Sen yürüyen bir günahken başlı başına, hangi cennetin kapılarını bana açacaksın? Ömür dediğin bir an, aynı yerde buluşacağız; orada yüzüme nasıl bakacaksın?
Hayat senden aldıklarını değil, seninle yaptıklarını yazacak hesabına, sen kırdığın gönülleri hangi cebine saklayacaksın? Vakti gelince çıkacak her şey meydana, Yaradan da mı utanmayacaksın?
Sohbetin güzel, yüzün güzel, bir tek kalbin kara senin. Aşkı elinde oyuncak etmişsin, çok uzun sürmez ömrün senin.
Dilimde ahım da kalmadı, sana söyleyecek sözüm de yok. Öyle yorgun ki gönlüm, bence artık hiçbir söze hacet yok!
Bu gönülsüz bir aşk aslında; yani hiç seni sevmek istemiyorum. Gel gör ki; kalp alıştığı yerde rahat, laf da geçiremiyorum.
Bunca yılın ardından vazgeçmek de çok zor. Alışkanlıklar sarıyor etrafımı, nereye gideceğim? Başka gönülde nasıl yaşanır bilmiyorum, sonra düşer içime büyük bir kor.
Sen gezip tozarken orda burada, ben ömür çürütmekteyim. Ne geceye yakışır gözyaşım, ne gündüze; sanki adım adım ölüme sürüklenmekteyim.
Hiçbiri mantığı yok seni sevmenin, oysa akılla sever insan, biliyorum. Ancak bağlıyor elimi, kolumu şu korkular; belki de sadece korktuğum için gidemiyorum.
Şimdi camı açıp, temiz bir nefes alır gibi, içime yeni bir aşk çekmek istiyorum. Sen bir çekilsen önümden, başka sevdaları da görmek istiyorum.
Aşkın ömrü kaç yıl derler? Ben hepsinden habersizim. Benim aşkım ömürlük de sürerdi ama senin gibi bir vicdansız karşısında bildiğin çaresizim.
Hayat senden aldıklarını değil, seninle yaptıklarını yazacak hesabına, sen kırdığın gönülleri hangi cebine saklayacaksın? Vakti gelince çıkacak her şey meydana, Yaradan da mı utanmayacaksın?
Sohbetin güzel, yüzün güzel, bir tek kalbin kara senin. Aşkı elinde oyuncak etmişsin, çok uzun sürmez ömrün senin.
Dilimde ahım da kalmadı, sana söyleyecek sözüm de yok. Öyle yorgun ki gönlüm, bence artık hiçbir söze hacet yok!
Bu gönülsüz bir aşk aslında; yani hiç seni sevmek istemiyorum. Gel gör ki; kalp alıştığı yerde rahat, laf da geçiremiyorum.
Bunca yılın ardından vazgeçmek de çok zor. Alışkanlıklar sarıyor etrafımı, nereye gideceğim? Başka gönülde nasıl yaşanır bilmiyorum, sonra düşer içime büyük bir kor.
Sen gezip tozarken orda burada, ben ömür çürütmekteyim. Ne geceye yakışır gözyaşım, ne gündüze; sanki adım adım ölüme sürüklenmekteyim.
Hiçbiri mantığı yok seni sevmenin, oysa akılla sever insan, biliyorum. Ancak bağlıyor elimi, kolumu şu korkular; belki de sadece korktuğum için gidemiyorum.
Şimdi camı açıp, temiz bir nefes alır gibi, içime yeni bir aşk çekmek istiyorum. Sen bir çekilsen önümden, başka sevdaları da görmek istiyorum.
Aşkın ömrü kaç yıl derler? Ben hepsinden habersizim. Benim aşkım ömürlük de sürerdi ama senin gibi bir vicdansız karşısında bildiğin çaresizim.