Atatürk Şapka Devrimini Neden Kastamonu’da Yaptı-Anı

  • Kullanıcı Kei
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Hayatı Ve Anıları
Konu sahibi son olarak 12 gün önce görüldü
Atatürk Şapka Devrimini Neden Kastamonu’da Yaptı-Anı

Şapkayı Orada Giyeceğim!

1925 yılı Ağustos ayı başlarındayız. Atatürk’ü ziyarete Kastamonu’dan bir heyet gelmişti. Atatürk o gün bir çok heyeti kabul etmiş ve yorulduklarından, Halk Partisi Genel Sekreteri Saffet (Arıkan) Bey’e; “Diğer heyetleri benim adıma sen kabul et ve önemli gördüğün heyetleri ise İsmet Paşa’ya götür.” demişti.

Ancak Kastamonu heyeti geldiğinde nedense Saffet Bey, Atatürk’ü haberdar eder. Atatürk; “Bu heyeti ben Çankaya’da kabul edeceğim, yarın heyeti Çankaya’ya getir.” diye Saffet Bey’e direktif verir. Ertesi gün Atatürk, Kastamonu heyetini kabul ederek bir saate yakın heyet mensupları ile görüşür ve davetlerini hemen kabul eder. Atatürk; “Yakında Kastamonu’ya geleceğim, hemşehrilerime selâm söyleyiniz!..” diyerek heyeti uğurlar. Heyeti uğurladıktan sonra Saffet Bey’e; “Çocuğum, Kastamonu’ya gidiyorum, Şapkayı orada giyeceğim” der.

Saffet Bey, Atatürk’ün uzun süredir, kılık kıyafet ve şapka sorunu ile meşgul olduğunu, hatta bazı arkadaşlarına İstanbul’da Beyoğlu’nda şapka giydirerek özellikle gezdirdiğini ve bu halin sonuçlarını incelettiğini biliyordu. Atatürk, Saffet Bey’e; “Kastamonu’yu niçin seçtiğimi bilemezsin. Dur anlatayım: Tüm vilayetler beni tanırlar. Ya üniforma ile, yahut fesli, kalpaklı veya sivil elbise ile görmüşlerdir. Yalnız Kastamonu’ya gidemedim. İlk önce nasıl görürlerse öyle alışırlar, yadırgamazlar. Üstelik bu il halkının hemen hepsi asker ocağından geçmişlerdir. Saygılıdırlar, yumuşak başlıdırlar. Adları tutucu çıkmışsa da anlayışlıdırlar. Bunun için “Şapkayı orada giyeceğim(1)” demiştir.

(1) Nazmi EĞDİRİCİ, Atatürk’ün Kılık Kıyafet - Şapka Devrimi ve İnebolu, s.97
 
Atatürk Şapka Devrimini Neden Kastamonu'da İlân Etti

Hiç unutmam Ağustos’un ilk günlerinde Kastamonu’dan bir heyet gelmişti.

Adet yerini bulsun diye haber verdim. Gazi hemen ilgilendi.

-"Bu heyeti ben kabul edeceğim yarın Çankaya’ya getir" dedi. Bu emre hayret etmekle beraber hususi bir mana da veremedim.

Ertesi gün gazi heyeti kabul etti olağanüstü iltifatlarda bulundu.

Bir saat kadar yanında tuttu Kastamonu hakkında çeşitli sualler sordu. Heyeti uğurlarken:

- "Davetinize çok teşekkür ederim yakında Kastamonu’ya geleceğim. Hemşehrilerime selamlarımı söyleyiniz" dedi.

Halbuki heyet Gazi'yi Kastamonu’ya davet etmemişti.

Bu sözleri işitince hayretim büsbütün arttı.

Ama gene bir mana veremedim. Heyeti uğurladıktan sonra benim kalmamı emretti.

Koluma girerek beni salona götürdü çok neşeliydi:

- "Çocuğum Kastamonu’ya gidiyorum. Şapkayı orada giyeceğim" dedi.

Epeyce zamandan beri zihninin şapka meselesiyle meşgul olduğunu biliyordum. Birkaç arkadaşı Beyoğlu’nda şapka giydirerek gezdirmiş yapacağı akisleri inceletmişti. Sözlerine şöyle devam etti:

- "Niçin Kastamonu’yu seçtiğimi bilmezsin. Dur anlatayım. Bütün vilayetler beni tanırlar.

Ya üniforma ile yahut fesli kalpaklı sivil elbise ile görmüşlerdir.

Yalnız Kastamonu’ya gidemedim ilk önce nasıl görürlerse öyle alışırlar yadırgamazlar.

Üstelik bu vilayet halkının hemen hepsi asker ocağından geçmişlerdir. İtaatlidirler munistirler.

Adları mütaassıb çıkmışsa da anlayışlıdırlar. Bunun için şapkayı orada giyeceğim" dedi. Birkaç gün sonra gitti ve şapkalı olarak döndü.

Dönüşte Ankara’ya yaklaşırken en çok Diyanet İşleri Reisi Rıfat Efendi üzerinde yapacağı tesiri düşünüyor onun kırılmasını istemiyordu.

Ankara'da kendisini karşılayanları şapkasını çıkararak selamlarken gözü hep Rıfat Efendi'de idi.

Rıfat Efendi büyük bir anlayış gösterdi. O da sarıklı fesini çıkararak Gazi'yi çok sevindirmişti.

Hoca'yı otomobiline aldı. Kendi başında şapka vardı.

Rıfat Efendinin başı açıktı. Böylece şehre girildi.

Halk psikolojisini bu kadar iyi anlayan inkılâpçı bir baş kolay kolay bulunmaz.

(Saffet Arıkan)
 
Geri