Bağıra Bağıra Susmak

Konu sahibi son olarak 3964 gün önce görüldü
Uzun zamandır suskunluğu yaşıyorum..Önceden de susardım Yine sustum.. Ama öyle rahatsız edici değil susuşlar.. Sustuğumu farkında değilim... .. Oyle ... Dışardan günlük hayatımı sürdüren espiri yapan cıvıl cıvıl konuşan ya da hayatın içinde kendince bir senaryoda yaşayan ben.. Ama içimde beton gibi sessizlik.. Niye böyle.. AKsine konuştuktukça huzurum kaçacak hissi var.. İyiyim böyle.. Ama bir yandan da garip. Ben önceden susarken yazardım. İçimin suskunluğu harflere dönüşürdü. Uzun zamandır o da yok.. BUgün yazmak istedim. Yazarsam iyileşeceğimi hissettim.. Belki yazmak iyi gelir... Olmayan yaralarıma unututklarıma hatırlamak istemediklerime ya da neyse her neyse ona iyi gelir..
 
Badem sekeri çocukken çok kıymetli idi. Nikah şekeri ile tanıdım ilk kez badem sekerlerini .. Hayatım boyuncada hep nikah şekeri olarak kalacak aklımda.
Çocukluğumun nefes aldığım anlarımdan biri. Badem ağacı vardı. Üzerine çıkıp dünyayı kurtarma hayalleri kurardım. Büyüdüm. . Ne dünyayı kurtarabildim ne de badem ağacını koruyabildim..
 
bu akşam en çok ölümü konuştum. Sanki defalarca ölmüş gibi anlattım ölümü.. Ölümü gördüğüm sevdiklerimdeki huzuru anlattım.. Rüyalarımda defalarca öldüğümü... Neydi ölümden bu kadar konuşmam.. Cesaret mi bilmiyorum. Ölümden korkuyorum ona hazır olsam da korkuyorum.. Bazen insanlara sokaklara evlere yollara her yere bakıyorum öleceğim ve bunlar aslında yalan diyorum... Görevim kulluktu.. Ne kadar yaptım .. Bazen ruhumun bedenime fazla geldiğini hissediyorum. Sanki beden denen tabutun içindeyim ve çıkmak için çırpınıyorum. Kocaman bir yalandan ibaretim sanki...
 
Geri