Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Ey Hüznüme Yâr Bellediğim
Sen giderken kırılgan tavrın ruhumda kayboldu.
Sesim... İnciten uzaklığının garipliğinde boğuldu.
Ruhumda dantel dantel ördüğün sevdan yoklukla buluştu.
Tebessümün bir gölge gibi çehremde her an sürur’du.
Ey hüznüme yâr bellediğim,
Sevdasını sevdama eklediğim,
Hani sinelerde derman bekleyen ruhlara aşk olacaktık.
Hani sevdamızı Kaf Dağı’nın zirvesine yazacaktık.
Sonsuzluğa sonsuz sevdalara bir efsanede biz olacaktık.
Gülün kokusundaki aşkı,
Buruk gönüllere zerrelerle taşıyacaktık.
Ey hüznüme yâr bellediğim...
Gel sinende aşkımızı resmedeyim.
Sen aşkın adını unuttuğun; gönlünden attığın gün...
Vefasızlığın semada çınlıyordu,
Sözlerini unutmuştun bütün.
Yâr demek yoldaş demekti; yarıda bırakmamak
Ruhunla canın, canına bir bütün olmak
Bir güle baktığında aynı sevdayı bulmak...
Üzüldüğünde aynı hüznü hücrelerinde duymak
Ne oldu Ey yâr? Söyle ne oldu?
Bahtına düşen güller mi soldu?
Ağaçtan düşen yaprak misali yitti ümitlerin.
Ümitsizliğinle benim de ruhuma bir çizgi çizdin.
Hani tökezleyecek ama asla vazgeçmeyecektin.
Ey hüznüme yâr bellediğim...
Sevdasını ruhumda tesbih tesbih çektiğim.
...
Koşarsın koşarsın da varamazsın hani; içindeki umut, varamadağın kadar büyür. sen bakarsın ışıltıyla.
gene de boşluğu avuçlarsın hep; düşünü düş yapan boşluğu...