Onur yatağına yattı. Yatağı camın kenarındaydı.
Perdeyi açtı. Gökyüzünü izlemeye başladı.
Parıldayan yıldızları ve Ay’ı izlemek çok güzeldi O sırada odaya ablası Ceyda geldi. Onur:
-Abla, Ay kaç yaşındadır acaba, diye sordu.
Ceyda, kardeşinin böyle sorular sormasına alışıktı:
-Ay çok yaşlıdır Onur. O kadar yaşlı ki kimse onun kaç yaşında olduğunu bilemiyor. Dünya’mız ve Güneş de çok yaşlıdır.
Onur:
-Abla, Dünya olduğu yerde duruyor mu?
-Hayır Onur. Elbette durmuyor. Kendi çevresinde dönüyor. Böylece gece ve gündüz oluşuyor.
Sonra Güneş’in çevresinde dönüyor. Bu dönme sonucunda da mevsimler oluşuyor.
Sonra Güneş’in çevresinde dönüyor. Bu dönme sonucunda da mevsimler oluşuyor.
Onur, ablasına bir şaka yaptı:
-Desene Dünya’mız çok yorgun olmalı. Yıllardır dönüp duruyor.
Ceyda, bu şakaya kahkahalarla güldü.
Ay’ın ve Dünya’nın hikâyesi Onur’un çok hoşuna gitmişti.Gözlerini kapattı, uykuya daldı.