Aydınlık Gazetesi

Konu sahibi son olarak 28 gün önce görüldü
Aydinlik_logo.png


Aydınlık, (Osmanlı Türkçesi: آيدينلق ), Türkiye'de yayımlanan bir günlük gazete.

Dönem dönem dergi ya da gazete biçiminde yayımlanmış, siyaseten Atatürkçü ve sosyalist bir yayındır. Sıkıyönetim dönemlerinde kapanmış, kesintili yayın hayatına zaman zaman haftalık ve günlük olarak devam etmiştir. Yayımını 1 Mart 2011'den beri günlük gazete olarak sürdürmektedir. Vatan Partisi'ne yakınlığı ile bilinir.

Tarihçe
Yazarlar, Çizerler ve Eski Yazarlar

 
Aydinlikilksayi.jpeg

Aydınlık'ın 1 Haziran 1921 tarihli ilk sayısı.

Dergi (1921-1925)
Osmanlı Devleti'nin ilk sosyalist dergisi olarak, Şefik Hüsnü (Deymer) önderliğinde, 1 Haziran 1921 tarihinde aylık olarak yayın hayatına başladı. Bu dönemde Şefik Hüsnü’nün Millî Mücadele'ye verdiği destek dikkat çekti. Şefik Hüsnü derginin 4. sayısında ‘Türkiye’de İnkılâbın Lüzumu’ başlıklı yazısında “Dünya harbi dolayısıyla kesb-i şiddet eden tarihi ve iktisadi bir ıztırarın, cihanı, eski esasları altüst edercesine bir inkılâba sürüklediğini ve memleketimizin bu cereyan haricinde kalamayacağını” vurgular ve ileriki sayılarda da inkılâbın biçimini tarif eder.

Aydınlık’ın 7. sayısı ise 7 Temmuz 1922 günü çıkar. İşgal makamları sol yayınların sesini kısmıştır. Aydınlık yine kaldığı yerden devam eder. Aydınlık çevresi İstanbul’da bir yandan da Türkiye İşçiler Derneği vasıtasıyla işçileri örgütleme çabasındadır. Bu sırada Büyük Zafer haberi gelir. Büyük coşku yaratır. Aydınlıkçılar Ankara’ya kutlama telgrafı gönderirler. Telgrafla “Türk işçi ve köylü ordularının, bütün cihan proletaryasının müzaheretiyle, cihan emperyalizmine karşı kazandıkları zafer” alkışlanır, “yapılan siyasi inkılâb” karşısında duyulan memnunluk belirtilir ve “müşterek istihsal ve mülkiyete müstenit içtimai inkılâbın” kuvvetle ümit edildiği vurgulanır. Aydınlık, ileriki günlerde de Mustafa Kemal hareketini ve devrimleri canla başla destekler, yanlışları ve eksiklikleri eleştirmekten de çekinmez. Özellikle ecnebi sermayesi hâkimiyetindeki ekonomik kuruluşlarda işçiler zor şartlarda çalışmaktadır. Aydınlıkçılar sayfalarını sonuna kadar işçilere açarlar. Bir yandan da parti ve işçi dernekleri vasıtasıyla bu mücadeleyi kurumlaştırırlar.

Aydınlıkçılar 1923 yılında İzmir’de yapılan İktisat Kongresi’ne de katılarak burada aynı çizgide görüşlerini dile getirirler. 1923’te 1 Mayıs bildirisi nedeniyle Ankara’da Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası (TİÇSF) yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 20 Aydınlıkçı tutuklanır. Aydınlık’ın İstanbul’da faaliyeti ise devam etmektedir. Aydınlık, Lozan Antlaşması'nı ve 6 Ekim 1923 günü İstanbul’a giren Türk ordusunu alkışlar. “Bugün Anadolu erlerinin uğrunda kan döktükleri siyasi istiklâl, siyasi hürriyet ancak ve yalnız iktisadi bir temel üstüne kurulabilir” diyerek tarihi saptamada bulunur. 1924 yılı içerisinde Şevket Süreyya Aydemir de dergiye katılır. Nâzım Hikmet, Hasan Âli ve Kerim Sadi de yazanlar arasındadır. Aydınlık yazar kadrosu olarak da güçlenmiş, etkinliği artmıştır. Satışı ise 2-3 bin dolayındadır. Şubat 1924’te ‘Lenin’ sayısı nedeniyle 2 ay yayımlanamaz. Mayıs ayından itibaren yayınlarına yine isçi sınıfının zor şartlarına ve başta İstanbul olmak üzere birçok ilde yapılan grev ve direnişlere yer vererek devam eder. Bu tarihte ‘Fevkalade Amele Sayıları” dikkat çeker. Aydınlık, 1924 yılı içinde işçi sınıfının durumuna ilişkin yayınlarına ağırlık verir.

Ayrıca “Orak Çekiç” adı altında ayrı bir ‘haftalık siyasi amele ve köylü gazetesi’ çıkarılır. Derginin 5 Mart 1925 tarihli son sayısında Şeyh Said İsyanı'na karşı durulur ve şu görüşlere yer verilir: “Yobazların sarıkları yobaz zümresine kefen olmalı! Yobazlarıyla, ağalarıyla, şeyhleriyle, halifeleriyle, sultanlarıyla birlikte kahrolsun derebeylik! İrtica ve derebeyliğe karşı mücadele için: Köylüler, köy meclisleri; ameleler, sendikalar etrafında teşkilatlanmalıdırlar.” ‘İngilizlerin oynattığı irtica kuklası’ adlı başyazıda da, “ekaliyet milletlerinin sergerdelerini” ayaklandırmanın eski bir İngiliz ve Rus oyunu olduğu hatırlatılır. Ancak, ayaklanmanın bastırılması ve elebaşların cezalandırılmasından sonra, mutlaka doğuda toprak meselesi çözümlenmelidir; “Çünkü arazi ve meralar parçalanmadıkça, şark vilayetlerimizde intizamın iadesine imkân yoktur” denilir. 1925 Şubat’ında patlak veren Şeyh Sait Ayaklanması sırasında Takrir-i Sükun Yasası ve Bakanlar Kurulu kararıyla 12 Mart 1925’te tekrar kapatılır. Şefik Hüsnü ve 12 arkadaşı İstiklâl Mahkemeleri’nde ağır hapis cezalarına çarptırılırlar.

PDA_Kas%C4%B1m_1970.jpg

Proleter Devrimci Aydınlık dergisinin Kasım 1970 tarihli 25. sayısı.

Dergi (1968-1971)
1968 yılı Kasım’ında Aydınlık aylık dergi olarak, Doğu Perinçek ve Vahap Erdoğdu önderliğinde yeniden yayımlanmaya başladı. Türkiye İşçi Partisi muhaliflerinin çıkardığı bu Maocu derginin, Hikmet Kıvılcımlı ve Mihri Belli’nin de aralarında bulunduğu geniş bir yazar kadrosu vardı. Türkiye sosyalist hareketinin kuramının oluşturulmasında ve Millî Demokratik Devrim stratejisinin belirlenmesinde önemli rol oynadı. 1970'in Ocak ayındaki 15. sayıdan itibaren, "Proleter Devrimci Aydınlık (PDA)" ve "Aydınlık Sosyalist Dergi" adlarıyla ikiye bölündü. Proleter Devrimci Aydınlık, 12 Mart öncesinde haftalığa dönüştü. Her iki Aydınlık da 12 Mart 1971 Muhtırası'ndan sonra, Nisan 1971 sonunda Erim Hükümeti'nin Balyoz Harekâtı'yla kapatıldı.

Dergi (1974-1978)
Aydınlık, haftalık dergi olarak Kasım 1974’te yeniden yayımlandı, ancak Şubat 1975’e kadar 14 sayı çıkarılabildi. Sıkıyönetim tarafından kapatıldı. Sıkıyönetimin kalkması üzerine Ekim 1975’te bu kez aylık siyaset kuramı dergisi olarak yayınına devam etti. Bu dönemde 30 sayı yayımlandı.

Gazete (1978-1980)
Yayın, 20 Mart 1978'de günlük gazeteye dönüştü. 2.5 yıl süreyle her gün yayımlanan Aydınlık; 1925, 1971, 1975’te olduğu gibi, 12 Eylül 1980 günü askeri yönetim tarafından kapatıldı. Türkiye tarihinde sıkıyönetimlerce dört kez kapatılmış ikinci bir yayın organı yoktur. Bu dönemde kontrgerillaya karşı yürüttüğü mücadele ile adını duyuran 1978-80 dönemi Aydınlık’ında, başyazar Doğu Perinçek'in yanında Cemal Süreya, Muzaffer Buyrukçu, Rıfat Ilgaz, Tahir Özçelik, Sina Çıladır, Nimet Arzık, İsmet Zeki Eyüboğlu, Abdullah Rıza Ergüven ve Nezih Coş’un yazıları yayımlandı.

Gazete (1993-1994)
13 yıllık zorunlu bir aradan sonra, 1 Mayıs 1993 tarihinde yeniden günlük gazete olarak yayınlanmaya başladı. Bu kez Aydınlık’ın Genel Yayın Yönetmenliğini Ferit İlsever, başyazarlığını Aziz Nesin yaptı. Köşe yazarları arasında Doğu Perinçek, Feroz Ahmad, Metin Altıok, Burçay Anger, Prof. Dr. Korkut Boratav, Yücel Çağlar, Y. Savaş Emek, Cezmi Ersöz, Şükrü Günbulut, Prof. Dr. Ahmet İnam, Fethi Naci, Baskın Oran, Fikret Otyam, Prof. Dr. İzzettin Önder, Şule Perinçek, Hasan Yalçın, Hilmi Yavuz yer aldı. Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’e suikastı, Hizbullah eylemlerini ve diğer şeriatçı faaliyetleri, Tansu Çiller’in ABD vatandaşlığını ortaya çıkaran, özelleştirmeye karşı net bir tavır alan ve 28 Şubat’a giden yolu açan Aydınlık, Nisan 1994'e kadar yayınlandığı bu dönemde de, Türkiye basınında önemli bir yayın oldu.

Dergi (1994-2010)
1994 yılında alınan bir kararla gazete, haftalık dergi formatını aldı. 2001 yılında, tasarımını yeniledi ve kuşe kağıda kapakla çıkmaya başladı. Ergenekon Soruşturması'nda 21 Mart 2008 günü tutuklanan Serhan Bolluk'un yerine Deniz Yıldırım derginin genel yayın yönetmenliğini devr aldı. Serhan Bolluk ise tahliye olduktan sonra Ulusal Kanal Haber Dairesi Başkanlığı'na getirildi.

Aydınlık dergisi, Recep Tayyip Erdoğan ile KKTC Eski Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın Kıbrıs'la ilgili özel konuşmalarını yayınlayınca, Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım ve Ulusal Kanal İstihbarat Şefi Ufuk Akkaya tutuklandı. Yıldırım'ın tutuklanmasının ardından, derginin Sorumlu Müdürü olarak Mehmet Bozkurt görev aldı.

Aydinlik.jpg

Aydınlık dergisinin 4 Mayıs 2008 sayısı.

Gazete (2011-...)
Yayın çizgisinin yürüttüğü mücadelenin haftalık bir dergiyle yürütülemeyeceğini, ve mevcut basının muhalifliğini kaybettiğini düşünen Aydınlık dergisi, 2010 yılının sonunda aldığı kararla 1 Mart 2011 günü günlük gazete olarak okurlarıyla buluşmayı müjdelemiştir. 13 Şubat 2011 tarihli son sayısının kapağına 1 Mart'da resmi olarak çıkacağı bildirilen Aydınlık gazetesinin kapağını basan dergi bunun bir "veda" değil, "merhaba" olduğunu belirtmiştir. Aydınlık adıyla 1 Mart 2011'den itibaren günlük gazete olarak yayına devam etmektedir, ancak Avrupa'daki okuyucuları için de Avrupa merkezli bir haftalık dergi de yayınlanmaktadır.

Aydınlık, çıktığı ilk ay ortalama 50 bin satışa ulaşarak oldukça çarpıcı haberlere imza attı. Özellikle Başbakan Erdoğan ve dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt arasında Dolmabahçe Sarayı'nda yapılan gizli görüşmeyi açıkladı. Gazetenin Genel Yayın Yönetmenliği'ni Mehmet Sabuncu, Genel Yayın Yönetmeni Yardımcılığı'nı Deniz Yıldırım yürütmektedir. Gazetenin Yazı İşleri Müdürlüğü görevini Ergün Gedek, Haber Koordinatörlüğü görevini Önder Öztürk yapmaktadır. Haber Müdürlüğü'nde ise Mustafa Kaya yer almaktadır. Ceyhun Bozkurt ise İstihbarat Şefi olarak görev yapmaktadır.

Aydınlık gazetesi 19 Ağustos 2011 günü Ergenekon Soruşturması kapsamında üçüncü kez basıldı. Aydınlık'ın yanı sıra Ulusal Kanal ve İşçi Partisi de baskına uğradı. İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin ve Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Turan Özlü'nün yanı sıra Aydınlık gazetesinin dört çalışanı gözaltına alındı ve savcılık sorgularının ardından 22 Ağustos 2011 günü serbest bırakıldı. Mehmet Bedri Gültekin, Turan Özlü, Erkan Önsel ve Mehmet Perinçek ise aynı gün tutuklandı.

16 Nisan 2012 tarihinden itibaren, gazetenin Avrupa baskısı, Avrupa'da 8 ülkede hafta içi beş gün yayımlanmaktadır.
 
Yazarlar

Afşar Timuçin
Ahmet Özgür Türen
Ahmet Yavuz
Ali Akdemir
Ali Rıza Taşdelen
Atilla Özalp
Bessam Abu Abdullah
Birgül Ayman Güler
Burçak Evren
Cem Gürdeniz
Cenap Yener
Coşkun Özdemir
Çetin Susam
Dr. Doğu Perinçek
Ece Ataer
Ekrem Ataer
Ekrem Kahraman
Engin Ünsal
Erkan Rehber
Esin Turhan
Ethem Gönenç
Feridun Andaç
Ferit İlsever
Fikret Akfırat
Gönül Kenter
Hakkı Keskin
Halit Deringör
Hasan Bögün
Hayati Asılyazıcı
Hikmet Çiçek
Hüseyin Haydar
İrfan Yalçın
E. General İsmail Hakkı Pekin
İsmet Özçelik
Kamil Erdoğdu
Kaya Özsezgin
Kemal Ateş
Koray Gürbüz
Kurtul Altuğ
Leonid Savin
Mecit Ünal
Mehmet Akkaya
Mehmet Ali Güller
Mehmet Ali İkbal
Mehmet Bedri Gültekin
Mehmet Bori
Mehmet Faraç
Mehmet Perinçek
Mehmet Yuva
Metin Tükenmez
Mustafa Mutlu
Mustafa Pamukoğlu
İ. Melih Baş
Naci Beştepe
E. General Noyan Umruk
Oktay Yıldırım
Onur Akay
Onur Belge
Orhan Koloğlu
Orhan Salkınaz
Osman Şahin
Örsan K. Öymen
Rafet Ballı
Prof. Dr. Rennan Pekünlü
Rıza Zelyut
Sabahattin Önkibar
Semih Koray
Serhan Bolluk
Seyit Nezir
Soner Polat
Şahin Mengü
Şule Perinçek
Teoman Alili
Tunca Arslan
Tuncer Cücenoğlu
Turhan Özlü
Türker Ertürk
Ufuk Söylemez
Uğur Civelek
Ümit Zileli
Yaşar Nuri Öztürk
Yavuz Alogan
Yıldırım Koç

Çizerler

Nuri Kurtcebe
Mustafa Bilgin

Eski Yazarlar

Abdullah Rıza Ergüven
Prof. Dr. Ahmet İnam
Ahmet Levendoğlu
Ahmet Say
Arslan Başer Kafaoğlu
Arslan Kılıç
Aziz Nesin
Barış Doster
Bartu Soral
Baskın Oran
Burçay Anger
Bülent Esinoğlu
Cemal Süreya
Cezmi Ersöz
E. Org. Çetin Doğan
Ferhan Şensoy
Feroz Ahmed
Fethi Naci
Feyza Perinçek
Fikret Otyam
Filiz Cemsu
Hasan Âli
Dr. Hikmet Kıvılcımlı
Hilmi Yavuz
Hüseyin Macit Yusuf
İsmet Zeki Eyüboğlu
İzzettin Önder
Kamer Genç
Kerim Sadi
Korkut Boratav
Levent Kırca
Metin Altıok
Mihri Belli
Muzaffer Buyrukçu
Nazım Hikmet
Nezih Coş
Nilgün Serimoğlu
Nimet Arzık
Önder Öztürk
Öner Yağcı
Özdemir İnce
Prof. Dr. Özdemir Nutku
Rıfat Ilgaz
Y. Savaş Emek
Sina Çıladır
Prof. Dr. Şahin Filiz
Dr. Şefik Hüsnü Deymer
Şevket Süreyya Aydemir
Şükrü Günbulut
Tahir Özçelik
Tanju Cılızoğlu
Tansel Çölaşan
Tarık Dursun K.
Prof. Dr. Tolga Yarman
Turan Dursun
Ünal İnanç
Üstün Sanver
Prof. Dr. Yalçın Küçük
Yücel Çağlar
Prof. Dr. Ziyat Akkoyunlu
 
Perinçek ve şurekasının yayın organı. Siyasi parti olarak karşılığı Vatan Partisi'dir. Sol / sosyalizm ile bir alakaları yoktur. MHP'nin laikliği savunan versiyonu gibiler.
Vakti zamanında devrimcileri devlete ihbar ederek, muhbirlik yaparak, gammazlayarak sağcılara bayaa hizmet etmişlerdir bu gazetenin şu anki muktedirleri. Ergenekon'dan içeri tıkılmış olsalar da, hapisten çıkmak için yaptıkları pazarlık neticesinde olayı salt cemaate yıkmaları, yine iktidara can simidi olmuştur. Perinçek ve Aydınlık, Türkiye sol literatüründe dönekliğin sözlükteki karşılığıdır.
 
Beş para etmez bir gazete bence de :)
Yayın çizgisini hiç sevmem.

Ama okurum :) Sabahattin Önkibar okurum ara sıra düşüncelerine hiç katılmasam da :)
 
Geri