ATATÜRK'Ü ANARKEN
Muhterem hemşerilerim;
Başka bir sohbetimde demiştim: Mustafa Kemal ATATÜRK'ü anmak kadar anlamak da lazım.
Anlamak için de onu tanımak icap eder.
Mustafa Kemal ATATÜRK bir askeri deha, büyük bir komutan, büyük devlet adamı ve her şeyin üstünde büyük bir insandı.
Bu eşsiz insanın hayat hikayesi mi?
İşte size fotoğraflarla çok kısa öyküsü..
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE'DE
Birinci Dünya Savaşı 28 Temmuz 1914'te başladı ve 11 Kasım 1918'de MONDROS Mütakeresi ile sona erdi.
Bu savaşta dokuz milyon insan öldü, yirmi milyon yaralı ve gazi kaldı. Dört yıl sürdü, 200 milyar dolara mal oldu.
Birinci Dünya Savaşı İTİLAF devletleri topluluğu ile ki bunlar Büyük Britanya İmparatorluğu (İngiltere), Fransa, İtalya ve Rusya idi.
Bu topluluğun karşısında da İTTİFAK devletleri koalisyonu vardı. Onlarda: Avusturya, Macaristan, Almanya, Bulgaristan ve en son kendini savaşın içinde bulan Osmanlı İmparatorluğu.
İTİLAF devletleri Osmanlı İmparatorluğu'nun bohçasını dürüp tarihe gömelim düşüncesi ile Çanakkale Boğazı önüne dünyanın en büyük deniz kuvvetleri ve piyadeleriyle geldi. Boğazdan geçip Osmanlı İmparatorluğu'nun Başkent'i İstanbul'u istila etmek istedi.
İşte orada:
ÇANAKKALE geçilmez dedi Miralay MUSTAFA KEMAL.
Muhteşem İTİLAF devletleri ordusunun karşısında bir avuç denecek kadar yürekli TÜRK askeri ve komutanı Vatan'ını korudu.
Ve bakınız o muhteşem İTİLAF devletleri ordusu Başkomutanı o zaman dünya imparatorluğu durumunda olan İngiliz Amiral HAMİLTON kendi Milli Savunma Bakanlığı'na gönderdiği mesajda ne diyor:
Rıza Kırlıdökme
Araştırmacı- Yazar
"İngiltere Harbiye Bakanlığına,
Niçin geriye çekildiğimizi soruyorsunuz, bütün gerçeği tüm açıklığı ile size bildirmek isterim. Çok cesur muharebe eden, en iyi sevk ve idare edilen asil Türk Ordusunun ve Albay Mustafa Kemal gibi dahi bir komutanın karşısında bulunuyoruz. Bunu hiçbir zaman unutmayalım."
General Hamilton
Çanakkale İngiliz Başkomutanı
17 Ağustos 1915
MUSTAFA KEMAL 1881'de SELANİK'te doğdu ve 10 Kasım 1938'de dokuzu beş geçe İSTANBUL'da Dolmabahçe Sarayı'nda öldü.
Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mirasından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım.
Ben yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım.
Bence bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın yerleşmesi ve yaşaması mutlaka o milletin hürriyet ve bağımsızlığına sahip olmasına bağlıdır.
Çanakkale'de Türk Ordusu Komutanı Miralay MUSTAFA KEMAL: O zaman Büyük Britanya İmparatorluğu'nun müstemlekesi olan Yeni Zelanda, Avustralya ve Hindistan'dan gelen ve ölen düşman askerlerinin yürekleri acı içinde yanan anaların gözyaşlarını dindirmek için, Türk onuruna yaraşır bir şekilde yukarıda gördüğünüz Anıtmezar yapılmıştır.
Yan sayfada büyük ATATÜRK'ün bu yabancı asker ve analarına hitabeti ender tarihi bir söylem olarak herkese ibret olsun.
Mustafa Kemal ATATÜRK bakınız aşağıda vatanını istilaya gelen yabancı asker ve analarına nasıl sesleniyor:
Bu Dünya'da biraz savaş tarihi bilen akıllı insanlara soruyorum: Vatanını istilaya gelen düşman askerlerine böyle bir anıt mezar ve analarının evlat acısını dindiren bir komutana rastlanmış mıdır?
Yine akıllı insanlara soruyorum;
Böyle bir komutan dünya tarihinde var mıdır?
Mesudum, çünkü muvaffak oldum.
Atatürk yukarıdaki bu veciz sözü niçin söyledi?
Çünkü,
O Türkün anayurdu olan Anadolu'yu istilaya gelen bütün dünya güçlü devletlerinin ordularını savaş kurallarına göre önce misafir etti, sonra:
"Yeter bu kadar, artık siz ailelerinize ve vatanınıza dönünüz."
Diyerek bugünkü Türk yurdunu bağımsızlığa kavuşturduktan sonra TÜRK ulusuna:
İşte size bir "VATAN" demiştir.
O daha önce kendisine düşman olan bütün ulusları günün koşullarına göre bir dost kabul etmiştir.
ATATÜRK Türkiye Cumhuriyetini kurduktan sonra bu devletin milli sınırları dışına hiç çıkmamıştır.
Ama aşağıda ve yanda gördüğünüz fotoğraflarda olduğu gibi daha evvel düşman olan bütün ulusların devlet ve hükümet başkanları onu hep ziyaret etmişlerdir.
"Biz Yeni Türkiye Cumhuriyeti ile yalnız dost olabiliriz." Diyen Yunan Başbakanı Elefterios Venizelos 29 Ekim 1930'da yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz gibi Ankara'yı ziyaret etmiş, daha önce bir asır Türklerle mücadele yapan Yunan Başbakanı Atatürk'le buluşmuş ve Türk - Yunan uluslarını bu iki büyük devlet adamı barıştırmıştır.
Atatürk önce bütün komşuları, sonra da bütün dünya ulusları ile
Yurtta sulh, dünyada sulh prensipleri içinde Türkiye Cumhuriyeti'ni çağdaş uluslar camiasına eşit ve saygılı bir devlet seviyesine getirmiştir.
A T A T Ü R K'ten Veciz Sözler
Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir! Benim kuvvetim; benim size olan sevgim sizin bana olan sevginizdir.
***
Biz uygarlıktan, ilim ve fenden kuvvet alıyoruz ve ona göre yürüyoruz.
***
Medeni ve uluslar arası kıyafet, bizim için, çok cevherli, milletimiz için layık bir kıyafettir. Onu giyeceğiz.
***
Toplumsal hayatın başlangıcı aile hayatıdır.
***
Medeniyim diyen Türkiye'nin hakikaten medeni olan halkı baştan aşağıya dış görünüşü ile dahi medeni ve olgun insanlar olduğunu fiilen göstermeye mecburdur.
***
Memleket muhteliftir, fakat uygarlık birdir. Ve bir milletin ilerlemesi için de bu yegane uygarlığa iştirak etmesi lazımdır.(1923)
Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.
Sizlerden çok şeyler bekliyoruz. (1922)
ATATÜRK İçin Ne Dediler
MODERN ÇAĞIN YAPICISI
Jawaharlal Nehru (Hindistan Başbakanı)
Kemal Atatürk veya bizim O'nu o zamanlar tanıdığımız ismiyle Kemal Paşa, gençlik günlerimde benim kahramanımdı. Büyük devrimlerini okuduğum zaman çok duygulandım. Türkiye'yi modernleştirme yolunda Atatürk'ün giriştiği genel çabayı büyük bir takdirle karşıladım. O'nun dinamizmi, yılmaz ve yorulmak bilmezliği insanda büyük bir etki yaratıyordu. O, Doğuda modern çağın yapıcılarından biridir. O'nun en büyük hayranları arasında bulunmakta devam ediyorum.
***
"ATA'NIN ÖLÜMÜ BÜYÜK KAYIPTIR"
Winstaon Churchill (İngiltere Başbakanı)
Savaşta Türkiye'yi kurtaran, savaştan sonra da Türk ulusunu yeniden dirilten Atatürk'ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de en büyük kayıptır. Her sınıf halkın O'nun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahramana ve modern Türkiye'nin Ata'sına layık bir tezahürden başka bir şey değildir.
***
Muhterem hemşerilerim;
Mustafa Kemal Atatürk'ten fotoğraflar, onun söylediği veciz sözler, onun için söylenenlerden on sayfalık bir derleme sundum sizlere.
Kanım odur ki, dini, ırkı, rengi ne olursa olsun onun insanlığa bıraktığı emanetleri herkes koruyacaktır.
Çünkü; O'nun yolu aydınlıktır…
Muhterem hemşerilerim;
Başka bir sohbetimde demiştim: Mustafa Kemal ATATÜRK'ü anmak kadar anlamak da lazım.
Anlamak için de onu tanımak icap eder.
Mustafa Kemal ATATÜRK bir askeri deha, büyük bir komutan, büyük devlet adamı ve her şeyin üstünde büyük bir insandı.
Bu eşsiz insanın hayat hikayesi mi?
İşte size fotoğraflarla çok kısa öyküsü..
MUSTAFA KEMAL ÇANAKKALE'DE
Birinci Dünya Savaşı 28 Temmuz 1914'te başladı ve 11 Kasım 1918'de MONDROS Mütakeresi ile sona erdi.
Bu savaşta dokuz milyon insan öldü, yirmi milyon yaralı ve gazi kaldı. Dört yıl sürdü, 200 milyar dolara mal oldu.
Birinci Dünya Savaşı İTİLAF devletleri topluluğu ile ki bunlar Büyük Britanya İmparatorluğu (İngiltere), Fransa, İtalya ve Rusya idi.
Bu topluluğun karşısında da İTTİFAK devletleri koalisyonu vardı. Onlarda: Avusturya, Macaristan, Almanya, Bulgaristan ve en son kendini savaşın içinde bulan Osmanlı İmparatorluğu.
İTİLAF devletleri Osmanlı İmparatorluğu'nun bohçasını dürüp tarihe gömelim düşüncesi ile Çanakkale Boğazı önüne dünyanın en büyük deniz kuvvetleri ve piyadeleriyle geldi. Boğazdan geçip Osmanlı İmparatorluğu'nun Başkent'i İstanbul'u istila etmek istedi.
İşte orada:
ÇANAKKALE geçilmez dedi Miralay MUSTAFA KEMAL.
Muhteşem İTİLAF devletleri ordusunun karşısında bir avuç denecek kadar yürekli TÜRK askeri ve komutanı Vatan'ını korudu.
Ve bakınız o muhteşem İTİLAF devletleri ordusu Başkomutanı o zaman dünya imparatorluğu durumunda olan İngiliz Amiral HAMİLTON kendi Milli Savunma Bakanlığı'na gönderdiği mesajda ne diyor:
Rıza Kırlıdökme
Araştırmacı- Yazar
"İngiltere Harbiye Bakanlığına,
Niçin geriye çekildiğimizi soruyorsunuz, bütün gerçeği tüm açıklığı ile size bildirmek isterim. Çok cesur muharebe eden, en iyi sevk ve idare edilen asil Türk Ordusunun ve Albay Mustafa Kemal gibi dahi bir komutanın karşısında bulunuyoruz. Bunu hiçbir zaman unutmayalım."
General Hamilton
Çanakkale İngiliz Başkomutanı
17 Ağustos 1915
MUSTAFA KEMAL 1881'de SELANİK'te doğdu ve 10 Kasım 1938'de dokuzu beş geçe İSTANBUL'da Dolmabahçe Sarayı'nda öldü.
Hürriyet ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin ve büyük ecdadımın en kıymetli mirasından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım.
Ben yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım.
Bence bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın yerleşmesi ve yaşaması mutlaka o milletin hürriyet ve bağımsızlığına sahip olmasına bağlıdır.
Çanakkale'de Türk Ordusu Komutanı Miralay MUSTAFA KEMAL: O zaman Büyük Britanya İmparatorluğu'nun müstemlekesi olan Yeni Zelanda, Avustralya ve Hindistan'dan gelen ve ölen düşman askerlerinin yürekleri acı içinde yanan anaların gözyaşlarını dindirmek için, Türk onuruna yaraşır bir şekilde yukarıda gördüğünüz Anıtmezar yapılmıştır.
Yan sayfada büyük ATATÜRK'ün bu yabancı asker ve analarına hitabeti ender tarihi bir söylem olarak herkese ibret olsun.
Mustafa Kemal ATATÜRK bakınız aşağıda vatanını istilaya gelen yabancı asker ve analarına nasıl sesleniyor:
Bu Dünya'da biraz savaş tarihi bilen akıllı insanlara soruyorum: Vatanını istilaya gelen düşman askerlerine böyle bir anıt mezar ve analarının evlat acısını dindiren bir komutana rastlanmış mıdır?
Yine akıllı insanlara soruyorum;
Böyle bir komutan dünya tarihinde var mıdır?
Mesudum, çünkü muvaffak oldum.
Atatürk yukarıdaki bu veciz sözü niçin söyledi?
Çünkü,
O Türkün anayurdu olan Anadolu'yu istilaya gelen bütün dünya güçlü devletlerinin ordularını savaş kurallarına göre önce misafir etti, sonra:
"Yeter bu kadar, artık siz ailelerinize ve vatanınıza dönünüz."
Diyerek bugünkü Türk yurdunu bağımsızlığa kavuşturduktan sonra TÜRK ulusuna:
İşte size bir "VATAN" demiştir.
O daha önce kendisine düşman olan bütün ulusları günün koşullarına göre bir dost kabul etmiştir.
ATATÜRK Türkiye Cumhuriyetini kurduktan sonra bu devletin milli sınırları dışına hiç çıkmamıştır.
Ama aşağıda ve yanda gördüğünüz fotoğraflarda olduğu gibi daha evvel düşman olan bütün ulusların devlet ve hükümet başkanları onu hep ziyaret etmişlerdir.
"Biz Yeni Türkiye Cumhuriyeti ile yalnız dost olabiliriz." Diyen Yunan Başbakanı Elefterios Venizelos 29 Ekim 1930'da yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz gibi Ankara'yı ziyaret etmiş, daha önce bir asır Türklerle mücadele yapan Yunan Başbakanı Atatürk'le buluşmuş ve Türk - Yunan uluslarını bu iki büyük devlet adamı barıştırmıştır.
Atatürk önce bütün komşuları, sonra da bütün dünya ulusları ile
Yurtta sulh, dünyada sulh prensipleri içinde Türkiye Cumhuriyeti'ni çağdaş uluslar camiasına eşit ve saygılı bir devlet seviyesine getirmiştir.
A T A T Ü R K'ten Veciz Sözler
Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir! Benim kuvvetim; benim size olan sevgim sizin bana olan sevginizdir.
***
Biz uygarlıktan, ilim ve fenden kuvvet alıyoruz ve ona göre yürüyoruz.
***
Medeni ve uluslar arası kıyafet, bizim için, çok cevherli, milletimiz için layık bir kıyafettir. Onu giyeceğiz.
***
Toplumsal hayatın başlangıcı aile hayatıdır.
***
Medeniyim diyen Türkiye'nin hakikaten medeni olan halkı baştan aşağıya dış görünüşü ile dahi medeni ve olgun insanlar olduğunu fiilen göstermeye mecburdur.
***
Memleket muhteliftir, fakat uygarlık birdir. Ve bir milletin ilerlemesi için de bu yegane uygarlığa iştirak etmesi lazımdır.(1923)
Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.
Sizlerden çok şeyler bekliyoruz. (1922)
ATATÜRK İçin Ne Dediler
MODERN ÇAĞIN YAPICISI
Jawaharlal Nehru (Hindistan Başbakanı)
Kemal Atatürk veya bizim O'nu o zamanlar tanıdığımız ismiyle Kemal Paşa, gençlik günlerimde benim kahramanımdı. Büyük devrimlerini okuduğum zaman çok duygulandım. Türkiye'yi modernleştirme yolunda Atatürk'ün giriştiği genel çabayı büyük bir takdirle karşıladım. O'nun dinamizmi, yılmaz ve yorulmak bilmezliği insanda büyük bir etki yaratıyordu. O, Doğuda modern çağın yapıcılarından biridir. O'nun en büyük hayranları arasında bulunmakta devam ediyorum.
***
"ATA'NIN ÖLÜMÜ BÜYÜK KAYIPTIR"
Winstaon Churchill (İngiltere Başbakanı)
Savaşta Türkiye'yi kurtaran, savaştan sonra da Türk ulusunu yeniden dirilten Atatürk'ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de en büyük kayıptır. Her sınıf halkın O'nun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahramana ve modern Türkiye'nin Ata'sına layık bir tezahürden başka bir şey değildir.
***
Muhterem hemşerilerim;
Mustafa Kemal Atatürk'ten fotoğraflar, onun söylediği veciz sözler, onun için söylenenlerden on sayfalık bir derleme sundum sizlere.
Kanım odur ki, dini, ırkı, rengi ne olursa olsun onun insanlığa bıraktığı emanetleri herkes koruyacaktır.
Çünkü; O'nun yolu aydınlıktır…