Abhazlar, tasniflerde Kafkas uluslar/diller ailesinin Adige-Çerkez koluna dahil edilir. Bazı araştırmacılar Abhazları eski bir Kolkis (Colchis) aşireti olan "Heniochi"lerle ilişkilendirir. Strabo, Heniochiler'i denizci bir ırk olarak tanımlar.
Ptolemy (M.S. 90-168), Pontus'un deniz kıyısında yaşayanlar arasında Heniochi ve Suan-o-colchi aşiretlerini/halklarını da sayar. Pontus kralı Mithridat'ın (Eupator) Romalılar tarafından yenilgiye uğratıldığı sıralarda Heniochiler'in Kafkas batısı ile Karadeniz arasında oturdukları tahmin edilmektedir.
Procopius, Karadeniz çevresindeki halkları ve ülkelerini de tarif ettiği History of The Wars adlı eserinde, "Abasgi" ve "Apsili"leri Lazika (Kolkis)'nın gerisinde ve içerilerde gösterir.
Onların eski zamanlardan beri Lazlar'a bağımlı olsalar da, daima kendilerinden iki yöneticiye veya krala sahip olduklarına işaret eder. Bunlardan birinin Abhaz ülkesinin doğusunu, diğerinin de batısını yönettiğini yazar.
Abhaz halkının bu krallardan çok zulüm gördüklerini, fiziki güzellikleri dikkat çeken ülkenin genç çocuklarının ailelerinden zorla kopartılıp Bizans topraklarında yüksek fiyatlarla satıldığını anlatır.
Bu nedenle Bizans sarayında "Abasgi" orijinli çok kişi bulunduğunu kayddeder. "Barbarlar" diye sözettiği "Abasgi"lerin kendisinin vaktinde bile ağaçlara ve ormanlara taptıklarını, onları tanrı bildiklerini söyler. Justinan döneminde Bizans zoruyla Hiristiyan yapılmalarını onların "uygar" bir yaşama geçişinin başlangıcı olarak tanımlar.
Bu tarihten sonra imparator Justinian'ın Abasgiler'in iki kralının başına yine "Abasgi" orijinli olan Euphratas (Ferat) adında birini atadığını ve kendi çocuklarını satma pratiğine son verdirdiğini ileri sürer.
Onların eski zamanlardan beri Lazlar'a bağımlı olsalar da, daima kendilerinden iki yöneticiye veya krala sahip olduklarına işaret eder. Bunlardan birinin Abhaz ülkesinin doğusunu, diğerinin de batısını yönettiğini yazar.
Abhaz halkının bu krallardan çok zulüm gördüklerini, fiziki güzellikleri dikkat çeken ülkenin genç çocuklarının ailelerinden zorla kopartılıp Bizans topraklarında yüksek fiyatlarla satıldığını anlatır.
Bu nedenle Bizans sarayında "Abasgi" orijinli çok kişi bulunduğunu kayddeder. "Barbarlar" diye sözettiği "Abasgi"lerin kendisinin vaktinde bile ağaçlara ve ormanlara taptıklarını, onları tanrı bildiklerini söyler. Justinan döneminde Bizans zoruyla Hiristiyan yapılmalarını onların "uygar" bir yaşama geçişinin başlangıcı olarak tanımlar.
Bu tarihten sonra imparator Justinian'ın Abasgiler'in iki kralının başına yine "Abasgi" orijinli olan Euphratas (Ferat) adında birini atadığını ve kendi çocuklarını satma pratiğine son verdirdiğini ileri sürer.
Abhazlar'ı İskit (Saka) stoku ile ilişkilendiren tezler de var.
Bir görüşe göre İspanya Basklar'ı Abaza (Abhaz, Abask) orijinlidir.
Kolkis kuzeyinde oturan Abhazlar'ın, en az Heredot zamanı kadar gerilerden itibaren çocukları da dahil dikkate değer bir köle ticareti yürüttükleri kayddedilir.
Bizans imparatoru Justinian vaktinde Abhazlar'ın ismen de olsa Hiristiyanlığa çevrildiklerine az yukarda değindik. Bu tarihten sonra onların kendi çocuklarını Bizans sarayına (İstanbul'a) köle olarak satma pratiğinde kesintiler görüldüğü iddia edilse de, bu ticaretin bir biçimde sürdüğü, daha sonra da Osmanlılarca devralındığı bilinmektedir. Böylece bu pratiğin sadece Balkanlar'la sınırlı olmadığı ve mucidinin de Osmanlılar olmadığı anlaşılmaktadır.
Baba tarafından Germiyanlı, anne tarafında Abhaz olan ünlü seyyah Evliya Çelebi, Seyahatname'sinde Abhazlar'ın dili ve adetleri ve Abhaz aşiretleri hakkında geniş bilgiler verir. Yetmiş kadar Abhaz kabile ve aşiretinden sözeden Evliya Çelebi, bunlardan bazılarının (galiba sadece Trabzon Eyaleti dahilinde olanlarının) adlarını vermektedir.
E. Çelebi'nin adlarını verdiği bu aşiretler şunlardır:
Cac (Çaç)
Çanda (Canda)
Keç
Art
Kamış
Suce (Suçe)
Bozduk (Bozodok)
Kutas (Kotasi)
Aşıklı
Yukarılı
Cembe
Soğuksu
Arlan
(Bk. a.g.e., s. 85, 107).
Evliya Çelebi'nin bu verileri 1640'lara aittir.
E. Çelebi, Abhaz ve Çerkezler arasında "Sadşe" adında bir "kavim"den de sözeder. Osmanlı Sadrazamı Damat Melek Ahmet Paşa (17'inci yüzyıl)'nın bu aşiretten olduğunu söyler. Yılmaz Öztuna'nın verdiği bilgiye göre Evliya Çelebi, bu Osmanlı sadrazamının yeğenidir.
E. Çelebi, Gazi Seydi Ahmet Paşa'nın da Abhazlar'a mensup olduğunu ima eder. Ayrıca Erzurum'da Celaliler'e katılan ve Erzurum Kalesi'ni on sene elinde tutan Abaza Paşa'yı anlatır. Sonunda IV Murat tarafından afedilip kendisine Bosna, Budin (Vidin) ve Özü eyaletlerinin verildiğini kayddeder (1639).
Ünlü Celali önderlerinden Canbulatoğlu Ali Paşa'nın haznedarı iken 1607'de Celaliler'e katılan ve sonraları Sadrazam Kuyucu Murat Paşa tarafından idam edilen Abaza Mehmet Paşa var bir de (1590-1634). Bunlara Osmanlı sadrazamları arasında adları geçen Abaza Siyavuş Paşa (1687-1688) ve Abaza Süleyman Paşa (1712-1713)ile Abhazlar'ın Apsil (İbşir) aşiretine mensup Damat İbşir Mustafa Paşa (1600?-1655) da eklenmelidir. Abhazlar'dan Osmanlılar peryodunda Beylerbeyi (özellikle Erzurum'da) olarak görev yapanlara da rastlanır.
Evliya Çelebi'nin ailesi de dahil bu isimlerin pek çoğunun Osmanlı sarayına köle/devşirme olarak girip sadrazamlığa kadar yükseldikleri anlaşılmaktadır.
Edip Yavuz, Abhazlar arasında "Guran" etnik adının yaygın olduğunu, özellikle kadın adı olarak sık kullanıldığını yazar. Edip Yavuz, buradan hareketle Abhazlar'ın Guran orijinli olduklarını düşünür. E. Yavuz'a göre Dersim'in Abbasan aşireti bir Abhaz/Abasg boyudur.
OSMANLI KAYITLARINDA "ABAZA TAİFESİNDEN" OLDUKLARI SÖYLENEN AŞİRETLER VE YERLERİ
"Abazek: Gürcistan, Sohum, Anapa, Doğu Karadeniz kıyıları
Abaza: Kuban Nehri boyu (Kafkasya)
Candı: Kuban Nehri boyu (Kafkasya)
Hutunibeğ: Kuban Nehri boyu
Karzık (Kazrık): Kuban N. boyu
Keç: Kuban N. boyu
Memri: K.N. boyu
Saşe: K.N. boyu
Sührabbeğ: K.N. boyu
Şaca (Şace): K.N. boyu
Şükray (Şüküray): K.N. boyu
Urdana: Anapa ve Sohum kaleleri beyninde (Kafkasya)
Abuna (Avuna): Sohum ve Anapa beyninde (Karadeniz kıyısı)
Ada-i Şahi: K.N. boyu (Kırım)
Aridli (Arid): Erzurum Eyaleti, Kuban N. boyu (Kafkasya)
Bezdek: K.N. boyu
Cuhş: K.N. boyu
Basavoğlu (Reftahbeğ): K.N. boyu
Goba (Goya): K.N. boyu, Sohum, Anapa etrafı
Haze (Hazek, Hazdek): K.N. boyu
Keşmay: K.N. boyu
Karaşay: K.N. boyu
Natokac (Natuhac, Natukac, Natohac): K.N. boyu, Kırım, Gürcistan - Abaza&Çerkes Taifesinden.
Nişaho (Neşahov): K.N. boyu
Şobaşeyh (Şobaşıh): K.N. boyu
Ubuş (Obuş): K.N. boyu
Urbeğ: K.N. boyu
Noğobes (Noğobis): K.N. boyu"
(Bk. Cevdet Türkay, Başbakanlık Arşivi Belgelerine Göre Osmanlı İmparatorluğunda Oymak, Aşiret ve Camaatler)
Yararlanılan Kaynaklar
Ptolemy, Geography
Strabo, The Geography of Strabo
Procopius, History of The Wars, Vol. V, Book VIII, pp. 59-113, H.B. Dewing çevirisi
Dictionary of Greek and Roman Geography
Evliya Çelebi, Seyahatname
Edip Yavuz, Tarih Boyunca Türk Kavimleri
Yılmaz Öztuna, Devletler ve Hanedanlar, 1989 Cevdet Türkay, Başbakanlık Arşivi Belgelerine Göre Osmanlı İmparatorluğunda Oymak, Aşiret ve Cemaatlar