Aynaya Bakmak

🕒 Konu sahibi 2 saat önce aktifti
Değişme, gelişme, deneyim kazanma ve olgunlaşma, kendini tanımakla başlar. Ama gel gör ki yaşamın akışı içinde insanın kendini tanıması hiç de kolay değil. İnsan öylesine karmaşık bir iç dünyaya sahip ki inanılır gibi değil. Öyle farklı merkezler öyle zıt kutuplar var ki insanın içinde. Bunları düzene sokmak, arınmak ve doğru algılamalar yapmak büyük çabalar gerektiriyor.


Gelişme ve kendini yenileme her yaşta her dönemde ve her alanda gerekli. Bunu yapabilmek için de “ Dışarıdan nasıl görünüyorum?”, “ Çevremdekilerin benimle ilgili hisleri, gözlemleri, algılamaları nasıldır?” sorularına cevap verebilmek gerekir.


Burns’a ait harika bir söz var. Hatta sözden öte, bir dua… “ Allah’ım bana öyle bir güç ver ki kendimi başkalarının gördüğü gibi görebileyim.” İşte bu dilek gerçekleşirse insanın önünde çok farklı kapılar açılır. Biri birinden önemli basamaklar sıralanır. Tırmanma ve yükselme kolaydır artık.


Düşünün bir an. “ Kendini dışarıdan gözlemek” ne eşsiz gözlem. Önyargılardan, duygulardan, egodan, nefisten arınmış biçimde kendini tanıyabilmek ne müthiş fırsat. Yanlışları düzeltmek, hataları gidermek, doğruları pekiştirmek için bundan büyük imkan olur mu?


Ama ne yazık ki bu pek de kolay olmuyor. Hatta bazı insanlar bir ömür boyunca elde edemiyorlar böyle bir fırsatı. Mevki kazanma, çevreden ilgi görme isteği, pohpohlanıp şişilmiş egolar öylesine kör ediyor ki gönül gözümüzü bir türlü sıyrılamıyoruz kendi benliğimizden. Yıllar önce kendi kendimize taktığımız kelepçeler öylesine paslanıyor ki bir türlü söküp atamıyoruz. Kendi ellerimizle ördüğümüz hücre duvarları arasında yaşayıp gidiyoruz. Günün birinde birisi gelip “ Kendine gel arkadaş. Yaptıkların, yaşadıkların yanlış. Sen yaratılmışların en şereflisi insansın. Yapma böyle, değiştir kendini.” dediğinde kovuyoruz onu yanımızdan. Hatta düşman görüyoruz. Bir türlü gerçekleri göremediğimiz gözümüzle doğruyu duyamadığımız kulağımızla kendi oluşturduğumuz alemde yaşayıp gidiyoruz.
 
Geri