Elbette birçoğumuzun ilham aldığı ve kendimize hitap ettiğimizi düşündüğümüz bir şair profili olsa da Attila İlhan'a apayrı bir paragraf açılmasını gerekli görüyorum.
Okuduğum bir şiir kitabı ve internet üzerinden onlarca şiirine dayanarak söyleyebilirim ki yazdıkları bir film izlermiş edasında okuyucuya hissettiren bir projeksiyonu andırıyor kimi zaman. Bir bakarsınız kendinizi Marsilya'da bulursunuz, bir bakarsınız 34FN346 plakalı aracın içinde. Dolaptan çıkarılıp buzu çözülmesi beklenen gıda misali gibi en donuk anlarınızda katalizör işlevi görüp ani bir sıcaklık basabilir içinizi.
Şiirlerinde büyük harf kullandığına ve noktalama işaretlerine dikkat ettiğine şahit olmadım. Bunun nedenini bilemesem de merak etmişimdir.
Ayrıca kendisi 16 yaşındayken hoşlandığı kıza yazdığı mektupta Nazım Hikmet şiiri yolladığı için tutuklanıp göz altına alınmış, okuldan atılmış ve iki ay kadar da hapis yatmıştır(malum, o dönemler Nazım yasaktı). Nazım'ı çok seviyor, sayıyor olmasından olsa gerek "Nazım Hikmet'i Kurtarma Operasyonu'nun bir parçası olmuştur.