Atatürk ve laiklik

S
  • Kullanıcı She`
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - İlke ve İnkılapları
Atatürk, özgürlük ve barışın ölümsüz mimarı ”

Prof. Dr. Bernard LEWIS

(ABD Princeton Üniversitesi)



· “ Laiklik, Avrupa Birliğinin koşullarından biridir. ”

“ Türkiye, Batılı uluslarla Müslüman ülkeler arasında bir köprüdür. ”

Prof. Dr. Walter Leisler KIEP
(Alman Bilim Adamı)

· “ Sanırım, yalnız başka İslam ülkelerinde değil, birçok Müslüman olmayan ülkede de eksik olan şey, M. Kemal Atatürk yeteneğinde önderlerin bulunmayışıdır. ”

Prof. Dr. Heath LOWRY

(Princeton Üniversitesi)



· “ Bence, Atatürk Türkiye’si gerçekten de İslam ile demokrasi, laiklik ve çağdaşlaşma arasında herhangi bir bağdaşmazlık bulunmadığının kanıtıdır. ”

Dr. Joseph SISCO

(ABD’li Diplomat)



· “ Türkiye, İslam dünyasında bir mucize manzarası göstermektedir. Türkler ebediyen Atatürk’e minnettar kalacaklardır. ”

İKBAL



· “ Bütün yorumcular Halifeliğin ilgası ve bu çerçevede laikleştirme tedbirlerinin Türkiye’nin tarihinde bir dönüm noktasını vurguladığı hususunda mutabık kalmışlardır. ”

“ Türkiye Cumhuriyeti eski Türkiye’nin üç asırda yapamadığını üç günde gerçekleştirdi. Teokrasinin son köstebeklerinden de kurtuldu. ”

Prof. Paul DUMANT



“ Bana göre Atatürk’ün laiklik ilkesini getirmekle amaçladığı şey şuydu : Devleti ; belli bir programı olan din adamlarının müdahalesinden, dini de yine belli programı olan politikacıların müdahalesinden korumak. ”

Prof. Dr. Bernard LEWIS

(ABD Princeton Üniversitesi)



· “ Devletçilik, Türkiye’de modern sanayiinin nasıl çalıştığını anlayan teknik iş gücünü yetiştirdi. ”

“ Laiklik, Türk ulusunu daha ileriye ve daha demokratik bir düzene götürmek içindi. ”

Prof. Dr. Villiam HALE
 
Çoğu kıt beyinlerin anlayamadığı kavram olan 'Laiklik' asla dinsizlik değildir !
 
Atatürkçülük hani akılcılıktı?
Osmanlıdan gelen %99'u müslüman olan halkın laiklik adı altında İslam hukukunu ve yaşamını kaldırıyorsun, sonra da diyorsun ki; istediğin dini seç. Zaten İslam'ı çoktan seçmişler. Selanikli oluşturduğu hayat düzeni ile onları başka din ve ideolojilere yönlendirdi.
Allah(c.c.) buyurdu ki:
"Kitap ehlinden ve Allah'a eş koşanlardan inkar edenler, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini istemezler." (Bakara/105.ayet)
Demek ki hayrına bir övme değil.
 
Atatürk laik biri olsa, dinin yaşayış tarzına karışmazdı. Atatürk laik biri değil sadece yaptığı bazı acımasız dayatmaları, laiklik ardına gizlemiştir.

Zaten, Diktatörün laiki dindarı, şuncusu buncusu olmaz. Diktatörler sadece diktatördür.
 
Atatürk laik biri olsa, dinin yaşayış tarzına karışmazdı. Atatürk laik biri değil sadece yaptığı bazı acımasız dayatmaları, laiklik ardına gizlemiştir.

Zaten, Diktatörün laiki dindarı, şuncusu buncusu olmaz. Diktatörler sadece diktatördür.

bi bitmediniz "dini yaşayamıyorum" demekten.
 


bi bitmediniz "dini yaşayamıyorum" demekten.

Mesele dini yaşamak değil sen halen anlamadın mı?

Mesele dayatmalar yapan birisi, üstelik batıcı da değil, batılı değerlerden bi haber .. Atatürkte sadece görünüşçü taklitçi bir zihniyet var. Özde kopkuyu bir diktatör ama batılı değerler arkasına saklanıyor. Şimdi bunu deyince neden böyle tavırlar veriyorsunuz ki? :)

Atatürk'ün özgürlük kelimesi ile bir sorunu var.

Dersimde katledilen bebekleri düşün.. Masum suçsuz.. Ve vicdanın olduğunu unutma.. :)
 
Atatürk laik biri olsa, dinin yaşayış tarzına karışmazdı. Atatürk laik biri değil sadece yaptığı bazı acımasız dayatmaları, laiklik ardına gizlemiştir.

Zaten, Diktatörün laiki dindarı, şuncusu buncusu olmaz. Diktatörler sadece diktatördür.

Halen laikliği kişilerle bağdaştırmaya çalışanlar var.
Arkadaşlar laiklik bir devlet anlayışıdır. Tanım olarak din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak tanımlanabilir.

Sekülerizm ise devletin hiç bir kademesinde dine izin vermemektir.

Kişiler laik olmaz devlet laik olur. Bilmediğiniz anlamadığınız tanımlar üzerinden dram yapmamanız gerekiyor.
Laikliğin başka bir tanımı varsa lütfen paylaşır mısın ?
 


Halen laikliği kişilerle bağdaştırmaya çalışanlar var.
Arkadaşlar laiklik bir devlet anlayışıdır. Tanım olarak din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak tanımlanabilir.

Sekülerizm ise devletin hiç bir kademesinde dine izin vermemektir.

Kişiler laik olmaz devlet laik olur. Bilmediğiniz anlamadığınız tanımlar üzerinden dram yapmamanız gerekiyor.
Laikliğin başka bir tanımı varsa lütfen paylaşır mısın ?

Tamam bu tanımda sorun yok bende farklı bir şey demiyorum ama sorunu çıkaran sizlersiniz. Atatürk laikliği diyorsunuz, Atatürk'ün ilkesiymiş pufff Atatürk ne ilkesi olacak ya asdf

Silin başındaki Atatürk kelimesini demokrasi ve özgürlük içinde laiklik çok önemli bir değerdir. Bunu neden kabuk etmeyeyim ki? Keşke böyle dersler kınulsa ve küçük yaştan demokrasi laiklik cumhuriyet çoğulculuk gibi değerler bu topkuma benimsetilse ancak bu değerler aciz ve zalimlikleri olan bir adama izafe edilmesin. Çünkü o kişinin bunlarla alakası yok.

Benim laiklikle ilgili bir problemim yok yanlış yerden saldırıyorsun çocuk :)
Benim problemim laiklik gibi bir değeri istismar eden bir dikta anlayışıyla ;)
 


Tamam bu tanımda sorun yok bende farklı bir şey demiyorum ama sorunu çıkaran sizlersiniz. Atatürk laikliği diyorsunuz, Atatürk'ün ilkesiymiş pufff Atatürk ne ilkesi olacak ya asdf

Silin başındaki Atatürk kelimesini demokrasi ve özgürlük içinde laiklik çok önemli bir değerdir. Bunu neden kabuk etmeyeyim ki? Keşke böyle dersler kınulsa ve küçük yaştan demokrasi laiklik cumhuriyet çoğulculuk gibi değerler bu topkuma benimsetilse ancak bu değerler aciz ve zalimlikleri olan bir adama izafe edilmesin. Çünkü o kişinin bunlarla alakası yok.

Benim laiklikle ilgili bir problemim yok yanlış yerden saldırıyorsun çocuk :)
Benim problemim laiklik gibi bir değeri istismar eden bir dikta anlayışıyla ;)

Atatürk laik biri olsa, dinin yaşayış tarzına karışmazdı.

Bu cümlen yukarıda ki bir mesajından alıntıdır. Laiklik nedir bilmiyorsun, bilmediğin gibi bunun üzerinden prim yapmaya çalışıyorsun.

Kişiler laik olmaz devlet laik olur. O yüzden millete boşuna sen laiksin demeye çalışma, bu durum biraz yaşını aşar.
 
Atatürk laikliği benimsemiş biri olsa ezanı Türkçeye çevirmedi. Hani sonuçta din devlete devlet dine karışmayacaktı.. :)

Alın bal gibi karıştı ;) Bunu ne yapacaksınız ki, burada sadece dayatma da yok. Aynı zamanda ırkçılık da var.. Oysa hiçbir ırk yüce değildir. Hepimiz insan iken bu ayrımlara gerek yok..

Ölmüş biri için zamanımı daha fazla hatcamayacağım. Ancak insanların bir başkasını savunmak zorunda hissetmesi anlamsızdır. Kendinizi savunun Atatürk'ü değil ;)

Azınlıkların malını gasp eden CHP yi hiç konuşmuyorum bile ..
Herkesi susturdu bu zihniyet sağ sol demokrat demeden herkesi susturdu..

Aslında Atatürkü de sevmiyorlar, sevdikleri Atatürk üzerinden para kazanmak ve kendi düşüncelerini dayatmak.. Sıkıldım cidden bı zihniyettwn..

Fikir özgürlüğüne saygınız olsun bir şey dayatmayın, kimseninde Atatürk ile bir problemi olmaz.
 
Nasil ezbere konusuyor, nasil 50 yildir ilmik ilmik islenen zehirli dusunceler... Colugun cocugun beynini boyle yikiyorlar iste. Tam cemaatci agzi. Ve kapanis olarak da tabii ki "Ben de eski bir Ataturkcuyum" soylemi.

Evet anliyoruz.
 
Nasil ezbere konusuyor, nasil 50 yildir ilmik ilmik islenen zehirli dusunceler... Colugun cocugun beynini boyle yikiyorlar iste. Tam cemaatci agzi. Ve kapanis olarak da tabii ki "Ben de eski bir Ataturkcuyum" soylemi.

Evet anliyoruz.

Kimsenin beni işlediği yok ben Ahmet Altan gibi aydınları okuyarak bu konuda aydınlandım. O da ateist biridir cemaat lafı komik olmuş asdf :)

Gerçek Atatürkü anlatsanız sorun yok nefret etmeyiz ama yalanlarla dolu bir şey anlatıyorsunuz. Hayali kahraman gibi bir adam sonra da gel buu sev diyorsunuz. Üzgünüm ben aklımı sokakta bulmadım ;)
Şu yazıyı okusana

"Mustafa Kemal bir Osmanlı paşasıydı. Abdülhamit'in kurduğu okulda okudu. İttihat ve Terakki Partisi üyesiydi.
Enver, Talat, Cemal Kupa üçlüsünden farklıydı Atatürk. Evet, hırslıydı. İhtiraslıydı. Planları vardı. Ama Enver gibi tedbirsiz ve akılsız değildi. En az onlar kadar vatanseverdi. Kupa Üçlüsü (Enver, Talat, Cemal) Turan ülkesine ciddi biçimde inanmış askerlerdi.
Bu üçlü Almanlarla işbirliği yaptı. Sırtlarını Almanlara dayayarak her şeyi halledeceklerini sandılar. Daldıkları hülyalardan bir türlü uyanamadılar. Abdülhamit'in 33 yıl savaşa sokmamayı başardığı Osmanlı İmparatorluğu 1. ve 2. Balkan Savaşları'yla neredeyse çapulcu ordularına yenildi ve önemli topraklarını kaybetti.
Enver,Talat, Cemal üçlüsü bu yenilgi üzerine soluğu yurtdışında aldılar. Durum o kadar kötüydü ki, halk üzerinde İttihat ve Terakki üniformalı bir subay gördüğünde hemen üzerine saldırıyordu.
Mustafa Kemal darmadağın olmuş ve iflas noktasına gelmiş orduyu toparlaması için bizzat Vahdettin tarafından Samsun'a gönderilmişti. Resmi tarih hayranları nedense bu ve buna benzeyen birçok gerçeği görmezler.
Sonuçta Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşı'yla ülkeyi düze çıkardı. Ancak Misak-ı Milli sınırları içindeki Musul-Kerkük'ü İngilizlere bırakmak zorunda kalmıştı. I. Meclis'te bu konuda sert tartışmalar olmuş, Atatürk'e sert muhalefet yapan Ali Şükrü Paşa, Topal Osman tarafından öldürülmüştü.
Atatürk döneminde bu tür sert tedbirler pek sık görülecekti. Neticede Mustafa Kemal 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'i kurdu ve modern Türkiye'nin temellerini attı. Bugün Cumhuriyet'i hararetle savunanlar nedense Cumhuriyet'le ne anlatılmak istendiğini hiç anlamadılar. Cumhuriyet demokrasi olmadan hiçbir anlam ifade etmez. İngiltere bildiğin krallıktır, ama demokrasi vardır. İran, Azerbaycan, Suriye gibi ülkelerde Cumhuriyet vardır ama demokrasi yoktur. Serbest seçim yoktur. Ülke tek bir kişinin ya da zümrenin yönetimi altındadır.
Bizdeki Cumhuriyet sonraları Kemalizm illetine bulaştırılınca maalesef ortaya hiç istenmeyen bir yönetim çıktı. Bugünlerde çok sık yaşadığımız, "Atatürk diktatör müydü?" tartışması biraz da bu kavramların içlerinin yeterince doldurulmamasından kaynaklanır. Ya da bir kesim tarafından kavram kargaşası yaratılarak meselenin özü anlaşılmaz.
Atatürk diktatör müydü, sorusunun cevabı bellidir. Elbette diktatördü. Başka türlüsü olabilir miydi? Olabilirdi, ama bunun nedensellik ilkesinin açığa kavuşturulması gerekir.
Bir kere Cumhuriyet ilan edildi, ama ülkede başka parti yoktu. Serbest Cumhuriyet Fırkası ve Terakkirperver Cumhuriyet Fırkası kuruldu. Ama bunlar kısa sürede kapatıldı. Eğer bu iki parti seçimlere girse muhtemelen Cumhuriyet Halk Fırkası yenilgiye uğrayacaktı. Tamam, Atatürk dehaydı, iyi komutandı. Ama Atatürk'ün izlediği politika ülkenin yapısına ters ve halkı dışlayan bir modeldi. Serbest seçim yok, demokrasi yok, haklar yok.
Dayatılan her reforma ya da inkılâba kimsenin itiraz etme şansı yoktu. İstiklal Mahkemeleri'nin kayıtları hâlâ tam olarak açıklanmadı. Taha Akyol'un muhteşem kitabı "Ana Hangi Atatürk?" Atatürk'ün ne tür siyasetler izlediğini, nasıl fikir değişikliğine gittiğini, onun kafa yapısını örneklerle anlatır.
Ayrıca Andrew Mango'nun Atatürk biyografisi Atatürk'ün daha hayattayken kendi putunu nasıl yarattığını ve tüm ülkeye diktirdiği kendi heykelleriyle Kemalizm ideolojisinin temellerini attığını ortaya koyuyor.
Atatürk neticede bir tek adamdı. Fikirleri asla tartışılmaz ya da onlara karşı gelinmezdi. İtiraz edeceklerin akıbetleri belli değildi. Cephede omuz omuza çarpıştığı asker arkadaşlarını harcamaktan hiç imtina etmemiştir Atatürk.
Hatta ömrünün sonuna doğru, "Arkamda bıraka bıraka bir diktatörlük bırakıyorum" dediği rivayet edilir. Bu yüzden İsmet Paşa'yı Başbakanlık görevinden aldığı ve ölene kadar hiç konuşmadığı bilinir.
Atatürk'ün diktatör olduğu tezine verecek cevabı olmayıp sağda solda küfür edenler o dönem dünya siyasetinin böyle olduğunu savunurlar. Ama yanılıyorlar. İngiltere ve Fransa'da demokrasi vardı. Serbest seçimler yapılıyordu. Bizde yoktu, yapılmıyordu. Ta ki 1946 yılında Batı dayatıncaya kadar. O dönem Almanya ve İtalya'da faşist yönetimlerin iktidarda olması bir şey değiştirmez. Kaldı ki bu iki ülke İkinci Dünya Savaşı'ndan yenik ayrıldılar.
Atatürk diktatördü. Belki durumun sandığı kadar kötü gideceğine inanmıyordu. Belki demokrasiye inanmıyordu. Muhalif gördüğü herkesi sindirmiş, azıcık isyan eden her kitleyi de sert bir şekilde bastırmıştı. Sabiha Gökçen'in Tunceli'yi bombalaması hâlâ unutulmaz.
Kim bilir daha bilmediğimiz neler var... Umarım onları da yakın gelecekte öğreniriz."
 
Atatürk laikliği benimsemiş biri olsa ezanı Türkçeye çevirmedi. Hani sonuçta din devlete devlet dine karışmayacaktı.. :)

Alın bal gibi karıştı ;) Bunu ne yapacaksınız ki, burada sadece dayatma da yok. Aynı zamanda ırkçılık da var.. Oysa hiçbir ırk yüce değildir. Hepimiz insan iken bu ayrımlara gerek yok..

Ölmüş biri için zamanımı daha fazla hatcamayacağım. Ancak insanların bir başkasını savunmak zorunda hissetmesi anlamsızdır. Kendinizi savunun Atatürk'ü değil ;)

Azınlıkların malını gasp eden CHP yi hiç konuşmuyorum bile ..
Herkesi susturdu bu zihniyet sağ sol demokrat demeden herkesi susturdu..

Aslında Atatürkü de sevmiyorlar, sevdikleri Atatürk üzerinden para kazanmak ve kendi düşüncelerini dayatmak.. Sıkıldım cidden bı zihniyettwn..

Fikir özgürlüğüne saygınız olsun bir şey dayatmayın, kimseninde Atatürk ile bir problemi olmaz.

Unuttuysan hatırlatayım konumuz laiklik boşuna Atatürk'ün yaptıklarına odaklanıyorsun.
Senden laikliğin tanımını istemiştim, rica etsem onu yazar mısın ?

Bu ülkede bu gün arapça kullanma kılavuzu dağıtılsa çerçeveletip duvara asacak bir güruh var. Adamda onun yüzünden günde beş vakit camiden ne okunuyor anlayın diyerek ezanı türkçeye çevirtmiş.

Senin zihniyetinden bakarsak kuran meali yapan imamlar dahil herkes günahkar herkes zorba oluyor. Onlarda çeviri yaparken cemaatten çeviri için izin almıyor herkes günahkar oldu. Tam bir komedisin
 


Kimsenin beni işlediği yok ben Ahmet Altan gibi aydınları okuyarak bu konuda aydınlandım. O da ateist biridir cemaat lafı komik olmuş asdf :)

Gerçek Atatürkü anlatsanız sorun yok nefret etmeyiz ama yalanlarla dolu bir şey anlatıyorsunuz. Hayali kahraman gibi bir adam sonra da gel buu sev diyorsunuz. Üzgünüm ben aklımı sokakta bulmadım ;)

"Mustafa Kemal bir Osmanlı paşasıydı. Abdülhamit'in kurduğu okulda okudu. İttihat ve Terakki Partisi üyesiydi.
Enver, Talat, Cemal Kupa üçlüsünden farklıydı Atatürk. Evet, hırslıydı. İhtiraslıydı. Planları vardı. Ama Enver gibi tedbirsiz ve akılsız değildi. En az onlar kadar vatanseverdi. Kupa Üçlüsü (Enver, Talat, Cemal) Turan ülkesine ciddi biçimde inanmış askerlerdi.
Bu üçlü Almanlarla işbirliği yaptı. Sırtlarını Almanlara dayayarak her şeyi halledeceklerini sandılar. Daldıkları hülyalardan bir türlü uyanamadılar. Abdülhamit'in 33 yıl savaşa sokmamayı başardığı Osmanlı İmparatorluğu 1. ve 2. Balkan Savaşları'yla neredeyse çapulcu ordularına yenildi ve önemli topraklarını kaybetti.
Enver,Talat, Cemal üçlüsü bu yenilgi üzerine soluğu yurtdışında aldılar. Durum o kadar kötüydü ki, halk üzerinde İttihat ve Terakki üniformalı bir subay gördüğünde hemen üzerine saldırıyordu.
Mustafa Kemal darmadağın olmuş ve iflas noktasına gelmiş orduyu toparlaması için bizzat Vahdettin tarafından Samsun'a gönderilmişti. Resmi tarih hayranları nedense bu ve buna benzeyen birçok gerçeği görmezler.
Sonuçta Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşı'yla ülkeyi düze çıkardı. Ancak Misak-ı Milli sınırları içindeki Musul-Kerkük'ü İngilizlere bırakmak zorunda kalmıştı. I. Meclis'te bu konuda sert tartışmalar olmuş, Atatürk'e sert muhalefet yapan Ali Şükrü Paşa, Topal Osman tarafından öldürülmüştü.
Atatürk döneminde bu tür sert tedbirler pek sık görülecekti. Neticede Mustafa Kemal 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'i kurdu ve modern Türkiye'nin temellerini attı. Bugün Cumhuriyet'i hararetle savunanlar nedense Cumhuriyet'le ne anlatılmak istendiğini hiç anlamadılar. Cumhuriyet demokrasi olmadan hiçbir anlam ifade etmez. İngiltere bildiğin krallıktır, ama demokrasi vardır. İran, Azerbaycan, Suriye gibi ülkelerde Cumhuriyet vardır ama demokrasi yoktur. Serbest seçim yoktur. Ülke tek bir kişinin ya da zümrenin yönetimi altındadır.
Bizdeki Cumhuriyet sonraları Kemalizm illetine bulaştırılınca maalesef ortaya hiç istenmeyen bir yönetim çıktı. Bugünlerde çok sık yaşadığımız, "Atatürk diktatör müydü?" tartışması biraz da bu kavramların içlerinin yeterince doldurulmamasından kaynaklanır. Ya da bir kesim tarafından kavram kargaşası yaratılarak meselenin özü anlaşılmaz.
Atatürk diktatör müydü, sorusunun cevabı bellidir. Elbette diktatördü. Başka türlüsü olabilir miydi? Olabilirdi, ama bunun nedensellik ilkesinin açığa kavuşturulması gerekir.
Bir kere Cumhuriyet ilan edildi, ama ülkede başka parti yoktu. Serbest Cumhuriyet Fırkası ve Terakkirperver Cumhuriyet Fırkası kuruldu. Ama bunlar kısa sürede kapatıldı. Eğer bu iki parti seçimlere girse muhtemelen Cumhuriyet Halk Fırkası yenilgiye uğrayacaktı. Tamam, Atatürk dehaydı, iyi komutandı. Ama Atatürk'ün izlediği politika ülkenin yapısına ters ve halkı dışlayan bir modeldi. Serbest seçim yok, demokrasi yok, haklar yok.
Dayatılan her reforma ya da inkılâba kimsenin itiraz etme şansı yoktu. İstiklal Mahkemeleri'nin kayıtları hâlâ tam olarak açıklanmadı. Taha Akyol'un muhteşem kitabı "Ana Hangi Atatürk?" Atatürk'ün ne tür siyasetler izlediğini, nasıl fikir değişikliğine gittiğini, onun kafa yapısını örneklerle anlatır.
Ayrıca Andrew Mango'nun Atatürk biyografisi Atatürk'ün daha hayattayken kendi putunu nasıl yarattığını ve tüm ülkeye diktirdiği kendi heykelleriyle Kemalizm ideolojisinin temellerini attığını ortaya koyuyor.
Atatürk neticede bir tek adamdı. Fikirleri asla tartışılmaz ya da onlara karşı gelinmezdi. İtiraz edeceklerin akıbetleri belli değildi. Cephede omuz omuza çarpıştığı asker arkadaşlarını harcamaktan hiç imtina etmemiştir Atatürk.
Hatta ömrünün sonuna doğru, "Arkamda bıraka bıraka bir diktatörlük bırakıyorum" dediği rivayet edilir. Bu yüzden İsmet Paşa'yı Başbakanlık görevinden aldığı ve ölene kadar hiç konuşmadığı bilinir.
Atatürk'ün diktatör olduğu tezine verecek cevabı olmayıp sağda solda küfür edenler o dönem dünya siyasetinin böyle olduğunu savunurlar. Ama yanılıyorlar. İngiltere ve Fransa'da demokrasi vardı. Serbest seçimler yapılıyordu. Bizde yoktu, yapılmıyordu. Ta ki 1946 yılında Batı dayatıncaya kadar. O dönem Almanya ve İtalya'da faşist yönetimlerin iktidarda olması bir şey değiştirmez. Kaldı ki bu iki ülke İkinci Dünya Savaşı'ndan yenik ayrıldılar.
Atatürk diktatördü. Belki durumun sandığı kadar kötü gideceğine inanmıyordu. Belki demokrasiye inanmıyordu. Muhalif gördüğü herkesi sindirmiş, azıcık isyan eden her kitleyi de sert bir şekilde bastırmıştı. Sabiha Gökçen'in Tunceli'yi bombalaması hâlâ unutulmaz.
Kim bilir daha bilmediğimiz neler var... Umarım onları da yakın gelecekte öğreniriz."

Sevgili travisbickle

https://www.google.com.tr/search?q=...enver,+Talat,+Cemal+Kupa+üçlüsünden+farklıydı


Atatürk elbette diktatördü! - Cem Küçük

Arkadaş kopyala yapıştır konusunda oldukça iyidir. Soran olursa bilgiliyim diyor.
 
Bilgiliyim demiyorum iki tırnak içinde yazıyı paylaştım ben yazdım demiyorum ki.yazan kişiyi sevmem cem küçük beş para etmez adam ama yazı doğru.
 
Bilgiliyim demiyorum iki tırnak içinde yazıyı paylaştım ben yazdım demiyorum ki.yazan kişiyi sevmem cem küçük beş para etmez adam ama yazı doğru.

Kendin yazabildiğin bir yazı var mı ?
Ben yazınızda Cem küçük ibaresi göremedim.Sevmiyorsun ama mesajını alıp ben yazdım diye atabiliyorsun. Üstte alıntı için işaret var isteseydin pekala kullanabilirdin. Ben zaten tırnak işareti kullandım deyip kurnazlığın lüzumu yok.

Google "Atatürk Diktatördü" yazıp çıkan ilk sonucu buraya atmak.

Gerçekten komiksin
 


Kendin yazabildiğin bir yazı var mı ?
Ben yazınızda Cem küçük ibaresi göremedim.Sevmiyorsun ama mesajını alıp ben yazdım diye atabiliyorsun. Üstte alıntı için işaret var isteseydin pekala kullanabilirdin. Ben zaten tırnak işareti kullandım deyip kurnazlığın lüzumu yok.

Google "Atatürk Diktatördü" yazıp çıkan ilk sonucu buraya atmak.

Gerçekten komiksin

Komik olan sizlersiniz. Çünkü eleştirilere verecek bir cevabınız olmadığı için konuyu çarptırmaya farklı yönlere çekmeye çalışıyorsunuz.

Bu arada ateist geçinip kutsalım yok derken Atatürk'ü bir peygamberi savunuyormuş gibi savunma da senin içine düştüğün bir çelişkidir. Madem eleştiriyi bu kadar seviyorsun her şeye karşı sorgulayıcı yaklaşsana..
 
Arkadasin soylediklerinde anlam butunlugu ve donemsellik adina hicbir sey bulamadigim icin uzatmaya ihtiyac duymuyorum.

Birakalim kendisi Ataturk'un bu ulke icin kotu, cok kotu olduguna, demokrasi, ozgurluk ve laikligin yazilarini paylastigi tipler tarafindan getirilebilecegini dusunmeye devam etsin.

12 Eylul saksakcisi, cemaat tetikcisi Ahmet Altan
Ve Haber7 yazari, yandas gazetecilikte cigir acmis Cem Kucuk

Evet.
 


Komik olan sizlersiniz. Çünkü eleştirilere verecek bir cavbınız olmadığı için konuyu çarptırmaya farklı yönlere çekmeye çalışıyorsunuz.

Atatürk'ün bir diktatör ve bebek katili olması tarihi gerçeklerle sabittir. Bunu tartışmaya gerek yok. ;)
Söylesen Atatürk diktatör değilse nedir? Diktatör kime denir?

Bu arada ateist geçinip kutsalım yok derken Atatürk'ü bir peygamberi savunuyormuş gibi savunma da senin içine düştüğün bir çelişkidir. Madem eleştiriyi bu kadar seviyorsun her şeye karşı sorgulayıcı yaklaşsana..

Sende çıkıp yoktan bir ülke var edip işgalden kurtar. Sonra o ülke uçak üretecek noktaya kadar gelsin. Tüm dünya da saygı gören bir lider ol, seni de savunurum.

Ama bu şartlar oluşana kadar bizi "kopyala-yapıştırlarınla" biraz daha eğlendirmen gerekiyor.

Unutmadan bu yazıyı nereden kopyaladın ?
 
Geri