Atatürk'ü çocuklarımıza böyle mi anlatacağız?

Konu sahibi son olarak 84 gün önce görüldü
Ne güzel iste. Ben de öyle yapıyorum. Bilmediğimiz bişey öğrendik
 
Benim ağız kocaman leblebiyi havaya atınca içine düşmemesi fizik kurallarına aykırı..
 
çocuklarımıza nutuk ve meclis tutanaklarını okutsak kâfi diyeceğim de o dili anlayamazlar.

bence canım atam, biricik atam demek yerine kendimiz üstte ki kaynakları okuyup çocuklara daha yalın bir dille anlatsak en makûlü olur.

en azından "1919 da arabistan kralına ordumla gelir seni tahtından indiririm" demişti diye saçmalamamış oluruz.

yada bir cehapeli; türlü türlü haltlar yedikten
sonra biz atatürkün partisiyiz diye o'nu siper olarak kullandığın da "ittihat ve terakki" de atatürkün partisiydi diyebiliriz.

neyse enver paşa'ya değinmeyi de unutmayın, o'da kral adamdı..
 
leblebi deyince aklıma çocukluğum geldi.
kardeşim ölsün diye burnuna sokardım, bebekti daha
 
Arabistan mevzusu gerçekte olay tahttan indirme değil
hocam hatırınızda bu olayla ilgili bir bilgi kaldı ise, daha detaylı aktarabilir misiniz?

ben uzun uzadıya o dönemi ve hatıratları okudum hiç rastlamadım.
 
Çocuklarınıza cumhuriyetin faziletlerini anlatın
Zaten altından Atatürk çıkacak
Önce cumhuriyet
Önce Atatürk olursa o şirke girer
 
bende o olaya istinaden değinmiştim. bahsi geçen demeç iddia olararak kalıyor. tarihler ve kişiler uymuyor.

1919 yaz'ın da atatürk henüz orduyu toplayamamış vaziyette. çünkü daha sivas ve erzurum kongreleri yeni yapılmış heyet-i temsiliye başkanlığına karabekir paşa'nın referansıyla seçilmiş ve mutlak gücü elimde toplayamamıştı.
orduyu birleştirip, vilayetlere, garnizonlara, bağımsız sancaklar ve mutahassırlıklara genelgeler yayınlaması 1920'ye denk geliyor.

ilaveten arabistan'da o dönem ne idareci nede kral var. muhatap yok ve peygamberimizin mezarıyla uğraşan da yok.

bu söylev sosyal ağlarda dolaşıma girdiğinde epey alâka gösterip araştırmıştım.
halka güzelleme olarak sunulmasından başka elle tutulur yanı yok gibi görünüyor.
 
"prof. nevzat yalçıntaş "suudiler 1926 yılında sınırları içinde tüm mezarlıkları yıkıyorlardı. atatürk sıranın hazreti muhammed'in kabrine geldiğini öğrenince bir telgraf çekerek, 'eğer bir tek taşına bile dokunursanız ordumu aşağı gönderirim' demişti. bunun üzerine suudiler hazreti muhammed'in kabrine dokunamamıştı. ama bu telgraf yok edildi" dedi.

atatürk olmasa bugün hazreti muhammed'in mezarı da olmayacaktı

o belge nasıl ortaya çıktı?

yalçıntaş anlatıyor: "(dışişlerinde bakanlık arşivini araştıran) münir bey aradı. çok ilginç bir belge bulduğunu, bunu getirip göstermesi gerektiğini söyledi. o sırada benim çalıştığım başbakanlık binası ile dışişleri binası aynı yerde. hemen atlayıp geldi. çok heyecanlıydı."

prof. yalçıntaş, münir bey'in gösterdiği belgeye baktığında çok şaşırdığını belirterek şöyle devam etti: "belge bir telgraf metniydi. henüz yeni kurulan suudi devletinin kralına gönderilmişti. telgrafta 'hazreti muhammed'in mezarının yıkılacağını derin üzüntü içinde öğrendim. bu kutsal emanete asla dokunamazsınız. bir tek taşının bile zarar gördüğünü duyarsam orduyu aşağıya gönderirim' anlamına gelen cümleler vardı."

zamanında fahrettin paşa mezarı terk etmemiş

yalçıntaş, burada hazreti muhammed'in mezarı ile ilgili kısa bir detay anlattı. ingiliz işgali sırasında komutan olan fahrettin paşa'nın kabri terk etmemek için uzun süre direndiğini, aç kaldıklarını bu nedenle çekirge yiyerek beslendiklerini, sonunda ingilizler'in hiçbir şekilde dokunmamaları kaydıyla hazreti muhammed'in mezarını terk ettiklerini ancak kutsal emanetleri de yanlarına aldıklarını söyledi."

Benim bildiğim bu şekilde 1926 tarihi diye bahsediyor.Yalansa da biri sağlam atmış
 
çok sağlam atmış, arabistana ilk kral 936'da oldu biliyordum ama tekrar baktım 932 imiş.

ilaveten böyle bir hadisenin propagandası ne türkiye'de ne de islam coğrafyasında yok.
yazıyor yazıyor peygamberimizin mezarı yıkılacakmış gibi manşet yok.
hem de atatürk bu iddianın atıldığı dönemde hayatta, kendinin de böyle bir demeç'i yok.

Screenshot_20200915-003922_Chrome.jpg
 
O kitap bir tarih kitabı değil ki.. Atatürk'ün bilinmeyen yönlerini, hobilerini, sevdiği ya da sevmediği şeyleri anlatıyor. kitap okurken hangi renk kalemle çizdiğini falan yazmış adam, böyle bir tarih kitabı olmaz. Çocuklarımıza tarih öğretmek istiyorsak Nutuk okumalarını tavsiye edebilirim. Çünkü birisini anlatan en doğru şey kendi kaleme aldığı yazılarıdır.
 
Geri