Aşkınız Böylemiydi ?

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
Aşkınız Böylemiydi?

Evde her gün Kur' an okunuyor. Ben pek ilgilenmiyorum, ve defin günü gelip çatıyor! Yüreğim paramparça, ciğerim yanıyor! İçim dayanmıyor! Dayanmıyor! Dayanmıyor!
Mezarlığa geldiğimizde, önce zabıtlar tutulup, şahitler nezrinde kimlik tespiti yapılıyor.
Babam beni bir kenara çekip, küçük bir naylon torbanın içerisinde bir şey uzatıyor!
Alıp açtığımda Hazal' ıma Ankara'ya giderken verdiğim kendi "mavi mine (H) işaretli" yüzüğüm.
-Bu parmağındaymış. Bunu da aldırdım. Artık sende kalmalı! Göz yaşlarım asit olup, yanaklarımı sızlatıyor!
Naaşı çinko bir tabuta koymuşlar! Çıkarıp, mezara yerleştiriyorum! İçine girdiğim mezarda, onun ölüsü başında, kendimi çok mutlu hissediyorum! Oradan çıkmak istemiyorum!
Böyle bir acı tarif edilemez! Hiç kimse, ama hiç kimse böyle bir acıyı tarif etmek durumunda olmasın! Kimse böyle bir şeyi yaşamasın! Düşünüyorum... İnsan tabiatın en dayanıklı canlısı!
Bu kadar kendi bedenine eziyet edip, hala nefes alabilen başka canlı olabileceğini sanmıyorum!
Elimdeki parmağından çıkartılan yüzüğümü mezarın içine bırakıyorum.
Mezar örtüldükten sonra, üzerine getirilen çiçekler dikiliyor. Mezar taşında :

"SEVGİ SAVAŞININ KAHRAMANI,
HAZAL GELİN RUHUNA FATİHA"

Bütün ruhlar, ayağa kalkıyor. Mezarlıkta bütün mavi bulutlar toplanmış, serviler gölgelerini çekmişler güneş gelsin diye Hazal' ımın üzerine!
Laleler boynunu bükmüş. Ağlıyor menekşeler,tel tel olmuş yürekler! Acılar dolaşıyor bir bir! Duaları, temennileri, gittiğin yerlere selam olsun! Selam olsun meleklere! Uçsuz bucaksız çayırların çiçeklerine selam olsun! Beni de al götür buralar-
dan!
Senin kanatların var! Uçur beni bu dünyadan! O' nu koru ölülerin efendisi! O' nu koru ruhların asil meleği! O' nu koru kurtların, kuşların padişahı! O' nu koru sevenlerin, sevgililerin tılsımlı çiçeği! Biz O' nu bu Dünya' da koruyamadık! Onun için size geldi! O size güvenebileceğini çok önceden bildi!
* * *

Günler geçip gidiyor, hasretim artıyordu!
Oyalanmak için kendimi yalnız derslerime ve işime vermiştim. Bu arada Ticaret Gazetesi İstatistik ve Araştırma muhabirliğine başladım.İşime dört elle sarılıyorum. İstanbul Teknik Üniversitesi Makine bölümünü kazanmam bütün hayatımı
yoğunlaştırmıştı. Fakat çevremle pek iletişim kuramıyor, iş ve derslerin dışında arkadaşlıklarım olmuyordu. Sık sık resim yapıyor, atletizme devam ediyordum. Düşünecek bir saniye bulduğum hallerde müthiş ıstırap çekiyordum!
 
Geri