Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri - 26 Aralık 1920

Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü
Diyarbakır Milletvekili Hacı Şükrü’nün Kurmaylar Hakkında Kullanılan Sözlerinin Zabıttan Çıkarılması Hakkındaki Önergesi Nedeniyle
26 Aralık 1920

Saygıdeğer arkadaşlar! Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Millî Savunma Komisyonu Başkanı olan kişi tarafından bu kürsüde (Genel Kurmay’ın esareti altında, baskısında ordu duramaz) bu anlamda bir şey söylendiğini işittiğim zaman son derece üzüldüm. Birlik ve düzenin, ordu*, yüce aile içinde akıl vermekle sorumlu olan bu özel komisyonun, bu yüce komisyonun başkanı olan kişinin ağzından bu kadar kötü bir söz çıkmamalıydı. Efendiler, ordumuzda ayrı bir kurmay sınıfı yoktur. Bunlar geçmişin paslı sahifelerine karışmış şeylerdir. Bugün orduda yalnız subay sınıfı vardır. Kurmaylık, subayların yaptığı görev itibariyledir. O görevin başına kim geçerse kurmaylık görevini yapar. O görevden ayrıldığı dakikada nereye memur olursa, diğer herhangi bir subay gibi o da bir subaydır. O da bir komutandır. Subaylarımız arasında, orduda hiçbir fark yoktur Efendiler (bravo sesleri). Fazla bir eğitim görmüş olmak, dünyanın hiçbir yerinde bir hata, bir kusur gibi kabul edilemez.

Komisyon Başkanı’nın, subaylar kurulumuzun bir kısmının diğer kısmına üstün olmasına ve baskısına temas eder bir fikir ileri sürmesinin bir kötü amaçla olduğunu Yüce Heyetiniz’e açıkça söylüyorum. Ve tekrar olarak söylüyorum (Alkışlar, bravo sesleri).

Çok rica ederim arkadaşlarımıza ki bu gibi insanlara çok dikkat edelim. Bundan dolayı komisyon başkanı bu sözünü mutlaka geriye almalıdır. Çünkü, bütün subaylarımızın Yüce Meclis’e olan saygı ve sevgisine bir kusur oluşturacaktır. Meclis, bu gibi değersiz şeyleri söz konusu etmekten ve konuşmaktan çok yüksektir (Alkışlar).

Diyarbakır Milletvekili Hacı Şükrü’nün Kurmaylar Hakkında Kullanılan Sözlerinin Zabıttan Çıkarılması Hakkındaki Önergesi Nedeniyle
26 Aralık 1920

Saygıdeğer arkadaşlar! Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Millî Savunma Komisyonu Başkanı olan kişi tarafından bu kürsüde (Genel Kurmay’ın esareti altında, baskısında ordu duramaz) bu anlamda bir şey söylendiğini işittiğim zaman son derece üzüldüm. Birlik ve düzenin, ordu*, yüce aile içinde akıl vermekle sorumlu olan bu özel komisyonun, bu yüce komisyonun başkanı olan kişinin ağzından bu kadar kötü bir söz çıkmamalıydı. Efendiler, ordumuzda ayrı bir kurmay sınıfı yoktur. Bunlar geçmişin paslı sahifelerine karışmış şeylerdir. Bugün orduda yalnız subay sınıfı vardır. Kurmaylık, subayların yaptığı görev itibariyledir. O görevin başına kim geçerse kurmaylık görevini yapar. O görevden ayrıldığı dakikada nereye memur olursa, diğer herhangi bir subay gibi o da bir subaydır. O da bir komutandır. Subaylarımız arasında, orduda hiçbir fark yoktur Efendiler (bravo sesleri). Fazla bir eğitim görmüş olmak, dünyanın hiçbir yerinde bir hata, bir kusur gibi kabul edilemez.

Komisyon Başkanı’nın, subaylar kurulumuzun bir kısmının diğer kısmına üstün olmasına ve baskısına temas eder bir fikir ileri sürmesinin bir kötü amaçla olduğunu Yüce Heyetiniz’e açıkça söylüyorum. Ve tekrar olarak söylüyorum (Alkışlar, bravo sesleri).

Çok rica ederim arkadaşlarımıza ki bu gibi insanlara çok dikkat edelim. Bundan dolayı komisyon başkanı bu sözünü mutlaka geriye almalıdır. Çünkü, bütün subaylarımızın Yüce Meclis’e olan saygı ve sevgisine bir kusur oluşturacaktır. Meclis, bu gibi değersiz şeyleri söz konusu etmekten ve konuşmaktan çok yüksektir (Alkışlar).
 
Geri