Aşk'a Dair herşey

R
  • Kullanıcı Rüya Perisi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Aşk ve Sevgi
Ne zaman aynaya baksam
gözbebeklerimde seni görürürüm
ne zaman gülsem
nefesin düşer kahkalarıma
ne zaman yağmur yağsa
ıslak saçlarının kokusu gelir burnuma

ne zaman bir dost sohbetinde
sana ait bir cümle geçse
gözlerim buğulanır
sesin yankılanır kulaklarımda

ne zaman üşüsem
üşüdüğünü düşünürüm o anda
o kadar benlesin ki
o kadar bensin ki
özlemek anlamını yitirdi
ben beni özleyemem ki
 
Sen gidersen,
Saatlerin kadranları izler peşinden,
Durur zaman!
Anlamını yitirir anlarım
Anılarsa yüreğimin yangınına içerler yudum yudum.
Beyazın kırmızının lafı olmaz.
Kadehler zehir olur, kadehler zifir...
Buralara hazan vurur...
Buralar boran olur...
Buralar yaman...
Yüreğim inceden yorulur...
İçerimden ilmek ilmek izlerin yolunur.
Bilirsin aşka emektir her sevişim seni.
En azılı katil olur aşk sen gidersen,
Yüreğimde seni bulamazsa,
Düşlerim vurulur.
Sen gidersen...
 
Çokmu sevdi seni bu kalp
Çokmu bağladı kara zincirlerini sana
Çokmu senin oldum yoksa çok mu benim
Ve ben karanlıkların da
Özledim seni
Gidişininin saymadığım kacıncı saniyesinde
Kokun hala üzerimde
Sen diye katran gecelere dalıyorum
Sen diye karanlık sabahlara uyanıyorum
Günüm sen oluyor
Karanlıklarıma avucunda güneş geldiğinden beri
Işığım sen oldun
Şimdi kalbim sen diye bağırıken
Elini tutamadığım yüzünü göremediğim
Ve gözüne bakamadığım günleri saymıyorum
Takvimden
Biter bu da biter diyorum kendime
Ama nafile öldüm deyince
Ölünmüyor...

Murat Bağcı
 
Ertelenmiş sözler var dilimde
Buruşmuş bir kağıdın içinde duygularım.
Gecikilmiş bir aşk yazılı köşeye atılan kağıtta
Hiç bir şey için geç değil belki
Belki, şimdi tam zamanı.
Bir de yürek sözden anlasa...

Hergün bir sonrasına ertelenir itiraflar
Bir kaçış ki, bu insanı kendinden eder
Sorular döner beynimin içinde
Beynin içinde satır satır işlenir duygular
Bir gün sonraya ertelenir hergün.

Bir yaprağın yere düşüşü gibi olabilsem
Ağır ağır süzülsem herşeyin farkında olarak
Bir şelale gibi olsam
Coşkunca düşsem arzularımın yüreğine
Korkularımı erteleyebilsem bir anlığına
Hergün koskoca bir yaşam ertelenir oysa.

Sözcüklerin ucuna yüklüdür yaşam
Kendimin kendimle savaşı bu
Kendimle ertelenmiş sözcüklerimin savaşı
Korkularımızın esiri olmuşuz
Ertelenmiş bir yaşam var sırtımızda
Ertelemiş sevdalar yaşarız
Ertelenmiş dostluklar
Ertelenmiş kendini buluşlar.

En çokta yüreğimizdeki parıltıları erteleriz.
Oysa sevmek, daha kolay gözükür korkmaktan.
Sevsek hesapsızca,
Aşık olsak ertelemeden yüreğimizdekileri.
Sözcükler aksa billur bir su gibi
Ertelemesek yaşamımızı.

Belki olacak ertelemesiz yaşayışlar
Bir umut ışığı yanar yürekte
Umudu erteleriz bu sefer
Umudu erteleriz bir sonraki güne.
Ertelenmiş bir umudun sırtına yüklemişiz korkularımızı
Ertelenmiş sözcüklere saklamışız yüreğimizi
Ertelenmiş bir varoluş yaşarız.
 
Bir gün, bir gün gelsen gülüm
Nefesini nefesimin
Sesini, sesimin üstüne koysan
Kapasam gözlerimi, kapasan
Ruhların dans ettiği şu yitik sahnemde
Sen olsan...


Arınıp bütün kışlardan
Baharlar giyinsen
Ben cemre-i kıyafetimle
Muştularla düşsem ruhuna
Kimseler görmese,
Kimseler duymasa,
Bir biz görsek, bir biz dinlesek bizi
Beraber okusak, sana yazdığım bu son şiiri


Bir gün, bir gün gelsen gülüm
Yalnızlığıma, gecenin içinde sallanan sarhoşluğuma
Herkes kınarken beni, sen gülümsesen
Bilirim desen sevdamdır bu viraneliğin
Dokunsan suskun dilime
Çekip çıkarsan altında sakladığım seni
Saçlarını bıraksan parmak uçlarıma
Bütün sarhoşluğumla okşasam
Ayılsam, ayılsa gecenin içinde yıldızlar
Görünse içimdeki nevbahar
Çiçek, çiçek açsan


Sonra sonrası olmasa
Her şey başladığı yerde bitermiş ya
Başladığı yer kaybolsa
Bitmese, bitemese...
İçimizdeki hüzünlü çocuklar tutuşsa el ele
Balonların ucunda suskun cümleler
Uçursak yitik bir gökyüzüne


Bir gün bir gün, gelsen gülüm
Yüzünde gitmeyecek olanların yüzü
Gözlerinde, muştulu bir bakış
Nefesin değse nefesime
Dinse son şiirin suskun sancısı


Bir gün, bir gün gelsen gülüm
En sevdalı haliyle
Sesini bıraksan suskun dilime...
 
"Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı varsa
Senin kahve gözlerinin bin yıl hatırı var vefasızım"

Yolumuz buraya kadarmış be kahve gözlüm
Artık
Tersine akan bir nehir gibi
Yıkılmış bir şehir gibi
Suya yazılmış bir şiir gibi
Adımı unut
Yalnızlığın boşluğunda
Gecelerin loşluğunda
Sensizliğin sonrasında
Bil ki
Beş para etmiyor umut
Etmiyor be kahve gözlüm

Yalan yanlış
Kırık dökük yaşadık biz bu aşkı
Erken emekli olduk biz bu sevdadan
Biliyorsun
Hep direkten döndü umutlarımız
Hep kendi kalemize attık gollerimizi
Ne acemi bahçıvanmışız meğer ikimiz
Açmadan soldurduk güllerimizi
Açmadan soldurduk be kahve gözlüm

Şimdi yüreğim mutsuzluğun hedef tahtası
Bir değirmen taşı gibi ezip geçtin yarınlarımı
Sokaklara sığmıyor bu dev yalnızlığım
Bu cumartesiler
Bir gün beni öldürecek biliyorum
Çığlık çığlığa şiirlerim yine de seni istiyor bana inat
Ama son kurşun yemiş bu sevdaya
Yetmiyor şımarık pişmanlıklar
Yetmiyor be kahve gözlüm

Bir isyan faslıdır şimdi bu suskunluğum
Hovardaca harcanan mevsimlere
Bu kaçışlara bu gelgitlere
Ömrümüze kesilmiş biletlere
İsyanımdır bu acı acı gülüşüm
Oysa
Kaç kez sildim seni haritamdan
Kaç kez mil çektim o kahve gözlere
Gel gör ki
Kendime bile geçmiyor artık sözüm
İşte bir kürek mahkumu
İşte bir yürek mahkumu
Kapında yine
Bitmedi bu kara sevda
Bitmiyor be kahve gözlüm
 
Gece gözlerini kapatsın istiyorum
Yıldızlar beni çağırmayı bıraksın
Mavi şehrin tüm ışıkları sönsün istiyorum
Sadece parlayan yıldızın kalsın senin gökte.

Deniz gülümsesin uzaklardan, gök gülümsesin,
Gecenin esintileri girsin yüreğime istiyorum,
Aydınlıkta bunu istiyor zaten biliyorum
Öpüşünle süslemelisin akıl almaz gidişleri.

Uzaklıklara inat gülümsemeni istiyorum
Yumuşak bir yağmur altında seninle ıslanmak
Saçların darmadağın, dudağımda bir mavilik ıslak
Öpüşünle kurutmalısın, unutmalısın geçmişi...

Aydınlıkta bunu istiyor, bana gelişini
Bana gelirken gülümseyişini,
Kimseler söndürmesin bu maviliği,
Öpüşünle süslemelisin geceyi

Benzerin yok benim için dünyada
Karşılıksız bir göz kırpış bu hayata,
Ve konuşuyorum sessiz bir mavilikle,
Öpüşünle süslemelisin mavi şiirler okunurken sana...

Gelişinle aydınlanan kentte ölmek istiyorum
Gidişlerini getirmiyorum aklıma bir an bile
Seni sevmenin coşkusuyla yaşamın mutluluğu
Ve öpüşünle süslenen yağmurun huysuzluğu.
Bana hayat veriyor, öpüşünle süslenen mavi bir gecede..
 
En çok neyi severim bilirmisin
Geceleri hayal kurmayı
Kelimelerde aşk ve sevdayı
Ama en çok neyi özlerim bilirmisin
Yalnızca seni
Tek düşüncem hasretimsin
Tek çarem kaderimsin
Bir tanem sevdiğimsin


Hani insan ağlamak ister
Gözlerinden yaş gelmez
Hani gülmek ister
Yürekten gelmez
Birini bekler o hiç gelmez
İşte o zaman ölmek ister ama ecel gelmez


Gidişi gelişinden çabuk olur
Bitişi başlamasından kolay olur
Bir sevda rüzgarıydı esti geçti diyeceğim
Ellerini gözlerini
Dokunuşunu öpüşünü
Sana ait her şeyi
Biri vardı bir zamanlar
Yıktı geçti diyeceğim


Gözlerim kapanırken
Seni son kez hatırlayacağım
Birini sevmiştim bir zamanlar
Hala çok seviyorum diyeceğim
Gözlerimi parlatan senin ışığındı
Hayata küsmem yaşamdan umudu kesmem
Hepsi senin yüzünden
Attığım her kurşunda
Öleceğime yeniden dirildim


Duvarlara gömdüm yalnızlığımı
Güneşe çıktımda anlattım aşkımı
Yeminliyim bir mahsun vedaya
Sen varken darılmazdım
Çiçeksiz baharlara
Yağmurlu havalara
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından
Gidenlere küsmezdim
Sen varken böyle düşünmezdim
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yandın da ben yanmadım mı
Hiç bir zaman bu kadar sevmemiştim


Beni başka alemlere götüren
O pamuk teninin nasıl özledim bir bilsen
Elin ocağı gibi yanar benim yüreğim
Beni ne anne nede dostum avutur
Duası yok bu derdin duyan olmazki
Hasretimi koydum ben başucuma
Zalim unutma Allah görür
Gözlerim kapanırken seni son kez hatırlayacagım
Birini sevmiştim bir zamanlar
Hala çok seviyorum diyeceğim
Beni bir gün ararsın ama bulamazsın
İşte değerimi o zaman anlayacaksın
Unutma zalim Allah görür
 
An olur, deli sevdamın suskunluğunu yüklenirim bir başıma.
An olur, buluşur yüreklerimiz en masum sevda yollarında.
Umut ki, bitivermiş daha yolun en başında...
Ne yolumdasın ne yolsun sen bana...
Bilmezdim ışıksız yollarda umuda kavuşmanın yorgunluğunu,
Bilmezdim, umudun bir rengininde siyah olduğunu.

Gece olur, en parlak yıldıza takılır dalar gözlerim...
Gece olur, aniden kayar gider yokluğuna yıldızım.
Gölgen ki, düşüvermiş kalbime..
Ne yakınsın ne uzaksın sen bana.
Bilmezdim hayalinin aynalarda da konuştuğunu...
Bilmezdim, gözlerinin gökyüzünde de durduğunu.
 
Boş bir varsayım,
umutsuzluğa rağmen,
sana rağmen bir umut içimdeki..
Kaybedilmiş günlerin tesellisi olur mu?
Tüm geçkaldığım oyunlarıma,
çocukluğuma mecbur bir tavırla,
direnmeye müptela sancıların,
tam ortasındayım;
öyle halsiz, öyle hadsiz..
Dinmeyen yürek fırtınalarına itafen,
yolların çıkmazına sürüklenen
bir aşk, bir serzeniş,
bir nerden geldiği bilinmez tükeniş..
Konuşunca diner sanıyorum,
en büyük yanılıyorum yine..


Alışıyorum sonra,
sonra anlıyorum,
ki bakma bana, çoğu kez de saçmalıyorum;
öyle umarsız, öyle düşerken işte..

Anlamları yorulan cümlerde arıyorum bazen seni,
bazen anıyorum, haberin olmuyor,
toplasan kaç para eder ki bu kaybedişler..
Sahi kazanmayı yitireli çok oldu..
Sen beni unutalı kaç oldu?
Adı konmuyor işte;
öyle sebepsiz, öyle kelimesiz işte..

Gün doğuyor odama bazen,
perdeler kapalıyken
ama her sabah, uyanarak başlamıyor..
Her gece duasın dilimde,
her gece ayazsın tenimde..
Teslim oluşuma manasız kalsa da hayaller,
yolu sana çıkan bir dilek tutuyorum,
ben bile inanamıyorum;
öyle uykusuz, öyle saçmasapan işte..

Söylesem ağzımdan taşacak,
söylesem boyumu aşacak,
pusulası ayarsız kederlere gebeyim ben..
Adresi belli, bir avuç gözyaşı,
şiire sitem katsa da,
ve sen başkahramanı olsan da yine,
Seni
tarifsiz, sessiz,
öyle tahammülsüz,
öyle çok seviyorum işte..
 
Sana Hasret Yüreğim....


Sebepsiz gözyaşı dökmek istedi gözlerim,,
neden diye soramadım..

Görmek isteyipte göremediğine agliyor gözlerim,,
yeter artik diyemedim..

Belli ki Çok özlemiş,,
Belli ki ağlamak istemiş isyanmı bu
yoksa bir haykırışmı

Anlam veremedim,,
Yüreğimi dinliyor artik gözlerim,,
Anladim ki ağlayan onlar değil,,

Sana hasret kalanYüREĞİM.
 
Dilim dolaşıyor hep adını andığımda.
Ama senin yüreğine bir söz bıraktım,

Yalnızca bir söz...
Bırak gözlerin yalan söylesin,
Bırak dudağında, sevgi olmasın.
Bırak cesaretim ellerini tutmasın,
Bırak, bir sabah
Yüreğin benim gözlerimde uyansın...

Uyansın ki;
Sonsuzluğuma kazıyayım adını.
Bırak, varlığın sevişmesin benimle.
Yokluğunun her kelimesinde,
Yüreğinle sevişir,
Ölüme senin gözlerini öperek giderim.
Son infazını boynuma geçir sevgili....
Kurşunları kelimelere ilmekleyip
Ölüm ol çık karşıma...
 
Sen… Başıma gelen en güzel şey…
Sen… Tüm yüreğimle, tüm hücrelerimle sevdiğim…
Sen… Hayatımın ilham kaynağı…
Sen… Yüreğimin vazgeçilmezi, “arkadaş”tan,“dost”tan öte… “her şey”im…

Bir “nefes” kadar yakınsın bana…
Bir “hasret” kadar uzak…
Bir “kar” kadar sevgi dolusun bana…
Bir “yağmur” kadar huzur verici…
Bir “beyaz” kadar güzelliklerle sırlısın…
Bir “siyah” kadar koruyucu…
Bir “ateş” kadar sıcaksın bana…
Bir “su” kadar yürek soğutucu…
Hayatımdaki tüm şeylere dair her şeysin, her şeyim…
Vazgeçemediğim, vazgeçemeyeceğim, “vazgeçilmez”im…

Kelimelere sığdıramıyorum seni, hayatıma sığdıramadıktan sonra…
Seni anlatmaksa, hiç kolay değil…

Bazen bir omuzsun, en rahat dayanabileceğim…
Bazen bir yüreksin, kuytu köşede kalsam bile her an orda olacağım…
Bazen bir yuvasın, ne olursa olsun, yüreğinde konaklayabileceğim…
Bazen bir meleksin, en zor günlerimde o meleğe sığınıp, ağlayabileceğim…

Bilirsin benim gözlerime ne kadar değer verdiğimi… Bak onlara, orda SEN varsın ve her zaman da SEN olacaksın…
Her zamanki gibi bak onlara, umut dolu, sevgi dolu, ücük dolu…
Bak ki; bu gözler onları görünce, bir kez daha anlasın, senin benim başıma gelen en güzel şey olduğunu.....
 
Her nefes alışımda
Ciğerlerime özlemini çekiyorum
Her sigara yakışımda
Hasretinin kor ateşinde bende yanıyorum
Anla artık;
Sensiz gecen her bir anda
Gözlerindeki ışıktan yoksun her karanlıkta
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...
Duvarlar pembe düşlerime el koymuşsa
Yalnızlık son restini çekip kalbimi rehin almışsa
Sana koşan ayaklarıma kör zincirler vurulmuşsa
Anla işte;
Düşündükçe yokluğunu, andıkça ismini
Hasretine sarılıp hatırladıkça o masum gözlerini
Yüreğim ağlıyor içten içe
Ve canım acıyor...
Gece yarısı yokluğunun kâbuslarından korkuyla uyanıyorsam
Yetim kalmışçasına
Düşlerimin ortasında sadece sana ağlıyorsam
Anla işte;
Ağladıkça hasretine, gözyaşlarım süzüldükçe toprağa
Bir gün sensiz bitip bir sayfa daha ekliyorsam yalnızlığıma
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...Bastığım her kaldırımda senden bir şeyler ararken
Şehrin tam ortasında dizlerim artık yorgun düşüyorsa
Sensizliğin içinde ruhum yavaş yavaş kayboluyorsa
Anla artık;
Şehrin her ışığında hatırladıkça gözbebeklerini
Anımsadıkça son gidişini
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...
 
Islandigim ilk yagmursun...

Sana Kalbimin nehrinden yazıyorum.
Buranın asi,kirli sularında boğup tüm ıstıraplarımı,
bir müddet nefes almadan,
hissetmeden canımı acıtanları
sana her şeyimi anlatacak en anlamlı kelimeleri arıyorum, bulamıyorum.

Sonra seni arıyorum sen, aynı sen.
O en anlamlı halinle...
Dokunsam kırılır mı buzlar, dokunsan titrer mi bedenim?
hişş.. tut nefesini, dokun pamuktan ellerinle,
o içimi ısıtan pamuk ellerinle dokun yüreğime.
Sarıl, sımsıkı sarıl, zaman geçmesin,
artık ıslanmasın yanaklarım,
üşümesin ellerim.
Sakın bir şey sorma, sadece dinle.
İçimde senden rüzgarların ayak sesleri...

Şiir gibi nakaratlarını yaşıyoruz hayatın.
Bağırsam geceye söz dinler de getirir mi seni bana ya da rüzgarlar taşır mı kokusunu saçlarının?

Telaşımı hoş gör,
daha ıslandığım ilk yağmursun,
inandığım ilk yürek.
Aç kollarını, başımı omzuna dayayıp ağlamam gerek ya da nefes almadan yaşamalıyım hayatı.
 
Gelemez misin yanıma sevdiğim?Bir kerede olsa
Gelemez misin?
Ellerimi tutup, gözlerime bakıp
"Seni Seviyorum"
diyemez misin?

Özledim seni..
Ayrılık yüreğimi uyuşturuyor, karıncalandırıyor
nicedir?
Özledim seni..
Sensizlik acıtıyor içimi, yakıyor

Gelemez misin sevdiğim?
Yaptığın yanlış olsada
Hayatım bu yüzden zindân olsada
Bir kez olsun yüzümü görmeye
Yüzünü göstermeye
Gelemez misin?

Özledim seni yâr..
Bazen içine attıkları kemiriyor insanı.. Ya hayatına hiç almayacaksın ya da sildin mi zerre iz bırakmayacaksın!

Madem seviyorsun
Gel yanıma..
Ne olursa olsun sen benimsin
Kabulümsün...

Gelemez misin sevdiğim?
Gözlerinin ışığını dünyama yansıtmaya
Ellerinle yüreğimi ısıtmaya
Bu biçarenin hayatını aydınlatmaya

Gelemez Misin?
Gelemez Misin?
Gelemez Misin?
Gelemez Misin?[/
 
M ü H R ü M S ü N !!!

Yokluğun kıyamet alametim…
Sonsuzluk dünyasında hücre hapsi yaşamaktır sensizlik…

Bir gelsen… Bir görsem… Bir gülsen…
Sonra yine git istersen…
Sen bakıp bakıp daldıkça karanlık ufuklara,
hayallerin yarım benliğin eksik kaldığı an düşlerim desteğin olsun diye yüreğine,
karanlığa hibe ederim senli düşlerimi.
Bir yıldıza iliştiririm ömrümü…
Sen kendini kimsesiz hissettiğin ve göğe bakıp
Allah’ la konuşmaya başladığında kayan yıldızın kuyruğunda görürsün beni…

Yüreğinin mutluluğuna adamışım benliğimi yar…
İbadet saymışım seni sevmeyi…

Şimdi varlığındır ihtiyacım olan.
Artık hissetmek yetmiyor canıma.
Birebir varlığın olmalı yanımda...

Bakışlarımız çarpışmalı uzun uzun.
Nefesler birbirine karışmalı.
Seni hissetmekten çok yaşamalıyım artık…
Seni yaşamalıyım...!

Her gece gözlerimi kapattıktan sonra hafızamda kalan son görüntü gözlerin olmalı...
Ve her yeni güne başlarken gözlerimi açtığımda ilk seni görmeliyim...
Bir karış yakınımda olmalı yüzün, nefesin yüzüme vurmalı...
Sensizlik cinnetim olur yar..!

Dinle "kanatsızım" dinle..!

Aç yüreğini, aç gözünü…
Korkusuzca ver elini, tereddütsüz yaz sol yanına beni.

Mutluluğumuza gölge edene karabasan gibi çökmezsem eğer…
Gözünde bir tek damla yaşa sebep olana kahır olmazsam eğer…
Bu canı sana harcamazsam eğer…
Ve eğer son nefese kadar sana seni ne kadar sevdiğimi
hissettiremediğim bir günüm bile geçerse ömür defterimde…
Bir gün bile bu satırlar şahitlikten vazgeçerse sevdama…


Bu bedeni toprak kabul etmesin...!

Köpeklere yem olsun soğuk cesedim…
Bir yeminsin kutsalımda, canımsın…

Tek yeminsin…

Sadece sana mecburum, sana muhtaç…
Tek şahit Allah’ımdır.
Cehennem gibi yürekle, cennetlik bir aşkla seviliyorsun…
Mühürümsün!...
 
Yalnızlık kum gibidir
Sen toplamaya çalıştıkça avucundan akıverir.
Şimdi ben
yalnızlık kumsalında milyonlarca kum tanesiyle ısınmaya çalışırken
söyle bana !
Üzerime güneş doğsa ne fayda...
 
Rüzgârınla uyandım bu sabah Sevgili...
Ellerini getirdi uzaklığından saçlarıma;
Dokunuşunu, kokunu...
Sensizliğe ‘sen’ diye sığındım,
Issızdın! ..
Gözlerimi kapadım, Yanıbaşımdaydın! ..


Özleminle uyandım bu sabah Sevgili...
Gözlerini getirdi uzaklığından bakışlarıma;
Dudaklarını, kucaklayışını...
Boşluğa ‘sen’ diye sarıldım;
Sıcacıktın! ..
Nabzımı tuttum, Canımdaydın! ..


Yangınınla uyandım bu sabah Sevgili...
Ateşini getirdi uzaklığından avuçlarıma;
Nefesini, tenini...
Düşlere sen diye uzandım;
Yalındın! ..
Zamanı durdurdum, Sonsuzdun! ..
 
Geri