Sinekler sarmış her yanını
Ağılı, arsız sinekler
Koşturuyor yapışkan sinekler arasında
Küçük bir adam,
Küçücük…
Küçümsenemeyecek acılarıyla
Küçülmüş kendi yüreğinde de
Eller nasırlı, yürek kan revan.
Sırlı camın arkasından bakıyor bana
İhtişamlı, ukala
birazda sevimli
“varım” diyor
“bak yazıyorum,
Kalem tutuyor elim,
cümleler kuruyorum uzun uzadıya”
kalemi ellerinden büyük
Ufacık kalıyor yazdıklarının gölgesinde
Gözlerinde ;
Yabanıl bir hayvanın masumiyeti,
ölümsüz bir ruh dileniyor derinliklerde.
Gılgameş olurken düşlerinde
Oysa kocaman bıyıklarıyla
çatık kaşlı bir şizofreni dönüşeceği
Ağrılarıyla baş edemeyen
Elinde ucu kırık kalemi
yazıyor duvarları
hırslı, ihtişamlı ve ukala
sanırsın dünyayı kurtaracak
Kurtaracağım diyor tüm insanlığı bu azgelişmişlikten
Yazıyor kaleminin ucunu dişleyerek
Kan kuruyacak diyor
Kırmızıyı yeşile çalarken
Eski bir uygarlıktan küf kokulu dualar mırıldanarak
Gün doğmadan iniyor nehre
Berrak sulara dokunuyor ve
Kirleniyor sözcükler
ruhunu duyumsuyorum
…
İnleyerek…
Halil çamay
Ağılı, arsız sinekler
Koşturuyor yapışkan sinekler arasında
Küçük bir adam,
Küçücük…
Küçümsenemeyecek acılarıyla
Küçülmüş kendi yüreğinde de
Eller nasırlı, yürek kan revan.
Sırlı camın arkasından bakıyor bana
İhtişamlı, ukala
birazda sevimli
“varım” diyor
“bak yazıyorum,
Kalem tutuyor elim,
cümleler kuruyorum uzun uzadıya”
kalemi ellerinden büyük
Ufacık kalıyor yazdıklarının gölgesinde
Gözlerinde ;
Yabanıl bir hayvanın masumiyeti,
ölümsüz bir ruh dileniyor derinliklerde.
Gılgameş olurken düşlerinde
Oysa kocaman bıyıklarıyla
çatık kaşlı bir şizofreni dönüşeceği
Ağrılarıyla baş edemeyen
Elinde ucu kırık kalemi
yazıyor duvarları
hırslı, ihtişamlı ve ukala
sanırsın dünyayı kurtaracak
Kurtaracağım diyor tüm insanlığı bu azgelişmişlikten
Yazıyor kaleminin ucunu dişleyerek
Kan kuruyacak diyor
Kırmızıyı yeşile çalarken
Eski bir uygarlıktan küf kokulu dualar mırıldanarak
Gün doğmadan iniyor nehre
Berrak sulara dokunuyor ve
Kirleniyor sözcükler
ruhunu duyumsuyorum
…
İnleyerek…
Halil çamay