Başkalarına bağımlı olmayı bırak, özgür ol!

Konu sahibi son olarak 2995 gün önce görüldü
Duygusal yada ekonomik açıdan başkalarına bağımlı olduğunuzu hissettiğiniz anlar olabilir. Peki bir insan *her açıdan "bağımsızlığını" nasıl ilan eder? İşte başkalarına olan bağımlılığınıza son vermek ve özgürlüğünüzü ilan etmek *için yapılması gerekenler...

Başkalarına olan bağımlılığınıza son vermek ve özgürlüğünüzü ilan etmek için izlemeniz gereken 3 adım

Sizi kurtaracağına inandığınız yardım eli, sonunda yalnızca kendinizinki olacaktır.

İsveç atasözü

‘Kendimi bildim bileli bir gün finansal özgürlüğümü elime alacağım, aileme ekonomik anlamda bağımlı olmayacağım günü hayal etmişimdir. Genel olarak bir çoğumuzun yıllarca emek vererek aldığı diplomanın en önemli amaçlarından biri bu: Özgürlüğe kavuşmak, kendi ayaklarımız üzerinde durmak, kendi kendine yetebilme duygusu…

Şimdiye kadar farklı işlerde çalışarak geçen alıştırma turlarından sonra, finansal özgürlük adına attığım ilk gerçek adım, üniversite mezuniyetinden hemen sonra oldu. Ne banka hesabımda birikmiş bir param, ne yaşayabileceğim bir evim ne de arabam vardı. Tek gelir kaynağım çalıştığım işten aldığım başlangıç ücretiydi.

Kendi paramı kazanıyor olmanın verdiği özgürlük ve yeterlilik hissi ne yazık ki çok uzun sürmedi. Kira, yol giderleri, faturalar, ekstra harcamalar darken kendimi ağır bir yükün altındaymışım gibi hissetmeye başladım. İlk günlerde hissettiğim özgürlü hissi, yerini kuyruk gibi peşimde dolanan bir ‘sorumluluklar’ silsilesine bıraktı.

Tekrar başa dönmüştüm. Durumla başa çıkamadığımı ve kendimi gereğinden fazla hırpaladığımı düşünen ailem bana küçük küçük, fark ettirmemeye çalışarak destek olmaya başladı. Bu durum bir süre sonra kendimi rahatsız hissetmeme neden olmaya başladı. Potansiyelimi yeterince iyi kullanamadığımı, başarısız olduğumu düşünmeye başladım. Başarısız olduğum her anda ailemin yanımda olacağını biliyor olmak, kendi sınırlarımı zorlamamı engelledi. Artık bu duruma bir son vermeliydim.

Ailemi ekonomik anlamda zorlamanın yanı sıra, kendi gelişimimi de engellediğimi hissediyordum.

Ailemden finansal olarak bağımsız olmayı istemem, artık onların yönlendirmelerinin ve kararlarının yerini benimkilerin aldığını gösteriyordu. Taksi kullanmak yerine daha sık otobüse binmeye başladım, hatta kısa mesafeleri yürüdüm. Tek başıma eve çıkmak yerine 3 kişilik öğrenci evinde kalmaya devam ettim. Sürekli dışarıda yemek yerine yemeklerimi evde hazırlayıp yemeye başladım.’

Alana Mbanza –*Blogger

Finansal ya da duygusal olarak kendimizi başkalarına bağımlı hissettiğimiz zamanlarda tek başımıza hareket ederek ayakta kalmaya çalışmak, yukarıdaki örnekte de olduğu gibi duygusal olarak yıpratıcı bir süreç. Kişilik özellikleriyle bağlantılı olan bağımlı ya da bağımsız yaşama düşüncesi, insan gelişiminin ilk evrelerinden itibaren gelişen ve zamanla değişime uğrayan bir özellik.

Bağımlı olarak yaşamak, konfor alanından ödün vermek istemeyen kişiler için cazip olabilir, ancak bağımsız yaşamak için verilen mücadele ve karşılaşılan engeller bireyin yaşamın zorluklarıyla mücadele etme, tek başına ayakta durabilme ve tehlike durumunda tek başına karar verebilme edinimlerine önemli katkılar sağlıyor;

Başkalarına olan bağımlılığı azaltmanın yolları

Yukarıdaki örnekte gördüğümüz aile-çocuk ilişkisi, tarafların bağımsızlık duygusunu geliştirmek zorunda oldukları ilişkilerden yalnızca biri. Ebeveyn-çocuk ilişkisi dışında, yetişkinlik döneminde yaşadığımız duygusal ilişkilerde de hem ekonomik hem de duygusal anlamda bağımsızlığın kazanılması çok önemli.

Her ilişkinin dinamikleri ve kişiler arasındaki iletişim farklı olsa da, bağımsızlığınızı kazanma konusunda izlemeniz gereken 3 genel adım karar verme, uzaklaşma ve bağlantıyı tekrar kurma süreçleri.

1. Karar verme

Özgürlüğünüzü elde etme konusunda atmanız gereken ilk adım, bağımsızlık istediğinize gerçekten inanmak ve bu konuda bir şeyler yapmanız gerektiğiyle ilgili karar almak. Bu adımı, annenizin karnından ayrılarak bağımsız bir birey haline gelmenizi sağlayan göbek kordonunun kesilmesi sürecine benzetebilirsiniz.

Karar verme aşamasında, artık daha bağımsız ve özgür bir birey olmak istediğinizi karşınızdaki kişiyle açık açık konuşmalısınız. Kararınız karmaşa, sinir, üzüntü gibi çok farklı duygunun ve tepkinin ortaya çıkmasına neden olacaktır. Bu nedenle, özellikle karar verme aşamasında karşınızdaki kişiyle kurduğunuz iletişim, yani ne söylediğinizden çok nasıl söylediğiniz çok önemli.

Vermek istediğiniz mesajı kendinize güvenerek ve karşınızdakini kırmayacak şekilde iletmeye çalışın.Kısa ve öz konuşun.‘Ben’ dilini kullanarak bu kararın tamamen kendinizle ilgili olduğunu, karşınızdaki kişide ya da aranızdaki ilişkide herhangi bir problem olmadığını hissettirmeye çalışın.Aldığınız karar nedeniyle kendinizi yargılamayın ya da suçlu hissetmeyin.Karşınızdaki kişinin her türlü tepkisine hazırlıklı olun.

2. Uzaklaşma

Uzaklaşma, bağımsız olmak istediğiniz kişiyle aranıza fark edilebilir bir sınır koymanız anlamına gelir. Bu sınır, bağımlı olduğunuz kişiden fiziksel olarak, cinsel olarak, ekonomik olarak ya da duygusal olarak uzaklaşmakla sağlanabilir. Hangi konuda uzaklaşmak isteyeceğiniz tamamen ilişkinizin dinamiklerine bağlıdır.

Eğer partnerinizle aynı evde yaşıyorsanız ya da başka bir sebepten ötürü fiziksel olarak uzak kalmanız mümkün değilse, bu kişiyle iletişim kurduğunuz zamanı azaltmaya ve o yokmuş gibi davranmaya çalışabilirsiniz.

Uzaklaşmanın amacı aslında kendinizi daha net görebilmenizi ve kendinizi iyi hissetmek için neye ihtiyacınız olduğunuzu fark etmenizi sağlamaktır. Yaşadığınız hayattan, çevrenizdeki kişilerden uzaklaştığınızda kendinizi dinlemek ve kendinizle konuşmak için zaman yaratmış olursunuz. Kendi başınıza yapabildiklerinizi ve partnerinizin desteğiyle yapabildiklerinizi karşılaştırma imkanı bulup, eksik yönlerinizi nasıl geliştirebileceğiniz konusu üzerinde çalışabilirsiniz.

3. Bağlantıyı tekrar kurma

Bağımsızlığınızı ve özgürlüğünüzü kazanma yolunda atacağınız son adım ise yeni bir iletişim yolu ve bağlantı yaratma. Bu aşamada karşınızdaki kişiyle olan iletişiminizdeki şartları ve sınırları tekrar belirlemeniz, iletişiminizi aldığınız kararlar doğrultusunda daha sağlıklı hale getirmeniz amaçlanmaktadır. Bu aşamada, partnerinizin ve sizin ilişkideki rollerinizin açık ve net bir şekilde belirlenmesi gerekiyor. Koyacağınız kuralları ve rollerinizi şu soruları sorarak belirleyebilirsiniz;

Karşımdaki kişide hangi davranışların olmasını, hangilerinin olmamasını istiyorum?Birbirimizden ne bekliyoruz? Beklentilerimiz örtüşüyor mu?Koyduğumuz kuralları uyguladığımızda ve rollerimizi belirlediğimizde bizi ne gibi sonuçlar bekliyor olacak?

Kurallar koymak ya da rol dağılımını belirlemek karşınızdaki kişiyi manipüle etmek istediğiniz anlamına gelmez. Aksine, ilişkinizde neyin doğru neyin yanlış olduğunu test etmenize ve hatalarınızı görmenize olanak verir. Size sunduğu ayrıcalıklar kadar, karşınızdaki kişinin de sizin beklentilerinizin ne olduğunu, nasıl bir ilişki istediğinizi görmesine olanak verir.

Kaynak:*Yaşam koçu ve kişisel gelişim uzmanı Uplifers!
 
Taksi kullanmak yerine daha sık otobüse binmeye başladım, hatta kısa mesafeleri yürüdüm. Tek başıma eve çıkmak yerine 3 kişilik öğrenci evinde kalmaya devam ettim. Sürekli dışarıda yemek yerine yemeklerimi evde hazırlayıp yemeye başladım.’

Bunu bi yerden hatırlıyorum...
Yaşasın tam bağımsızlık :p
 
bu monteyi koymassam ölürüm
"başkası olma kendin ol , böyle çok daha güzelsin"

[YOUTUBE]h-jvl5Yo184[/YOUTUBE]
 
Başlı başına hür iradenin sahibeliğidir,özgürlük.Kimimiz buna hazır değiliz,kimimiz doğuştan özgürüz,kimimiz ise düşüncesini bile aklından geçirmiyor.Bu aslında biraz yaradılıştan,çevreden,görünen deneyimlerden geçiyor bana kalırsa.Pes etmemeyi öğrenmek lazım bu yüzden.Bazı insanlar ilk düşüşünde vazgeçiyor ayağa kalkmaktan.Ya da kalksa bile,illa başkalarını da istiyor ki yanında,düşmemesi garantilensin.Hal böyle olunca,bağımsızlık hak getire.
Hayatın her alanında özgür olmak,toplumsal dayatmalardan ötürü,biraz zorluyor.Bir de herkes,özgürlüğün tanımını aynı görmüyor.Bu yüzden de bireyler arasında çatışmalar yaşanıyor.Denildiği gibi de,en güzeli,karşındakine istenileni açık bir şekilde ifade etmekten geçiyor galiba.Çünkü önemli olan kelime haznesi değil,anlatış biçimidir.
Kurallar koymak ya da rol dağılımını belirlemek karşınızdaki kişiyi manipüle etmek istediğiniz anlamına gelmez.
Bir de bu olay var.İnsanlar,karşındakini dinlemek istemediği veya kabul etmediği bir durum söz konusu olduğunda,savunma mekanizmasını çok başka açılara kaydırarak,reddetme olgusu yaratıyor.Sadece kendi doğrularına odaklanmayı seçiyor ki,bu da sığ iletişime yol açıyor.
En şeffaf olgulardan biri olan özgürlük bile,aslında ne kadar karmaşık.
 
Geri