Yandı.
Bitti.
Kül oldu...
Aşk dediğin sancısı büyük olgu.
Yozlaşmış insanların ağında,
Farklı anlamlar yüklendi sırtına.
Aşktı bu;
Acı çekmekti, sevdalı yüreklerin lûgatinde,
Yürek yanar, kalp titrer, gözyaşı bırakırdı kendini duyguların eşliğinde...
Kimi zaman karşılıksız,
Kimisi imkansız, şanssız,bedbaht..
Yüreklerdeki derin sızı,
Sonu olmayan bir elemdi; acılı aşk...
Aşk; anlamsız sevmekti bazen..
Tanımadan ( neyi/kimi/neden sevdiğini),
Nedensiz tutulmaktı bir çift göze.
Hayaller kurmak, sevdiğinin düşlerinin tam aksine..
Biterdi anlamsız aşklar,
Geride yaralı bir yürek bırakarak,
Ansızın gelen (anlamsız) bir yıldırım aşkıyla..
Keşfetmekti aşk; şairlerin dilinden.
Derinden incelemek özelliklerini sevdiğinin..
Her yönüne bir dize,
Her bakışına farklı bir mana..
Her hatasında bir ızdırap,
Her ızdırap ile harikulade bir şiir..
Şiir biter.
Keşif biter.
Aşk bu diyardan gider..
Nice ulaşılmazdı aşk,
Şarkıların ahenkli dilinde..
Hiç bitmezdi bu derin yara, yaşayanların gönlünde,
Küçük bir zerre olsa dahi..
Anılırdı her bir acıyla yeniden...
Aşk; şehvet dendi.
Bedenden bedene geçmesi beklendi.
Beklenen olmadı, olamazdı da
Işıklar söndü ve aşk bitti...
Oysa aşk; aramaktı uzun düşünce nöbetleriyle,
Ve bulmaktı O'nu ötesinde sınırların.
Hiç şüphe duymaksızın güvenerek;
O'na dayanmak.
O'ndan istemek.
Sevmek O'nu her şeyden/herkesten daha çok..
Aşk, yönelince O'na
Acıtmazdı sol yanını/canını.
İhanet etmezdi asla.
Karşılık beklemez,
Mutluluk verir,
Huzur doldururdu yüreciğini...
Aşktı bu;
Değer bulurdu; Allah ile anıldığı zaman..
Ve huzur bulurdu kalpler; Ancak Allah'ı andığı an...
Bitti.
Kül oldu...
Aşk dediğin sancısı büyük olgu.
Yozlaşmış insanların ağında,
Farklı anlamlar yüklendi sırtına.
Aşktı bu;
Acı çekmekti, sevdalı yüreklerin lûgatinde,
Yürek yanar, kalp titrer, gözyaşı bırakırdı kendini duyguların eşliğinde...
Kimi zaman karşılıksız,
Kimisi imkansız, şanssız,bedbaht..
Yüreklerdeki derin sızı,
Sonu olmayan bir elemdi; acılı aşk...
Aşk; anlamsız sevmekti bazen..
Tanımadan ( neyi/kimi/neden sevdiğini),
Nedensiz tutulmaktı bir çift göze.
Hayaller kurmak, sevdiğinin düşlerinin tam aksine..
Biterdi anlamsız aşklar,
Geride yaralı bir yürek bırakarak,
Ansızın gelen (anlamsız) bir yıldırım aşkıyla..
Keşfetmekti aşk; şairlerin dilinden.
Derinden incelemek özelliklerini sevdiğinin..
Her yönüne bir dize,
Her bakışına farklı bir mana..
Her hatasında bir ızdırap,
Her ızdırap ile harikulade bir şiir..
Şiir biter.
Keşif biter.
Aşk bu diyardan gider..
Nice ulaşılmazdı aşk,
Şarkıların ahenkli dilinde..
Hiç bitmezdi bu derin yara, yaşayanların gönlünde,
Küçük bir zerre olsa dahi..
Anılırdı her bir acıyla yeniden...
Aşk; şehvet dendi.
Bedenden bedene geçmesi beklendi.
Beklenen olmadı, olamazdı da
Işıklar söndü ve aşk bitti...
Oysa aşk; aramaktı uzun düşünce nöbetleriyle,
Ve bulmaktı O'nu ötesinde sınırların.
Hiç şüphe duymaksızın güvenerek;
O'na dayanmak.
O'ndan istemek.
Sevmek O'nu her şeyden/herkesten daha çok..
Aşk, yönelince O'na
Acıtmazdı sol yanını/canını.
İhanet etmezdi asla.
Karşılık beklemez,
Mutluluk verir,
Huzur doldururdu yüreciğini...
Aşktı bu;
Değer bulurdu; Allah ile anıldığı zaman..
Ve huzur bulurdu kalpler; Ancak Allah'ı andığı an...