Atatürk’ün “hayatta en hakiki mürşit ilimdir” bilime verdigi önemi en iyi şekilde anlatan sözüdür.
Dünyada her şey için maddiyat için maneviyat için muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir fendir; ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir cehalettirdalalettir. Yalnız ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekamülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip eylemek şarttır.
Bilindiği üzere “ilim” sözcüğünün anlamı mana kapsamı gayet geniştir. Hatta aslı Arapça olan bu sözcüğün Osmanlıca’daki kullanışıyla günümüzde artık yaygınlaşmış olan bilim sözcüğünden daha geniş anlamlı olduğunu söyleyebiliriz. Fen ise temel bilimler yani matematik astronomi fizik kimya ve tabiî bilimler anlamına gelir. Liselerimize ilişkin olarak “fen kolu” ve üniversitelerimize ilişkin olarak “fen fakültesi” terimlerimiz bunu açıkça gösteriyor. Demek ki kılavuzluğunda yürünmesini Atatürk’ün öğütlediği bilim şümullü ve geniş kapsamlı bir bilimdir. Topluma ve insana ilişkin her türlü dizgeli bilgi ve bilimsel çalışmayı içermek durumundadır. Fakat ayrıca bilimler arasında temel bilimlere matematiğe ve doğaya ilişkin bilimlere burada özellikle işaret edilmektedir.
Bilimin insan yaşamındaki en gerçek yol gösterici olduğuna dikkatimizi çektiğine göre demek ki Atatürk bilimden başka gerçek yol göstericilerimizin de bulunduğunu kabul etmiş olmaktadır. Oysa bu cümlesinin hemen arkasından bilim ile fennin dışında mürşit aramanın bunları dışta bırakan kılavuzlar peşinde yürümenin dünyadan habersizlik bilgisizlik ve sapıklık demek olacağını vurgulayarak ifade etmektedir.
Dünyada her şey için maddiyat için maneviyat için muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir fendir; ilim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir cehalettirdalalettir. Yalnız ilim ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının tekamülünü idrak etmek ve terakkiyatını zamanında takip eylemek şarttır.
Bilindiği üzere “ilim” sözcüğünün anlamı mana kapsamı gayet geniştir. Hatta aslı Arapça olan bu sözcüğün Osmanlıca’daki kullanışıyla günümüzde artık yaygınlaşmış olan bilim sözcüğünden daha geniş anlamlı olduğunu söyleyebiliriz. Fen ise temel bilimler yani matematik astronomi fizik kimya ve tabiî bilimler anlamına gelir. Liselerimize ilişkin olarak “fen kolu” ve üniversitelerimize ilişkin olarak “fen fakültesi” terimlerimiz bunu açıkça gösteriyor. Demek ki kılavuzluğunda yürünmesini Atatürk’ün öğütlediği bilim şümullü ve geniş kapsamlı bir bilimdir. Topluma ve insana ilişkin her türlü dizgeli bilgi ve bilimsel çalışmayı içermek durumundadır. Fakat ayrıca bilimler arasında temel bilimlere matematiğe ve doğaya ilişkin bilimlere burada özellikle işaret edilmektedir.
Bilimin insan yaşamındaki en gerçek yol gösterici olduğuna dikkatimizi çektiğine göre demek ki Atatürk bilimden başka gerçek yol göstericilerimizin de bulunduğunu kabul etmiş olmaktadır. Oysa bu cümlesinin hemen arkasından bilim ile fennin dışında mürşit aramanın bunları dışta bırakan kılavuzlar peşinde yürümenin dünyadan habersizlik bilgisizlik ve sapıklık demek olacağını vurgulayarak ifade etmektedir.