........Aşktır..( O )..

Konu sahibi son olarak 1885 gün önce görüldü
Aşktır..( O )....
Yağmur tanesidir..
Kâbenin siyah örtüsüne yüz sürenin gözünden dökülendir
Mecnun leylaya sen de kimsin dediğinde çöl marallarının
gırtlağına takılandır

Aşktır ..
Cehennemin kapısında,
cennetin tam ortasında durabilendir.
Gücü yetendir.
Şimdi herkesi biraz ona benzeten,
şimdi her gördüğünü o zannedenin mahur efkarıdır.
Yasak tanımayandır.
Hayat acil servislerinde kanayan,aranılan kanı bulamayanların
felaketidir.

Aşktır ..
En çok İstanbul,
en akşam Ankara,
en ikindi İzmir,
en karlı Erzincan,
en deli Rize,
en gece Eskişehir,
en gizli Mardindir.
Bir abadır.
Bir hırkadır.
Bir solukta kırkbin kere adını söyletebilendir.

Aşktır ..
Bahta yemin ettirendir.
Zamana kafa tutturandır.
Hesap günü kargaşasında anaya yavrusunu unutturan
neyse, istediğinde insana herkesi ve her şeyi öyle
unutturandır

Aşktır ..
Mahpushanedeki ilk akşamın ilk cigarasıdır.
Hemşirenin kucağında iki kilo sekizyüz gramlık kütlesiyle,
yarım yamalak gözünü size doğru dönüp bir şey söylemeye çalışandır.
İlk orucun iftarının ilk zeytinidir.
Simsiyah saçlardır.
Zifir akşamlardır.
Boğaz köprüsünün üzerinde atlamasınlar diye polislere
nöbet tutturandır.

Aşktır...
Bir fotoğrafın yıllar sonra kanamaya başlamasıdır.
Ayasofyada İsanın gözünden süzülen yaş tanelerini görebilme
marifetidir.
Eylül akşamlarında gelip gözlerinde duran,
yakalandığında çaresiz kılandır.

Aşktır ..
Yola koyulduğunda ayrılığı,
unutulduğunda ağlamayı,
her hatırlandığında yıkılmayı sevdirendir.
Menekşeye konuşmayı öğretendir.
Şubat ayına terk edilmeyi.

Aşktır ..
Yeni çıkan şarkılardır.
Suya yazılmış yazı, kalbe çizilmiş bir ad,
sadece paslı bir bıçak, baldıran zehri,
gün Siirtin fıstık bahçelerinin üzerinden batarken
güneşin mehtaba dönüştüğü an,
her kaybedildiğinde kazanılandır.

Aşktır ...
Bir insanın üç günlük dünya hayatında karşısına
çıkabilecek en büyük numaradır.
Sihirdir.
Büyüdür.
Neden saçları beyazlamışsa ondandır.
Mektupları yaktın,resimleri yırtın deyip de yine de ömrü
boyunca unutulamayacak olandır.

Aşktır ..
Talandır ... Yangın yeridir ..
Dağları yürütendir ..
Bir gece ayı sol, güneşi sağ eline verseler de vazgeçilmez
olandır.

Aşktır...
Damda deve aratan, balıklara iğnesini getirten,
çok yücelten, yerin dibine batırandır.
Zevaldir,Kuşluktur;

Ebu Bekir adında birinin yol arkadaşlığıdır.
Fatımanın paklığıdır.
Zeynebin cesaretidir.
Vahşinin pişmanlığıdır.

Aşktır ..
Feleği şaşırtandır.
Aşktır ..
Herkes için bir keredir.
O yüzden başta olandır.
O yüzden başlatandır.

Oyüzden aşk, Onadır..
 
"kitab-ı aşk"tan

Sahi, neydi sevgi?

Bir çuhayı ipek görebilmek miydi; toprağı amber niyetine koklamak mı?
Sureti sîrete, arazı cevhere, bedeni ruha köle eylemek miydi sevgi?
Sevgi bir iyilik miydi, şefkatli bir cümlecik mi?
Neydi sevgi, dış mıydı, yoksa iç mi; zahir miydi, yahut bâtın mi;
kalıp mıydı, ya ki can mı?
Var olmak mı, varlıktan geçmek mi?
Dünyaya gülmeye mi gelmiştik, ağlamaya mi; ölüyor muyuz,
yoksa doğuyor mu?

Sevgi neydi?!..

Unuttuk, acep neydi sevgi?
Bir yetimin başını okşarken dimağımıza yerleşen tat mıydı o?
Bir bebeğin süt kokulu tenindeki su çiçeği miydi?
Sabah evden çıkarken özlemeye başladığımız bir ses miydi?
Hatırlayanınız var mı, sevgi neydi?

NEYDİ..???
frown.gif
frown.gif
 
Geri