Bayanlarda asiri killanma,,
Vücudun
normalden aşırı kıllanmasına Hirsutismus diyoruz. Bu bir kadın için
büyük üzüntü kaynağıdır. Aşırının ölçüsü toplumdan topluma, insandan
insana değişebilmektedir,mesela dudak kenarındaki tüylenmeden erkek tipi
bıyığa kadar değişebilir. Bir insana göre veya bir topluma göre önemli
olan kıllanma, bir diğer insan veya topluma göre mutsuzluk nedeni
olabilir.Batı toplumlarında kadınlarda alışılmışın dışında kıllanma
kabul edilemez bir durumdur,bu durumdaki kadınlar kendilerini çekici
hissetmezler,güvensiz olurlar ve sosyal ilişkilerde zorlanırlar,hatta bu
yüzden karşı cinse yaklaşamayan kadınlar dahi vardır.
Kıllanma kozmetik ve görsel bir problem den daha fazlasıdır genelde,çünkü altında hormonal bir neden yatmaktadır.
Nedeni:Normal dışı kıllanma her hanımda az miktarda var olan erkeklik
hormonunun çeşitli nedenlerle artmasına bağlı olarak gelişir.Çok az
olarak ta bazen kıl köklerinin bu hormona hassasiyeti artar.
Kıllanmada ( hirsutismus’da ); üst dudakta, alt çene ve üst çenede,
şakaklarda, memeler rasında, meme başı etrafında, göbek altında, kuyruk
sokumunda ve kalçalarda Anormal kıllanma vardır. Bu bölgelerde
hanımlarda da var olan ince, renksiz, kısa Ayva tüyleri kalın, uzun koyu
renkli kıllara dönüşür ve deri yağlanır, yüz sırt ve göğüs civarında
akneler(siyah lekeler) oluşabilir.
Kıllanma sorunu olan bir hanımda sorulması gerekli sorular şunlar olabilir;
-Kıllanma ne zaman başlamış, artıyor mu ?
-Ailevi mi ?
-Erken adet başlangıcı, veya menopoz(adetten kesilme) ?
-Kıllanmaya karşı ne tür kozmetik yöntem kullanıldı ? ( mesela jilet kullanılarak kıllar arttırıldı mı ?)
-Adet düzensizliği, adet görememe, Kısırlık şikayeti var mı ?
-Kıllanma yapabilecek herhangi bir ilaç kullandı mı ?
-Sistemik bir hastalığı var mı ?( şeker gibi )
Kıllanma derecesi seçilir, hafif, orta ve ağır kıllanma olarak değerlendiririz.
-Hafif kıllanma; yüz yanlarında, çenede ( tam sakal değil ), kol ve
bacaklarda hafif kıl artışı, ve karında artma, kıl yapısı ince, yumuşak
ve açık renkte
-Orta derecede kıllanma, kıl yapısı kalın ve koyudur, yüzde ( tam sakal değil ), göğüste, karında kıllanma vardır.
-Aşırı kıllanmada ise kaba kalın kıllar, yüzde sakal oluşumu, kulaklar, parmaklarda dahi kıllanma vardır.
Dokuz farklı vücut bölgesinde kıllanma skorlaması yapılır.
Normal değerler:
toplamda 4-8 arası normaldir.
8 üstü hafif kıllanmaya,16üstü şiddetli kıllanmaya girer.Ayrıca tek alanlarda 3-4 de tek başına kıllanma göstergesidir.
3 tip kıl vardır;
1-Lanugo kılları :Bebek anne karnındayken olan vücuttaki kıllar,erken doğmuş bebeklerde daha sık görülür
2-Vellus kılları : Ayva tüyü tabir edilen kıllar
3-Terminal kıllar : Ayva tüylerinin bluğ çağına(cinsel olgunluk
başlaması)girilmesi sırasında Hormonların etkisi ile son halini alması.
Erkekler ve kadınlar doğduklarında aynı sayıda kıl tomurcuğuna
sahiptirler, ve insan vücudundaki kıl tomurcukları sayısı ve dağılımı
ırklara göre farklılık gösterebilir.
Kıl tomurcuğu gebeliğin 2. ayında gelişmeye başlar,doğumda çocuğun
hayatı boyunca sahip olacağı tüm kıl tomurcuğu(folikülü) mevcuttur.
Kılların üzerinde erkeklik ve kadınlık Hormonlarının farklı etkileri
vardır.Mesela erkeklik Hormonu erkeklerde göğüste kıl çıkmasını
uyarırken,kadınlarda kadınlık hormonu(östrojen)göğüste kıl çıkmasını
engeller,sakaldada aynı olay gerçekleşir.
Ne yapmalıyız ?
Her konuda dediğimiz gibi altta yatan neden araştırılmalıdır, bunun
içinde bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına müracaat etmelisiniz.
doktorunuz sizi sorgulayacak ( ne zamandır gibi? ) ve muayene edecektir.
Muayene ve ultrasonografi ile olabilecek bir anomaliyi ( yumurtalık
yokluğu gibi ) veya fazla erkeklik Hormonu salgılanmasını sağlayan bir
tümör gibi olabilecek olasılıkları değerlendirecek, gerekirse radyolojik
tetkikte isteyerek,
laboratuar tetkiki isteyerek Hormon düzenini inceleyerek sebep olan faktörleri ortaya çıkarmaya çalışacaktır.
Toplumumuzda görülen kıllanmalarının bir çoğu basit nedenlerden
oluşmakta hastanın yaşı, konumu, çocuk isteyip istemediği gibi durumlar
değerlendirilerek verilen tedavilerle bu konu çözümlenmektedir.
Tedavide kıllanmayı oluşturan faktörün bulunup ortadan kaldırılması
veya tedavi edilmesi birinci basamak ikinci basamak ise oluşmuş kıların
kozmetik yöntemler ile temizlenmesidir.
Şişmanlarda adet düzensizliği ve kıllanma varsa önce zayıflama
kürlerine baş vurularak zayıflatılmalı ve kozmetik yöntemlere baş
vurulmalıdır.
Adet düzensizliği ve kıllanma arasındaki yakın ilişki göz ardı
edilmemeli bu tip yakınmaları olanlar en kısa sürede hekime
başvurmalıdırlar.
Başka neler kıllanma yapabilir?;
bazen gebelik,
polikistik over hastalığı (adet düzensizliği,gebe kalamama,kıllanma şişmanlık,yumurtalıklarda problemin olduğu bir hastalık)
bazı yumurtalık tümörleri,
diğer bazı beyin tümörler
bazı böbrek üstü bezi hastalıkları
kronik stress
bazı bünyelerde bazı doğum kontrol hapları vs
Sayın bayanlar her şeyin çözümü mevcuttur, şikayetleriniz için geç
kalarak geçirdiğiniz süre bedeninize kalıcı zararlar verebilir. Erken
tehşis ile her şey çözülebilir.
Vücudun
normalden aşırı kıllanmasına Hirsutismus diyoruz. Bu bir kadın için
büyük üzüntü kaynağıdır. Aşırının ölçüsü toplumdan topluma, insandan
insana değişebilmektedir,mesela dudak kenarındaki tüylenmeden erkek tipi
bıyığa kadar değişebilir. Bir insana göre veya bir topluma göre önemli
olan kıllanma, bir diğer insan veya topluma göre mutsuzluk nedeni
olabilir.Batı toplumlarında kadınlarda alışılmışın dışında kıllanma
kabul edilemez bir durumdur,bu durumdaki kadınlar kendilerini çekici
hissetmezler,güvensiz olurlar ve sosyal ilişkilerde zorlanırlar,hatta bu
yüzden karşı cinse yaklaşamayan kadınlar dahi vardır.
Kıllanma kozmetik ve görsel bir problem den daha fazlasıdır genelde,çünkü altında hormonal bir neden yatmaktadır.
Nedeni:Normal dışı kıllanma her hanımda az miktarda var olan erkeklik
hormonunun çeşitli nedenlerle artmasına bağlı olarak gelişir.Çok az
olarak ta bazen kıl köklerinin bu hormona hassasiyeti artar.
Kıllanmada ( hirsutismus’da ); üst dudakta, alt çene ve üst çenede,
şakaklarda, memeler rasında, meme başı etrafında, göbek altında, kuyruk
sokumunda ve kalçalarda Anormal kıllanma vardır. Bu bölgelerde
hanımlarda da var olan ince, renksiz, kısa Ayva tüyleri kalın, uzun koyu
renkli kıllara dönüşür ve deri yağlanır, yüz sırt ve göğüs civarında
akneler(siyah lekeler) oluşabilir.
Kıllanma sorunu olan bir hanımda sorulması gerekli sorular şunlar olabilir;
-Kıllanma ne zaman başlamış, artıyor mu ?
-Ailevi mi ?
-Erken adet başlangıcı, veya menopoz(adetten kesilme) ?
-Kıllanmaya karşı ne tür kozmetik yöntem kullanıldı ? ( mesela jilet kullanılarak kıllar arttırıldı mı ?)
-Adet düzensizliği, adet görememe, Kısırlık şikayeti var mı ?
-Kıllanma yapabilecek herhangi bir ilaç kullandı mı ?
-Sistemik bir hastalığı var mı ?( şeker gibi )
Kıllanma derecesi seçilir, hafif, orta ve ağır kıllanma olarak değerlendiririz.
-Hafif kıllanma; yüz yanlarında, çenede ( tam sakal değil ), kol ve
bacaklarda hafif kıl artışı, ve karında artma, kıl yapısı ince, yumuşak
ve açık renkte
-Orta derecede kıllanma, kıl yapısı kalın ve koyudur, yüzde ( tam sakal değil ), göğüste, karında kıllanma vardır.
-Aşırı kıllanmada ise kaba kalın kıllar, yüzde sakal oluşumu, kulaklar, parmaklarda dahi kıllanma vardır.
Dokuz farklı vücut bölgesinde kıllanma skorlaması yapılır.
Normal değerler:
toplamda 4-8 arası normaldir.
8 üstü hafif kıllanmaya,16üstü şiddetli kıllanmaya girer.Ayrıca tek alanlarda 3-4 de tek başına kıllanma göstergesidir.
3 tip kıl vardır;
1-Lanugo kılları :Bebek anne karnındayken olan vücuttaki kıllar,erken doğmuş bebeklerde daha sık görülür
2-Vellus kılları : Ayva tüyü tabir edilen kıllar
3-Terminal kıllar : Ayva tüylerinin bluğ çağına(cinsel olgunluk
başlaması)girilmesi sırasında Hormonların etkisi ile son halini alması.
Erkekler ve kadınlar doğduklarında aynı sayıda kıl tomurcuğuna
sahiptirler, ve insan vücudundaki kıl tomurcukları sayısı ve dağılımı
ırklara göre farklılık gösterebilir.
Kıl tomurcuğu gebeliğin 2. ayında gelişmeye başlar,doğumda çocuğun
hayatı boyunca sahip olacağı tüm kıl tomurcuğu(folikülü) mevcuttur.
Kılların üzerinde erkeklik ve kadınlık Hormonlarının farklı etkileri
vardır.Mesela erkeklik Hormonu erkeklerde göğüste kıl çıkmasını
uyarırken,kadınlarda kadınlık hormonu(östrojen)göğüste kıl çıkmasını
engeller,sakaldada aynı olay gerçekleşir.
Ne yapmalıyız ?
Her konuda dediğimiz gibi altta yatan neden araştırılmalıdır, bunun
içinde bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına müracaat etmelisiniz.
doktorunuz sizi sorgulayacak ( ne zamandır gibi? ) ve muayene edecektir.
Muayene ve ultrasonografi ile olabilecek bir anomaliyi ( yumurtalık
yokluğu gibi ) veya fazla erkeklik Hormonu salgılanmasını sağlayan bir
tümör gibi olabilecek olasılıkları değerlendirecek, gerekirse radyolojik
tetkikte isteyerek,
laboratuar tetkiki isteyerek Hormon düzenini inceleyerek sebep olan faktörleri ortaya çıkarmaya çalışacaktır.
Toplumumuzda görülen kıllanmalarının bir çoğu basit nedenlerden
oluşmakta hastanın yaşı, konumu, çocuk isteyip istemediği gibi durumlar
değerlendirilerek verilen tedavilerle bu konu çözümlenmektedir.
Tedavide kıllanmayı oluşturan faktörün bulunup ortadan kaldırılması
veya tedavi edilmesi birinci basamak ikinci basamak ise oluşmuş kıların
kozmetik yöntemler ile temizlenmesidir.
Şişmanlarda adet düzensizliği ve kıllanma varsa önce zayıflama
kürlerine baş vurularak zayıflatılmalı ve kozmetik yöntemlere baş
vurulmalıdır.
Adet düzensizliği ve kıllanma arasındaki yakın ilişki göz ardı
edilmemeli bu tip yakınmaları olanlar en kısa sürede hekime
başvurmalıdırlar.
Başka neler kıllanma yapabilir?;
bazen gebelik,
polikistik over hastalığı (adet düzensizliği,gebe kalamama,kıllanma şişmanlık,yumurtalıklarda problemin olduğu bir hastalık)
bazı yumurtalık tümörleri,
diğer bazı beyin tümörler
bazı böbrek üstü bezi hastalıkları
kronik stress
bazı bünyelerde bazı doğum kontrol hapları vs
Sayın bayanlar her şeyin çözümü mevcuttur, şikayetleriniz için geç
kalarak geçirdiğiniz süre bedeninize kalıcı zararlar verebilir. Erken
tehşis ile her şey çözülebilir.