AÖF 2. Sınıf Atatürk İlkerleri ve İnkılap Tarihi ( Tüm Üniteler ) 6

🕒 Konu sahibi 22 saat önce aktifti
Atatürk İlkerleri ve İnkılap Tarihi ( Tüm Üniteler ) 6
ÜNİTE - 6 KONGRELER YOLU İLE ÖRGÜTLENME VE KUVAYI MİLLİYE
ERZURUM KONGRESİ'NE KADAR GELİŞİM
Samsun'a çıktıktan kısa bir süre sonra Amasya'ya geçerek tarihsel tamimi yayınlayan Mustafa Kemal Paşa, "Kongre yolu ile örgütlenmenin" de öncülüğünü yapmaktadır.


Gizli içeriği görüntülüyorsunuzAmasya Tamimi'nin duyurulmasına kadar yurtta 8 kongre toplanmıştı. Bunlardan biri dışında diğerleri yöresel ve bölgesel nitelikte idi. ulusal nitelikli olan "Milli Kongre" ise 29 Kasım 1918'de Ateşkes Anlaşmasının imzasından hemen sonra İstanbul'da toplanmıştı.


Kongre yurdun savunulası için bütün ulusal güçlerin toparlanması, Osmanlı Devleti'nin savaştan sonra kurulan ve yenenlerin üstünlüğü altında çalışan Uluslar Kurumu'na alınmasının sağlanması, yurt dışına kurullar gönderilerek Türklerin uğradığı haksızlıkların anlatılması gibi amaçlan gerçekleştirmek istiyordu.
Bütün iyi niyetli çabalara rağmen Milli Kong-re'nin ömrü az oldu. Yapmak istediği çalışmaların da büyük bir bölümünü gerçekleştiremedi. Bunun nedeni ise kongrenin başkent istanbul'da toplanmasından kaynaklanmaktadır.


ERZURUM KONGRESİ
Ermenistan'a verilmesi kesinleşmiş olan Doğu Anadolu'da halk büyük bir huzursuzluk içindeydi. Doğu Anadolu halkı kendi içinde örgütlenme yolunda önemli mesafeler almıştı, istanbul'da kurulan "Vilâyet-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-i milliye" cemiyeti etkinliğini Doğu Anadolu'ya kaydırmıştı.


13 Nisan 1919'da ingilizler Kars'taki ulusal direnişi basıp dağıttılar ve kenti Ermeniler'e teslim ettiler. Bütün bu olaylar Doğu Anadolu'nun en önemli merkezi olan Erzurum'da büyük bir endişe yarattı.


Erzurum'un da Ermeniler'e verileceği konusunda ciddi söylentiler çıktı. 15. Koloordu'nun komutasını üzerine alan Kazım Karabekir Paşa bir yandan Mustafa KemalTn isteği doğrultusunda çalışmalar yaparken, bir yandan da Erzurum'da ateşkes hükümlerinin yerine getirilip getirilmediğini denetleyen İngiliz subayı Rawlin-son'u oyalıyordu.


Mustafa Kemal resmi görev bölgesi Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu olduğu için oraya da gitmek-zorunda idi. Bu vesile ile, bütün Doğu Anadolu illerinin temsilcilerinden oluşacak büyük bir kongreye katılmaya karar verdi.
Bu kongre dört açıdan son derece yararlı olabilirdi.


- Erzurum'daki 15. Kolordu'nun yurttaki tek derli toplu askeri güç olduğu için, bütün yurda örnek olaak bir örgütlenme modeli kurulabilirdi.
- Erzurum ile birlikte önemli bazı Doğu illeri henüz işgal edilmemişti. Bu bakımdan kongre güven içinde yapılabilirdi.
- Kongre sonucu oluşacak örgüt 15. Kolor-du'ya savunma için önemli maddi yardımlar sağlayabilirdi.
- Erzurum Kongresi'nin başarısı, Sivas'taki büyük kongreye bir moral aşısı olabilirdi. Ayrıca, Doğuda kurulacak örgütün üyeleri de kendi bölgelerini Sivas'ta başarıyla temsil e-debilirlerdi.


Mustafa Kemal Paşa Amasya'dan ayrılıp Erzurum'a giderken bir yandan esas büyük kongrenin yani Sivas Kongresi'nin hazırlıkları ile ilgilenmiş, bir yandan da istanbul hükümetinin hakkında aldığı kararları göğüslemek için çalışmıştır.
Yolda Elazığ Valiliğine atanan ve kendisini tutuklamak için hükümetten emir alan Ali Galip'in bir komplosu ile karşılaştı ise de Sivas Valisi Reşit Paşa'nın yansın kalmasıyla bu tehlikeyi atlattı.


Mustafa Kemal Paşa 7-8 Temmuz gecesi Erzurum'da telgraf başına çağrıldı. Doğrudan doğruya Saray'dan aranıyordu.


Saray O'nun İstanbul'a dönmesini son kez istedi. Paşa bu isteği rededince, görevine son verildiği cevabı geldi. Paşa da ardarda hem Saray'a hem de Harbiye Nezaretine istifasını bildirdi; ama bu sadece kendisine verilen görevden ayrılma değildi. Askerlikten de istifa etmişti.


ERZURUM KONGRESİ'NİN ÇALIŞMALARI VE ALINAN KARARLAR
Kongre açılınca Mustafa Kemal Paşa oybirliği ile başkanlığa seçildi. O gün yaptığı konuşmada Paşa, gerçek amacını sezdirdi; bir ulusal kurulun oluşturulmasından söz etti ve gücünü ulusal iradeden, yani ulusun öz isteğinden alan sorumlu bir hükümetin ise ancak Anadolu'da kurulup çalışabileceğini belirtti.
Mustafa Kemal Paşa konuşmasıyla, bölgesel niteliği olan Erzurum Kongresi'ne ulusal bir nitelik vermek istemiştir.


Kongrede beliren görüşlerin özeti şudur: Yurdun bütünlüğünü sağlamak için ulusal iradenin belirlemesi gerektir. Bu ulusal iradenin ve onun çevresinde toplanan ulusal güçlerin varlığı "Padişahlık ve Halifelik" makamını kurtaracaktır.


Bir yandan ulusal iradeye en üstün yer tanımak, diğer yandan bu "en üstün" irade ile Osmanlı Devleti'nin temel dayanığı olan Padişah ve Halifenin kurtarılması bir çelişkidir.
Ulus iradesi kavramını "ulusa" benimsetmek için bir geçiş dönemine ihtiyaç vardı. Bu dönemde her iki kavramı bir arada kullanmak, eskisine dokunmamak; ama yenisini de tanıtmak gerekiyordu.


İKİNCİ BALIKESİR KONGRESİ
26-30 Temmuz tarihleri arasında Balıkesir'de ikinci bir kongre toplamışlardı. Bu kongrede yerel nitelikte olmakla birlikte, temsilcileri daha genel kapsamlı istekler ileri sürüp, atılacak adımların bütün işgal bölgelerini de kurtarmaya özendirmesi yolunda ulusal bazı dileklerde bulunmuşlardı.


Ama çok tehlikeli bir durum olan Yunan ilerleyişi nedeniyle kongrenin yerel niteliği daha ağırbasmış görülüyor. Kongreye katılanlar bütün güçlerini birleştirmeyi, Yunanlılara karşı savaşmak için asker toplamayı ve gereken diğer bütün önlemleri almayı kararlaştırmışlardır.
Bu arada bütün kongrelerde olduğu gibi, burada da padişaha bağlılık telgrafı çekilmesi ihmal edilmemiştir.


BİRİNCİ NAZİLLİ KONGRESİ
Kuvay-ı Milliye birlikleri arasında uyum sağlamak, bu milis güçlerine asker sağlamak gibi önemli kararlar alınmıştır. Ayrıca bölgedeki asayişin sağlanmasını da kongre sonucunda oluşan bir kurul üstlenmiştir.


ALAŞEHİR KONGRESİ
16 Ağustos 1919'da başlayan 26 Ağustos'a kadar süren kongrede Balıkesir, Nazilli ve Erzurum kongrelerinin sonuçları görüşüldü. Kongrede alınan kararlara göre en büyük düşman Yunanlılardı.


Onları engellemek için ölüme değin çarpışılacaktı. Bunun için asker toplanacak, vergi salınacaktı. Demek-ki, İstanbul hükümetine bağlı olarak yarı özerk bir siyasal kuruluş beliriyordu.


Bu kuruluşun temelleri birinci ve ikinci Balıkesir ve birinci Nazilli kongresinde atılmış, Alaşehir'de isedaha da pekiştirilmiştir.
Kongrenin garipçe sayılacak bir kararı da Yunanlıları yurttaş kovabilmek için, diğer Anlaşma Devletleri ile görüşmelere oturulabileceği idi.


SİVAS KONGRESİ
Erzurum Kongresi'nin toplanmasını ve çalışmasını önleyemeyen Damat Ferit, şimdi çok daha önemli olan Sivas Kongresi'nin gerçekleşmesine engel olmak için var gücüyle uğraşmaya başladı.
Kongreyi önleme taktiği başlıca iki esas noktaya dayanıyordu. Bunlardan birincisi Mustafa Kemal Paşa ile arkadaşlarının "ittihatçı" oldukları kanısını yaymaktı.


Taktiğin dayandığı ikinci nokta da şu idi: Madem ki Ege Bölgesi'ndeki Yunan ilerleyişi bazı çevreleri rahatsız ediyor, öyle ise Yunanlıları bir anlaşma ile durdurmak da Mustafa Kemal'in eylemini önleyebilirdi.


Damat Ferit'in bu düşüncesi üzerine İngiliz Generali Milne Yunanlılarla görüşmeye ve onları "makul bir çizgide durdurmaları için" iknaya çalıştı.


Sivas Kongresi'nde "Amerikan mandası" isteyenler vardı ve bunlar güçlü bir grup oluşturuyor-
lardı. Halbuki, Amerikan Hükümeti, VVİlson ilkelerinin hileli bir biçimde kitaba uydurulması demek olan manda sistemini benimsemediği gibi, Amerikan Parlamentosu da Paris'te yapılan barış antlaşmalarının hiçbirini onaylamamıştı.


Sivas Kongresi'nde "Amerikan Mandası" isteyenler ki aralarında Refet Bey gibi aydın subaylar, ismail Hami gibi ünlü sivil aydınlar bulunuyordu, mandanın niteliğini bilmedikleri gibi, Amerikan tutumunun durumundan da habersiz idiler.


Kongrede alınan kararlan ana çizgileri bakımından şöyle özetleyebiliriz:
- Yurttaki dağınık direnme örgütleri bir çatı altında birleştirilerek tek dernek içinde toplanacaktı. Bu derneğin adı "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" oldu.


O Damat Ferit Hükümeti'nin düşürülüp, yurtsever yeni bir hükümetin iş başına gelmesi için uğraşılacak, böylece Anadolu'daki direniş hareketinin istanbul'daki siyasal kadro tarafından desteklenmesi sağlanacaktı.


- Oluşturulan dernek ulusun kurtuluşu ve bağımsızlığı için var gücüyle çalışacaktı. Bir başka devletin güdümü altına girme veya Türkler'in yaşadığı bazı yerlerin terk edilmesi gibi görüşler kesinlikle kabul edilmeyecekti.
- Osmanlı Parlamentosu'nun yeniden toplanmasına çalışılacaktı. Aksi takdirde yeni hükümet çalışması açısından sakat kalırdı, zira güvenoyu almamış sayılacaktı. Osmanlı Parlamentosu'nun Meclis-i Mebusan kanadı halk temsilcilerinden oluştuğu için ulusu temsil etme yetkisi vardı.
Sivas Kongresi'nin toplanmasını engelleyemeyen Damat Ferit Hükümeti istifa etti, yerine dürüst ve yurtsever bir Osmanlı askeri olan Ali Rıza Paşa atandı.


KUVAY-I MİLLİYE
Düzenli ordunun yetersizliği hatta yokluğu karşısında yerel halkın silâhlanarak oluşturduğu birliklere bu ad verilmişti.


Ama Kuvay-ı Milliye deyimi asıl Kurtuluş Savaşı sırasında yaygın ve saygın bir deyim olarak kullanılmaya başlandı. Kuvay-ı Milliye, ilk önce Ege Bölgesi'nde doğmuştur.


Kurtuluş Savaşı boyunca da daha çok bu yöredeki milis güçlerini ifade etmek için kullanılmışsa da giderek düzenli ordu dışındaki bütün ulusal birlikleri içine alan bir kapsama erişmiştir.
Güney cephesinde ise Fransızlara karşı önemli başarılar elde edilmiştir. Kuvay-ı Milliye'nin elde ettiği başarılar tepkiyi de beraberinde getirmiştir.


Yunan Başkomutanı, Venizelos'a çektiği telgrafta "durumun vahim olduğunu, artan Türk Kuvay-ı Milliye yığınakları karşısında daha sert önlemler alınmasını istiyordu."
Damat Ferit'in kışktırtmaları sonucunda Anadolu'da özellikle iç Anadolu ve Marmara Bölgesi'nde Kuvay-ı Milliye'ye karşı ayaklanmalar çıkmıştır (Anzavur Ayaklanması).
Ünite 6 Degerlendirme Sorulari

1- Sivas Kongresi sonrasında Damat Ferit'in sadrazamlıktan ayrılmasından sonra bu göre ve aşağıdaki şahıslardan hangisi gelmiştir?


Salih Paşa
Ali Rıza Paşa

Enver Paşa
Ahmet izzet Paşa

Tevfik Paşa

2- Erzurum Kongresi sırasında Batı Anadolu'da ki milli direniş güçleri nerede örgütlenmişti?


Alaşehir
Balıkesir
Manisa
Denizli
İzmir


3- Aşağıdakilerden hangisi Sivas Kongresi'nin toplanması aşamasında çıkan zorluklardan biri değildir?


Sivas Kongresi'nin yere! bir girişim olarak değerlendirilmesi

Sivas Kongresi'nin hiçbir yarar sağlayamayacağı.

Padişahın temsilcilerle görüşerek düşüncelerinden vazgeçmesi

İstanbul Hükümeti'nce kongreye katılacak olanların engellenmesi

Anlaşma Devletlerinin Osmanlılar'a karşı olumsuz bir tavır alacağının düşünülmesi

4- Yurttaki tüm direniş örgütleri aşağıdakilerden hangisinde birleştirilmişlerdir?


Balıkesir Kongresi
Sivas Kongresi

Alaşehir Kongresi
Erzurum Kongresi

Muğla Kongresi

5- Aşağıdaki kararların hangisi Erzurum Kongresi'nde alınmamıştır?


Gerekirse Sovyet Rusya île işbirliği yapılacaktır.

Kongre sonucunda Doğu illerini içine alan bir örgüt kurulmuştur.

Azınlıklar güvence altındadır.

Ermeni tehdidine karşı birleşilecektir.

Doğu Anadolu illeri yurdun ayrılmaz bir parçasıdır.


6- I. ikinci Balıkesir Kongresi
II. Birinci Nazilli Kongresi
III. Alaşehir Kongresi
Yukarıdakilerden hangileri Sivas Kongresi'nden önce yapılan kongrelerdendir?


I, II
II
I, II, III
I
II, III

7- Sivas'ta ulusal bir kongre düzenleneceği ilk kez aşağıdakilerden hangisiyle duyurulmuştur?


Havza Genelgesi
Erzurum Kongresi

Amasya Genelgesi
Alaşehir Kongresi

Amasya Görüşmesi

8- Mondros Ateşkes Anlaşması imzasından sonra toplanan ilk kongre hangisidir?


Kars İslâm Şurası
Alaşehir Kongresi

Erzurum Kongresi
Sivas Kongresi

Birinci Balıkesir Kongresi
 
Geri