-
- Katılım
- Nisan 11, 2013
-
- Mesajlar
- 29,365
-
- Tepkime puanı
- 6,658
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Terra Mater
Hiç depresyona girdiniz mi? Genelde insanlar bu soruyu kendilerine sormazlar. Bir de toplumdaki anlayış depresyonu anlamaya ve müdahale etmeye karşı pek de hoşgörülü sayılmaz, zira birçoğuna göre depresyon delilik kabilindendir. Halbuki depresyon, sinirsel temelleri olan bir hastalıktır ve tedavi edilmesi gerekir.
İnsanlarda gözlemlenen depresyonun benzeri bir türü deney hayvanlarında oluşturulabiliyor. Bu sayede depresyonun sinirsel kökenlerine ilişkin doğrudan veriler elde etmek mümkün. ABD'nin Cold Spring Harbor Laboratuvarı'nda çalışma yürüten bilim insanları, farelerde yapay depresyon oluşturarak, bu esnada beyinde neler olup bittiğini mercek altına aldılar.
Beynin özellikle prefrontal korteks adı verilen ön lobunda yer alan sinir hücrelerinin, stres karşısında yapı ve işlevlerinin değişime uğradığı biliniyordu. Ancak tek bir hücre düzeyinde ne olup ne bittiğini anlamadan konunun bütününü anlamanın zorluğu da malum.
Değişik aralıklarla verilen elektrik şoku farelerin çevrelerine karşı umarsızlaşmalarına, çekici olabilecek yiyeceklere karşı ilgisiz kalmalarına yol açabiliyor. Bunlar aslında fareler için oldukça depresif olarak kabul edilebilecek hareketler. Her beş fareden birinde ortaya çıkan bu durum, sinir hücresi düzeyinde de karşılık buluyor. Depresyona giren farelerin ön beyin lobundaki sinir hücrelerinin elektriksel aktivitelerini ölçen araştırmacılar, sinir hücrelerinin daha kolay uyarılabilir hale geldiğini gözlemlediler. Buna karşın depresyona direnen farelerde ise tersi söz konusuydu. Bu keskin ayrım aslında depresyonun önlenmesi konusunda da etkili bir mekanizma öneriyor. Uygun zamanda uygun hücre grubu uyarılabilirse, depresyonu önlemek mümkün. Beyne yerleştirilen elektrodlar da bu açıdan oldukça işlevli. Yapılan deney aslında günümüzde kullanılan beyin elektrodlarının sihirsel dokunuşunu anlamamızı sağlıyor.
Araştırmacılar bazı farelerin neden depresyona daha yatkın oldukları sorusuna henüz bir cevap veremiyor.Daha ileriki çalışmalar çevresel koşulların depresyon ile ilişkisini anlamak için gerekli görünüyor.
Kaynak: Wang vd. Neurosci.Synaptic Modifications in the Medial Prefrontal Cortex in Susceptibility and Resilience to Stress
İnsanlarda gözlemlenen depresyonun benzeri bir türü deney hayvanlarında oluşturulabiliyor. Bu sayede depresyonun sinirsel kökenlerine ilişkin doğrudan veriler elde etmek mümkün. ABD'nin Cold Spring Harbor Laboratuvarı'nda çalışma yürüten bilim insanları, farelerde yapay depresyon oluşturarak, bu esnada beyinde neler olup bittiğini mercek altına aldılar.
Beynin özellikle prefrontal korteks adı verilen ön lobunda yer alan sinir hücrelerinin, stres karşısında yapı ve işlevlerinin değişime uğradığı biliniyordu. Ancak tek bir hücre düzeyinde ne olup ne bittiğini anlamadan konunun bütününü anlamanın zorluğu da malum.
Değişik aralıklarla verilen elektrik şoku farelerin çevrelerine karşı umarsızlaşmalarına, çekici olabilecek yiyeceklere karşı ilgisiz kalmalarına yol açabiliyor. Bunlar aslında fareler için oldukça depresif olarak kabul edilebilecek hareketler. Her beş fareden birinde ortaya çıkan bu durum, sinir hücresi düzeyinde de karşılık buluyor. Depresyona giren farelerin ön beyin lobundaki sinir hücrelerinin elektriksel aktivitelerini ölçen araştırmacılar, sinir hücrelerinin daha kolay uyarılabilir hale geldiğini gözlemlediler. Buna karşın depresyona direnen farelerde ise tersi söz konusuydu. Bu keskin ayrım aslında depresyonun önlenmesi konusunda da etkili bir mekanizma öneriyor. Uygun zamanda uygun hücre grubu uyarılabilirse, depresyonu önlemek mümkün. Beyne yerleştirilen elektrodlar da bu açıdan oldukça işlevli. Yapılan deney aslında günümüzde kullanılan beyin elektrodlarının sihirsel dokunuşunu anlamamızı sağlıyor.
Araştırmacılar bazı farelerin neden depresyona daha yatkın oldukları sorusuna henüz bir cevap veremiyor.Daha ileriki çalışmalar çevresel koşulların depresyon ile ilişkisini anlamak için gerekli görünüyor.
Kaynak: Wang vd. Neurosci.Synaptic Modifications in the Medial Prefrontal Cortex in Susceptibility and Resilience to Stress