Aşkın en yıkıcı tarafı; insanın aşık olduğu insanı ya da kendini / başkasını öldürecek aşamaya gelecek kadar kişinin mantığını kaybetmesidir. Bu yaşanan olumsuzlukta da yine beyin-hormon aktiviteleri etkilidir. Aşk, insan beyninde uyuşturucu etkisi yapar. Kişi sağlıklı düşünemez ve davranışlar kontrolsüzleşir. Aşık olduğu kişiden ayrı kalma fikrini bile düşünemez ve şayet reddedilirse de adeta uyuşturucu yoksunluğu gibi düşüncelerini / davranışlarını kontrol edemez hale gelecektir. Dopamin aşırı salgılandığı için karşıdaki kişi saplantı haline dönüşür ve onu kaybetme ihtimali bile dayanılmaz fiziksel / ruhsal acılara sebep olur, bu acıyı dindirmek için ise iki seçeneği vardır; ya aşık olduğu kişi ile kavuşacak ya da onu yok edecektir. İşte yaşanan aşk cinayetlerinin arkasında yatan gerçek de yine aşkın beyinde yarattığı değişim ve beyin kimyasallarının yarattığı olumsuz yöndeki farklılıklardır. Bu aşamaya gelen kişi, kendi gerçeğini idrak edemez ve bu sebeple çevresi tarafından fark edilip, acilen uzman yardımı alması gerekmektedir.