Bakırköy’de Yatmış Akıl Hastalarının Yazdığı 1960’lardan Gelen 14 Şaşırtıcı Şiir

  • Kullanıcı ZiFiR
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Konu sahibi son olarak 2140 gün önce görüldü
deli-siirleri-anagorsel.jpg


1. “Ağa koyun kaçırır, orman eşkiyası kütük kaçırır. Ve sonunda kaçırmak için bizlere, elbette akıl kalır.”
1.akil-hastalarinin-siirleri-600x428.jpg


2. “Uyan kabrinden ey ünlü filozof Sokrat, yolunu öğret beni de filozof et… Ya da Allah’ım yeter azad et.”

2.akil-hastalarinin-siirleri.-600x428.jpg
 
3. “Hayat bazen tatlıdır bazen de acı. Tımarhane dinlemiyor ne hoca ne de hacı. Buraya düşenin başına geçiyor doğruluk tacı…”

3.akil-hastalarinin-siirleri-600x441.jpg


4. “Günlerim taburcu olmamı beklemekle geçiyor. Gençliğim delilere hoş görünmekle bitiyor…”

4.akil-hastalarinin-siirleri-600x435.jpg
 
5. “Kimi ÅŸaÅŸar ve güler, tımarhanede meÅŸhur olur mu hiç, der. Ama meÅŸhur sözdür; her horoz kendi çöplüğünde öter.â€

5.akil-hastalarinin-siirleri-600x430.jpg


6. “Üsküdar taburculuk hasretiyle derinden, kalbimi hoplatıyor Bakırköy’ün treni. Hayretle karşılarım beni deli göreniâ€

6.akil-hastalarinin-siirleri-600x573.jpg


7. “Ey insanlık etrafınıza bakınız. Milyonlarca delinin ızdırabıyla, daha çok alakalanınız.â€

7.akil-hastalarinin-siirleri-300x300.jpg


8. “Bir çift göz arıyorum…â€
8.akil-hastalarinin-siirleri-600x557.jpg
 
9. “Kalbim durmadan kanar, ciğerlerim ateşler içinde yanar.”

9akil-hastalarinin-siirleri.-600x570.jpg


10. “Gül gönderirim kızmışsın, ne turşuluk kızmışsın.”

10.akil-hastalarinin-siirleri-600x549.jpg


11. “Belki bir çöl olsaydı akıl hastanesi; gidenlerin gelmezdi tekrar geri dönesi.”

11.akil-hastalarinin-siirleri-600x591.jpg


12. “Çünkü sen benim vücudum, ben de senin ruhunum.”

12.akil-hastalarinin-siirleri-600x422.jpg


13. “Bin dokuz yüz altmış üç eksi, bin dokuz yüz elli dokuz; yıllardan arta kalan müşvik bir ses, aklaşan saçlarımız.”

13.akil-hastalarinin-siirleri-542x600.jpg


14. “-Dursun- demişler durmuş. Dururken muhtar olmuş.”

14.akil-hastalarinin-siirleri-600x513.jpg
 
Deli deyip gecemiyorum hep ilgimi cekiyor onlari bu hale getiren yasanmisliklar. Gunde 16 paket icip ilginc giyinen adamin keske fotosu da olsaydi. Bir ask insani nasil bu hale getirebilir ?
 
Aynı benim şiyirlerim gibi her şeyden var ama hiçbir şey anlatmıyor gibi de...

Bi' kıllanmadım değil.

Deli Necla diye kaydettiğim 1 flörtözüm aklıma geldi, ona şiyir de yazmıştım. Hemen siznernen paylaşmak isterim:

Adeta bi' inci gibi
zor kavranıyor beli meli
ilk görüşte gözüme çarptı
en az 90b memeleri


Tşk. :öp:
 
Siirler aslen Bedia Tuncer-Inilti kitabina aittir.

Lutfen kaynak belirtin.
 
İzninizle bir de şunu eklemek isterim.Acaba deli onlar mı yoksa biz miyiz?

Elazığ Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi’nde tedavi gören ve 1965 yılında vefat eden bir delinin(ortadaki kişi) Allah'a yazdığı mektup;

“Ben dünya kürresi,
Türkiye karyesi ve Urfa Köyünden,
El-Aziz (Elazığ ) Tımarhanesi (Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi) sakinlerinden;* İsmi önemsiz, cismi değersiz,
Çaresiz ve kimsesiz bir abdi acizin,
Ahir deminde misafiri Azrail’i beklerken,
Başhekimlik üzerinden Hâkimler Hakimi'nin
Dergahı Uluhiyetine son arzuhalimdir..!

Ben gam (dertlilik) deryasında,
Fakirlik vatanında,
Horluk ve rezillik kaftanında
Padişah yapılmışım..!
Meyvalardan dağdağana,
Çalgılardan ney-kemana kapılmışım…
Benim yatağım akasya dikeninden,
Yorganım kirpi derisinden farksızdır.
Kalbim Ayizman’ın (Hitlerin işkenceci Nazi Komutanı) fırını,
Ve sahranın çöl fırtınasıdır..!
*
Ruhum aşık-ı Hüda Mahbub peresttir,
Lakin aklım kaderin cilvesi ve
talihin sillesiyle gurestir (gelgittir)..!
Bana gelen derdü gamın kilosu beleştir.
Nerde bir güzel varsa bana karşı
Keleştir (yüz vermez, cesaretlidir),
Bütün yiğitlerde bana hep ters ve terestir.
Aylar geçti,
Tek temizliğim,
Gözyaşıyla ve kara toprakla aldığım
Teyemmüm abdesttir..!
Yani, içtiğimiz kezzap suyu,
Mezemiz ise ateştir..!
Ol Resuli zişan ve Sultanı dücihan:
“Cenabı Allah’ın insanları dünya,
Dünyayı ise insanlar için yarattığını;
Ruhları vücut için,
Vücutları ise ruhlar için yarattığını;
Erkekleri kadınlar;
Kadınları erkekler için yarattığını;
Cenneti mü’min kullar,
Mü’min kulları da cennet için yarattığını;
Cehennemi inkârcılar ve münafıklar,
İnkârcıları ve münafıkları da
Cehennem için yarattığını”
Hadisleriyle haber vermiştir..!
Peki acaba benim gibi meczup divaneleri
Ne maksatla halk etmiştir..?
Bilen babayiğit,
Meydana çıkıp söylesin..!
Allah sana iman verdi sen tuğyan edersin;
O in’am etti sen küfran (nankörlük) edersin;
O ikram etti sen inkar edersin;
O ihsan etti sen isyan edersin;
Bir de kalkıp bana deli divane diye
Bühtan edersin..!
Bu söylediklerimin hepsi
Ruhumun içinde cenk etmektedir..!
Eğer dilekçemin cevabı gelirse
Bu manevralar sona erecektir.
Şimdi adresimi arz ediyorum:
Kur’an’ı geldiği yere,
Yine Kur’an’ı getiren geri taşısın.
Madem ki ahkamı ve ahlakı kalmadı,
Kur’an’ın kağıdı ve yazısı neye yarasın..!
Taki Hz. Muhammed Mehdi (A.S) gelince
Yeniden okunup yaşansın..!
Ey zerrelerden kürrelere,
Yerlerden göklere
Bütün alemlerin Rabbi..!
Ey cemadi, nebati, hayvani,
İnsani, ruhani ve nurani
Her şeyin ve herkesin yegane sahibi..!
Ey iman ve şuur ehli kalplerin
En yüce habibi..!
Ey dertli bedenlerin kederli gönüllerin,
ve yaralı yüreklerin tabibi..!
Ben biçare kulun ki;
Garipler garibi,
Hüzünlerin esiri,
Zulümlerin muzdaribi,
Öksüz, yetim ve
Sahipsiz bir tımarhane delisi..!
Ama kutsi muhabbet ve
Hasretinin divanesi!…
Herkesi ve her şeyimi elimden aldın,
Ama sana sığındım,
Aşkına sarıldım,
Yegane Sen kaldın!.
Yurdumdan yuvamdan,
Evimden barkımdan ayırdın,
Gurbete ve hasrete saldın,
Ama onları ararken Sana ulaştım,
Sevdana daldım..!
Böylece fani ve hayali
Görüntülerden kurtarıp
Hakiki tecelline mazhar kıldın..!
Yüceler yücesi Rabbim,
Efendim..!
Hakk’tan saparak ve haddimi aşarak,
Haşa senden,
Burak bineği,
Cebrail seyisi,
Sidretül Münteha menzili,
Cümle mahlûkatın en şereflisi,
Rahmanın en mükemmel
Tecelli ve temsilcisi..!
Kainatın fahri ebedisi,
Ahir zaman Nebisi ve Mehdisi,
Levhi Mahfuzun (Kader projesinin)
Tercümanı ve tebliğcisi,
Efendiler efendisi
Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesellem’in Mahbubiyetini mi istedim..!
Hanif Dinin üstadı ve nice Nebilerin atası
Hz. İbrahim’in haliliyetini,
Hz. Süleyman’ın saltanat ve servetini
Hz. Musa’nın Celadet ve cesaretini,
Hz. İsa’nın ruhaniyetini mi istedim..?
Hz. Ebu Bekir Sıddık’ın
Yüksek fazilet ve kurbiyyetini,
Hz. Ömerül Faruk’un
Dirayet ve teslimiyetini,
Hz. Osman’ı
Zinnureynin asalet ve sehavetini,
Hz. Aliyyül Murtaza’nın
İlim ve velayetini mi istedim..?
Senden mülkü hâkimiyet,
Şanü şöhret, malü servet mi talep ettim..?
Senden vücuduma sıhhat ve afiyet,
Aklıma ziya ve selamet,
Hayatıma huzur ve istikamet dilendimse,
Bunlar için de bin kere tevbe ettim..!
Çünkü Şeriatın iptal,
Tarikatın ihmal,
Hakikatın ihlal ve mü’minlerin iğfal edildiği
Bir zillet ve rezalet döneminde,
Bana akıl ve mükellefiyet verseydin,
Bu sadece benim mesuliyet ve
Mahzuniyetimi ziyadeleştirecekti..!
Sultanım Efendim:
Ben Senden sadece seni istedim;
Pahası elbet böyle yüksektir ve
Tüm sevdiklerimi ve sahiplendiklerimi
Uğruna feda etmektir..!
Rabbim,
Elbet vardır hikmeti ki,
Bu kuluna
Böyle zillet ve zahmet çektirirsin..!
Ben haşa itiraz değil,
Naz ederim ama,
Umarım Sen niyaz kabul edersin..!
Aile efradımı,
Aklı izanımı alıp beni hicrana saldın..!
Ama yine de şükür;
Ya akıllı kalıp
Ama hain ve hilekâr olaydım..!
Ya varlıklı kalıp ama
Zalim ve sahtekâr olaydım…
Ya âlim ve saygın kalıp ama
Gafil ve riyakâr olaydım…
Ya arkalı etraflı kalıp ama
Azgın ve zulümkar olaydım…
Ya sağlıklı sefalı kalıp ama,
Sapıtmış,
Ahlaksız ve vicdansız olaydım!..
Derdü bela ki,
Sabredenlerin vesile-i miracıdır.
Müminler kalbimin tacı,
Mücrimler rahmetin muhtacı,
Münkirler hikmetin icabı,
Sadık ve aşık ehli cehd adaletin ilacıdır..!
Velakin bu münafık
Hain ve zalimler ise çıban başıdır,
Akrep gibi sancıdır;
Şerefli insana,
Helali dışında bütün kadınlar
Kızlar ana-bacıdır..!
Ey Rabbim,
Efendim..!
Malum-u aliniz ve zaten yüce takdirinizdir ki;
Ne özenli-bezekli elbiselerle
Gezdiğim bayramlarım oldu..!
Ne onurlu ve huzurlu
Seyahatlerim ve seyranlarım oldu..!
Ne etrafımda hizmet ve rağbet gösteren
Dostlarım ve hayranlarım oldu..!
Lezzet ne imiş,
izzet ne imiş ve fazilet ne imiş tatmadım;
Ama şikâyet şekavettir;
Bütün bu fani ve fena nimetlerin
Asıl sahibi olan
Padişahlar Padişahını buldum..!
Beni yoktan var ettin,
İman ve hidayet buyurup
Varlığından haberdar ettin,
Ama aklımı alıp kulunu bi-karar ettin,
Sana sonsuz şükürler olsun..!
Şimdi son dileğim beni yanına al ve
Bir daha huzurundan ve
Sonsuz nurundan ayırma,
Ne olursun..!
Umarım
Bu dilekçeyi yazdım diye
Bana darılmazsın;
Çünkü ;
Zaten Zatından gayrıya
Yalvarıp yakarmanın
ŞİRK olduğunu buyurdun..!
 
Geri