kamil0920
Bronz Üye
-
- Katılım
- Eylül 18, 2019
-
- Mesajlar
- 3,521
-
- Tepkime puanı
- 1,034
-
- Puanları
- 349
-
- Konum
- Denizli
Avrupa kafası
-Şimdi, şöyle dürüst bir gözlem yapacak olursak siyaset niye yapılır? siyaset nedir? sorularına cevap verecek olursak karşımıza gayet basit sonuçlar çıkıyor değil mi?. Siyaset, izlenecek yol-yöntem politika demek. Siyasetçi bunları uygulayan kişi anlamına geliyor. Bir ülkede siyaset niye yapılır sorusunun cevabı gayet basit. Bir ülkede (genellikle) gelişim ve refah payının artması için, çeşitli uygulamaların gerçekleştirilmesi için yapılır. Bu kadar basit. Niçin genellikle kelimesini parantez içine aldığımı mı merak ettiniz? Çünkü bizim ülkemizde, bu amaçla yapmıyor herkes...! Herhalde bunun ne demek olduğunu hepiniz anlamışsınızdır. Bir ülkede gelişimin sağlanması, refah payının artması için yapılması gereken şeylerden bir tanesi kesinlikle üretim ve ihracat değil mi? Evet, kesinlikle böyle olması gerekiyor. Üretim ve imalat için Elbette ki insan kaynakları çok önemli. Bu tam olarak hayata geçtiğinde insanımızın çalışacağı alanlar artacağı gibi ülkedeki İşsizlik sorunu da aynı oranda azalır. İnsanının işsizlik meselesi ile uğraşmak zorunda kalmadığı, belli bir refah seviyesine ulaşmış insanlardan oluşan bir devlet, muhakkak güçlü bir devlet olur. Muhalefet partisi lideri yurtdışına ne diyor?
(Kılıçdaroğlu, İş Dünyası Konfederasyonu toplantısındaki konuşmasında şunları söylemişti:
"Hukuk ne demektir? Benim can ve mal güvenliğimi sağlayan kurallar bütünüdür. Benim can ve mal güvenliğim yoksa yabancı sermaye niye gelsin? Hiçbirimizin Türkiye’de can ve mal güvenliği yoktur. Herhangi bir iş insanını siyasi iktidar ‘Ben bunu cezalandırmak istiyorum’ derse avukatınız neden tutuklandığınızı bile bilemezsiniz. Bir gizli tanık bulurlar..")
Yatırımların yapılması dolayısıyla iş ve istihdam olanaklarının artmasını sağlar değil mi?
Peki, yaşadığımız küresel ekonomik kriz döneminde, yaşadığımız en büyük sorunlardan bir tanesi işsizlik ve dolayısıyla halkın alım gücünün zayıflaması mı? (Cvp= Evet. Ancak sadece bu değil.)
Yeni iş sahalarının açılması, halkın menfaatine uygun ise isminin içinde Halk olan bir partinin genel başkanı neden bunu engellemek ister?
Başka bir başlık;
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: Kadınların haklarını savunuyorum
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Kadınların haklarını savunuyorum. Yüzde 50 cinsiyet kotası. Bakalım hangi parti destek verecek, hangisi destek vermeyecek? Bunu göreceğiz." dedi. Ama hangi olaydan sonra?
Bundan daha önceki bir konuşmasında da; Türkiye de Kadınların haklarını en çok savunan parti biziz.. demişti.
Kimsenin aklına gelmez mi, -Sayın Kılıçdaroğlu ülke gündeminde çok konuşulan partiniz mensupları yine parti teşkilatınız da görevli oldukları Açıklanan 2kadına tecavüz etmesiden sonra mı Aklınıza geldi? Kadınları parti içinde bir meta olarak görmüyorsan ve samimiysen neden sustun?
Devletin belli süreli kullanım hakkı tanıyarak ve geçiş garantisi ile cazip hale getirdiği köprü ve yolların yapımında, devlet geçmeyen arabanın parasını ödeyerek kamuyu soymanın yolunu bulmuş diyordu, daha ilk 8 ay
İçinde garanti kapsamın da geçiş sağlanınca yolları peşkeş çekiyorlar, bu kadar pahallı yapıp milleti soyuyorlar demeye başladılar. O yolları tepe tepe kullanırken kendine dolandırılmış mağdur edebiyatını haketmek için mi yapıyordun? İnandırıcı olsun diye kendinin bile inanmadığın olguyu anlamak mı istedin?
Bugün hâlâ aynı şeyi herkes söylüyor ama normal yollarda hiç bir trafik polisinin silah gösterip tek yön levhası taşıdığını görmedim.. Keyfin bilir...
Atatürkçüyüm diyorsun ya ben hiçbiryerde Atatürk'ün " Muhtaç olduğun kudret Amerika da yada Batı da..." dediğini duymadım. Oturduğun yerden kelime üretme. ( İtirazları dikkate almayacağım, proje üretebiliyorsan yaz. Zorvalamaları çok duyduk. Kötü ise iyisini mantık çerçevesinde adım-adım yazarsan derim ki bunda beyin var... yoksa nefes israfına karşıyım sus.! )
Yozlaştırılmış bu kafa anlayışı tamamen batının sizi göç etmek için yaptığı bir güzellemeden ibaret. Bakın; Daha söyleyecek o kadar çok şeyim var ki onda birini söylemedim. Bu saydıklarım bile bir insanın böyle bir yapıdan iğrenmesi için yeter artar bile. Pekala bunları biliniyor ve görünüyor ne yapılıyor? Teröristlerle yatağa girip mutlu mesut bir ülkeye uyanmayı hayal etmek aptallıktan başka bir şey değildir. Daha net bir şekilde söyleyeyim satılmışlıktır...
-Şimdi, şöyle dürüst bir gözlem yapacak olursak siyaset niye yapılır? siyaset nedir? sorularına cevap verecek olursak karşımıza gayet basit sonuçlar çıkıyor değil mi?. Siyaset, izlenecek yol-yöntem politika demek. Siyasetçi bunları uygulayan kişi anlamına geliyor. Bir ülkede siyaset niye yapılır sorusunun cevabı gayet basit. Bir ülkede (genellikle) gelişim ve refah payının artması için, çeşitli uygulamaların gerçekleştirilmesi için yapılır. Bu kadar basit. Niçin genellikle kelimesini parantez içine aldığımı mı merak ettiniz? Çünkü bizim ülkemizde, bu amaçla yapmıyor herkes...! Herhalde bunun ne demek olduğunu hepiniz anlamışsınızdır. Bir ülkede gelişimin sağlanması, refah payının artması için yapılması gereken şeylerden bir tanesi kesinlikle üretim ve ihracat değil mi? Evet, kesinlikle böyle olması gerekiyor. Üretim ve imalat için Elbette ki insan kaynakları çok önemli. Bu tam olarak hayata geçtiğinde insanımızın çalışacağı alanlar artacağı gibi ülkedeki İşsizlik sorunu da aynı oranda azalır. İnsanının işsizlik meselesi ile uğraşmak zorunda kalmadığı, belli bir refah seviyesine ulaşmış insanlardan oluşan bir devlet, muhakkak güçlü bir devlet olur. Muhalefet partisi lideri yurtdışına ne diyor?
(Kılıçdaroğlu, İş Dünyası Konfederasyonu toplantısındaki konuşmasında şunları söylemişti:
"Hukuk ne demektir? Benim can ve mal güvenliğimi sağlayan kurallar bütünüdür. Benim can ve mal güvenliğim yoksa yabancı sermaye niye gelsin? Hiçbirimizin Türkiye’de can ve mal güvenliği yoktur. Herhangi bir iş insanını siyasi iktidar ‘Ben bunu cezalandırmak istiyorum’ derse avukatınız neden tutuklandığınızı bile bilemezsiniz. Bir gizli tanık bulurlar..")
Yatırımların yapılması dolayısıyla iş ve istihdam olanaklarının artmasını sağlar değil mi?
Peki, yaşadığımız küresel ekonomik kriz döneminde, yaşadığımız en büyük sorunlardan bir tanesi işsizlik ve dolayısıyla halkın alım gücünün zayıflaması mı? (Cvp= Evet. Ancak sadece bu değil.)
Yeni iş sahalarının açılması, halkın menfaatine uygun ise isminin içinde Halk olan bir partinin genel başkanı neden bunu engellemek ister?
Başka bir başlık;
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: Kadınların haklarını savunuyorum
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Kadınların haklarını savunuyorum. Yüzde 50 cinsiyet kotası. Bakalım hangi parti destek verecek, hangisi destek vermeyecek? Bunu göreceğiz." dedi. Ama hangi olaydan sonra?
Bundan daha önceki bir konuşmasında da; Türkiye de Kadınların haklarını en çok savunan parti biziz.. demişti.
Kimsenin aklına gelmez mi, -Sayın Kılıçdaroğlu ülke gündeminde çok konuşulan partiniz mensupları yine parti teşkilatınız da görevli oldukları Açıklanan 2kadına tecavüz etmesiden sonra mı Aklınıza geldi? Kadınları parti içinde bir meta olarak görmüyorsan ve samimiysen neden sustun?
Devletin belli süreli kullanım hakkı tanıyarak ve geçiş garantisi ile cazip hale getirdiği köprü ve yolların yapımında, devlet geçmeyen arabanın parasını ödeyerek kamuyu soymanın yolunu bulmuş diyordu, daha ilk 8 ay
İçinde garanti kapsamın da geçiş sağlanınca yolları peşkeş çekiyorlar, bu kadar pahallı yapıp milleti soyuyorlar demeye başladılar. O yolları tepe tepe kullanırken kendine dolandırılmış mağdur edebiyatını haketmek için mi yapıyordun? İnandırıcı olsun diye kendinin bile inanmadığın olguyu anlamak mı istedin?
Bugün hâlâ aynı şeyi herkes söylüyor ama normal yollarda hiç bir trafik polisinin silah gösterip tek yön levhası taşıdığını görmedim.. Keyfin bilir...
Atatürkçüyüm diyorsun ya ben hiçbiryerde Atatürk'ün " Muhtaç olduğun kudret Amerika da yada Batı da..." dediğini duymadım. Oturduğun yerden kelime üretme. ( İtirazları dikkate almayacağım, proje üretebiliyorsan yaz. Zorvalamaları çok duyduk. Kötü ise iyisini mantık çerçevesinde adım-adım yazarsan derim ki bunda beyin var... yoksa nefes israfına karşıyım sus.! )
Yozlaştırılmış bu kafa anlayışı tamamen batının sizi göç etmek için yaptığı bir güzellemeden ibaret. Bakın; Daha söyleyecek o kadar çok şeyim var ki onda birini söylemedim. Bu saydıklarım bile bir insanın böyle bir yapıdan iğrenmesi için yeter artar bile. Pekala bunları biliniyor ve görünüyor ne yapılıyor? Teröristlerle yatağa girip mutlu mesut bir ülkeye uyanmayı hayal etmek aptallıktan başka bir şey değildir. Daha net bir şekilde söyleyeyim satılmışlıktır...