Aşkların En Güzeline

Konu sahibi son olarak 1896 gün önce görüldü
Sensizliğin pençesinde
Kıvranıyor gene bu yürek,
Özlemin had safhaya ulaştığı bu gecede...

Son bir kez
Elini tutmak,
Gözlerine akmak,
Ve son bir kez
o tatlı gülüşünde
kaybolmak için çırpınıyor,
Bu sensiz ve sessiz kalan yaralı benlik...

Sensizliğin pençesinde
Ütopik hayaller
Kuruyor gene bu yürek,
Senli bir dünya diyor,
Ve
Varlığına adanmış bir evren...

Kimsesizliğin pençesinde
Kıvranıyor gene bu yürek,
Gelmeyeceğini bile bile
SENi gözlüyor,
Ve herşeye rağmen
Hala taparcasına seviyor.
 
Aşkların En Güzeline
Sen… Başıma gelen en güzel şey…

Sen… Tüm yüreğimle, tüm hücrelerimle sevdiğim…

Sen… Hayatımın ilham kaynağı…

Sen… Yüreğimin vazgeçilmezi, “arkadaş”tan,“dost”tan
öte… “her şey”im…

Bir “nefes” kadar yakınsın bana…

Bir “hasret” kadar uzak…
Bir “kar” kadar sevgi dolusun bana…
Bir “yağmur” kadar huzur verici…
Bir “beyaz” kadar güzelliklerle sırlısın…
Bir “siyah” kadar koruyucu…
Bir “ateş” kadar sıcaksın bana…
Bir “su” kadar yürek soğutucu…

Hayatımdaki tüm şeylere dair her şeysin, her şeyim…
Vazgeçemediğim, vazgeçemeyeceğim, “vazgeçilmez”im…

Kelimelere sığdıramıyorum seni, hayatıma sığdıramadıktan
sonra…
Seni anlatmaksa, hiç kolay değil…

Bazen bir omuzsun, en rahat dayanabileceğim…
Bazen bir yüreksin, kuytu köşede kalsam bile her an orda
olacağım…
Bazen bir yuvasın, ne olursa olsun, yüreğinde konaklayabileceğim…
Bazen bir meleksin, en zor günlerimde o meleğe sığınıp,
ağlayabileceğim…

Bilirsin benim gözlerime ne kadar değer verdiğimi…
Bak onlara, orda SEN varsın ve her zaman da
SEN olacaksın…

Her zamanki gibi bak onlara, umut dolu, sevgi dolu,
öpücük dolu…
Bak ki; bu gözler onları görünce, bir kez daha anlasın,
senin benim başıma gelen en güzel şey olduğunu....
 
İçimin tenhalaştığı saatler...


Suçlarım ağladı bu gece...
Dilim battı içime...
Geçmedi geçmiş... Geldi çattı yine...
Susamazdım...



Özrü kabul edilmiyor kimsesizliğimin...
Kimse kendini üstlenmiyor bu masalda...
Oyunu ben bozmadım oysa, yalnızca düş kurdum çocukça...

Yine de...

Affedin, gözlerinden yaralanmış bu sızıyı...
Affedin, geçmişime asılmış bu sizi...


Kendi kalabalığından kaçan kentler gibiyim bu gece...
Zemheri bir yaşayış düşürmüşüm gözlerime...
Gerisini susuyorum...

Masallardan düşüyorum bu gece...
Bir martının gözlerinde üşüyorum...
Sonrası yok...
Biliyorum...


İstasyonlar ıslaktır...
Kentler çamurlu..
Sesler soluktur biraz, birazda yorgun...
Susmaksa çoğuldur...


"gitmek" derse biri; içim kanar...


Ve işte "gitmek" diyor ötelerden biri...
K/anıyorum...


"gitmek, çoğaltmıyor hiç bir masalı" diyorum... Susuyor...
"kalmak ölümü yaşatmıyor" diyorum... Gülümsüyor...
"gitmeliyim" diyorum... "kalmalısın" demiyor... !


"gitmek" diyor biri...
"gitmek; kalmanın en erdemli yoludur..."

İçim acıyor... !



Bir gün onunda değermiş yüzü düşlere...
Aynalarda ölüm...
Gülüşü kırılırmış gözbebeklerinde...
İşte o gün "gitmek" denen bitermiş...

Hepsi diyeti gözlerinize bakmamın...
Hepsi bedeli böylesine susmamın...


Kent soysuzuyum biliyorum...
Yine de...
Hiçbirinizden af dilemiyorum...
Varsınız...
Varsınız ve masalsınız...
Belki de en az bir masal kadar yalansınız...
Anmazsınız belkide adımı...?
Ve ben; böylesine yalanken bile, seviyorum o KADINI !!!
 
sen giderken aşk kokacak bu evren…


İçindeki deniz çağırıyor senigitmelisin biliyorum..Aslında çoğaldıkça arsızlaşan bir
tedirginliğin çelmesi bu gidiş ve acıtan bir geçmişin anlamını kaybetmesi giderayak…

- sen körebesin
- ben güneş…

-ikimiz de maviye bakamadık…

Aklım almıyorsen ki papatyaların içinden baharlar derleyip getirendin..Efsunlu sesinle şarkılar söyleyip beni kendimden geçirendin.Gamzelerime sığmayan gülücüklerimdin.

-sen sağdın
-ben sol

-yönsüzlüğümüzden kaçtıkutandık…

Şimdi sen gidiyorsungiderken tüm evren aşk kokacak sensizlikle.Umarsız bir martının kanat çırpışlarında çoğalacak göçebeliğim...Yorgunluğumu demleyip karşılıklı efkarlanamayacağız anlayacağın.Korkularım işbaşı yapacak şakaklarımdagözbebeklerim rengini kaybedecek
karası akına karışacak…Bıyık altı gülüşleriyle dalga geçecek aşıklar sarhoşluğumla..Şimdi sen gidiyorsun ya üç kuruşluk sözler vuracak alnımın ortasından..

-sen duyulmayandın
-ben durulmayan

-vakitsizliğe adandık

şimdi sen gidiyorsun ya..
 
Delice sevmeyi istedin aslında sen hep

Ama ne zaman böyle sevsen

Deli sevgini senden çaldılar

Ne zaman söylesen sevgini, seni seninle böyle

Yüzünü ararken bıraktılar...



Kıstın ateşini, küçülttün kanatlarını

Çekildin en arka odana

Gölgelerini bıraktın pencerelere

Ah bu hayattan sana kalan

Sadece deli sevgini özlemekti...

Sana kalan,

Bu hayatta kendini delice özlemekti...
 
Bir yudum mavi gecesin yatağım da

Ve bir papatya yıldız;

Sakın sönme!

Sakın gitme uzaklara...

Işıksızlığım,

Üşümüşlüğüm tuttu bir kez;

Bir kez de yalnızlığım...

Seni sardım çiçekli çarşaflara...

Haydi konuş!

Haydi dokun bana!...

Ağlamak üzereyim ama...



Bir yudum mavi gecesin yatağım da

Ve bir hercai ay;

Sakın çıkma!

Sakın bakma dışarıya...

Kıskançlığım,

Seni sevmişliğim tuttu bir kez;

Bir kez de hırçınlığım...

Açılan kapılara inat,

Seni kapattım odalara...

Haydi konuş!

Haydi dokun bana!...

Ağlamak üzereyim ama...


 
Sana ulaşabilmek içindi,

Sevda yolunda yaşadığım bütün düşmelerim...

Hayata karşı girilmesi gereken kavgaydı aşk.

Girdim...

Senin yaralı düşlerin sokmuştu beni bu yola.

Sevmeye ne kadar da istekliydin

Mutluluğa olan özlemini, hasretini dile getirirken,

Ve terlerken sarılmalar arasında,

Ne kadar da benimdin!



Belli etmiyordum ama

Ben de mutsuzdum en az senin kadar...

Kırılgan, vazgeçmiş...

Kazandığından fazlasını kaybetmiş bir yolcuydum bu yolda.

Evet mutsuzdum ama asla umutsuz değil!

Senden tek farkım buydu aşktan söz açıldığında...



Tam konacakken avcunun içine aşk,

Tam da yüzüne gülmeler inecekken gözyaşlarına inat,

Sen aldın tüm senli umutlarımı,

Kendi mutsuzluğunun içinde anlamsız kıldın...

O halde, yüzünü yüzümden sök at!



Sana bu kadar kızgın olmazdım inan;

Umutlarımı,

Mutsuzluğuna kurban vermeseydin...

Keşke...



Keşke diyorum, ben gelmeden sen gitmeseydin...



Gittin...

Oysa çoğaltmak vardı sevdayı...

Canlı tutmak vardı her zaman, hayatın en güzel kavgasını...



Gittin...

Sen harcayan oldun...

Umutlarım harcanan...

Bense;

Yürüdüğü yolda eskisinden daha öfkeli, daha kırılgan.....

 
zamansız ve imkansız gidiyorum...

Sensizliği sensizliğe bıraktığım bir gece…
Her anıma seni sakladım ve her anıma seni yaşadım…
Gerçekten seven için bırakması o kadar zor ki,dayanamamak ve sensiz yapamamak….
Zamana göğüs gerer,sensizliğe dayanır,seni bekler ölürüm….
Bana bir gülümseyişin her şeye bedel…
Zamansız ve imkansız gidiyorum…
Kim bilir arkamdan kimler gözyaşı döker…
Ben belki gidiyorum ama seni de yanımda götürüyorum…
Çünkü biliyorum ki ben sensiz yapamam…
Çaresizliğimin yoksulluğuna bürünen bir kırık kalp benden kalan….
Gidiyorum işte bitiyorum…
Ama seni yine de seviyorum…
Zamansız ve imkansız bitiyorum…
Belki hayatıma son çağrım…
Belki de son anım….
Eğer bu dünya beni sensiz var edicekse içinde ALLAH tan tek dileğim canımı bu gece alması…
Yalvarıyorum ALLAH ım al şu canımı…
Daha fazla dayanıcak gücüm kalmadı…
Yoruldu bu beden….

SeNi SeViYoRuM...
 
aşk bir tiyatro dediler herkese bir rol verdiler
en zoru bana nasipmiş
önce sev sonra unut dediler
ben rolümü yapamadım
seni sevdim ama unutamadım

 
Yağar akşam hüzünleri yüreğime

Gönülden akarken ayrılık

Sensizlikle demlenir sevdalar

Meçhule giderken Leylalar..



Sen bilinmezin adı olursun

Ayrılık zamanları sana akar

Yüreğimden

Usulca

Sessiz

Derin

Ve bilinmez aylarda

Beşinci mevsimler sende yeşerir

Ben ayrılığa yanarken

Sevdalar gecelerde üşüyormuş

Oysa bilinmezmiş

Belirsizmiş

Kimsesizmiş

Vedasız ;

Elvedasızmış sevdalar



Korkuyorum..!!

Yıllarsa sonra bu mevsim

Üşüyorum …!!!

Ayazlardan sonra bu bahar

Yanıyorum…!!!

Sevmelerden sonra bu ayazda

Kanıyorum..!!

Yüreğimdeki kesiklere rağmen gülen yanlarıma..

Sana susamışım belki bu seherde

Uçurumun kenarındaymış yüreğim

Sonsuzluk doğurmuşsun

Eserken deli bi boran

Ben yaban senelere yanmışım

Umutlarım gebe yarınlara…
sonsuzluk deminde bu gece



Sen beyaz

Ben ayaz

Karanlık bu gece hüzün

Kanayan yanlarıma tuz basmısım

Sermest saatlerde sevişmişim

Sensizlik deminde demlenmişim

Varsın karanlık olsun bugece

Elbet seher olacak yüreğindeki karanlık

Elbet yeşerecek sevdalar yeniden

Ben yansamda bu seyr_u seferde

Sende beyazlanacak ayrılıklar

Bana ayrılık hüsran kimsesizlik

Sana beyaz sevdalar olacak bu mevsim

Ben toprağın bilmem kaçıncı katresinde

Ağlarken

Yanarken

Üşürken

Solarken yüreğimdeki beyaz güller

Usul usul ölürken içimdeki deli çocuk

Hasretime ağlarken sahil boyları

Beyaz güvercinler

Kimsesiz Cezayir menekşeleri

Ve yarenim sazendeler

Sen beyaza çalan bi sevdaya merhaba diyeceksin

Üşürse ellerin bak gecenin beyazında

Ben son mevsiminde olacağım…

Ben son aydınlığında bakacağım

Hayal et

Hisset…
 
9lw2.jpg


BIL KI SEVMEKTEN VAZGEÇMEDIM SENI,
BIL KI SENINLE BIRLIKTE, SEVDANI DA TASIYACAGIM YÜREGIMDE,
BIL KI;
SENI ASLA UNUTMAYACAGIM
Biliyorum aslında sen hiç bir zaman gelmedin bana.
Duymuyorsun !
Gitme diyorum sana,gitme !
Çığlıklarım boğuluyor gecenin karanlığında.
Gece korkunç, gece sessiz, gece yalnız...
Sesim kısılıyor
Gidişin bitişi olacak yüreğimdeki heyecanın,
Gidişin sönüşü olacak gözlerimdeki ateşin.
Beni,yüreğimdeki sevgiyi,
Gözlerimdeki bitmek bilmeyen umudu unuttun!
Ama ne olur bunu unutma.
Gidişin dinderemez bu fırtınayı.
Bir fırtınanın ugultusuyla sesleniyorum sana;
 
Seni seviyorum diye
Gelişine kadar rötar yapmış hayatımı
Seninle yaşamaya hazırlanırken
Sana uzanan yollarımı kapaman niye?
Biliyorum haykırışlarım boşuna
Şahin pençesinde asılı serçe gibi
Nafile tÜm çırpınışlarım
Boşuna sesleniyorum duymayacağını bile, bile
Seni beklemem nafile Gözlerinde zifir siyah bir perde
Alkış tutuyorsun alabildiğine
Şamdandaki mum gibi eriyip bitişime
Sen kulaklarını değil
YÜreğini tıkamışsın sana seslenişime Oysa ben
TÜm yokluğuna inat varlığını yaşatırken içimde
GÜl pembesi çizgilerle resmini işliyorum
Karanfil moru gecelere
Şiirleri seninle yÜklÜyorum kanatırcasına
Dizeleri ağlatıyorum.
Seni işliyorum hecelere TÜm yaşayamadıklarıma inat
Seni yaşamak istememdi Ütopyalarım
Tek sana adanmışlığımdı ölÜmÜne
Tek senin doldurduğundu rÜyalarım
Şimdi
Bir tutam gÜcÜm kaldı en sona sakladığım
Bilmiyorum
Ansızın çıkıp gelecekmisin aniden
Bir avuç toprak olmadan sonunda
Sen diye kucakladığım..
 

Seni Seviyorum



Herkes "ilk kendi yasiyor"
Sanmasa,
Sevdalarda tukenirdi,
Masallar da...



Sonsuza kadar
Surdugu bilinsin diye mi nedir,
Bittigi anlar ve ihanetler
Yazilmiyor kitaplara
Zumrut-u Anka Kusu da yalan aslinda,
Kendi kulunden yarattigida...



Ferhat`in Sirin
Asli`nin Kerem icin oldugunu
Kim gordu Allah askina?
"Sonsuza kadar sursun" diyorsun
"Bu sevda,"
O zaman sevgili
O zaman vuslat yasanmaya!


Sana yazacak bir sen birak bana!
Ofkelerin orada kalsin!
Kacamak hanesinde degil ismin
Anlasana!



Omrumun tam ortasina
Kocaman harflerle yazmisim:



SENİ SEVİYORUM..



SENİ SEVİYORUM...



"Herkese soyledigini
Bana soyleme"diyorsun..
Ama ne varsa sevdaya dair,
Bizden once soylenmis biliyorsun.
Bize dusen,aski yalansiz yasamak...
Hadi uzatma da uzat ellerini,



SENİ SEVİYORUM...



SENİ SEVİYORUM...



SENİ SEVİYORUM...

 
GİZLİ SEVDA
941c8aae42c23f87715a229c0b2d4e28.gif


1295kw202005x10x0724flsrk4.gif

Hergün seni görüpte dokunamamak
Saçlarını ellerimle okşayamamak
Sevap istemem artık günahsa günah
Sustu dudaklarımda yürekte feryat

Bi gelsen sarılsan seviyorum desen
Ölürdüm sevinçten kollarında ben
İnanmam inanmam duyduklarıma
Uzaksın tuzaksın yasaksın bana

Korkama söylemem adını kimselere duyurmam
Sen bile bilmeyeceksin ömrün boyunca
Sadece bu şarkıyla söylenecek dillerd
Bu gizli sevda

Adın iki hece dudaklarımda mühürlediğim
Gözlerin gece yüreğimde çakar şimşeklerin
Sanki bilmece çözmeye cesaret edememki
Deli bu sevda

FERDİ TAYFUR

 

Bitti!

Bitti bitmesine bu aşkta,
Toplanıp yüreğimden, gittin mi sanıyorsun?
Hangi zamanda saate baksam
Hiç sensizliği göstermiyor ki
Aklımın her köşesinde, senden bir hatıra var.
Gözlerim, baktığım aynalarda,
Senli zamanları arıyor.
Kırık dökük umutlarıma, teselli oluyor.
Bana yürekten “Aşkım” dediğin günler.
Gittin!
Sana yakışır bir biçimde,
Onurluydu gidişin bile.
Git güzel gözlüm!
“Yüreğinin götürdüğü yerlere git”
Bende kalmasın aklın.
Senden sonra değişmeye karar verdim.
Beni bilirsin.
Hani hiç yalan söylemezdim ya!
Bu gün yüzlerce kere söyledim.
Hem de kendi kendime.
“-seni hiç sevmedim” diyorum
“-seni hiç özlemiyorum”
“-hiç aklıma gelmedin bugün mesela”
“-adını içimde defalarca anmadım”
“-üzülmedim yokluğuna, gidişine yanmadım.”

 

nasıl bir aşksın sen
kan gibi can gibi bana hayat veren
karanlık dünyama ışık saçan
bana ölümsüz aşkı yaşatan
bana hayatı her daim umutlu kılan

nasıl bir aşksın sen
küçücük yüreğime kocaman aşkı sığdıran
ve hiçbir zaman bitmeyecek bir tutku yaratan
aşkım umudum geleceğim ve bütün hayatımı adadığım
ölümsüz sevdam

nasıl bir aşığım ben
nasıl bir aşksın sen....
agla.gif
 

Gelecek öyle uçsuz bucaksız duruyor ki
Ve ben ne olacağını merak ederken
hani filmin en güzel sahnesinde
sinemadan çıkar gibi
hayattan çıkıp gidemem
Kusura bakma ölüm
Adın çok soğuk gelemem
Bunca mazeretim varken
yaşama dair,
ölümü aklımdan bile geçirmem
Seviyorum seni hayat
tüm kötü sürprizlerini de..
wink.gif
smile.gif
 

AHHH BENİ YAKANIM,CANIMA KAST EDENİM!!!

hoşuma gitmiyor değil ama
canımda yanmıyor değil.
ben yine deşifre ederken bu tereddütleri
son kurşunları
hedefini bulan kahır dolu sözleri
sana yine merhaba gidip gidip dönmelerin en güzeli..


bu şehir seni karşılamaya her zamankinden fazla hazırken
ben tam vazgeçmelerin ufkundayken
şimdi kötü yanlarını gizlesen de
bu defa geç kalmışken
yine merhaba sana en hızlı hatırlanan
en eski unutulan..


sensizlik kış ortasında çıplaklık
bom boş yollarda korkaklıktı..
gittiğim bütün yollar taşlıktı
ve sensizlık topallıktı..
çarptığım bütün kapıların sesleri kulaklarımda
ama sensizlik sağırlıktı
sensizlik açlık susamışlıktı..


şimdi boşa çağırma beni..
ben senin dizlerine çökemem.
içimde fırtınalar kopuyor.
bu mevsimin adı ayrılık
aylardansa farkına varmışlık!
bıraktığın gibiyim ama sana yokum..
ve bendeki tüm saatler ayrılığa kurulu..


yinede merhaba sana sancılı yılların en anlamlı nedeni..
merhaba gidip gidip dönmelerin en güzeli..

 
Müebbet bir aşk sarı bir hüzün kızıl bir gurur ve
Siyah bir öfkeyle konuşacağım
Bu dünyayı terk etme müjdesi gelene kadar.

Hüznü gururu ve öfkeyi bilseydin keşke........
Hüznümün beni aşan taşkınlığını
Gururumun binlerce yıl önceden miras kalmış hoyratlığını
Öfkelerimin hiçbir zaman sona ermeyecek ve
Azalmayacak kararlılığını anlayabilseydin...
Anlatabilirdim sana;
Seninle yaşanan bir aşktan sonra
Ayrılığın ölüm bile olsa mavi bir ölüm olacağını...
agla.gif

 

Boşluk düşer mi gamzelerinden
Güzden kalma geniş adımlar
Iraklardan haber gelir
Vuslat vurgun yemiş
Sarılmış cigaralar hüznünden
Olsun
Kapat gözlerini
Şair üşümez gayrı

__şiir kırılır
_____kalem feryat eder
________dil susar

Salkım bakışların sızlar ya
En koyu gecelerden kalma
Bahar zamanı değil bu zaman
Bahar acemi kalmış
Somurtkan suratlar arasında
Kabir duası kutsanmışlığı öldü

Leyla nerde
Mecnun hangi yolda kalmış da
Aşkın tabiatı bu kadar bozuk
Aşkı kim erezyona mahkum etti
Aşk neden .

Korku düşer sökülmüş tırnaklardan
Ne ak bir alın gayrı
Ne doğru kelam
...taş yerinde ağırdır

Filizlensin diye düşlerimin tohumları
Bulutlardan yağmur sağdım
Sana ıslandım

 
Geri