Günlük Bazı Şeyler..

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
" Tam 23 kere intihara kalkışmış ve her birinde de inatla hayata itelenmişti Ümit Yaşar Oğuzcan. Pek kişi bilmez bu hikayeyi, “Acılar Denizi” şiirinin nereden geldiğini ve asıl vicdan azabının ne olduğunu.

Ümit hayattan kopmak için çok çabalamış lakin başaramamıştır, babası Lütfü Bey, annesi Güzide Hanım kahrolur oğullarının vaziyetine. Tabii bir de Vedat var. Ümit Yaşar'ın biricik oğlu. Babasına duyduğu müthiş bir öfke var içinde..defalarca gözlerinin önünde intihara kalkışmış olan babasına. Dün bir kez daha canından vazgeçmişti Ümit. Babası Lütfü Oğuzcan zor yetiştirmişti oğlunu hastaneye. Ve oğlundan çok torunu için endişelenmişti bu sefer Lütfü Bey, vedat'ın gözleri artık korkudan çok kin ile ıslanmıştı. Dayanamıyordu çocuk,aciz bir babanın ölüme koşup varamayışına tanıklık etmekten yorulmuştu. Tedavi edildikten sonra taburcu ettiler Ümit Yaşar Oğuzcan'ı. Ümit'in içinde yaşadıkları bir kenara Vedat ne hissediyordu acaba?

Sonrası

Duydukları gürültüyle kıraathaneden fırlayanlardan biri “Eyvah!“dedi. “Düştü çocuk, Galata'dan düştü! Yetişin.” yerde yatan çocuğun etrafında toplanan kalabalık çocuğun elinde bir kağıt buldular. Sımsıkı kapalı parmakları,avucuna hapsolmuş bir kağıt.. Zorlukla aldılar ellerinden kağıdı şöyle yazıyordu buruşmuş kağıtta;

“İntihar öyle edilmez,böyle edilir baba!”

6 Haziran 1973

Pırıl pırıl bir yaz günüydü
Aydınlıktı, güzeldi dünya
Bir adam düştü o gün Galata Kulesinden
Kendini bir anda bıraktı boşluğa
Ömrünün baharında
Bütün umutlarıyla birlikte
Paramparça oldu...
Bir adam düştü Galata Kulesinden
Bu adam benim oğlumdu..."

~Ümit Yaşar Oğuzcan~
 
Bazı şeyler geceye saklanır..Hüzün..Acı.. (Tutturdum yaşasın.f)
 
Gerçekten fazlasıyla abartılıyor
 
..ile taslak hazirlar gibi tassak geciyorum.
 
Ona acı veren bir gerginlik, bir huzursuzluk vardı içinde; aynı zamanda müthiş bir yalnız kalma isteği. Yalnız kalmak, kendini bu acı dolu gerginliğe en küçük bir çıkış yolu aramadan bütünüyle bırakmak istiyordu. Kalbine ve ruhuna üşüşen sorulara cevap aramaktan tiksintiyle kaçıyordu.

Dostoyevski / Budala
 
‘’İnsanları ikiye ayırıyorum. Seni tanıyanlar, seni tanımayanlar.
Seni tanıyanları ikiye ayırıyorum. Anlayanlar anlamayanlar.
Seni tanımayanlara yabancıyım. Seni anlamayanlara düşman.
Garip rüzgarlar esiyor başımda. Kavak yelleri desem değil, kasırga gibi, hortum gibi bir şey.
Kendimi de etrafımı da yok etmek istiyorum.
Sonra seni hatırlıyorum.
Birden zindanım aydınlanıyor..’’

Cemil Meriç - Jurnal 2
 
"Sabah hazırlanan kahvaltıları, uykulu sesini, günaydın öpücüklerini ama en çok seni."
 
Bazı gerçekler vardır, bıçağın ucu kadar sıcak.Gitmek istediğimiz yerler vardır, gömülmek istediğimiz şarkılar. Oysa dürüst bir hayat için yaşlanıyor herkes.
Ve anılar, adresi silinmiş evlerde saklanıyor. Belki unutmayı beceremiyoruz Frida, aklımızda hep eski sözlerin yükü. Neye dokunsak, orası çamurlu gece. Nereye baksak, oradan bir rüzgâr geliyor yüzümüze. Çürümek de böyle bir şey Frida. Eşyalar yalnızlaşır, kapanır kapılar ve tavan batar tenimize.

Diego’dan Frida’ya
 
Sevgilim,

ZX9p5a.png
 
"Sana gerçekten sevildiğini hissettiren, şefkatle yaklaşan, seni gerçekten anlamak için çabalayan ve hissettiğin saçma bile olsa seni yargılamayan birinin varlığı kadar insana iyi gelen bir şey yok.."
 
"…bir ilişkiniz vardır, içinde siz yoksunuzdur.
Oksijen tüpüyle sigaraya koşacak kadar yorulmuştur ruhunuz savaşmaktan…

…bir aileniz vardır, artık içinde bir tek siz kalmışsınızdır.
Herkesin devam etmeye zorladığı hayat, aynı hayat değildir artık…

…bir inancınız vardır, içinde tanrı yoktur.
Saçınızın bir telinden haberdar olan tanrı, tüm saçlarınız kesildiğinde hiç ağlamamıştır…"
 
nef ciyim nef ciyim öp beni gideyim :ppp
 
ben de öptüm ballı börreğim :p
 
Frida'nın Diego'ya yazdığı o vazgeçme eşiğini anlatan mektubu..

"kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.

canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.

bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.

gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.

her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.

düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.

ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.

sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.

tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden sen olduğun için vazgeçtim.

bencil olduğun için vazgeçtim.

bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.

ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.

bu yüzden ben de senden vazgeçtim."
 
Geri