Günlük Bazen nefes almak değildir yaşamak ...

Konu sahibi son olarak 25 gün önce görüldü
Şehrin en karanlık yerinde duruyorum; haydi, vur beni!..
Hiç ümidim kalmadı; tutunacak bir dalım…
Başım yere eğme benim; mazlum yerine koyma.
Allı-pullu düşlerim vardı oysa.
Bir hayat böyle tersine dönmez; bir yiğit böyle harcanmaz.
Dağlara-taşlara bağırasım geliyor.
İçim yanıyor içim! Bildiğin gibi değil…

Bu, bir hikayenin bitişi midir; bu, kanlı bir veda mıdır?
Bu, son savaşçının yediği kurşun; bu, son kalenin de düşüşü müdür?
Dalgaların çekilişi, bayrakların yıkılışı; bu, şarkıların susuşu mudur?
Ömrüm kanıyor ömrüm! Bildiğin gibi değil…

Ben bu hayata asiydim; öyle değil mi?
Bir yıldız kaydı ömrümden; ben de yenik düştüm…
İşte her şeye sırtımı dönüp koşuyorum…
Sarı güller kahrolsun; ıslak gözler, beyaz mendil kahrolsun!..
Kahrolsun bu kaldırım; bu nezaket, mutluluk dilekleri!..
Canım yanıyor canım!
Bildiğin gibi değil…
 
Hani derdik hayat yalan ölüm bize oyuncaktı,
Dünyada tek kalsak bile, asla yılmak olmayacaktı ...

16857-renksu-3719-950px.jpg
 
Hep merak ederdim otogarlarda banklar üzerinde yatanları
Tek başına bekleyenleri, neden buradalar evleri paraları dostları yok mu?
Şimdi en azından bir cevabım ve ciddi bir tecrübem var…





images
 

Sorma nolur gençliğimi
Unutmak istiyorum
Silme ne olur gözlerimi
Ağlamak İstiyorum ...






[sene]/2391203#[/sene]
 
Sonsuza dek yaşayacakmış gibi düşün, yarın ölecekmiş gibi yaşa.
 
Dayadım ondörtlüyü İstanbul'un şakağına
İstediğim gül içmekti gözlerinden bir yudum
Seni sordum gündüzlerce bu şehrin her sokağına
Söylemedi, inat ettim gece seni uyudum



images
 
Hani saf düşüncelerin buluştuğu bir yer vardır:
Kalp mi derler,bilmem.
Söküp attıılar,
Yokluk hissediyorum,büyük bir derinlik.
Kayıp mı oluyorlar,bilmem.
Hani hiç hissetmedim değil.
Hissetirmediler diye değil.
Oynadılar mı desem,
Kendim bilmiyorum ki başıma gelenleri...
Gözlerim boyalıymış meğerki,top pembe renklerle...
İçim içime sığmıyordu.
Bir gülüşün için ben neler vermedim,neler feda etmedim.
Meğer neler kaybetmişim...
Bir çiçek takmışım aklıma,
Onun yoluna giderken neler ezmişim aslında.
O yola değmez olan çiçek kaybolmuş,
Dönüşte ezilenleri gördüm,yeniden filizlenirken.
Ama boyunları büküktü bana karşı,
Bakmıyorlardı bana...
Yarabbim neler yaptım ben hayatımda:
Adam olmaya çalıştım ama ne kazandım???
Avucum boş,kafam ağır,kalbim ise kayıp...
Benden ne olsun bu saatten sonra?
Benden ne olacak ki senden sonra?..
Birdaha yüzüne bakamam ki;
Gözlerim baksa bile,sakınan gururumu görmezsin sen tabi.
Gözlerimin boşluğunu hissedersen ses çıkarma.
Sadece şunu bil ki ölümlü dünya!!!
Sen herşeyimi öldürdün.
Gün gelecek ki senide öldüren çıkacak karşına.
Hani demiştim yha ''başka sen hiçbir zaman olmadı.''
Doğru,hiçbir zaman:
Beni böylesine yıkan,beni böylesine mahveden olmadı.
Bazen gecenin sessizliği sindiğinde üzerime;
Ağlamıyorum ama yapboz gibi döküldüğümü hissediyorum.
Bu aynı gecelerde sana kurduğum düşleri,hayalleri teker teker gömüyorum.
Unutamam.unutmayı bilmediğim için.
Sevmeyi de bilmiyordum sen öğretmiştin.
Nedenini bilemiyorum ama herhalde ilk defa beni yerde görebilmek için.
Aferin,aferin başarabildin.
Bundan önce başka bir sen yoktu.
Beni bu duruma sokan,benimle böylesine dalga geçen.
Benimde korkum vardı ama;
Sen gerçek birşey değilmişsin ki !
Var olmayandan neden korkmuşum ki?
Sence senin adın,bir gözyaşıma değer mi?
Sen içimde bir ok olmuşsun,tüyümde adın yazılı.
Nereye çeksem kan kayıbı...
Bu ok içimde kalsa rahat durmaz,
Tüyümden aşşağıya damlar cansız kalır.
Cansız gözyaşlarım yalnız akıyorlar,yapayalnız...
Sence senin ismin birtanesine değer mi?
BİLEMİYORUM...
 
[DAILYMOTION]/x13d92c_historia-de-un-amor-luis-miguel-el-concierto_music[/DAILYMOTION]
 
Insan ev gibidir,
Kimi zaman harabe, kimi zaman sahane...
 
Halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin,
Değişilir topu da bir sokak kaltağına.
Delinse yer, çökse gök, yansa kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yürürüz yine yayan,
YıLdırımdan tipiden, kasırgadan yılmayan
Ölümlerle eğlenen tunç yürekli TÜRKLERİZ
 
[DAILYMOTION]/x16wwra_ilhan-irem-ben-degilim_music[/DAILYMOTION]
 
Sevgiliye yazacak,mektup dolusu kelamlarım vardı benim.
Lakin geç ulaşır diye;
- Duayı seçtim...
 
"BİR ANNENİN OĞLUNA YAZDIĞI İBRETLİK MEKTUP"

Annemin sadece bir gözü vardı. Öteki gözü çukurdu, yani yeri boştu. Ondan nefret ediyordum. Çünkü bu durum beni arkadaşlarımın arasında utandırıyordu. Babam, ben daha küçükken bir kazada öldüğünden, ailemizi geçindirmek de anneme kalmıştı. Bunun için okulda aşçılık yapıyordu. İlk okulda iken bir gün annem bana "merhaba" demeye gelmişti. Sanki, yerin dibine geçmiştim. Bunu bana nasıl yapabilirdi.? Onu görmezden geldim, ona nefretle bakarak oradan kaçtım...
Ertesi gün sınıfta bir arkadaşım bana, "..Senin annenin sadece bir gözü var. Diğeri ne biçim.!" Dedi. Diğerleri de gülüşüyorlardı. O anda yerin dibine girmek ve de annemin ortadan kaybolmasını istedim.
Bu yüzden, o gün onunla karşılaşınca dedim ki:
-"Beni gülünç duruma düşüreceğine, ölsen daha iyi!.."
Annem karşılık vermedi. Sadece, tek gözüyle bana biraz baktı ve uzaklaştı gitti...
Dediklerim hakkında bir saniye bile düşünmemiştim, çünkü çok kızmıştım. Onun duyguları beni hiç ilgilendirmiyordu. Onu evde istemiyordum ama ev onun üzerineydi...
Çok çalıştım, kendime yeter oldum, sonunda Singapur'a okumaya gittim.
Bir süre sonra da evlendim. Birikimime borç ekleyerek kendime bir ev aldım.
Daha sonra çocuklarım oldu ve hayatımdan memnundum. Annemi unutmuştum...
Bir gün annem bizi ziyarete gelmişti. Öyle ya, kaç yıldır beni görmemişti.
Kapıya gelince, çocuklarım tek gözlü birini görünce birden korktular, sonrada güldüler.
"Babaanneniz" diyemedim. İçeri girince ilk fırsatta ona:
-"Evime gelip çocuklarımı nasıl korkutabilirsin.? Buradan hemen git.!" Dedim
Bu çıkışıma annem kısık bir sesle:
-"Kusura bakmayın, ben yanlış adrese geldim galiba.!" Dedi ve çıktı-gitti...
Aradan yine uzun bir zaman geçmişti.
Bir gün "mezunlar toplantısı" için okulumdan bir mektup aldım.
Karıma; "..iş seyahatine gidiyorum" diye bahane uydurdum.
Mezunlar toplantısından sonra, birden aklıma düştü.'Sadece meraktan' eski evime gittim.
Eski komşularımıza sorduğumda, "annemin öldüğünü" söylediler.
Önce biraz sevinç duyar gibi oldum ama içimde bir burukluk ve sızı hissettim.
Ben şaşkınca beklerken, "bana verilsin diye annemin bir mektup bıraktığını" söylediler.
Açtım ve okumaya başladım:

_En sevgili oğlum... Her zaman seni düşündüm.
Singapur'a gelip çocuklarını korkuttuğum için üzüldüm...
Mezunlar gününde geleceksin diye çok sevindim ve bekledim.
Ama; "seni görmek için yataktan kalkabilir miyim" diye çok düşündüm...
Seni büyütürken, 'tek gözümle' sürekli bir utanç kaynağı olduğum için de üzgünüm... biliyormusun biricik oğlum. .?
Sen küçücükken, babanla birlikte bir kaza geçirmiştin. Baban öldü fakat sen, bir gözünü kaybetmiştin. Bir anne olarak, senin tek bir gözle büyümene dayanamazdım...
Bu yüzden, babandan kalan tarlayı satarak, ameliyat masraflarına yatırdım.
İşte, şimdi o yeri boş olan gözüm var ya, onu sana vermiştim. Nakil çok başarılı geçmişti, hiç fark edilmiyordu. "O gözle, biricik oğlum görüyor ya..." diye çok mutlu oluyordum. Ana yüreği ya oğul, sana 'sen benim gözümle görüyorsun 'diyemedim...
Başarılarından dolayı seninle o kadar gurur duyuyordum ki, bu bana yetiyordu.
Her şeye rağmen, sen benim oğlumsun...
Bütün sevgilerimle... Annen.

Sadece 1 Anneniz Var. Annenizi Üzmeyin...
 
Son zamanlarda izlediğim anlamlı video :cici:

[DAILYMOTION]/x1nb1ur_karsiliksiz-iyilik_lifestyle[/DAILYMOTION]
 
Şeretir Seni Sevmek :galatasaray:

[SENE]/7309320#[/SENE]
 
Geri