Aşktan K'alıntılar

E
  • Kullanıcı Ely
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
432076_390579167636866_336169063077877_1386606_988166177_n.jpg


O ağlamaz. O ‘Bitti.’ dediği anda unutur. Di mi? O umursamaz. Kiminle nerde olduğun hiç umrunda değildir onun. O özlemez. Sevmedi ki
virgul.gif
neden özlesin? O kahrolmaz
virgul.gif
günlerce ağlamaz. Sigarası bittiğinde küfretmez
virgul.gif
alkole vermez kendini.
O ölür. O tüm bunlardan kaçar
virgul.gif
herkesten kaçar. Gider. Dayanamaz bunlara. özlemekten geberir
virgul.gif
ama sesini çıkaramaz. Uykusuz kalır. yastığında artık onun kokusu yoktur çünkü Uyuyamaz çünkü boynunda ılık bi nefesini hissettirecek biri yoktur. Yalnızdır artık o. Gözlerini kapatır
virgul.gif
senin yüzün gelir aklına. Ağlar
virgul.gif
kirpiği düşer yanağına. Hep mutluymuş gibi görünür
virgul.gif
sahte kahkahalar atar arkadaş ortamlarında. hep -mış gibi. İçerek
virgul.gif
uzaklara dalarak
virgul.gif
o lanet olası yatağa girip dişlerini sıkarak unutmaya çalışır her şeyi
virgul.gif
herkesi.

Bağıra Bağıra S U S A R
Bazıları nasıl öldüğünü belli etmez.
 
bir adam tanıdım.
Aşk değildi; bağlanmak zorundaydım.

Ve öylesine inanmıştım ki ona.
Bazen onu bir peygamber bazen bir aziz zannederdim.
Şimdi ne kadar yanıldığımı görüyorum...
 
O kadar eminim ki senin artık dönmeyeceğinden.
Biz istesek de mutluluğu yaşatmayacaklarından.Sohbetlerimizin gerçekleşmeyeceğini çok iyi biliyorum.Yüreğini susturacağını.Yüreğimi susturacağımı..Sevdamızı susturacağımızı….


Geceme yağmur ve sensizlik hakim! ...Köşeme çekildim başımı ellerimin arasına aldım.Ve suskunluğunu dinliyorum…

Çünkü benim için suskunluğunun adı artık yok...
 
Ben mi? Evet. Çıkıp gideceğim bir gün...
Tasasız, gözyaşsız, geride bir şey bırakmadan ve bir şey beklemeden
ilerde... Sadece yağmur sularından pırıl pırıl bir yürek artık kendi
kendinin anlamı ve nedeni olan bir yürekle.....
 
''Sana ihtiyacım var, gel ! ''
diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum''
diyebilmekmiş sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
 
Kadın ;
"Beni sevdiğini ikna et kendine" diyordu
Adam belli ki kırılmıştı.
...Susuyordu...

Bir önemi kalmıyordu belki konuşmanın,
Ve kadın;
Galibiyetini kutluyordu..

Adam son kez gözlerine bakarak ;
"Aşk'olsun sana be kadın, aşk'olsun...
Varlığının değerini, yokluğunda biçtim ben.." diyordu...

Ve masal,
Pembe incili kaftanı giyerken üstüne,
Kadına da yalnızlığı biçiyordu..

Ne kadın
Adamın kendisini sevdiğine ikna oluyordu
Ne de adam
Kadının birgün kendisini severse mutlu olacağına..

Ayrılık bu ya;
"Masal" işte tamda burada bitiyordu.
 
Neden hep pencerede bekleyince daha çabuk gelir sanır o bekleyenler...
neden o kaldırımlarda yüzlerini göremediğim insanlardan biri sanırım seni sen bilmezsin...
bilmezsin nasıl olur insan
nasıl olur aysız gece yalnızken...
üşüdüğünü sanırsın aniden,
ağladığını duyarsın birinin içinde hıçkırarak sessizce..

 
perlfarben-w53.png

Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar.
Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar.
Ve sırf dardı diye kafalar düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik,
Sarılmak yakar bizi deyip aşkı hep uzaktan sevdik..
 
Seni bulmak ne kadar değiştirdi beni… Ne çok biriktirmiştim kelimelerimi… Bir bir dökülürken dilimden sevda sözcükleri senin o tedirgin duruşun bile durduramıyor beni… "Seni soluyan bir rüzgara kapılmış gidiyorum", yüreğimi bir yelken gibi açtım, seninle dolduruyorum. Seninle olmanın, seninle yaşamanın ve zamanı sadece seninle paylaşmanın eşsiz hazzını duyumsuyorum, ne iyi ettin de geldin…

Bu bir masalsa bitmsin.. Bir hayali yaşıyorsak yitirmeyeyim Hep biz çözecek değiliz ya gerçeğin düğümlerini, bırak kendi halinde kalsın… Ruhuna talibim ben, asıl gerçek bu… Kaçışlardan bıkmış, hep yarım kalmış ruhumda bir tek seninle doyuma ulaşacak, kendini bulacak… Dedim ya, sen geldin…

Bugünlerde bir çocuk gibi yüreğim kıpır kıpır.. Dur durak bilmiyor sanki..
Sahi, çocuk olmayı ne kadar çok özlemişim ben… Senin içindeki çocukla oynayacak bendeki çocuk…Saf ve tertemiz olacak.. Misket oynayacak,ebe olacak.. Ama senin olmadığın hiçbir oyunda yer almayacak..Korkma, içindeki o çocuk hep yaşayacak, kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim. Çünkü sen o çocukla varsın, o çocukla geldin. Yoktum ben, senden önce yoktum sanki… Sen geldin; varlığını bildim. Sen geldin; bir sözün yüregime dokunan nasıl da büyük bir mutluluğa dönüştüğünü gördüm… Sen geldin; ben oldum, aşk oldum...
 
Unutma sevgili; sana göre “ hiç yaşanmamış “ , bana göre “ hiç sonlanmamış “ sevda masalının iki kahramanıydık seninle..
Mavi bulutların kirpiklerinde yıkanmış cümlelerin vuslat kokan satırlarıydık biz seninle.. Birbirimize severken ne savaşlar verdik seninle..
İmkansızlığı kelimelere ilmekleyip kavuşmalarımızı
Ahirete erteledik.
Aynı gökyüzünün altında gezinip aynı baharlara gülümsedik.
Aramıza devasa yalnızlıklar örüldü, sevdamız emeklerken bize kör uçurumlarda tek başımıza yürüme reva görüldü.
Aynı baharda yaşarken ayrı çöllerde düştük seninle..
Aynı kirpiklerinden akan iki damla gözyaşı iken sen baharlara gelin... oldun. Ben ise toprağın kanayan yaralarına bir dirhem tuz…
 
Yetiniyorum seslerin bıraktığı izlerde dolaşan hayaletinle,
ağaran günün içine yetişmek isteyen bir yolcuyum
defalarca eriyor ve tekrar katılaşıyorum bu göz yangınında
lastikleri yanan bir arabadayız: sen, ben ve hadisemizdeki mücevher!

Arka arkaya fırlatılan iki havai fişek gibi çarpıştık
gökyüzünde;
genzimize dolan sülfürik asit tadındaki hayat,
ağırlığınca karanlığımızda! ağırlığınca kafesimizde!

Paraşüt açılmasın bu sefer dudaklarımızda!
lambaları söndür,
gazı aç,
çakmağı çak!

Anzısın bir infilak olsun ölümüne seviştiğimiz oda!
 
Parmak ucumla,yatağa dağılmış külleri toplarken düşündüm.Bir gülüşün gözlere dökülüşü nasıl anlatılabilirdi?Benim için en acı gülüş,dünyanın gözlerime dökülüşü..Yüreğime değmeden yüreği eriten masumiyet, şimdi her gece eziyet demekti ciğerlerime.
Bir kokuya , tek seferde alışmaktı sana karışmak.Abimin yüzüne bir kere daha mahcubiyetle bakmaktı,o nefret edilen şehirdeki çocuğu haklı çıkarmaktı."Daha bunlar iyi günlerim" sözünü bir ayet gibi kaderine işlemekti .
..
Fısıldadım geceye , uykusuzca.Beni sevdiğin için ,kokunu bırakmış olamazsın.Bunu bilerek yapmış olma ihtimalini bilmiyorum ama, isteyerek yapmadığını hissedecek kadar çok kanıyorum. Şekersiz ve sütsüz kahvemden kalan son yuduma sigaramı atıyorum. Sana yalan söyledim genç adam, sigarayı bırakmadım.
Kendi cümlelerimi , kendime tekrarlıyorum.Yüzümde memnuniyetsiz bir lanet var,senin yüzünden , artık ikinci bir şeyi sevemiyorum.
"Daha erken değil mi, erken... ama istiy... hayır.. zaman.. erkendi..."
Hayır! Hayır,ben konuşmuyorum.Bacaklarım titriyor. Şimdi şereflisin,çünkü sevmediğin birine sarılmıyorsun. Şerefsizlik yapmıyorsun, sevmiyorsun çünkü ya, sarılırsan kırılır. Sevmediğin bir sevişmenin onursuzluğunu dudaklarına yapıştırıp,bir daha hayalini kuramayacağım iki kişilik uykulara gömüyorsun beni.Ya da bunların hepsi mi KADERDİ?
...
Ben sebepli suçluyordum yüreğimi; seni içime kim ittirdi ? Yalınayak,kanatarak gezinirken gözbebeklerimde,yüreğimi aşındırarak kaçan senin hangi karakterindi? Cümlelerimle yüceltiyorum seni,acımasızlığımın tümü kendime. Bir sigara içimlik zamanda , seni gamsızlaştıran , beni yorgunlaştıran da yine benim cümlelerim değil mi ! Kelimeler keskin...
Ağlamıyorum,hem aşk kaç harften yapılıyor biliyorum. Hayallerimde yolculuk ediyorum, her yere götürüyorum seni,her yerdesin benimle... Benim hayallerimi, emir kipinde sürüklüyorsun kendine. Canının acısıyla alev alev yanıyordun ve söndürebilecek bir tek benim gözyaşlarım vardı, hepsi buydu sanırım.
...
Ben küçücük bir çocuktum,kumbaram biriktirdiğim sen'lerden sancılanıyordu...Yazmak için acı çekmekti sendeki adı, ben kusabilmek için bir İÇ yaptım kağıtlardan kendime. Senin asaletin , benim sefaletim oldu . Ayıplayabilirsin şimdi beni. Bahar aylarında papatya taçları yerine,kitap arasında sakladığım o küçücük çiçekle dalga geçebilirsin de.
Ben kırılmış parçalar gibi sakladım seni, sen gülüşünle bir gülü soldurdun .
...
Omzuma yerleştirdiğim kokunla, asil yalanlarını okyaşıp uyudum yalnız başıma yatağımda. Yalanın beni piç etti, gülüyordun sen oysa. Utanmadın! Gitmedin! Kalmadın da...
Ben ağlamadım.
Ne ben çocuktum, ne sen delikanlı , ikimiz de suçluyduk, ben de değildim haklı...
Ben ağlamadım.
Sigarayı bırakmadım.
Yatağa oturdum , 20 satırlık bir "ne acı, yazık" hikayeye sarıldım.
Kaderin yanağımda dans edişini izledim, durdurdum, geri sardım. Sana anlatmak zorundaydım. Ben okyanusumu kucağıma alamadım. Uzak bir şehirde, bir çocuktan bir baba yaratamadım.Ve şimdi bir genç,bir adam, bir yalan, iki yazıkla bu şehri terkedişimi düşlüyorum ...
Ve sigara içiyorum.Asla anlamayacağın bir dille,yalanının tadına bakıyorum.
Şimdi yalnızlık yok evde, ama;
Ağlıyorum.
Oturmuşum yatağıma,
Kendim için ağlıyorum.

Senin İçin Ağlıyorum birde A D A M
 
Çok saklı tutuLan,kimsenin bilmediği,Kimselerin göremediği gözyaşlarımda saklıdır.
yüreğim şarkılar söyler sana,yüreğin duymaz...
Elbet benim de sığ yanlarım olmuştur.
Ben de yarım bırakılmış cümlelerle yaşamışımdır zaman zaman..
Seninle derinleşirken sığ yanlarım,
ve seninle tamamlanırken yarım cümlelerim
Gittin,...
Gidişinle bir ben kayboldu içimde
Şimdi...
Ben eksildim...
Şimdi yalnızlığını yaşıyorum geride kalanların
kırık bir hayatın günlüğünden düşen notlar
Şiir oluyor
Notalar
Şarkılar
Şarkılar...
Bu arta kalan hangi akşamların hüzünleri? Oysa birbirimizin kanayan yaralarıyla sarmalıydık kanayan yerlerimizi...yokluğuna dayanabilirim sandım.
Oysa yokluğun bir şiir
Ama başka hayatlarımızla;hep seni yaşarım kendi içimde ,Senin haberin olmaz....
Senden kilometrelerce uzaktayken bile
Sanki sana dokunabilecekmişim gibi
Seni aklımın köşebaşlarında saklyyorum
Ve senin söylerken hiç yara almadığın bir şarkıda
Ben kaç kez ölüyorum...
Herşeye rağmen adın
Yazılı durur gözyaılarımın kaldırımlarında....
Gittin işte!....
Sende bittin
Oysa ki" beni bir daha uzağında bırakma "demiştin...
kalmıştım...
Sonra sen gitmiştin
Ben beklemiştim,
Ama gitmiştin sen
Bitmiştin...
SenA dalıp gittiğinde çoktan geçip gitmişlerdi
Senin gözlerinin değdiği yerlerden benim gözlerim...
Boyun eğdim
geri çekildim
bekletilendim
Vazgeçilendim
Bekledim
Vazgeçmedim...
Hiç okumadığın şiirler yazdım sana, sen şiirlere sığmasanda
ve hasretin
Bir bıçak yarası gibi kanıyor yüreğimin karanlığında
hala...hala...
Derin bir boşluk sadece...
Şimdi "çok uzaklarda" söylenen aşk şarkılarının
Rüzgarlarla birlikte
Zoraki buralara ulaşması gibi
Kesik kesik
Bölük pörçük
Paramparça herşey...
Ve karşı kıyıda yanıp sönen
Işyklar gibisin şimdi
Bir görünüp,bir kaybolan
göz yanılmaları,serap gibisin....
"Hiç unutuLmayan o hüzünLü şarkıların,Nakaratları gibi doLanır diLime

ELLERİM UZANMAZ TUTUNAMAM Kİ,ÖZLEDİĞİM ŞİMDİ ÇOK UZAKLARDA!...
 
Aramızdaki fark neydii.. benim sadece seni isteyişim.. ruhumda yüregimde. yanımdaa sonsuzlukta...seninse acelen vardı, istedigin.... herhangi bir kalp.. başını yaslayacagın herhangi bir omuz...hemen o anda yanında görmek istedigim bir suret ... herhangi bir eldi tutmak istedıgın...fark etmezdi yanii olsundu yeterdi.. seni mutlu etmeye.. üstelik karşılıgında ne bedel ödeyecegini bilmeden çıktıgın bir yoldu bu.. mutluluk arayışındı belki..

MUTLUMUSUN?.....
 

Sevgiliyle ilk gün buluşacakmış kadar heyecanlı - bir annenin bebeğini ilk defa kucağına alması gibi çekingenim..
Ömre düşen son katre bu.. Çekilecek son acı gidilecek son yol..
Sevilecek son adam..
Tapılacak tek kadın-ım..
Dar sokakların en geniş kaldırımında karşılaşmış olmamıza şaşmıyorum.
İnsanlık hali.. Birbirini düşünen iki insanın ebedi hali..
Aynı yerlerde olduğumuzun farkına bile varamayacak kadar kör olmak..
Adı ne bunun?
Sesli başlayıp sessiz biter desem.. Mutluluğun tam ortasında sizi çırılçıplak bırakıp gider desem..
Ağlatır desem. Ya da çılgınca eğlendirir mutlu eder.. / diyebilsem..
A desem - ş desem - k desem..
Korkar mısınız?
 
Yüzüme düşürdüğüm saçlarımla saklıyorum utancımı..
Şafak sökerken üzerime dökülen acıların kırıntılarını topluyorum - biriktiriyorum avuçlarıma..
Yetinmeye çalışıyorum elimde kalanlarla - daha çok susuyorum..
Daha çok özlüyorum..
Saplanıyor beklenmedik bir zamanda ateşin okları bedenime!
Senden gelen her şeye razı olan umutsuz bir kadınım bu gece..
Sev beni ya da seviş.. Ama benim ol..
Ölüme yürüdüğüm yolda sen tut elimi son kez.. Nefesinle hayat olmayı beceremedin bana ellerinle mezar ol!
Yağmurlu havada o dar sokağın köşe başında bekle beni yine..
Şemsiyemi alıp geliyorum salına salına.. Gözlerine bakıp son kez demeye geliyorum..
Üşüyorum adam..
Ellerimi uzatacakken sen kayboluyorsun..
Eskiden gözlerini kaçıran adamın sesi de çıkmıyor artık!
Gözlerimi açıyorum..
Günaydın yalnızlığım - ne güzel bir sabah değil mi?

 
İnsanlar ne kadar garip..
Küçücük dünyada büyük oynuyorlar
virgulll.gif
sanki gideceğimiz yer aynı değilmiş gibi hırs bürümüş gözlerini..
Kalp kırmayı kolay sanıyorlar ve sandıkları gibi de oluyor - acımadan kırıyorlar..
Pardon söze başlarken insan mı demiştim
virgulll.gif
özür dilerim.

 
Ne desem bilemedim şimdi bu duruma..
Hem hüzünlendiriyor gözümden yaş geliyor - hem güldürüyor yine gözümden yaş geliyor.
Her durumda gözlerimden akan yaşta -sen- varsın..
Ruh halimse bir o kadar karışık!
Her neyse diyerek üzerimden atabiliyorum tüm kasveti..
Her neyse diyerek kalbimden atabildiğim gibi seni..
2 kelime 8 harf arada bir boş'luk bırakarak..
Senin bende bıraktığın gibi bir boş-luk.

 
Hâlâ yalnız mısın?
Sadece özgür.
Peki mutsuz?
Sadece alışmış.
Peki ya aşık?
Sadece eksik.
Peki ya sen?
Hâlâ bekliyor musun?
Beklemek; şimdi hiç duymayan birine
Dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız.
Peki ya umut?
Umut; şimdi hiç görmeyen birine
Gökkuşağını anlatmak kadar zor ve imkansız.

 
Çok şey istemiyorum senden sevgilim.

Karavanımız olsun biz ona binip gidelim.

Sadece sen ben ve aşkımız olsun.
Sonra bilmediğimiz şehirlere gidelim duralım orada karavanımızı kenara çekip bir ağacın gölgesinde dinlenelim.
Sen bana üzüm koparıp at ben sana tekrar atayım.
Su savaşı yapalım ve tekrar yola çıkalım.
Kenara çekip dinlenelim paramız bitsin yinede eğlenmekten birbirimizi sevmekten vazgeçmeyelim. Sonra;
Hep sevelim birbirimizi ben sana aşkla sen bana aşkla bak.

Hiç bıkma sevmekten.

cünki ben hiç bıkmayacagım Seni Sevmektenn!
 
Geri