum belleği; göz, kulak gibi duyu organlarımızın yapısal özelliklerinden kaynaklanan çok kısa süreli bellektir. Işık ve ses gibi uyarıcıların geçici bir süre duyu organı tarafından saklanmasıdır.

Duyu organlarına ulaşan sayısız uyarıcı vardır. Bunlardan bazılarına dikkat yoğunlaşır ve bilgi (uyarıcı), anlam kazanarak kısa süreli belleğe ulaşır. Duyum belleği, uyarıcıları çok kısa bir süre tutarak bu geçişi kolaylaştırır.

Yapılan araştırmalar, gözün 100 milisaniye, kulağın da 1000 milisaniye gibi çok kısa süre ile uyarıcıları sakladığını göstermiştir.

KISA SÜRELİ BELLEK

Günlük yaşantımız içinde pek çok uyarımla karşılaşırız. Ancak bu uyarımların bir kısmı kısa süre işimize yarar. Bu bilgileri, kısa süreli bellek saklar. İşi bittikten sonra bu bilgiler unutulur.

Bir devlet dairesine giden Ayşe Hanım, önce kapıdaki danışmaya başvurur Yapmak istediği ışı memura anlatır. Memur ona, "Uğur Beye" gitmesini söyler Ayşe Hanım, "Uğur Beyin" masasına gidinceye kadar "Uğur" ismini belleğinde tutar. Işını bitirip daireden çıkarken "Uğur Bey" ismi, bellekten silinmiştir. Çünkü bu ısım bellekte sürekli saklanmaz, görevi tamamlandıktan sonra silinir Telefon rehberine bakarak bir kez kullandığımız numarayı telefon ettikten sonra unuturuz Bir toplantıda tanıştığımız insanlardan çoğunun adını toplantıdan sonra unuturuz.
Kısa süreli bellek; elde edilen bilgileri geçici bir süre İçin saklayan ye bir bölümünün uzun süreli belleğe geçişlerini sağlayan bellektir. Duyum belleğine göre kapasitesi daha fazladır. Bilgiler 20 saniye ile 30 saniye arasında kısa sureli bellekte saklanabilir.
Bilgilerin bir bölümü bir kez kullanıldıktan sonra bellekten silinir. Bir bölümü ise yeterli dikkat ve tekrarlar sonucu uzun süreli belleğe aktarılır. Uzun süreli belleğe, daha çok ileride yararlı olacağını düşündüğümüz bilgileri aktarırız.

KISA SÜRELİ BELLEĞİN ÖZELLİKLERİ, SINIRLARI

• Kısa süreli belleğin kapasitesi hem sayı hem de süre olarak çok dardır. Bilgiler, geçici olarak tutulur.
• Kısa süreli bellek, bilgilerin uzun süreli belleğe geçişini sağlar.
• Kısa süreli bellekte bilgiler, uzun süreli belleğe aktarılmazsa tamamen unutulur.

TEKRARLAMA VE GRUPLAMA

Kısa süreli bellekte bilgilerin tutulması gizli bir tekrar sonunda mümkün olur. Tekrar, bilginin düzenli hâle gelmesini sağlar. Yeterli tekrar, kısa süreli belleğin kapasitesini artırır. Bu aşamadan sonra bilgiler kısa süreli belleği aşar ve uzun süreli belleğe geçer. Kısa süreli belleğin bilgi saklama süresi çok kısadır. Bunu artırmak için tekrarlama gereklidir. Örneğin, yeni öğrendiğimiz arkadaşımızın ismini zihnimizde tekrarlayarak belleğimizde kalmasını sağlarız.
Gruplama, bilgilerin anlamlı bütünler hâline getirilmesidir. Gruplama yaparak belleğin kapasitesi artırılabilir. Bilgilerin uzun süreli belleğe geçişi kolaylaşır. Kısa süreli bellekte bilgi birimi miktarı sınırlıdır. Bu sınırı aşmak için gruplama yapılır. Örneğin, 238321645 gibi bir sayı dizisinin bellekte saklanması zordur. Ancak 238 321 645 olarak gruplarsak bellekte saklamak daha kolay olur.

Belleğin güçlendirilmesinde çağrışım da önemli bir yer tutar. Bellekte saklanmak istenen bilgiler, onu çağrıştıracak bilgilerle birlikte belleğe yerleştirilirse bellekte tutma ve hatırlama daha kolay olur.

UZUN SÜRELİ BELLEK

Uzun süreli bellek, bazen birkaç dakikadan kısa bazen de bir ömür boyu' uzun aralıklarla saklanmakta olan bilgileri içermektedir. Öğrencinin bir ders' önce öğrendiklerini hatırlaması uzun süreli belleğe örnek olduğu gibi bir gencin çocukluk anılarını hatırlaması da uzun süreli belleğe örnektir.
Bilgiler, uzun süreli belleğe kısa süreli bellekten geçerek gelir ve yerleşir. Bu bilgiler belleği terk etmez. Fakat, bu bilgilere ulaşmak bazen çok güçtür. Çok iyi bildiğimiz bir mahallenin adını, bir şiirin yazarını, bir tanıdığımızın adını bir türlü hatırlayanmayız. Ancak belli bir süre sonra bu bilgiler zihnimizde canlanır.

UZUN SÜRELİ BELLEĞİN ÖZELLİKLERİ, SINIRLARI, MEKANİZMASI

Ezberlediğimiz bir şiiri hatırlamak, daha önce gittiğimiz bir evin yolunu hatırlamak, uzun süreli bellek sayesinde olmaktadır. O hâlde uzun süreli bellek bilgilerin uzun bir zaman diliminde zihinde saklanmasıdır. Uzun süreli belleğe geçen bilgiler, önce kısa süreli bellekten geçer. Bu geçiş sırasında, kodlama ve saklama mekanizmaları gerçekleşir. Böylece yaşantımız için önemli olan pek çok bilgiyi zihnimizde saklayıp gerektiğinde kullanabiliriz.
Uzun süreli belleğin başlıca özellikleri ve sınırlan şunlardır:
• Uzun süreli belleğin kapasitesi ve sınırları geniştir.
• Uzun süreli bellekte bilgiler birkaç dakika saklanabildiği gibi yıllar boyu da saklanabilir.

• Uzun süreli bellekte bilgi yok olmaz.
• Bilgiler uzun süreli belleğe kısa süreli bellekten geçerek gelir..

• Uzun süreli bellekte bilgiler hatırlanırken çıkarmalar ve eklemeler yapılır.

UZUN SÜRELİ BELLEKTE BİLGİ ÖRGÜTLEME İLKELERİ

Uzun süreli bellekte bilgilerin saklanabilmesi için kelimeler, kavramlar ve semboller arasında bazı ilişkiler kurulur. Bu ilişkiler, anlam bakımından kurulabilir. Birbiri ile anlam bakımından ilişkili bilgiler, bellekte daha kolay kalır. Bir toplantıda farklı mesleklerden pek çok kişi ile tanıştığımızı düşünelim.
Daha sonra bu insanların isimlerini hatırlamaya çalıştığımızda kişilerin meslekleri ile isimleri arasında bağ kurarız. "Doktor olan kimdi, öğretmen olan kimdi, eczacı olan kimdi?" diye düşünürüz. Böylece kişileri, önce meslekleri ile hatırlar, sonra mesleklerinin çağrıştırdığı isimleri belleğimize çağırırız.

Kavramlar ve semboller arasında bu şekilde bir örgütlenme yaparak pek çok isim ve olayı uzun süreli bellekte hatırlayabiliriz.
 
Geri