AÖF 2. Sınıf Atatürk İlkerleri ve İnkılap Tarihi ( Tüm Üniteler ) 11 ÜNİTE - 11 KURTULUŞ SAVAŞI'NI

Konu sahibi son olarak 2 gün önce görüldü
Atatürk İlkerleri ve İnkılap Tarihi ( Tüm Üniteler ) 11
ÜNİTE - 11 KURTULUŞ SAVAŞI'NIN BİTİŞİ
Birinci Dünya Savaşı Türkler Açısından Ne Zaman Bitti
Osmanlı Hükümeti 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkes Anlaşmasını imzaladı. Ama ateşkesi tam anlamıyla uygulamak imkanı olmadı.


Gizli içeriği görüntülüyorsunuzÇünkü Anlaşma Devletlerinin isteği normal bir savaş bitişi değil, bir u-lusu hemen hemen yaşayamaz bir duruma getirmekti. Bunun üzerine direnmeler başladı.


Ankara'da TBMM açıldı ve Osmanlı Devleti'nin yanında yeni bir Türk Devleti kuruldu. 10 Ağustos 1920'de Anlaşma Devletleri Osmanlı Hükümeti ile Sevr Barışını imzaladılar ama Birinci Dünya Savaşını bitiren bu anlaşma uygulanamadı. 1918 yılında 1. Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti açısından bitmiş; ama Türkler açısından sona ermemişti.


TBMM Hükümeti, Birinci Dünya Savaşındaki taraflarla gene çarpışma içindeydi. TBMM hükümeti bir yandan Anlaşma Devletlerinin kışkırttığı Ermenilerle savaşmış, öte yandan da Batı cephesinde gene Birinci Dünya Savaşına Anlaşma Devletleri yanında katılan Yunanistan ile ağır bir boğuşmaya girmiştir.


TBMM Hükümeti, Yunanlılarla yürüttüğü savaşı 1922 yılı Eylül ayı ortalarında kazandı. Ayrıca bir Anlaşma devleti olan Fransa ile de savaşı bitirmiştir.


Bundan sonra sıra istanbul'un, Boğazların ve Doğu Trakya'nın kurtulmasına gelmişti. Boğazlarda İngiliz birlikleri vardı. Yunanlılar Anadolu'dan kovulunca İngilizler telaşlandılar. Çünkü onlar için Boğazlar ve istanbul çok değerli idi.


Bir taraftan Fransız ve italyan kamuoylarının savaş istememesi, diğer taraftan İngilizlere karşı Anadolu hareketine kaşı duyulan olumlu ilgi, İngilizlerin. Fransızlar ve İtalyanlarla, Anadolu'daki askeri hareketin bitirilmesi yolunda görüşmeler yapılmasına razı oldular.
Ustaca izlenen bir siyasetle İngilizler yapayalnız bırakılmışlardı, ingilizler özellikle Fransa'nın baskısı ile Doğu Trakya'nın boşaltılmasını kabul ettiler. 3 Ekim günü Mudanya'da ateşkes görüşmeleri başladı.


MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI
Ateşkes görüşmelerinde TBMM adına Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) görevlendirilmişti. Anlaşma Devletleri'nden ingiliz, Fransız, italyan ve Yunan temsilcileri bulunmuştu.
Görüşmelerin'ağırlık noktası istanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya'nın Türklere teslimi sorunlarında yatıyordu.Uzun tartışmalardan sonra şu noktalarda anlaşıldı:


- Türk-Yunan orduları arasında çarpışmalar durduruldu, ateşkes sağlandı.
- Doğu Trakya'yı Yunanlılar ateşkesin imzalanmasından sonra on beş gün içinde boşaltacaklardı.


- Yunanlılar'ın Doğu Trakya'da çekildikleri yerler ilk önce Anlaşma Devletlerinin temsilcilerine, sonra Türk memurlarına bırakılacaktı. Bu teslim işi en geç otuz gün içinde bitirilecekti.


- Teslim işi tamamlanınca Anlaşma Devletlerinin temsilcileri Doğu Trakya'dan uzaklaşacaklardı. Sadece Meric'in batısında güvenlik için bir miktar asker bulundurabileceklerdi. o İstanbul ile Boğazlar üzerinde barış imzalanıncaya kadar, Yunanlıların dışında Anlaşma Devletlerinin birlikleri kalacaklardı.
Mudanya Ateşkes Antlaşması 11 Ekim 1922'de imzalandı ve 15 Ekim'de uygulanmaya hemen başlandı.


Mudanya Ateşkes Antlaşması geçici bir sözleşmedir. Barışın kurulmasına kadar geçerlidir. Herşe-ye rağmen Doğu Trakya'daki varlığımız son derece zayıftır.
Boğazlar ve istanbul henüz Anlaşma devletlerim denetimi altındadır. Mudanya Ateşkes Anlaşması çok önemli bir başarıdır. Ama barış sağlanmazsa hiçbir değeri kalmayacaktır.


SALTANATIN KALDIRILMASI
Mudanya Ateşkesi, TBMM Hükümeti ve Anlaş-ma'Devletleri arasında imzalanmıştı. Çünkü "Savaş" TBMM tarafından yürütülmüştü. Büyük zafer her bakımdan TBMM'nin zor çabaları ile kazanılmıştı.


İstanbul'daki hükümetin bu başarıda hiçbir katkısı yoktu. Ama büyük başarıda pay sahibi olunmak isteniyordu.


Anlaşma Devletleri 27 Ekim 1922'de "Doğudaki savaşa son vermek için" İsviçre'nin Lozan (Lousa-me) kentinde bir barış konferansı düzenlediklerini bildirdiler ve bu çağrıyı hem TBMM hükümetine hem de Osmanlı Hükümetine gönderdiler.


TBMM Hükümeti, İstanbul'daki hükümet de temsil edilirse kendisinin katılmayacağını bildirdi. Karşı taraf da sonunda barış konferansına sadece TBMM Hükümeti'nin katılmasını kabullendi.
TBMM Hükümeti'nin bu diplomatik başarısına rağmen istanbul'da daha pek çok kişinin devletin başı olarak gördüğü padişah ve onun sözüm ona hükümeti varlığını koruduğu sürece bazı önemli işler yolunda gitmezdi.


Sorun kökünden çözülmeliydi. Bütün bu gelişmeler saltanatın kaldırılmasını gerekli kılıyordu. 30 Ekim günü saltanat TBMM'de görüşülmeye başlandı.
Önergede saltanatın kaldırıldığı belirtiliyordu. Saltanatla birleşmiş sayılan "Halifelik" ise ondan ayrılacaktı. 30 Ekim'de başlayan görüşmeler "Saltanatla Halifeliğin birbirinden ayrılamayacağı" konusundaki görüşün giderek çoğunluk kazanması yönünde gelişiyordu.
Bunun üzerine Başkomutan, komisyona bir konuşma yaparak saltanat ve halifeliğin birbirinden ayrılmalarının mümkün olduğunu belirtti. Bunun üzerine saltanat ve halifeliği birbirinden ayıran önerge kabul edildi. Genel Kurul, 1 Kasım 1922'de kaldırıldı.


Halifelik ise gene Osmanlı ailesine ait bir hak olarak kalıyordu. Böylece TBMM,Osmanlı Dev-leti'nin varlığını kesinlikle sona erdirmiştir.
Osmanlı saltanatı kaldırılınca Vahdettin'in üzerinde sadece halifelik unvanı kaldı. Ancak bu unvan Osmanlı padişahı 17 Kasım ingiliz savaş gemisi ile yurdu terk e-dince TBMM Osmanlı veliahdı Abdülmecid Efendi'yi halife seçti.


LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI
İsmet Paşa, 26 Ekim'de TBMM tarafından Dışişleri Bakanlığı'na seçildi. Ve Lozan Konferansı'nda baş temsilcimizdir.


Yanına Rıza Nur ve Hasan (Saka) beyler verildi. Türk Temsilciler Kurulu'na verilen yönergede iki konuda kesinlikle ödün verilmemesi istenmiştir.
Bunlar:


1- Doğu Sınırı: Ermeni yurdu söz konusu olamaz; olursa görüşmelerin kesilmesi gerekir.
2- Kapitülasyonlar kabul edilemez.
Bir haftalık gecikmeden sonra 20 Kasım 1922 tarihinde çalışmalarına başlayan konferansta ingiltere, Fransa, italya, Japonya, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya devletlerinin karşısında Türkiye tek başına idi.


Lozan'da görüşülen konuları başlıca iki ana grupta toplayabiliriz: Yunanistan ile Türkiye arasındaki sorunlar ve Türkiye ile diğer devletler arasındaki sorunlar.


Konferansta kapitülasyonların kaldırılması ve Osmanlı borçlarının bölüşülmesi konusunda bir anlaşmaya varılamadı, her iki konuda da Batılı taraflar yeni Türk Devleti'nin kabul edemeyeceği kadar ağır koşullar ileri sürüyorlardı.
Bunun üzerine Türk temsilciler Kurulu 4 Şubat 1923'te Lozan'ı terk etti. Konferans yoğun diplomatik çabalar sonunda 23 Nisan 1923'te tekrar toplandı.


Türk Temsilciler kurulu, özellikle kapitülasyonlar ve Osmanlı borçları konularında gerçek bir diplomatik zafer kazanmıştır. Lozan Barış Antlaşması'nın belli başlı hükümlerini şöyle özetlemek mümkündür:


SINIRLAR
Suriye Sınırı: Fransızlarla daha önce imzalanan Ankara Antlaşması'nda da gösterilen sınır kabul edilmiştir.


Irak Sınırı: Bu sorun çözülemedi. Musul sorunuyla birlikte dokuz ay içinde çözülmesi karara bağlandı.


Batı Sınırı: Misak-ı Milii'ye göre çizildi. Ama Batı Trakya ile Ege Adalarını alamadık. Karaağaç ve yöresi savaş tazminatına karşılık Yunanlılar tarafından bize verildi.


KAPİTÜLASYONLAR
Lozan Barış Antlaşması ile yapısal, parasal, yönetsel ve ekonomik olarlarda yüzlerce yıl süren bütün kapitülasyonlar toptan kaldırılmıştır.


AZINLIKLAR
Bütün azınlıklar Türk uyrukludur. Doğu Trakya ile Anadolu'daki Rumlar, Yunanistan'daki Türkler değiş-tokus edileceklerdir. İstanbul'un yerlisi Rumlarla Batı Trakya'daki Türkler bunun dışında kalacaklardır.


SAVAŞ TAZMİNATLARI
Yunanistan, savaşta Türklere ağır zararlar verdiğini kabul ediyor bu nedenle tazminat vermesi gerektiğini kabul ediyordu. Türkiye bu hakkından, Karaağaç ve yöresini alarak vazgeçiyordu.


DEVLET BORÇLARI SORUNU
Osmanlı Devleti'nin borcu. 1854 yılından, 1, Dünya Savaşının sonuna kadar büyük bir toplama ulaşmıştı. Bu borçlar Lozan'da düzenli taksitlere ayrılmıştı. Borçların ödenmesi üzerinde her türlü yabancı denetimi gözetimine son verilmişti.


BOĞAZLAR SORUNU
Askeri olmayan gemi ve uçaklar barış zamanında Boğazlardan serbestçe geçebilceklerdi. Türkiye bir-savaşa girmiş ise tarafsız gemiler boğazlardan geçebilirlerdi. Türkiye düşman gemilerine ve uçaklarına dilediği gibi davranabilecekti.


Askeri gemiler ve uçaklara gelince; Barış zamanında Karadeniz'e doğru geçişte, bu denizde sahili bulunan devletlerden en güçlü donanmaya sahip olanın elindeki gemi ve uçak toplamından fazlası geçirilmeyecek.


Boğazlardan geçişi uluslararası bir kurul düzenleyecekti. Başkanı Türk olacaktı. Boğazların her iki yakası askersizleştirilecekti.

Lozan Barışı yeni Türk Devletini bütün dünyaya kabul ettirmişti.
Osmanlı imparatorluğu'nun bıraktığı sorunların hemen hepsi çözülmüştür. Bu barış ile tüm bağımsızlığımız gerçek anlamıyla tanındı.
Ünite 11 Degerlendirme Sorulari

1- Lozan Konferansı'nda Türkiye ile Yunanistan arasında hangi konu sorun olmuştur?


Kıbrıs'ın hangi ülkeye ait olacağı

Savaş tazminatı ödenmesi

Ege'nin boşaltılması

İstanbul'un boşaltılması

Batı Trakya'nın geleceği

2- TBMM Lozan Barış görüşmelerine İstanbul Hükümeti'nin de katılmak istemesi üzerine hangi karart almıştır?


Saltanatın kaldırılması

Osmanlı hanedanının yurt dışına çıkarılması

Halifeliğin kaldırılması

Padişahın İstanbul'dan uzaklaştırılması

Cumhuriyetin ilanı

3- Lozan'a giden Türk Temsilci Kurulu hangi konuda ödün vermeyecekti?


Batı Trakya'dan vazgeçmek söz konusu olamaz.

Ermenilere toprak bırakılamaz.

Hatay ulusal sınırlar dışında bırakılamaz.

Ege Adaları mutlaka alınacaktır.

Musul kesinlikle terk edilemez.

4- Türk Hükümeti Lozan'da hangi konularda tam olarak bir sonuç alamadı?


Adalar ve Boğazlar

Azınlıklar

TBMM'nin tatımında

Kapitülasyonlar

Misak-ı Milli sınırlarının oluşumunda

5- TBMM Hükümeti Doğu Trakya'yı Yunan işgalinden aşağıdakilerden hangisiyle kurtarmıştır?


Mudanya Ateşkes Antlaşması
Lozan Barış Antlaşması

Büyük Taarruz
Ankara Antlaşması

Kars Antlaşması

6- Saltanat Kurumu aşağıdaki tarihlerin hangisinde kaldırılmıştır?


29 Ekim 1923
23 Nisan 1920

26 Ağustos 1922
1 Kasım 1922

3 Mart 1924

7- Son Osmanlı padişahı Vahdettin, saltanat kaldırıldıktan sonra 17 Kasım 1922'de hangi ülkenin askeri makamlarına sığınmıştır?


Fransa
Almanya
İngiltere
Yunanistan
ABD

8- Lozan Barış Antlaşması'na katılan TBMM Hükümeti temsilcisi kimdir?


Refet Bey
Kazım Karabekir Paşa

İsmet Paşa ı
Ali Fuat Paşa

Rauf Bey
 
Geri