Doğrusu gül bahçelerindeki kırmızı güllerden maksat, senin gül yanakların; gönül süsleyen serviden murad da senin endamındır.
Cihanda âşığın tek arzusu senin aşkının derdidir. Nitekim bu dünya evinden murad da sevgiliye kavuşmak değil midir?
Göklerdeki yağmur bulutlarının sebebi benim ateşli ahlarımın dumanıdır. Ülker yıldızından murad ise eşiğinde döktüğüm gözyaşlarımdır.
Mademki ecel gelince, herkesi sulh ettirip (musallada helalleştirip) aradaki çekişmeye son verdirir. O hâlde dünya için bu kuru kavga da ne oluyor.
Ey Avnî! Herkes bilir ki şiir ve düzyazıdan maksat, sevgilinin özelliklerini sayıp dökmektir. O hâlde sakın şiirde rakibin adını anma ki sonra beyti bozarsın…)