Atatürk’ün Dış Politika İlkeleri

  • Kullanıcı aRMiNa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Atatürk Köşesi (Arşiv)
Konu sahibi son olarak 2624 gün önce görüldü
Atatürk’ün Dış Politika İlkeleri

Prensipleri Atatürk, dış politika ile ilgili dengeli ve barışsever bir çizgi takip eden büyük bir liderdir.

Onun karizmatik ve yüksek kişiliğinin bütün dünya devletlerine örnek teşkil eden dış politika anlayışı ve bu anlayışın içeriğinde yatan dış politikaya ilişkin ilkeler sadece ülke içi barışın değil aynı zamanda dünya barışı için de sağlam temeller oluşturmaktadır.

Atatürk tüm siyasi hayatı boyunca, mantık ölçüleri içerisinde asla ütopyaların peşinden koşmadan tam manasıyla gerçekçi bir dış politika anlayışı izlemiş dış politikanın iç politika ve iç huzurdan bağımsız olamayacağı düşüncesine dayalı olarak da “yurtta barış dünyada barış” ilkesini uygulamaya koymuştur.

Atatürk, modern Batı dünyasında gelişmişliği örnek alırken tamamen akla dayalı bir politika takip etmenin ülke menfaatlerine uygun olacağı düşüncesinin yanında, gerektiğinde başka bir devlet veya devletlerle ittifak arayışına girilebileceğini de aynı zamanda ima etmiştir, İşte bu ilkeler sayesindedir ki o dönemlerde Türkiye’nin izlediği dış politika anlayışı bütün dünya devletlerince takdir edilmiş ve beğeni kazanmıştır.


Atatürk’ün Dış Politika İlkeleri

- Gerçekçilik

- Barışçılık


- Güven Politikası ve İttifaklar sistemi


- Batıcılık


- Bağımsızlık


- Akılcılık


Atatürk’ün tarihî tecrübelerinden aldığı ilhamla tespit ettiği ve bir ömür boyu sadık kaldığı dış politika ilkelerini maddeler halinde kısaca sıralayacak olursak;

a - Başka devletlerin iç işlerine müdahale etmemek ve onları kendi iç işlerimize hiç bir suretle karıştırmamak.

b - İç işlerimize müdahale dıştan yardım istemenin sonucu olduğuna göre böyle bir yardıma muhtaç duruma düşmemek.


c - Dış borçlanmayı mecburiyet haline getiren bütçe açıklarına meydan vermemek.


d - Dış politikada millî menfaatlerimizin emrettiği yolu seçmek, hiçbir suretle macera yolunu tutmamak, mümkün olduğu kadar çıkar gruplarının etkisini yurttan uzak tutmak.


e - Daima barıştan yana taraf olmak. Bütün dünyanın huzur ve sosyal adalet içinde olması görüşünü daima ön planda tutmak. Bu nedenle “Yurtta barış, Cihanda barış” prensibini benimsemek.


f - Dogmatik değil gerçekçi olmak. Sabit fikirlere saplanarak hareket etmemek, daima gerçeği aramak ve araştırmak.

g - Dış politikada kalıcı başarılar elde etmek amacıyla ülkeyi ticarî ekonomik ve askerî bakımdan güçlü bir hale getirmek.

h - Modern Batının gelişmişliğini örnek alarak, bu mecrada akılcı bir politika gütmek.

Kaynak: Ord. Prof. Dr. Sadi Irmak, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı 9, Cilt III, Temmuz 1987.
 
Atatürk Dönemi Dış Politika

Atatürk zamanında dış politika,Atatürkün dış politika anlayışı,Atatürkün dış politika düşünceleri,Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk sömürgecilik temelli bir politikadan uzak durmuştur. Tüm halkların bağımsızlığına gösteren bir liderdir. Bu manada tüm dünya liderlerine örnek olmuştur.

Dönemin gazetelerine bakıldığında Mustafa kemal Atatürk’ün ne kadar saygın bir önder olduğunu görebiliriz.

Mustafa Kemal’i tüm ulusların gözünde kıymetli kılan en mühim faktör kendi milletinin bağımsızlığı için çok zor kurallar altında vermiş olduğu kurtuluş mücadelesi ve devletini modern inşa etmek adına yaptığı köklü reformlardır.

Mustafa Kemal bu reformları yaparken dahi öbür devletlerden faydalanma yoluna gitmiş, onlarla iyi ilişkiler kurmuştur.

Atatürk dış politika’yı 4 düşünce hakkında kurmuştur.

30s7l8z.jpg


Bu Düşünceler Şunlardır :

1- Gerçekçilik

2- Tam Bağımsızlık

3- Barışçılık

4- Akılcılık

1 – Gerçekçilik: Mustafa Kemal Atatürk dış politikada gerçekçiliği ön planda tutmuştur. Maceradan uzak durmayı amaç olarak koymuştur.

Maceracı politikanın hiçbir vakit yarar sağlamayacağının farkındaydı. Bu yüzdendir ki daima planlı aksiyon etmiştir.

Gerçekçilik anlayışına oranlı olarak, Türk vatandaşının imkanlarını ve gücünü hatırlamak kadar ,karşısında yer alan devletlerin de ne yapabileceklerini ya da ne yapamayacaklarını doğru ve gerçekçi bir biçimde değerlendirmiş olup bunu dış politikanın vazgeçilmezi olarak görmüştür.

Hiç şüphe yok ki bu gerçekçilik, dönemin kuralları ne olursa olsun sonuna kadar direnmeyi öngören onurlu ve cesur duruştan taviz vermeyecek olan bir gerçekçilik anlayışıdır.

Bu anlayışta şüphesiz teslimiyetçilik ve pes etmek yoktur.

2 – Kusursuz Bağımsızlık: İstiklal ta ilk Türk devletlerin bu yana Türk vatandaşının kanında dolaşan bir istektir.

Türk halkları hiçbir vakit başkalarının egemenliği altında yaşamayı kendilerine yedirememişlerdir.

Bu yüzdendir ki Mustafa Kemal Atatürk de tam bağımsızlığı ilke olarak onay etmiştir.

Mustafa Kemal öbür ülkeler ile olan ilişkilerde tam bağımsızlığın korunmasını hedeflemiştir.

Osmanlı döneminde her açıdan dışa bağımlı hale gelen Türk halkı yeni kurulan bu hükümet ile her anlamda tam bağımsız olmuştur.

Siyasi, iktisadi ,kültürel ve toplumsal manada tam istiklal hedeflenmiştir.

Bu prensipten aksiyon ederek Milli Uğraş süresi içerisinde batıda yaşayan devletler ile yapılmış olan tüm görüşmelerde gerekse Lozan Barış görüşmeleri sonrasında istiklal ilkesine rastgele bir biçimde gölge düşürebilecek tüm konularda karalı aksiyon edilmiştir.

3 – Barışçılık: Atatürk dönemi dış politikasının öbür mühim bir özelliği de barışı baz düşünce olarak benimsemesidir. Bunun en hoş örneği Kurtuluş Savaşı senelerinde verilmiştir.

Savaş ortamı içerisinde dahi barışçıl görüşmeler yolu ile barışın oluşturulması için her muhtelif emek gösterilmiştir.”Yurtta sulh, cihanda sulh” sözü Atatürk’ün ne kadar barışçıl bir politika takip ettiğini göstergesidir.

Bu ana yaklaşıma oranlı olarak Bölgesinde mevcut barışı korumada hakkında düşen her şeyi gerçekleştiren Yeni Türk devleti pasif ve teslimiyetçi bir politika izlememiştir.

Yani barış içerisinde insanların yaşaması için gerek olan hazırlıkları yapmış, yanılgı gerekirse barışın sağlanması için savaşa dahi hazır olma kararlılığında olmuştur.

4 – Akılcılık: Akılcılık ilkesine oranlı olarak Türkiye Cumhuriyeti her vakit uluslar arası hukuka bağımlı kalmıştır. Atatürk dönemi Türkiye’sinin dış politika anlayışı ideolojik dogmalara, önyargılara dayalı saptamalara değil akıl zeminine oturtulmuştur. Uluslar arası ilişkilerde tarihi düşmanlık ve tarihi arkadaşlık adına değişmekte olan kurallar ve karşılıklı menfaat ilişkileri esas alınmıştır. Nitekim Atatürk bu yönde, toplumsal, siyasal ve iktisadi düzenleri çok farklı olan ülkeler ile dostluklar kurabilmiştir.
 
Geri