Aşkın ömrü 937,5 gün!

🕒 Konu sahibi 20 saat önce aktifti

İngiltere'de aşk ve beyin fonksiyonlarının incelendiği bilimsel bir çalışma, aşk halinde romantizmin süresinin 937,5 gün sürdüğünü ortaya koydu.



1612473893870.png


İngiltere'de, çeşitli görüntüleme yöntemlerinden yararlanılarak gerçekleştirilen bilimsel çalışmada, aşık olunduğunda beynin fonksiyonlarındaki değişiklikler incelendi.

Medicana International Ankara Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Zülküf Önal, aşk ve nefretin çok yoğun duygular olduğunu ve bu duyguların beyin hareketliliği ve dışa vurum açısından benzer özellikler gösterdiğini söyledi.

Aşk ve nefret arasındaki en büyük farkın, muhakeme ve aklıselimin merkezi olan beyin korteksinin büyük bir bölümünün aşk esnasında etkisiz hale gelmesinden kaynaklandığının altını çizen Önal, "Nefret eden kişinin korteksi çalışıyorken, aşık olan kişilerde kortekste ışık gözlenmiyor" dedi.

Aşık olunca, beyin kendini kapatıyor
Önal, Prof. Dr. Semir Zeki liderliğinde İngiltere'de yürütülen ve Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme tekniğinden yararlanılarak gerçekleştirilen çalışmada, aşk gerçekleştiğinde, beyinde meydana gelen değişikliklerin incelendiğini anlattı.

Önal, romantizmin süresinin de araştırmalarda "937,5 gün" olarak saptandığını ifade ederek, "Katılımcı çiftlerin yüzde 83'ü, evliliklerinin ilk aylarında el ele tutuştuğunu belirtirken, 937,5 gün sonra bu oran yüzde 38'e iniyor. Evliliğin üçüncü yılında ise çiftlerin yüzde 83'ü yıl dönümlerini kutlamak için uğraşmıyor" dedi.

Kadın ve erkek beyni aşkı farklı yaşıyor
Önal, erkek beyninin nörolojik aşk devrelerinin kadınlarınkinden farklı olduğunu, bu durumun "ilk görüşte aşk" ve "tek gecelik ilişki"nin nedeni olarak gösterildiğini dile getirdi.

Aşık olan kadınlarda beyin taramalarıyla yapılan çalışmalarda, aşık kadınların beyninde birçok alanın hareketlendiğinin tespit edildiğini anlatan Önal, "Özellikle içgüdülerle ilgili alanların, dikkat ve hafıza devreleri hareketleniyor. Erkeklerdeyse görselliğin işlendiği alanlarda hareketlenme yaşanıyor.

Görsel verilerin işlendiği bölgelerdeki hareketlilikteki bu artış, aynı zamanda erkeklerin neden kadınlardan daha kolay 'ilk görüşte aşık' olduklarını açıklıyor. Kadın ise tecrübelerine önem veriyor.

Bu nedenle tek gecelik ilişkiyi daha çok erkek yaşıyor" açıklamasında bulundu.

Kara sevda, korkunun önüne geçiyor
REEM Nöropsikiyatri Merkezi'nden Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz da duygusal yönelimlerin hoşlanma, aşk, sevda ve kara sevda gibi hafiften şiddetliye doğru farklı şekillerde insan hayatındaki yerini aldığını belirterek, aşk gerçekleştiğinde kişinin çevresiyle olan ilişkilerinin bozulmayacağını ve sosyal hayatın devam edeceğini ifade ederek, bu durumda iş hayatının da olumsuz etkilenmediğini söyledi. Kara sevda halinde ise kişinin kontrolünü kaybedebildiğine dikkati çeken Yavuz, "Kara sevdada kişi kendisini sosyal hayattan soyutlar, tamamen sevdasına odaklanır. Kara sevdada kişi bulunduğu andadır, duygu çıkmazına girebilir' bilgisini verdi.

Yavuz, aşkta duyguların genellikle karşılıklı; kara sevdada ise tek taraflı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Aşk da psikolojik belirtiler gösterir. Duygu yoğunluğu ve saplantılı sevgi hali, sosyal normların dışına çıkmaz. Halbuki kara sevdada fizyolojik unsurlar da vardır. Kişi yemeden içmeden kesilir, zayıflar ve stres hormonlarının da etkisiyle vücut savunması düşer. Çeşitli hastalıklar baş gösterebilir, kişinin saçları beyazlayabilir.

Kara sevdada beyinde psikolojik hayata yön veren sol prefrontal korteksin fonksiyonları aksar. Ayrıca korku duyusunu kontrol eden kısımların çalışma karakteri de bozulur. Böylece kişi korkusuzca davranabilir. Prefrontal korteksin de bozulması ile kişi, sosyal normların dışında davranışlar sergileyebilir. Kişi servetini ve kariyerini bu uğurda terk etme davranışı da gösterebilir."
 
Aşk ve nefret arasındaki en büyük farkın, muhakeme ve aklıselimin merkezi olan beyin korteksinin büyük bir bölümünün aşk esnasında etkisiz hale gelmesinden kaynaklandığının altını çizen Önal, "Nefret eden kişinin korteksi çalışıyorken, aşık olan kişilerde kortekste ışık gözlenmiyor" dedi.
Aşık olunca, beyin kendini kapatıyor
Kadın ve erkek beyni aşkı farklı yaşıyor
Hayatta her şeyin karşılığı beyindedir ve yaşam kalitemizi belirleyen de yine sağlıklı çalışan bir beyindir yoksa kaç lira paranızın olduğunun ya da ne koşullarda yaşadığınızın bir önemi yoktur. Beyin sağlıklı çalışmıyorsa hayat her koşulda cehenneme döner.

Aşk da nefret de beynin yarattığı duygulardır. Birine aşık olmakla nefret etmek arasında, sadece beynin çalıştığı bölümler ve hormonlar arasında fark vardır. Bu sebeple ne aşkınız gerçektir ne de nefretiniz çünkü beyindeki bölge ve hormonlar değiştiği an, doğrudan duygular ve tepkiler de değişecektir.

Seri katillerin beyin haritalarında aynı bölgelerde hareketlilik görülüyor yine bazı pedofili vakalarında da beynin aynı bölgesi aktif yani hayatta ne oluyorsa beyinde bitiyor ve bu sebeple beynin çalışma şeklini öğrenmek herkes için avantajdır.

Aşkın belli bir süresi var çünkü buna beyin karar veriyor yani birinde kısa birinde uzun sürmesinin sebebi; aşkınızın gücü ya da güçsüzlüğü ile bağlantılı değil, beynin yarattığı hormonların etkisi-seviyesi ile alakalıdır. Bitmeyen aşk yoktur çünkü beyin o kadar uzun süre aşk hormonunu aynı seviyede salgıyamaz. Kavuşamayan aşıklarda süre uzar çünkü kavuşma olmadan beyin o kişiye ulaşmayı hedef haline getirip sürekli nöron bağları kurmaya başlar. Bir şeyi ne kadar çok düşünürseniz beyin de ona odaklanır.

Aşk da nefret de beynin yarattığı ve çok fazla anlam yüklenmemesi gereken durumlardır. Beyindeki aktif bölge ve hormonlar devreden çıkarsa aşka da biter nefret de...

İçgüdüler de kararlarımızı etkiliyor ancak beyin ön bölgesi güçlendikçe, insanın iradesi de artar ve içgüdülerimizi kendi faydamıza veya zararımıza diye dengelemeyi öğrenmeye başlarız.
 
Son düzenleme:
Hayatta her şeyin karşılığı beyindedir ve yaşam kalitemizi belirleyen de yine sağlıklı çalışan bir beyindir yoksa kaç lira paranızın olduğunun ya da ne koşullarda yaşadığınızın bir önemi yoktur. Beyin sağlıklı çalışmıyorsa hayat her koşulda cehenneme döner.

Aşk da nefret de beynin yarattığı duygulardır. Birine aşık olmakla nefret etmek arasında, sadece beynin çalıştığı bölümler ve hormonlar arasında fark vardır. Bu sebeple ne aşkınız gerçektir ne de nefretiniz çünkü beyindeki bölge ve hormonlar değiştiği an, doğrudan duygular ve tepkiler de değişecektir.

Seri katillerin beyin haritalarında aynı bölgelerde hareketlilik görülüyor yine bazı pedofili vakalarında da beynin aynı bölgesi aktif yani hayatta ne oluyorsa beyinde bitiyor ve bu sebeple beynin çalışma şeklini öğrenmek herkes için avantajdır.

Aşkın belli bir süresi var çünkü buna beyin karar veriyor yani birinde kısa birinde uzun sürmesinin sebebi; aşkınızın gücü ya da güçsüzlüğü ile bağlantılı değil, beynin yarattığı hormonların etkisi-seviyesi ile alakalıdır. Bitmeyen aşk yoktur çünkü beyin o kadar uzun süre aşk hormonunu aynı seviyede salgıyamaz. Kavuşamayan aşıklarda süre uzar çünkü kavuşma olmadan beyin o kişiye ulaşmayı hedef haline getirip sürekli nöron bağları kurmaya başlar. Bir şeyi ne kadar çok düşünürseniz beyin de ona odaklanır.

Aşk da nefret de beynin yarattığı ve çok fazla anlam yüklenmemesi gereken durumlardır. Beyindeki aktif bölge ve hormonlar devreden çıkarsa aşka da biter nefret de...

İçgüdüler de kararlarımızı etkiliyor ancak beyin ön bölgesi güçlendikçe, insanın iradesi de artar ve içgüdülerimizi kendi faydamıza veya zararımıza diye dengelemeyi öğrenmeye başlarız.

Hormonlar sakinleşip durulunca aşk , nefret ve bir çok uç haz ve hezeyan oluşturacak duygular kendi kendini küle dönüştürüo .
Bir yerde insan ulaşamadığı şeyin delisi ulaştıgı herşeyin nankörüdür .
Nasılsın @Lefty yyyy
 
olmayan aşkın
ömrünü seveyim
 
Görüyorsunuz inandırıcı olsun diye yine bir küsuratlı hatta buçuklu sallama tekniği icra edilmiş.
 
Onu bilemeyiz
 
Benimkinin ömrü bitmiş o zaman
 
  • Kahkaha
Tepkiler: ne
olsun
bana seninle geçen günlerim yeter
 
Geri