Araz
Üye
Aşk ile yürüyen sırtında dünyayı taşır.
Aşksız yürüyen, beden diye bir ceset taşır.
Tapduk Emre (Pirim)
Aşksız yürüyen, beden diye bir ceset taşır.
Tapduk Emre (Pirim)
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
[YOUTUBE]pN19LWlfUXI[/YOUTUBE]
Yağmur da var
Çok sevdiğim rüzgar da
Bugün Pazar
Daha uyanmadı komşular
Damların üzerinde kuşlar
Daha rahatlar
Radyolarda eski şarkılar çalıyorlar bu saatlerde
Gönül penceresinden ansızın bakıp geçenlere doğru
Yağmur da var
Çok sevdiğim rüzgar da
Daha uyanmadı komşular
Bugün Pazar
Ve ben seni çok özledim
Dışan çıkmak istiyor canım
Tek başına haytalık etmek
Islanmak Pazar sabahında yağmurda
Boş caddelerde dolaşmak
Vitrinlerine bakmak mağazaların
Sinemaların afişlerine
Sokakların isimlerine
Telefon kulübelerinde uyuyan çocuklara
Bir merhaba demek sessizce
Sahilde martılara simit atmak
Otobüslerin ilk seferlerine binmek
Gitmek istiyor canım
Hayatın gittiği yere
Islık çalıp şarkılar uydurmak kendi kendine
Fırından taze ekmek alıp
Buğusunu çekmek içine
Ve ben seni çok özledim
Tam böyle bir şey
Çiçeğe su yürümesi
Bebeğin ağlaması
Toprağın uyanması
Yağmurun yağması
Ateşin sıcağı
Bu Pazar sabahı
Tam böyle bir şey
Bir sabahçı kahvesine uğramak
Bir bardak çay
Taze dem kokusu
Hayatın atardamarlarında dolaşmak
Bölmeden şehrin uykusunu
Bir siir yazmak
Pazar bulmacasının boş karelerine
Şiirde tam da bunu anlatmak delice
Tam böyle bir şey
Hesapsız gölgesiz bedelsiz kimsesiz
Bir şiir yazmak
Bir bardak çay içmek
Sokaklarda gezmek
Yağmurda ıslanmak
Ve ben seni çok özledim
Büyüdükçe,
sentetik zamanlara
kangren ayaklar bastım,
izi kaldı
ömrümün...
Kara çaldılar yüzüme
bütün kara parçalarında
elbette
'afrika dahil'
parça başı çalışan
kiralık katildi zaman.
Gülüşüm sivas yangını,
ağlarsam kızma...
ölmek bile
yakışıyor bazı adama...
Yılmaz Erdoğan
şakağımdaÖlümbaz Tebessümlerimle Kalkar Elim
ELVEDA.
şakağımda
intihar acemisi bir şairin
delilik provaları
arkandan uluyan kapılardan
söküyorum kokunu
yokluğunu kokluyorum
yokluğunu yokluyorum
çöz gözlerimi senden hadi
ücranda yak bakışımı
gözlerine bekçi sevdam
dünden ve senden kalmayım
içine her düşen
kendi keşfi sanıyor seni
oysa sen
melekleri bile kıskandıracak kadar kendinsin
ve kendini acıtmak istiyorsun
ama güller kendine batamaz
bilmiyor musun
"gel" mi diyorsun
Kahraman Tazeoglu
...
Zaten nicktende belli bu adamin siirlerini sevdiginBenim En Büyük Gerçeğimdir Bu Şiir.
Hasrete,
Zamana,
Ayrılığa,
EyvALLAH.
Zaten nicktende belli bu adamin siirlerini sevdigin
...
Cok haklisinEskidendi O.
Keramet Kahraman Abide Değil.
O Adamı İlk Rüyamda Gördüm.
1 Gün Sonra Karşımda.
Ömer Köroğluyla Tartışarak Tanıştım.
Ama Hiçbiri,
Cemal Süreyya,
Özdemir Asaf,
Turgut Uyar,
Sabahattin Ali,
Ömer Hayyam,
Kokmuyordu.
Şimdi Sevmiyorum Onları Onlardan Daha İyi Olmak Zor Değil.(K.T Ve Ö.K İçindi Geçerli Bu Durum.)
Bunu Biliyorum.
o bana baktı, adımı sordu
ben konuşamadım. adını da bilmiyordum
- sustu
aynı anda gökyüzünü seyretmeye başladık