Ayrılıktan sonra beynimizde neler olur?

🕒 Konu sahibi 5 saat önce aktifti
Ayrılık acısı sadece kalbimizi değil, beynimizi de etkiliyor. İşte ayrılığın nörobiyolojik sonuçları...

Bir ilişkinin bitmesi hemen her zaman, herkes için zordur. Bazen rahatlatıcı ve bize iyi gelecek bir karar aldığımızı düşünsek bile, hayatımızda meydana gelen bu önemli değişim belirli bir miktarda stres yaşamamıza neden olur.

NeuroImage Dergisi’nde yayınlanan bir bilimsel çalışmada da, bir ilişkinin bozulmasının ardından görülebilen depresif semptomların, beyin dinamiklerindeki değişikliklerle ilgili olup olmadığı araştırıldı. Sonuçlara göre, ayrılık sonrası gerçekten de nöral aktivitelerde değişimlerin gözlendiği bildirildi.

Araştırmalar, ayrılık sonrasında mutluluk ve keyif duygularımızdan sorumlu olan dopamin, oksitosin ve serotonin hormonlarının üretiminde azalma olabileceğini doğruluyor. Psikolog Dr. Kristin Bianchi, hormonlardaki bu çekilmelerin depresif hisleri tetiklediğini ve özellikle eski sevgiliyi daha fazla özlemeye yol açabileceğini ifade ediyor.

Ayrılığın sinir sistemini olumsuz etkilemesinin bir diğer nedenlerinden biri de reddedilmenin hayatta kalma içgüdülerimizle alakalı olması. Bazı hayvan türleri hayatta kalma şanslarının gruplar halinde yaşamaya bağlı olduğunu bilirler ve onlar için reddedilmek demek, hayatta kalmanın zorlaşması demektir. İnsanların içgüdüleri de benzer şekilde çalışır, sosyal varlıklarız ve beynimiz sosyal bağlara ihtiyaç duyacağımız şekilde evrildi. Bu bağlardan herhangi birini kaybetmek çok güçlü negatif duygulara neden olabiliyor.

Oksitosin orucu ve replasman terapisi

Kalbimiz kırıldığında bizi en çok oksitosin hormonu etkiler. Aşk ve bağlanma hormonu olarak bilinen oksitosin, ayrılık sonrasında azalmaya başlar ve kimyasal dengesizlikler tetiklenir. Uzmanlar, 30 günlük bir oksitosin orucunun faydalı olabileceği görüşünde. Yani ayrılıktan sonraki ilk ayda eski sevgilinizle kesinlikle görüşmeyin, sosyal medya hesaplarına bakmayın ve daha önce kurmuş olduğunuz nörolojik bağı kırmak için kendinize ve sinir sisteminize biraz zaman tanıyın.

Ayrılık acısı için önerilen bir diğer ‘tedavi’ yöntemi de, replasman terapisi. Yani eksikliğini çektiğiniz bir durumu bir başka içerikle doldurmak. Bu elbette hemen başka bir sevgili bulmanız anlamına gelmiyor! Duyduğunuz sosyal boşluğu arkadaşlarınızla ve ailenizle doldurun, evcil hayvanlarla zaman geçirin ve sinir sisteminize sosyal olarak güvende olduğunuz mesajını verin.

Kaynak

k%C4%B1r%C4%B1k-kalp.jpg
 
İnsan iç güdüleri ile başa çıkmakta zorlansa da beyin ön bölgesi güçlü olduğu takdirde, iradesini her koşulda devreye sokabilir.

Ayrılık acısı, vücuttaki hormon ve salgı bezlerinin verdiği tepki ile alakalı olarak bedende bir takım değişimler yaratır. Kimisi yemeden içmeden kesilir kimisi de daha çok yiyecek tüketmeye başlar.

Dopamin yoksunluğu sebebi ile kişi sigara, alkol gibi uyaranlara da yönelebilir.

Ayrılığı kabullenmek ve o kişiyi hatırlatan her türlü ortamdan uzak durmak, acının süresi ve şiddetini azaltacaktır.
 
Geri