Bakan, parlamenter sistemlerde, bakanlar kurulu üyesi olan ve genellikle bir bakanlık örgütünün başında yer alan kişi. Bakanlar, siyasal bir kuruluş olan bakanlar kurulu üyesi olmalarından dolayı siyasal, belirli bir kamu hizmetini yerine getiren bir bakanlığın başında bulunmalarından dolayı da yönetsel bir sorumluluk taşırlar. Bu bakımdan hükümet ile kamu yönetimi arasındaki bağlantıyı sağlayan kişiler olarak, genel siyasetlerin uygulayıcısı durumundadırlar. Başbakan, bakanlar kurulunun başı olduğundan siyasal bakımdan bakanların üstünde yer alır. Ama yönetsel bakımdan bakanlar üzerinde hiyerarşik bir yetkisi yoktur. Her bakan bakanlığının yürüttüğü kamu hizmetinin en üst makamında bulunur. Başbakan da yönetsel bakımdan yalnızca üstlendiği kamu hizmetlerinden sorumludur. Bakanlıkların her biri ayn birer tüzel kişilik taşımakla birlikte, her bakanlık kendi görev alanında devlet tüzel kişiliğinin bir organı durumundadır. Bakanlar da bu organın başı olarak devlet tüzel kişiliğinin temsilcisi sayılır.
Parlamenter sistemlerde bakanlar, başbakanın isteği üzerine devlet başkanınca atanırlar ve gene başbakanın isteği üzerine devlet başkanınca görevden alınırlar. Başbakan bakanlan seçerken kural olarak serbestçe hareket etme yetkisine sahiptir. Ama uygulamada bu serbestlik bazı sınırlamalara bağlıdır. Parlamenter sistemin özelliğinden dolayı başbakan, parlamentonun güvenoyu vereceği kişileri bakan seçmeye özen göstermelidir. Bakanlar koalisyon hükümetlerinde koalisyon partileri arasındaki dengeler, çoğunluk hükümetlerinde de parti içi dengeler göz önünde tutularak belirlenir. Parlamenter sistem uygulamalarının çoğunda bakan seçilebilmek için, parlamento üyesi olma zorunluluğu aranmaz.
Bakanların sayısı ülkeden ülkeye değişebilir. Genelde bakan sayısı ile ilgili kesin bir sınırlama getirilmez; her hükümet uygulayacağı programa göre bakan sayısını değiştirebilir. Aynca bakanların hepsi aynı kategoride olmayabilir. Bakanlar kurulunun ilk kez ortaya çıktığı ülke olan İngiltere’de üç kategori bakan vardır. Birinci kategoride daha çok tarihsel ve temsili nitelik taşıyan bakanlar yer alır. Bunlann fazla bir işlevi yoktur. İkinci kategoride ise siyasal ve yönetsel nitelik taşıyan bakanlar bulunur. Bu kategoride iki grup bakanlık vardır. Bunlardan office olarak adlandınlan içişleri, dışişleri ve savunma gibi klasik bakanlıklar birinci grubu, ministry olarak adlandırılan ve daha çok yeni hizmetlere göre kurulan bakanlıklar ise ikinci grubu oluşturur. Birincilerin siyasal yönleri ağırlık taşırken, ikincilerinin yönetsel ve teknik yönleri daha ağır basar. Üçüncü kategoride, board adını taşıyan bakanlıklar yer alır. Parlamenter sistemle yönetilen ülkelerin çoğunda ve bu arada Türkiye’de, bakanlar kurulunda, bakanlık örgütü olmayan ve başbakanın verdiği görevleri yürüten devlet bakanlarına da yer verilir.
Parlamenter hükümetlerin işleyişinde bakanlar kurulunun kullanabileceği yetkilerle, bakanların tek başlarına kullanabilecekleri yetkileri birbirinden kesin olarak ayırmak olanaksızdır. Bu konularda anayasalarda açık hüküm olmadığı gibi, uygulamada da kesin ayırıcı ilkeler yoktur. Bakanlıkların kuruluşu, bakanların görev, yetki ve sorumlulukları bazı ülkelerde parlamento tarafından yasayla belirlenirken, bazı ülkelerde yürütme organının çıkarttığı kararnamelerle belirlenir. Türkiye’de 1924 Anayasası bakanlıkların kuruluşu ile bakanların görev ve sorumluluklarının ayrı ayrı yasalarla düzenlenmesini öngörmüştür. 1961 Anayasası bakanların görev ve sorumluluklarına ilişkin kural koymamıştır. Uygulamada bu dönemlerde çıkarılan yasaların verdiği yetkilere dayanılarak, çoğu bakanlıkların kuruluşu ile bakanların görev ve yetkileri yürütme organının çıkardığı kararnamelerle belirlenmiştir. 1982 Anayasası ise bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve örgüt yapısının yasayla düzenlendiğini belirterek bakanların görev ve yetkilerini belirleme yetkisini parlamentoya vermiştir.
Parlamenter sistemlerde, sorumluluk taşımayan devlet başkanının yürütme alanına ilişkin yetkilerini, uygulamada, parlamentoya karşı sorumlu başbakan ve bakanlar kullanır. Yetki karşısında sorumluluk, hukukun temel ilkesidir. Bu nedenle bakanların, görev ve yetkileriyle ilgili işlem ve eylemlerinden dolayı sorumlulukları vardır. Bakanların sorumlulukları, sorumluluğun yaptırımına göre cezai sorumluluk, hukuk*sal sorumluluk ve siyasal sorumluluk olmak üzere üç grupta toplanır.
Bakanların cezai sorumluluğu, öbür sorumluluklarının da kaynağını oluşturan İngiltere’deki impeachment (yargı yoluyla görevden alma) yönteminden doğmuştur. Cezai sorumluluk, bakanların görevlerini yerine getirme ve yetkilerini kullanmaları sırasındaki suç oluşturan eylemlerinden doğar. Anayasalarda bakanların hangi eylemlerinin suç oluşturduğunu belirlemek için farklı yöntemler izlenmiştir. Bazı anayasalar eylemlerin niteliklerini belirten hükümler koyarken, bazı anayasalar da bu eylemleri tek tek sayma yoluna gitmişlerdir. Bakanların görevleri ile ilgili suçlardan yargılanabilmeleri için, önce suçlanmaları gerekir. Bu suçlamayı yöneltecek merci, parlamentodur. Görevi sırasında suç işlediği öne sürülen bir bakan hakkında önerge yoluyla meclis soruşturması açılır. Soruşturmayı anayasa hükümleri uyarınca meclis içinden seçilen bir komisyon yapar. Meclis, komisyon raporlarına göre gerekirse bakanı suçlar. Bu suçlama, bakanların yargılanmasına izin verme sonucunu doğurur. Bakanları görevleri ile ilgili suçlardan dolayı yargılayacak yargı yeri ülkeden ülkeye değişir. Bazı ülkelerin anayasaları, bakanları yargılamak için ayn ve istisnai yargı yerine gerek görmemiş, bu yetkiyi ülkenin en yüksek adli yargı yeri olan temyiz mahkemesine vermiştir. Bazı iki meclisli ülkelerde, bakanlan yargılama görevi yüce divan sıfatını da taşıyan ikinci meclise bırakılmıştır. Ama çoğu ülkede yüce divan görevini özel mahkemeler yerine getirir. Bu özel mahkeme, Fransa’da Yüksek Adalet Divanı, İtalya ve Türkiye’de Anayasa Mahkemesi’dir.
Bakanların görev ve yetkileri ile ilgili eylemlerinde başka kişilerin ya da devletin mal varlığında azalmaya yol açan ve tazminat gerektiren suç işlemeleri hukuksal sorumluluk doğurur. Bakanların hukuksal sorumluluğu için özel yargı yeri öngörülmemiştir. Bu nedenle bakanlan hukuksal sorumluluklarından dolayı genel yargı yerleri yargılar. Bakanlar görevleri ile ilgili olma*yan suçlarından ya da başkalarına verdikleri zararlardan dolayı, ancak yasama dokunulmazlıklarının kalkmasından sonra yargılanırlar.
Parlamenter sistemlerde bakanların siyasal sorumluluğu büyük önem taşır. Her bakan, bakanlar kurulu üyesi olarak taşıdığı ortak sorumluluğun dışında, kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden dolayı bireysel olarak da parlamentoya karşı sorumludur. Bu sorumluluk, bakan ile ilgili parlamentoya sunulan ve parlamentoda görüşülen gensoru ve güvensizlik oyu mekanizmalarıyla işler. Parlamentodan güvensizlik oyu alan bakan düşer. Bakanlık görevini yerine getiren “sekreterler”in devlet başkanına bağlı olduğu başkanhk sistemi ile yürütme kurulunun (icra vekilleri) meclisin kararlarını uygula*yan bir makam olduğu meclis hükümeti sisteminde, bakanların siyasal sorumluluğu yoktur.
Parlamenter sistemlerde bakanların görevi ölüm, mahkumiyet, kısıtlama, üyelikle bağdaşmayan işleri kabul etme hallerinde kendiliğinden sona erer. Bunlar dışında bakanların görevinin sona ermesi, kendi isteği ile istifa etme biçiminde olabileceği gibi, isteği dışında görevden alınma ya da istifa etmek zorunda bırakılma biçiminde de olabilir. Gensoru ya da güvensizlik önergesi sonucu güvensizlik oyu alan bir bakan görevinden çekilmek zorundadır. Yüce divanda suçlu bulunan bakanlar ise meclis kararıyla düşürülür.
Parlamenter sistemlerde bakanlar, başbakanın isteği üzerine devlet başkanınca atanırlar ve gene başbakanın isteği üzerine devlet başkanınca görevden alınırlar. Başbakan bakanlan seçerken kural olarak serbestçe hareket etme yetkisine sahiptir. Ama uygulamada bu serbestlik bazı sınırlamalara bağlıdır. Parlamenter sistemin özelliğinden dolayı başbakan, parlamentonun güvenoyu vereceği kişileri bakan seçmeye özen göstermelidir. Bakanlar koalisyon hükümetlerinde koalisyon partileri arasındaki dengeler, çoğunluk hükümetlerinde de parti içi dengeler göz önünde tutularak belirlenir. Parlamenter sistem uygulamalarının çoğunda bakan seçilebilmek için, parlamento üyesi olma zorunluluğu aranmaz.
Bakanların sayısı ülkeden ülkeye değişebilir. Genelde bakan sayısı ile ilgili kesin bir sınırlama getirilmez; her hükümet uygulayacağı programa göre bakan sayısını değiştirebilir. Aynca bakanların hepsi aynı kategoride olmayabilir. Bakanlar kurulunun ilk kez ortaya çıktığı ülke olan İngiltere’de üç kategori bakan vardır. Birinci kategoride daha çok tarihsel ve temsili nitelik taşıyan bakanlar yer alır. Bunlann fazla bir işlevi yoktur. İkinci kategoride ise siyasal ve yönetsel nitelik taşıyan bakanlar bulunur. Bu kategoride iki grup bakanlık vardır. Bunlardan office olarak adlandınlan içişleri, dışişleri ve savunma gibi klasik bakanlıklar birinci grubu, ministry olarak adlandırılan ve daha çok yeni hizmetlere göre kurulan bakanlıklar ise ikinci grubu oluşturur. Birincilerin siyasal yönleri ağırlık taşırken, ikincilerinin yönetsel ve teknik yönleri daha ağır basar. Üçüncü kategoride, board adını taşıyan bakanlıklar yer alır. Parlamenter sistemle yönetilen ülkelerin çoğunda ve bu arada Türkiye’de, bakanlar kurulunda, bakanlık örgütü olmayan ve başbakanın verdiği görevleri yürüten devlet bakanlarına da yer verilir.
Parlamenter hükümetlerin işleyişinde bakanlar kurulunun kullanabileceği yetkilerle, bakanların tek başlarına kullanabilecekleri yetkileri birbirinden kesin olarak ayırmak olanaksızdır. Bu konularda anayasalarda açık hüküm olmadığı gibi, uygulamada da kesin ayırıcı ilkeler yoktur. Bakanlıkların kuruluşu, bakanların görev, yetki ve sorumlulukları bazı ülkelerde parlamento tarafından yasayla belirlenirken, bazı ülkelerde yürütme organının çıkarttığı kararnamelerle belirlenir. Türkiye’de 1924 Anayasası bakanlıkların kuruluşu ile bakanların görev ve sorumluluklarının ayrı ayrı yasalarla düzenlenmesini öngörmüştür. 1961 Anayasası bakanların görev ve sorumluluklarına ilişkin kural koymamıştır. Uygulamada bu dönemlerde çıkarılan yasaların verdiği yetkilere dayanılarak, çoğu bakanlıkların kuruluşu ile bakanların görev ve yetkileri yürütme organının çıkardığı kararnamelerle belirlenmiştir. 1982 Anayasası ise bakanlıkların kurulması, kaldırılması, görevleri, yetkileri ve örgüt yapısının yasayla düzenlendiğini belirterek bakanların görev ve yetkilerini belirleme yetkisini parlamentoya vermiştir.
Parlamenter sistemlerde, sorumluluk taşımayan devlet başkanının yürütme alanına ilişkin yetkilerini, uygulamada, parlamentoya karşı sorumlu başbakan ve bakanlar kullanır. Yetki karşısında sorumluluk, hukukun temel ilkesidir. Bu nedenle bakanların, görev ve yetkileriyle ilgili işlem ve eylemlerinden dolayı sorumlulukları vardır. Bakanların sorumlulukları, sorumluluğun yaptırımına göre cezai sorumluluk, hukuk*sal sorumluluk ve siyasal sorumluluk olmak üzere üç grupta toplanır.
Bakanların cezai sorumluluğu, öbür sorumluluklarının da kaynağını oluşturan İngiltere’deki impeachment (yargı yoluyla görevden alma) yönteminden doğmuştur. Cezai sorumluluk, bakanların görevlerini yerine getirme ve yetkilerini kullanmaları sırasındaki suç oluşturan eylemlerinden doğar. Anayasalarda bakanların hangi eylemlerinin suç oluşturduğunu belirlemek için farklı yöntemler izlenmiştir. Bazı anayasalar eylemlerin niteliklerini belirten hükümler koyarken, bazı anayasalar da bu eylemleri tek tek sayma yoluna gitmişlerdir. Bakanların görevleri ile ilgili suçlardan yargılanabilmeleri için, önce suçlanmaları gerekir. Bu suçlamayı yöneltecek merci, parlamentodur. Görevi sırasında suç işlediği öne sürülen bir bakan hakkında önerge yoluyla meclis soruşturması açılır. Soruşturmayı anayasa hükümleri uyarınca meclis içinden seçilen bir komisyon yapar. Meclis, komisyon raporlarına göre gerekirse bakanı suçlar. Bu suçlama, bakanların yargılanmasına izin verme sonucunu doğurur. Bakanları görevleri ile ilgili suçlardan dolayı yargılayacak yargı yeri ülkeden ülkeye değişir. Bazı ülkelerin anayasaları, bakanları yargılamak için ayn ve istisnai yargı yerine gerek görmemiş, bu yetkiyi ülkenin en yüksek adli yargı yeri olan temyiz mahkemesine vermiştir. Bazı iki meclisli ülkelerde, bakanlan yargılama görevi yüce divan sıfatını da taşıyan ikinci meclise bırakılmıştır. Ama çoğu ülkede yüce divan görevini özel mahkemeler yerine getirir. Bu özel mahkeme, Fransa’da Yüksek Adalet Divanı, İtalya ve Türkiye’de Anayasa Mahkemesi’dir.
Bakanların görev ve yetkileri ile ilgili eylemlerinde başka kişilerin ya da devletin mal varlığında azalmaya yol açan ve tazminat gerektiren suç işlemeleri hukuksal sorumluluk doğurur. Bakanların hukuksal sorumluluğu için özel yargı yeri öngörülmemiştir. Bu nedenle bakanlan hukuksal sorumluluklarından dolayı genel yargı yerleri yargılar. Bakanlar görevleri ile ilgili olma*yan suçlarından ya da başkalarına verdikleri zararlardan dolayı, ancak yasama dokunulmazlıklarının kalkmasından sonra yargılanırlar.
Parlamenter sistemlerde bakanların siyasal sorumluluğu büyük önem taşır. Her bakan, bakanlar kurulu üyesi olarak taşıdığı ortak sorumluluğun dışında, kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem ve işlemlerinden dolayı bireysel olarak da parlamentoya karşı sorumludur. Bu sorumluluk, bakan ile ilgili parlamentoya sunulan ve parlamentoda görüşülen gensoru ve güvensizlik oyu mekanizmalarıyla işler. Parlamentodan güvensizlik oyu alan bakan düşer. Bakanlık görevini yerine getiren “sekreterler”in devlet başkanına bağlı olduğu başkanhk sistemi ile yürütme kurulunun (icra vekilleri) meclisin kararlarını uygula*yan bir makam olduğu meclis hükümeti sisteminde, bakanların siyasal sorumluluğu yoktur.
Parlamenter sistemlerde bakanların görevi ölüm, mahkumiyet, kısıtlama, üyelikle bağdaşmayan işleri kabul etme hallerinde kendiliğinden sona erer. Bunlar dışında bakanların görevinin sona ermesi, kendi isteği ile istifa etme biçiminde olabileceği gibi, isteği dışında görevden alınma ya da istifa etmek zorunda bırakılma biçiminde de olabilir. Gensoru ya da güvensizlik önergesi sonucu güvensizlik oyu alan bir bakan görevinden çekilmek zorundadır. Yüce divanda suçlu bulunan bakanlar ise meclis kararıyla düşürülür.