Ayrılırken iki kere düşünün. " Marina ve Ulay "

Konu sahibi son olarak 146 gün önce görüldü
[YOUTUBE]OS0Tg0IjCp4#t[/YOUTUBE]

21 yıllık ayrılık, Marina ve Ulay
İki sanatçının sıradışı aşkı, 21 yıllık ayrılık ve...


Marina Abramović, 1974 yılında gerçekleştirdiği “Rhythm 0″ adlı performansında bir galerinin ortasında durarak önüne çeşitli objeler yerleştiriyor. Bunlar arasında makas, tabanca, ip, zincir, gül, jilet benzeri 72 farklı obje var. Objeler ve Marina’nın önünde ise “sanatçıya istediğinizi yapabilirsiniz” yazıyor. Performans sırasında izleyiciler önce Marina’ya dokunuyor, öpüyor, gülü hediye ediyor; sonra ise vahşileşerek üstünü yırtmaya, boynunu jiletlemeye, ona korkunç derecede zarar vermeye başlıyorlar. Bu sürede sanatçı kıpırdamıyor. 6 saat sonunda birisi tabancayı eline aldığında galeri sahibi geliyor ve “gösteri bitti” diyor. Marina kan revan içerisinde performans konsantrasyonundan çıkıyor ve izleyicilerin üzerine yürümeye başlıyor. İnsanlar, kendi yarattıkları vahşetten koşarak kaçıyorlar…

Abramović, yine bir performans sanatçısı olan sevgilisi Ulay ile 1975 yılında tanışıyor...

İki sevgili büyük bir aşk yaşıyorlar ve birlikte oldukları yıllar içinde birçok farklı iş, eser yaratıyorlar...
En çarpıcılara örnek olarak; Breathing In / Breathing Out (Death Itself)…

(sadece birbirlerinin ciğerlerinden nefes alabiliyorlar.)

İkilinin en büyük hayallerinden biri ise Çin Seddi’nde bir performans sergilemek.

Yıllarca izin almak için uğraştıktan sonra performansı gerçekleştirmek için fırsat buluyorlar ama “ufak” bir sorun çıkıyor.

Marina, Ulay’ın kendisini aldattığını ve diğer kadının hamile olduğunu öğreniyor.

Hamilelik durumundan dolayı ilişkilerini bitirme kararı alıyorlar.
Ve bunu ruhani bir yolculuk sonrasında yapmak istiyorlar.

İki sevgili, Çin Seddi’nin farklı taraflarından yürümeye başlıyor.
Günlerce, kilometrelerce süren yolculuktan sonra ortada buluşuyorlar.
Çin Seddi üzerinde gerçekleştirecekleri performansın amacı zaten Marina'nın Çin Denizi tarafından , Ulay'ın Gobi Çölü tarafından yola başlayıp Çin Seddinin tam ortasında buluşup evlenmekti. Ama sevgili Çin hükümeti bir izni 8 yılda verdiği için ,onlarda bu sekiz yıl içinde anlaşamadıklarına karar veriyorlar ama yine de performansi iptal etmeyip evlenmiyoruz madem ayrilalim o zaman Çin Seddinin tam ortasinda diyorlar. biri bi taraftan ,digeri obur taraftan tam 90 gun yuruyup
Birbirlerine son kez bakıyor, sarılıyor, dokunuyor...
ve ayrılıyorlar.

Aralarında Çin Seddi kadar büyük duvarlar giriyor, Ulay diğer kadın ile evleniyor…
Bu ayrılık tam 21 yıl sürüyor.

2010 yılında Marina, New York’ta “The Artist is Present” performansını gerçekleştirirken…
(*“The Artist is Present”, Marina Abramović’in 2010 yılında gerçekleştirmeye başladığı performansıdır. Sanatçı, günlerce oturduğu yerden kalkmaz ve karşısına gelen insanlar ile “bakarak” iletişim kurar. Örneğin bu performans tam 736 saat sürüyor!)

Nedenini bilmediğimiz bir şekilde birden Ulay çıkıp geliyor!
Hayatınızın, aşk eksenindeki en anlamlı yüz ifadelerini görmeye hazır olun.

İyi seyirler…



-- Açıkcası ben çok etkilendim. Unutulmuyor işte. Unutmak imkansız. Unutmak diye bişey yok. Kiminle evlenirseniz evlenin, kiminle beraber olursanız olun. O giden ya da gönderilen, hayatınızın belli bir kesitinde düşüyor aklınıza. Yaranın üstü örtülüyor ama bu üstünün açılmayacağı anlamını da taşımıyor. O yüzden ayrılırken iki kere düşünün. Birinin yıllar sonraki pişmanlığı veya keşkesi olmayın.
 
Çok zor performanslar sergilemiş :S.
Unutulmaz tabi ama affedemez de kolay kolay ;).
 
çok harikaydı bazen bunu düşünüyorum pişman olacağım tek şey susmak sanırım en korkutucu olan yılalr sonra yaşlılıkta aynaya baktığında o pişmanlığı yüzünde görmek olurdu sanırım ölmek daha kolay gibi:(
 
Çok duygulandım ya nasıl zor olmuştur onca yıl onca keşke onca zaman,gerçekten insan yaptıklarını yaparken iyice düşünmeli neleri kaybedeceğini ve neleri kazanacağını çünkü yaptıklarımız bize keşkeleri ve iyikileri sunuyor...
 
Unutulmaz evet, ama seveceğiz derken mantığımızıda bir kenara koyamayız. Beni en çok etkileyen, yıllar geçmesine rağmen ki bakışlarıydı. İçten, samimi. Ama pişman olduklarını sanmıyorum.
 
Unutulmaz evet, ama seveceğiz derken mantığımızıda bir kenara koyamayız. Beni en çok etkileyen, yıllar geçmesine rağmen ki bakışlarıydı. İçten, samimi. Ama pişman olduklarını sanmıyorum.

Bakışlarla ne konuştularsa artık. Ben de halen anlaştıkları o konuyu merak ediyorum.
 
iki kere düşünmek bir yana geçen 21 yıl var ve hiç düşünülmemiş o an.
 
(son ana kadar ne kadar çok sevdiğini söyleyip başkasını tercih eden ) adam ın üstünde hala giderken ki umursamazlığı var. Napalım olmadı işte 21 yıl sonra acılarını hatırlatmaya geldim der gibi bakıyo..

Hepsinin köküne kibrit suyu dicem olmuycak :))
 
vaybe ben bile etkilendim.

şşş ayrılmak yok taam mı.
 
Vay,be.Bakislarla anlasabilen sevenler bile aldatabiliyor ise,ben artik hic birsey bilmiyorum ki bilemiyorum.
 
Geri