Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Yok yok...
Öyle bir duygu değil benimkisi.
Başka birşey bu
Başka birşey içimdeki.
Bir an mutluluk okunuyor gözlerimden bir an hüzün kaplıyor yüzümü
Yok yok...
Bu gerçek değil !
+Olmadığını ikimizde biliyoruz seni tanıdığımı da.
-Öyl.. değilim ama olabilirim.
+Neden bana dönmüyorsun?
-Bana acı çektirmekten vazgeç. Dönemem. Çünkü dönersem beni bu kadar istemeyeceksin bana bu kadar ihtiyacın olmayacak. Dönersem beni sevmeyeceksin. Çünkü biz bir kere bittik bir daha eskisi gibi olmayacağız. Çünkü benden sonra birçok kişiye dokundun onların izleri varken sana dokunamam. Acıtıyor. Çünkü ben ağlarken sen onlara sarılıyordun. Sen artık eskisi gibi değilsin. Eskisi gibi. Duyguların yok artık senin. Kendine bir dünya kurmuşsun ve yaşıyorsun. Kaybedecek birşeyin yok. Önceden olsa olurdu. Önceden bendim. Kaybettin ve değiştin. Belki de ben değiştirdim seni ama değişmemeliydin. Değiştin. Çünkü büyüdün. Şimdi çok daha güzelsin. Ellerini bir başkası tutuyordu. Bir başkaları. Çok kişi. Ben bunu görüyordum ve canım acıyordu. Dönemem. İsteme bunu benden. Yapamam. Gücüm yok. Aşık olamam ben. Olursam kendimi kaybediyorum. Sonra seni. Olamam. Bu yüzden de dönemem. Bunu bekleme benden.
+: Neyin var?
-: Olmuyor. Unutamıyorum.
+: Önce uzaktan gördün. Beğendin hoşlandın. Sonra içinde o beğeni kar topu gibi büyüdü büyüdü. Hayalindeki onu yarattın. Konuşmaya başladınız. Hayalindeki gibi biri olmadığını anladın. Neden unutamıyorsun?
-: Kar topu ne olursa olsun küçülmüyor. Sanırım bu yüzden unutamıyorum.
+: Çünkü sen dinlediğin şarkıları onunla paylaşarak ona hayallerini anlatarak onun hayallerindeki kişiye dönüşmesini istiyorsun. Ama olmaz. İnsanları değiştiremezsin.
-: Nasıl unutacağım peki?
+: Kar topunu nasıl büyüttüysen öyle küçülteceksin. Ondan önceleri de olmamış mıydı? Onları da unutmamış mıydın? Unutmayı dene. En kısa zamanda başar. Hayatının en güzel yıllarını harcıyorsun çünkü.
“Diyebilirsin ki bir insanı fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az… O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum… Az… Sen de fark ettin mi; Az dediğin küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış on binlerce kelime ve yüz binlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi…
Bu yüzden belki de az çoktan fazladır. Belki de az hayat ve ölüm kadardır! Belki de seni az tanıyorum demek seni kendimden çok biliyorum demektir. Belki de az her şey demektir. Ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir…”
Sevmeyi biLmeLi insan.
Gurursuzca fedakarca.
DiLinden düşürmemeLi O'nun adını
ezberLemeLi.
UnutmamaLı gözLerini sözLerini.
SiLmemeLi O'nLu hayatı yitirmemeLi umudu.
DüşLerini süsLemeLi O'nunLa.
Bir ev kurmaLı meseLa içinde O'nun oLduğu O'nunLa yaşLanmaLı.
Tek sevdası O oLmaLı yeLken açmamaLı yeni sevdaLara.
SevişLer yetmeLi.
BenimsemeLi O'nu b e n i m diyebiLmeLi.
GitmeLere de aLışmaLı insan terkediLmeLere de.
En güzeL yerin de O'nsuz kaLmaya da.
Korkmaya sonra korkmaya da aLışmaLı O'nu kaybetmeye.
Hayatın acımasızLığını da biLmeLi
en güzeL yerinde düşLeri bitirdiğini öğrenmeLi.
YaLnızLığa da aLışmaLı insan
öLümLeri biLmeLi.
KederLeri dertLeri hüznü ezberLemeLi.
AğLamayı biLmeLi sessiz kaLmaLarı susmaLarı.
B e n i m diyebiLdiği birgün gittiğin de
içinde kıyametLer kopmaLı.
AğLamayı biLmeLi.
Ama..
EzberLediği diLin den düşürmemeLi yine de adını
UnutmamaLı yine de gözLerini
SiLmemeLi O'nunLa geçen hayatını
Hep bir umudu oLmaLı.
DüşLerini bozmamaLı ihanet etmemeLi umutLarına.
YıkmamaLı kurduğu evini
sırtını dönüp koşmamaLı yeni sevdaLara.
' UnutmamaLı insan unutmamayı biLmeLi..
Sevmeyi böyLe öğrenmeLi.'
- Korkuyorum.
+ Sana "her zaman yanında olacağım" diyemediğim için üzgünüm Mare.
- Hiç yalan söyleyemez misin?
+ Söylemem.
- Seni bunun için seviyorum...
+ Keşke daha büyük bir kalbim olsaydı.
- Bunun önemi yok. Tek umudum kapına her gelişimde o kapı açılsın ve açan sen ol...
+ Her zaman gelecek misin?
- Bir replik vardı.
Adam kadına: "Bir gün gelir de beni bulamazsan bil ki ölmüşümdür." der.
Kadın: "Bir gün gelir de seni bulamazsam bil ki ölürüm!" diye cevap verir...
Anla işte. Daha ne söyleyeyim. + Ölmeni istemiyorum.
- Beni bırakma o zaman...
Mesela yanımda olsaydın güzel olurdu. Uçurtma uçururduk belki. Pamuk şeker yerdik ben çok severim şekeri öğrenirdin. Yanımda olurdun en basitinden. Beni severdin özlerdin. Gece film izlerdik korku filmi. Korkup sana sarılabilirdim mesela. “Korkma ben yanındayım bu sadece bi film.” diyip dalga geçebilirdin benimle gülerdik. Düşünsene beraber gülerdik. Beraber ağlardık hatta. Gözyaşlarımı silerdin sen ben de senin burnunu öperdim. Yine gülerdik. Her şeyi sana anlatırdım sıkılmadan dinlerdin. İçerdik belki? Sarhoş olurduk. Ne güzel olur ama. Ben sarhoşken sana hiç söyleyemeyeceğim şeyleri söylerdim belki. Sen yine gülerdin. Bildiğim fıkraları anlatırdım sana. Uyuduğun zaman izleyebilirdim seni. Pasta alırdık pastayı yüzüne bulaştırırdım belki. Su savaşı yapabiliriz mesela. Hatta sulu boya da yapardık seninle. Seninki daha güzel olurdu kıskanırdım. Kokunu içime çekerdim. Öyle güzel kokardın ki boynunda uyumak isterdim.
Gitmezdin yanımdan bir saniye bile. Hep beraber olurduk. Balık tutardık. Sonra yerdik onları. Ellerimle yedirebilirim sana. Kılçıklarını ayıklardım belki. Şiir okurdun bana. Bilirsin çok severim şiiri. Kirpiklerin uzun ya senin. Onların hareketini izleyip gülümserdim belki. Sen de “Ne oldu yine? Neden gülümsüyorsun?” derdin. Söylemezdim ki. Bilmezdin nasıl güzel göründüğünü. Fotoğraflarımı çekerdin. Beraber çekinirdik belki. Öperdin belki de durmadan öpebilirdin beni. Utanabilirim yanında kızma. Sarılırdın belki de. Hep sarıl asla bırakma. Ellerini tutunca kalbimin hızlanmasını açıklayamazdım. Gülerdin yine. Olsun sen hep gül bana. Gül diye elimden gelen tüm şebeklikleri yapabilirim senin için. Gitmeni istemediğimi biliyorsun. O yüzden sen hep gül bana ama gitme.
Belkide çok farklı olduğun için çok farklı sevdim senigitmemeliydin.
”Sevdiğin şeyi seversin seni seveni değil.” haklısın. Bazen yazdığın tek cümlede binlerce anlam arardım seni anlamak zordu anlamama izin vermedin gittin. Yüzümün yarısını hissedemiyorumsevmediğim insanları seviyorum sevdiğim insanlardan nefret ediyorum. Sen gittin ve dünya tersine döndü. Yalan değil ben yalan söylemem bilirsin şimdi herkes yalan söylediğimi söylüyor onlar mı yalancı ben mi ? Yaşıyormuş gibi yapmakçok zor. Sen gittin herkes gitti. Sana hiç dokunmadım bu aşk olur mu ?
Beni unuttun mu.
Şu an tek şey istiyorum. Yanımda olsan mesela sen kolunu omzuma atsan ve yola koyulsak. Sahile falan giderdik eğlenirdik. Ben her zaman ki gibi çok fazla eğlendiğimde saçmalasam yine. Sen de her zamanki gibi dalga geçsen benimle. Sen bunların çok şirin olduğunu düşünsen mesela eskisi gibi bende surat assam sana. Bu da senin hoşuna gitse mesela. İşte şu an bunları yaşamak istiyorum.
Bazen üstüne titrediklerin gider ve seni yalnızlıktan titretirler.. Çok sevmişsindir bir daha kimsenin onun gibi olamayacağını düşünürsün. Olmasın zaten kimse onun gibi olmasın iki kere ölmeye gerek var mı hep unutulurken?Ayaktasın işte ve nefes alabiliyorsun her şeye rağmen. Gidene el salla arkasından şayet senden uzaklaşan adımlar atmışsa gidecek bir yeri vardır zaten. Onu düşünme mutluluk dile sadece.
Tutulan yaslar gideni sadece imkansız kılar; ve en güçlü intikam inadına mutlu olmaktır unutma.
Birini çok sevdiğinizdecanınızı çok yakmış olsa da tek bir mesajıyla yumuşayıveriyorsunuz.
Birini çok sevdiğinizdedefalarca ‘seni affetmeyeceğim’ desenizde her seferinde affediyorsunuz.
Birini çok sevdiğinizdegözlerine bakmanın heyecanı aradan yıllar geçmiş olsa bile aynı kalıyor.
Birini çok sevdiğinizdeonun acısı sizin acılarınız oluyor.Başından sımsıkı sarıp kalbinize doğru bastırıyorsunuz ve dünyadaki tüm acılardan onu uzaklaştırdığınızı düşünüyorsunuz.
Birini çok sevdiğinizdeo hariç tüm insanlar önemini kaybediyor.
Birini çok sevdiğinizdegitmeyeceği hayaliyle uyuyupher sabah uyandığınızda gitmediğine şükrediyorsunuz.
Acıya minnet eden bir cocuğun ellerine tutuşturulmuş ekmek gibi bereketli yüzün..Su gibi aziz hayat kadar elzem ve nefes kadar sonsuz bir cansın sen...Akşam kuytularında yalnızlığın ayak dibinde düşmüş benliğimin gözlerinde tekrar hayatı kazanmasıydı... Takâtim dayanağım sabrımsın SEN... Soğuk ve yapay cocuklarla bastırılmamış cocuksu düşlerimin yeniden sabırla örülüşüydü yüzündeki tebessümler..Ezberimsin. evvelim ezelim ve ebedimsin... Sebebim nefesim ve ahirim.. Sen çaresizliğin ayak uçunda demlenen yüreğime armağan edilen sonsuzluk hediyesi... Sen göğsümde taşıdığım eşsiz paye... Sen benim acıya dayanma gücüm sen benim yüreğime işlenmiş sabrımsın...
Olmayacak Birsey Miydin Yoksa?
Her şeye rağmen sevdim seni…
Nefesinin aynaya yansıyan buğusu kadar bile buğulanmayan o gözlerin için…
Her gece ağladı gözlerim…
Kulağımda çınlayan her ses hep adını sayıkladı uyumadı hiç…
Nasıl güzel bir bencillikti bendeki…
Hep kendim omuzlarıma taşıdım bu aşkın yükünü…
Üzüntülerimden hiç ayırmadım sana..
Kötü olan hiçbir şeyi paylaşmadım..
Bir yüreğe tek bir yüreği sığdırabildim gel gör ki!
Gel gör ki sıradan olamadım işte..
Senin gibi basitleştiremedim aşkı…
Eğlenceli hale getiremedim ağlamayı…
Yarımım ben şimdi…
Hayat gibi ruhum gibi yarım…
Aslında bir alışkanlıksın sen beklide hayal bir karmaşa…
İmkansızların peşinden koşmak huyumdur belki de bu yüzden
Bir gizemsin hayatımda bir ayrıcalık…
Fark etmez seviyorum ya ben!
Suçlusu sen değilsin..bende değilim sevebildiğim için…
İkimizde masumuz seven kalbimde…
Seni unutmama meydan okuyan tesadüfler yeni yaralar açıyor yüreğimde şimdi…
Olmayacak bir şey miydin yoksa sen?
Bana çok mu fazlaydın?
Seni anlatmak istiyorum
üzerime vazife değil ama seni yazmak istiyorum satır satır. Har noktadan sonra adını bas harf yapıp hecelemeye başlıyorum seni.
Seni anlatmak istiyorum
Biliyorum işim bu değil ama susmuyu razı değil yüreğim. Seni saklamaktan yoruldu kalbim. Yüze vurmalı artık duygularımı düşüncelerim. Yazdığım her hecenin arasınu seni konduruyorum sessizce. Akıp giderken zemen hayatla birlikte ben senden bir nefes bekliyorum.
Seni anlatabiliyor muyum?
Doğru cümleler kuramıyorum belki. Eksik kalıyor çoğu kez paragrap başlarım ve noktalarım üşüyor. Korkutuyor sayfanın sonu seni bitiriyor diye. Titriyor hecelerim.
Senisana hasret bırakmak istiyorum.
Hasretine katık etmeliyim zamanı. Evvelimde olduğun gibi ebedimde de bulmalıyım seni. Soluksuz kalıp nefesine muhtaç kalmalıyım.
Gülücüklerime hapsetmelıyım seni.
Her ağladığım da sıkı sıkıya saklamalıyım Sarmalıyım özlemini.
Anladık iyisin
Ama neye yarıyor iyiliğin.
Seni kimse satın alamaz
Eve düşen yıldırım da
Satın alınmaz
Anladık dediğin dedik
Ama dediğin ne?
Doğrusun söylersin düşündüğünü
Ama düşündüğün ne?
Yüreklisin
Kime karşı?
Akıllısın
Yararı kime?
Gözetmezsin kendi çıkarını
Peki gözettiğin kimin ki?
Dostluğuna diyecek yok.. ya
Dostların kimler?
Şimdi bizi iyi dinle:
Düşmanımızsın sen bizim
Dikeceğiz seni bir duvarın dibine
Ama madem bir sürü iyi yönün var
Dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine
İyi tüfeklerden çıkan
İyi kurşunlarla vuracağız seni
Sonra da gömeceğiz
İyi bir kürekle
İyi bir toprağa.
Karşımdasın işte...
Bana bakmasan da oradasın görüyorum seni.
Ah benim sevdasında bencil yüreğinde sağlam sevdiğim.
Kalbime gömdüm sözlerimi ceset torbası oldu yüreğim.
Tıkandığım o an
Elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte
Aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
Ellerim boşlukta ben darda kaldım.
Ellerim buz gibi ben harda kaldım.
Bir senfoni vardı kulağımda çalınan
bitti artık hepsi...
Köşeme çekildim hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde.
Demiştim sana hatırlarsan:
Önemli olan zamana bırakmak değil
zamanla bırakmamaktir..
Şimdi bana geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır
Gittiğim eğer bensem söyle bana kimden gittim?
Sende yoktum zaten ben ben yine bende bittim...
Öyle bir hayat yaşadım ki cenneti de gördüm cehennemi de.
Öyle bir aşk yaşadım ki tutkuyu da gördüm pes etmeyi de.
Bazıları seyrederken hayatı en önden kendimi bir sahnede buldum Oynadım.
Öyle bir rol vermişlerdi ki okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde hem kızdım hem güldüm halime.
Sonra dedim ki söz ver kendine
Denizleri seviyorsan dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı biliyorsan düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredeceksin.
Öyle hayat yaşadım ki son yolculukları erken tanıdım.
Öyle değerliymiş ki zaman hep acele etmem bundan anladım.
Bir yangın var
Görünmeyen ama sıcaklığı kokusu çok yakında
Söndürülmek için yağmuru bekleyen
Bir çoçuk var
Üstü başı kirli ama yüreği tertemiz
Temizlenmek için yağmuru bekleyen
Bir gemi var
Motoru çalışan ama fırtınada karaya vurmuş
Gitmek için yağmuru bekleyen
Bir ağaç var
İri gövdeli sağlam ama meyvesiz
Çiçekleri açmak için yağmuru bekleyen
Bir şemşiye var
Çok şirin sevimli ama kullanılmamış hiç
Açılmak için yağmuru bekleyen
Bir yağmur var
Tertemiz gökyüzünü kaplamış ama yağamıyor
Yağmak için doğru zamanı bekleyen
Eninde sonunda yağmur yağacak
Yağmur yağacak herkes istediği alıp mutlu olacak
Olması gerektiği kadar fedakar biriyim aslında; daha fazlasını umma açıkçası. Endişelerim ideallerim halletmeye çalıştığım meselelerim var. Başkalaşmaya çalışıyorum. Gözardı edilmiş tutumlar edinmek hoş. Değişmek hiç de zor değil. Yalnızca özgür olabilsem sorun kalmayacakmış gibi sanki. Anlaşılmak istiyorum: sevdiğim bir şarkıyı herhangi biriyle paylaşırken aynı duyguları hissetmek arzusu bu. Evet tıpkı bu. Sese ahenge kapılırken kendini müziğin ritmine verirken yanında bir diğerinin olabilmesi; görkemli bir anda birlikte sadeleşebilmek. Birlikte dansedebilmek gibi. Sen hastayken başucunda birinin sabaha kadar oturması gibi. Arada bir alnındaki teri silmesi üstünün açılmamasına dikkat etmesi gibi. Bir başkası için hayatta kalma çabası gibi sanki. Ölmek için değil yaşamak için uğraşmak gibi. Ummadan hayal etmeden sıradan olduğu gibi.doğal. Ve ciddi. Ciddi ciddi hayatla mücadele edebilme gücü. Bu gücü yanyanayken yaratabilme yeteneği. Ben bu yeteneğin bir parçası olarak sokuluyorum sana. Masallarla geliyorum. Efsanelerle geliyorum. Herhangi bir insanın birikimiyle geliyorum aslında. Art niyetsizim. İnan..
Simdi biz neyiz biliyor musun
akip giden zamana goz kirpan yorgun yildizlar gibiyiz
birbirine uzanamayan
boslukta iki yalniz yildiz gibi
aci cekiyor ve kendimize gomuluyoruz
bir zaman sonra batik bir asktan geriye kalan iki enkaz olacagiz
yalnizca
kendi denizlerimizde sessiz sedasiz bogulacagiz
ne kalacak bizden
bir mektupbir kartbirkac satir ve benim su kirik dokuk siirim
sessizce alacak yerini nesnelerin dunyasinda
ne kalacak geriye savrulmus gunlerimizden
bizden diyorumikimizden
ne kalacak?