Bu gün sanki hergünden daha bir beterim ,içimde anlatımı zor olan bir şeyler var
Sanırım zaman geçtikçe ve tükendikçe bazı şeyler insan farkına varıyor eksiklerin
Tadımsız zamanlardan geçiyorum zamansız anlardan benim olmayan
saniyelerle raksetmekte an,ha şimdi ha birazdan
Göçüm yolu duraksız nefeslenmeye bile zamansız,içte fırtına ruhta dinginlik anlamsız?
Gel-git yürekte feryat figansız acımsı bir yanım var ,anlayana bile faydasız
Oturdum bir göçebe çadıra,yollukuz susuz,bir garip neyinde üfledi çareyi
Dudaklar kuru-kulaklar yolcusuz ney ağladı halime benden bi haber
Çare-sizsiniz dedi neyzen kendi çaresizliğinden geçerken
Al kendini gel bize uğra bir ara,ama ruhunu başka yerde unutma
Unutma dedi hakkını verdiğin zülmü,çektiğin sabır tesbihini,unutma
Sen en güzelini çektin çilegahında aşk denilen illetin
Dergahında muhabbetlere tanıksın hayasızlığın ve zilletin
Uzat hakka elini elin boşkalsada yerin yanım
Ben daha ne yüreklerde yangınlara sebeb,kıvılcımlar çakarım
Adım Figen lakabım sahra,bir yanım çiçek tarlası bir yanım vaha
Serabımdan aşk şerbeti içmedi hakkıyla kimse daha
Yangınların ortasında meleklerim sohpetinden yana
Sorgulardan kendimce cevaplarım sorulmayan nice sorularım var hala.
Gündüzden geceye sual olunmuyor madem güneşe ve aya
Yıldızlar kayarken şaşkınlığımız saklanmıyorsa aşikar
Her aldığım nefes ve gerisin geri verdiğim üflemeden
Daha alacağım nice kaybolmuşluklarım var
Kıssadan hisse yaşamlar,riyakarlıklar diz boyu
Anasından ak kaşık doğanlar şimdi benimle oynuyor aşk denilen oyunu
Ebesi sobesi kendilerince,hayatın içinde yaşamlar
Her geceden sabaha ,elbet birgün hakkınla son bulacak akşamlar…