Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Atasözlerinin Gerçek Anlamları ve Alternatif Atasözleri
Peki ya dört gün misafirleri yok mudur? Ya da 3 saat oturmaya gelen layt misafir midir? Yatılı misafirimiz 3.günün sonunda halen misafirliğe devam ediyorsa haddini bilmez midir? Ahlaksız ve alçak mıdır? Bunu söyleyen ata gerçekten de ardında tam bir muammara bırakmıştır Esef'le birlikte kınıyorum. Benin 13 günlük misafirim bile olabilir s e n e n e b e a d a m !
* * *
Günün alternatif atasözü:
"Limona dil atan portakalı emcükler."
Limon ekşi ve aslında yenmemesi gereken, sadece saça sürülüp şekil vermemize yarayan bir nimettir, buna rağmen limonu yiyebilen kişi, portakalı daha ballı olduğu için çok sever ve iştahla emcükler.
Misafir 3 günden sonra ev sahibi gibi oluyor,öyle davranıyor.
Yatağını bile vermek zorunda kalabiliyorsun ve roller değişiyor o an,
Misafirin aslında sen olduğunu farkediyorsun.:T:
"Param seni vereyim de mi düşman olayım, vermeyeyim de mi düşman olayım? Vermeyeyim de düşman olayım."
Gerçekten rezaled 1 atanın sözü, hangi kafayla böyle 1 söz söylemiş bilemiyorum fekat hem soru sormuş hem de cevab vermiş, sanırım yalnız, pinti ve os1ci 1 ataydı. Aynı dönemi 1 atası da şöyle diyordu; "Para elinin kiri." bu ata o da ata peki nerde hata? Diyor ki, aman paramı vermeyeyim, kimsenin işini görmeyeyim, bonkör 1 human olmayayım. Şimdi sormak istiyorum; paranı vermedin de, öbür tarafa mı götürdün Bey Ataaa!?
Yazıtlar olsun böyle pinti atalara.
* * *
Günün alternatif atasözü:
"Anam seni vereyim de mi düşman olayım, vermeyeyim de mi düşman olayım? Aman kaç yaşında dul kadınsın ne halin varsa gör benene."
İşte 1 atasözü böyle olmalıdır, dul 1 kadın artık evlenmek ister, "oğul oğul der, rızan var mı? Ahmet Bey beni istermiş.", oğlan da "ne halin varsa gör sanki Ahmet'le ben evleniçem hasbinallahvelikelmedlin ya." der.
Olması gereken tavr budur, herkesin hayatına kim müdahil olabilir ki?
"Bir avuç altının olacağına, bir avuç toprağın olsun."
Afedersiniz ama ben bu ataya "Sn. Dede altın fiyatlarından haberin var mı? Bir avuç altın ne kadar eder sen biliyon nu?" diye sormak istiyorum. Bu ne kendini bilmezlik ne ileriyi göremezliktir? Böyle kıcıg ve dar zihniyetli atalara neden söz hahhı vermişler acabamki? Bir avuç toprakta çiçek bilenem yetişmez Allah belamı Helsinki! Duyduğum en tuhav atasözleri top list'e balıklama atlar imanın dostlar...
Bu atayı da Esef'le birlikte kınıyorum...
* * *
Günün alternatif atasözü:
"Çapkın yalnızlığa düşünce, eski rehberi kurcalar."
İşte 1 atasözü böyle olmalıdır, çapkınlar cinsiyetleri farketmeksizin yalnız kaldıklarında dara düşerler, alışmadıkları bu durumdan çıkmak içinse hemen eski fanfirilop yaptıkları partnerlerinin kapısını çalmak için kah fihristleri, kah akıllı cep telefonu dijital rehberlerini karıştırır, vaktinde ortak arkadaşlık yaptıkları kişilere "Aysel'in numarası var mıydı sende? Ben kaybetmişim de." diyerek ayak yaparlar.
Aslen Hollandalı 1 atanın söylediği bu sözün ne anlatmak istediği tam 1 muammaradır. Adama adama markajın dozunun arttığı bu sözde, her şey baştan sona Hataylı. Adamla adam fanfirilop yapıyor olabilir, buna sözüm yok ama neden 1 kere aldatmayla kısıtlanıyor ruh ve bedenler? Size de tuhav geldi değil mi? "Adam olan adam, sevgilisi olan adamı 1 defalığına adam gibi 1 adamla, adam gibi aldatarak aldatmanın hakkını verir." manasında 1 söz mü bu? Yıllar önce Burak Kut'un da belirttiği "yaşandı bitti saygısızca, aldatmanın tadına varınca" sözünden anladığımız üzere aldatım tadına varılınca devam ettirilen tattoo gibi 1 şeydir.
Olmamış. Bu atayı da Esef'le birlikte kınıyorum.
* * *
Günün alternatif atasözü:
"Doyumsuz muamezekâr arayan, beş parasız kalır."
İşte 1 atasözü böyle olmalıdır. "Muamezekâr Yaşam" kaidelerine göre muamezekârlığın olmazsa olmazlarından 1i de doyum dürümüdür. Muamezekâr sınırı bilir, dürümü zorlamaz, yeterliliği hemen sağlar, edinimsel faaliyetlerde edinim fazlasını bünyesi kabul etmez. Bu uğurda fütursuzca arayışlara devam eden 1 1ey bîtap düşmeye ve yenilmeye mahkumdur, beş parasız kalacak, aradığı muamezekâr partnerine de azla ulaşamayacaktır.
Böyle kolpasyon sözü de ilk defa duyuyorum imanır mısınız?
REZALED 1 atasözüyle daha kendimin karşısındayım. Yahu bunlar zavallı ya! Hayatımda daha hiçbir Bey'in fırını olduğunu görmediğim gibi, hiçbir fırından da has çıktığını görmedim. Fırınlardan n'eblim, pide ekmeği, somun ekmeği, göçmenlerin fırınından göçmen ekmeği, yavaş çalışan fırınlardan lavaş ekmeği filan çıkar, en olmadı müşteri bir tepsiye patlıcan, domates, biber dizip verir, fırıncı fırının derinliklerine bu tepsiyi dehler ve kısa süre sonra bu zerzevatlar közlenlenmiş olarak çıkar. Bu ata bu sözü neresinden çıkarmış, bu dürüm tam bir muammara.
* * *
Günün alternatif atasözü:
"Baklagilleri yiyen, gaz çıkarır."
İşte 1 atasözü böyle olmalıdır. Her baklagil yiyen 1ey bilir ki, takribi 2 saat sonra osum osum osuracaktır. Baklagillerin içerisinde oligosakkarit bulunduğu, efendim enzimlerimizin yetersiz kaldığı için gaz oluştuğu gibi mesnetsiz malumatlar bulunmaktadır bunlar imanın ki yanlıştır! Doğu Rus'u şöyledir, baklagil tarımı yapan çiftçiler, baklagillere gaz yapıcı yapay ilaç atarak baklagillerin küçük gaz bombaları olmalarını ve yiyenlerin de osurmalarını sağlarlar çünkü baklagil yedikten sonra neden osurmayalım?
Misafir atasözüne ben de bişey dicem.
3 gün krallar gibi ağırladum seni, 4. Gün para suyunu çekti lan bi defol git artık, yada akşam eve ekmek getir .p
Gerçekten de irezil ataların varlığıyla yüzleşmemiz gerekiyor sevgili sevgililer. Aynı dönemin bir başka atası da şöyle diyordu: "Su içene yılan bile dokunmaz." Peki su içene dokunmayan yılan dostlarımız, hac görevini yerine getirmiş mübarek sakallı hacı dedelerimizi niye soksun ki? Buna kim imanır? Hayvanlar müslüman dostlarımızdır ve münafık eylemlerden kaçınırlar, dolayısiyle bir yılanın hacıyı hele de mübarek deve hayvansısının üzerindeyken sokması gerçekten tam 1 hayal Ürdün'üdür, bu ata her kim bilmiyorum ama halt edmiş sevgili dostlar.
***
Günün alternatif atasözü:
"Onmadık chubby'nin çorabı kolay kaçar."
İşte 1 atasözü böyle olmalıdır. Chubby hem sevdiğimiz 1 kategori hem de erkeklerin ekseriyetle hoşlaştığı 1 kadın tipidir, hatta Anadolu'da "Chubby olsun 5 kilo fazla olsun." diye bir söz bile vardır imanır mısınız? Etine dolgun kadınların bacakları löp löp et olduğu için, giydikleri ten çorap gerilmeye yeterli mukavemet gösteremez, "esneklikte bir yere kadar ha!" der ve maalesef halk arasında çorap kaçması denilen olay V U K ' Û bulur imanın ki. Bu dürümü önlemek için çorabı giymeden evvel bacaklara önleyici krem sürmek ve mümkünse etli löp löp bacaklara uygun bedende çorap seçmek gereklidir.
Evet kulağa hoş gelmese de böyle durumlar var... Birçok şeyin getirisi az çok bellidir, içli köftenin hamuru kalın olursa sıkar, aç karna şalgam içilirse vırik yapar, taşa oturursan çişin yakar, vıttırıvızzık kıza tutulursan ortada kalırsın, gibi... Turp hadisesi de böyledir, yarım turbu bol limonlayıp tuzlayıp yiyorsan, 1 saat sonra atışlar başlayacak demektir.
Bu sözü söyleyen atalar, hurmaların fazla tüketilmesinden mütevellit malum noktada oluşan gıdıklanmavari ve rahatsız edici tırmalanmayı çok mühim görmüşlerdir. Efendime söylim; hurma kutsal bir meyvedir. Orucu hurmayla açmak sünnettir. O halde totonun tırmalanması farzdır.Afagshzjrjdjdnn Hsjtwphelhskgw