**αşк 'ı νєвαℓ**

Konu sahibi son olarak 1885 gün önce görüldü
Her eğilip baktığımda başımın gövdemden ağır gelmesiyle yerde buluyorum kendimi...
Deyimlerden cıkmış bi cümle olabilir ama kafamın içindekiler, beynimi sömüren anlamsız yada belkide fazla anlamlı düşünceler tasımıyor artık bu bedeni...Her defasında düşmek mi bana yazılan, yada en acısı yerlerde sürünürken bile başımı kaldırabilecek gücü bulup (ki nerden bulduğumu anlamış değilim hala) düştüğüm yüksekliği görmek mi?

Gülücük perisi niye uğramıyorsun yüzüme?
Hala kaçırıyorum gözlerimi insanlardan...
Kaybolmasınlar içimdeki boşlukta diye..

Niye farklı olduğumu devamlı yüzüme vuran kelimeler seçiyorlar benimle konusurken?... Niye hissettiriyolarki bunu? Yüzümdeki tepkisiz maskenin atında devamlı ağlayan bi yüz olduğunu öğrenmek içinmi bütün bu çabalar? Ne zaman acık vericek diye ben kaçtıkca bıkmadan üstüme gelmeleri...
Neden?...

Herşey yalan sadece düşlerim gerçek...
Düşlerim var rüzgara ters düşen...
Her attığım adımda onlara, biraz daha kaybediyorum içimdeki beni... Vardığıma kalacak mıyım?
Bilmiyorum.

Yalnız mıyım? onların dediklerine göre yalnız olamam... Etrafımdalar çünkü...
Ve evet bencede yanlız değilim kimsenin bilmediği 2 kişilik bi dünyam var benim..
Adım hala hayat kitabında yazıyor...
Gerçek cok şeffaf tıpkı, ağladığımda gözlerimin kıpkırmızı kesilmesi kadar...
Kahretsin, acınacak haldeyim yine, kelimelere vurmak bu olsa gerek...

Melekler, duymuyor sesimi
Karanlık işte yine her yer
Gözyaşlarım, keşkeleri yok edemiyor
Korkuyorum
İnancım kalmadı benim....
 
Herşeyi sil baştan yaşayacağım bir hayat sunulsa. Bu hayatın bir silgisi olsa da tekrar baştan yaşayabilsem.

Karanlık düşen çığlıklarımın içine tebessümlerin hakim olduğu bir yaşam girebilse...Bir yaprak gibi titreyen yüreğime su serpebilecek pencereler açılsa...Silsem silsem silsem...İç çektiğim günleri bir hayat silgisiyle yok edebilsem. Fırtınaları dindirebilecek bir liman oluşturabilsem iç dünyamda. Bir anda her acıyı yokedebileceğim bir sihir gibi silgim olsa. Tutanabilcek bir dal oluşturabilsem. Hiç bir yöne beni savuramayacak sımsıkı bir dal.Üzerinde tomurcuklarım olsa. Açılmamış umut tomurcuklarım olsa her biri. Sabah tanyeri ile tomurcuklarımın üzerine çiğ düşse. Düşen çiğ damlaları gözyaşlarımın yerine alsa.Bu hayatta her yediğim darbeyi o silgimle yok edebilsem ne güzel olurdu.Yalnızlığıma davetiye çıkaran sancılı ağrılarımı dindirecek bir hayat sunulsa.


Ah diye geçmişime bakıp nedenlerimle dolu hayatımı silebilsem.

Yerine yeni bir hayat çizsem kendime. Dizimin üstüne çöküp bittiğimi anladığım anlarda bu karanlıktan beni kurtarabilecek ince bir çizgi oluşsa. Öyle bir çizgi oluşsa ki hep onun üzerinde yürürken beklenmedik acılarla karşılaşmasam. Hatalarımı, pişmanlıklarımı bir anda silsem.Yerine kaybettiklerimi geri alabileceğim bir hayat verse bana sildiklerime karşılık.Böyle bir hayata saklı kutumdaki hayallerimi, bilinmeyen ağaçlarımdaki umutlarımı çıkarıp tekrar ben olarak yaşamaya başlasam.

Bütün acılarımı hiç hatırlatmayacak asla ve asla hüzünlerin kol gezdiği karanlıklardan iz taşımayacak bir yaşam sunulsa.Baktığım her yerde eski beni aramadığım bir mesken verilse bana. Yok böyle bir hayat silgisi evet biliyorum yok...
Hiçbir zaman olmayacağını da biliyorum. Bize düşen acı ve hüzünle boğuşmak kalacak.
 
Bir kez daha söylüyorum,lütfen..Git artık..
Kinini bırak,hayallerimi al..Benden git artık,kendine iyi bak..

Ne olur,rahat bırak düşlerimi..Gecelerce uykusuz kalıyorum..Korkuyorum,kımıldayamıyorum yatağımda..Hafiften bir müzik çalıyor,duyuyorum..Ama korkuyorum,git artık..Bu gece de sensiz olsun..

Fikrimi huzurlu kıl,git..
Birden rüyalara dalıyorum, yine sen!!..Artık korkutuyorsun beni..Her hareketini ''İYİ'' denen umut teknesine bağlamak istiyorum! Ama olmuyor,olmuyor denizler kaldırmıyor iyiyi..Hareket edemiyor,ayrılamıyor hüzün limanımdan!!

Ne olur bırak artık kalbimi..Ruhumu,sevinçlerimi bırak artık..Zikrimden çıkar kendini..Anmayayım adını,dudaklarım seni hecelemesin bir kez de ne olur..Al tüm heceleri benden,ve git..Sonsuzluğuna inandığın her aşkta kal biraz,ama benden git!!

Solmadan güller,koparılmadan dalından,git!! Yoksa sonlar olacak,bitişler olacak..Bende kalışın ebedi olacak,git!! Kurtar kendini aşkımın hüznünden..

İçime çekiyorum seni nefes gibi,her solukta BEN oluyorsun..Ben tamamen sen olmaktan korkuyorum,git!! Keder odalarına girmeden,acılarımın misafiri olmadan git!!..Gitme demeyeceğim,bir klasik daha yazılsın istemiyorum,git!! Dillere düşmesin aşkım,söylenmesin çığlık çığlık!! İstemiyorum..Sevmiyorum sevmeyi de artk..Rahat bırak sevgimi..

Bu sarayda misafirliğin bitti,rahat olan herşey sona erdi..Aşk bizi terketti,git!!

Bir kez daha söylüyorum,lütfen..Git artık!
Kinini bırak,hayallerimi al..Benden git artık!!
 
seni seviyorum çünkü
her günüm senin sesinle doğuyor,seninle sürüyor
gecem ise seninle son buluyor.
seni seviyorum çünkü
kilometrelerce uzakta olsan bile,
buluşma gününü özlemle beklemek hoşuma gidiyor.
seni seviyorum çünkü
yanımda olmasan bile,
yüreğinin benimle olduğunu biliyor
her an yanında olduğumu biliyorsun.
seni seviyorum çünkü
bu mesafelere ragmen
yaşanmamışı yaşatabiliyorsun,
duygularımda var olabiliyorsun.
seni seviyorum çünkü
sesinle dünyama bir anda girip,
sürprizlerinle beni kendine
tekrar tekrar aşık edebiliyorsun.
seni seviyorum çünkü
yüreğimin tam ortasında varolabiliyorsun.
beni hayallere götürebiliyor,
umutlarımı geleceğimi düşündürebiliyorsun.
şiir yazdırıp,şarkılarda hissettirebiliyorsun kendini.
seni seviyorum çünkü
ikimize dair bir yaşamı düşündürebiliyorsun,
mutluluğun,aşkın varlığına inandırabiliyorsun.
engellerin aşılacağını,
mücadelenin hırsını,
birlikteliğin tek yürek olmanın ve
güvenin aşamayacağının olmadığını gösteriyorsun.
seni seviyorum çünkü
sen hayatıma vazgeçilmez bir anlam katıyorsun.
seni seviyorum çünkü
sen benimle bende yaşıyor,
ben seninle sende varoluyorum.
 
:: Seni seviyorum Çünkü Seni Sensiz YaşıyoruM ::..

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&& &&& &

Seviyorum seni bir tanem
Bak korkmuyorum artık
Ne dünden ne yarından,
Susmuyorum artık
Ne seninle nede sensiz kaldığımda...
Söylüyorum işte dinle;
Seviyorum seviyorum seni!
Bakınca gözlerine
Bir içten gülüş görünce yüzünde
Hadi korkma
Sende söyle,
Seviyorum seni de,
De ki sereyim gözlerindeki yıldızları ayağına.
Ve benim olsun içlerinden
En güzeli en uzağı...
Ulaşamayacağımı sandığım o yıldızı
Sen ver bana koparıp ellerinle
Bekletme yarını,
Bekletme akşamı
Bizim olsun yarınlar
Bizim olsun akşamlar...
Biz dediğin anda başlar hayat
Biz;
Yani sen ve ben!
Söyleyebilir misin bunu
O korkunç yalnız gecelerde haykırarak
Çıkar mısın bir sabah karşıma?
Uzatır mısın ellerini bakarak gözlerime
Ve söyleyebilir misin; ?
Ama yalansız ama gerçek ama içten

Seni seviyorum diye
 
Adını duyduğumda titriyorum.
İçimdeki sevda telleri titriyor
Eriyorum su olup akacağım sanki
Su olsam da sana akmak için yol bulurum ben
Ayaklarının dibine göl olurum
Sen bu aşk suyu ile yıkanırsın
Seni düşünmediğim tek bir an yok bile
Senin hasretine tutsak oluyorum
Hasret dedim de,seni özlemenin
bu kadar zor olacağını bilmezdim.
Bir sarmaşığa dönüşüyor hasretin,
bedenimi sarıyor.
Hasretten şikayet etsem de aldırma sen
Kavuştuğumuzda yaşadığım bahtiyarlık
kötü olan ne varsa hepsini silip atıyor.

Seni Seviyorum Çünkü
Yanındayken dört mevsim bahar oluyorum
Seni o baharın en nadide çiçeği yapıyorum
Buram buram çiçek açıyorsun yüreğimde.
Kokunla başımı döndürüyorsun
Bir bahardan diğerine uzanırken zaman
sensizliği aklıma bile getirmek istemiyorum.
Çiçek dedim ya, Bir çiçek adı verseydim sana
papatya olurdun Tomurcuklarıyla dünyaya, insanlara
baharın geldiğini müjdeleyen papatya
iddiasız ama güzel,güzel ama kibirsiz

Seni Seviyorum Çünkü
Sana baktıkça kendimi hiç keşfedilmemiş
bir kıtanın topraklarında buluyorum
Adım adım dolaşıyorum seni
Sana ait ne varsa öğrenmek istiyorum
Keşfetmeye aç bir kaşifim ben
Ancak senin topraklarında doyuyorum hayata
Sana her gün yeniden aşık oluyorum
Bu aşka ben bile şaşıyorum
Ama şaşkınlığım beni mutlu ediyor

Seni Seviyorum Çünkü
Her sabah kalktığımda bir günü daha
seninle geçirecek olmanın mutluluğunu
yaşatıyorsun bana Ben güne seninle başlıyorum
ve her gün hayatı yeniden keşfediyorum
Gök kuşağının her tonunu gölgede bırakan
en parlak renksin sen Her şey senin rengini taşıyor
benim için ancak o zaman anlamlı oluyorsun

Seni Seviyorum Çünkü
Soğuk günlerde içimi ısıtan ceketimsin
Sıcak günlerde ise ferahlık veren kuzey rüzgarı
İliklerime işleyerek esiyorsun
Her şeyde sen varsın.Nasıl olmayacaksın ki
sanki sen doğduğumdan beri içimdeydin
Yüreğimin en derin köşesinde idin
Sanki ortaya çıkmak için beni bekliyordun
Ve ben orada olduğunu fark edince
hak ettiğin yere çıkardım seni

Seni Seviyorum Çünkü
Hep benimlesin.Seni görmem için yüzüne
bakmam gerekmiyor.Gözümü kapatsam oradasın
Gördüğüm her sima aslında sensin.
Gözlerinin içindeki binlerce yıldız
gecenin karanlığını delip geçiyor
Sen bana bakarken ben kendimi
yıldızlara bakıyor gibi hissediyorum
O yıldızların parlaklığında kaybediyorum
kendimi.Gözlerim kamaşıyor ama şikayetçi değilim
aydınlığından.Güneş doğmasa,yıldızlar kaybolmasa diyorum
Ama biliyorum ki güneşimde sen olacaksın gecenin sonunda.
Bu kez daha parlak ve aydınlık çıkacaksın karşıma

Seni Seviyorum Çünkü
Saçların ellerimin arasında kayıp giderken
dünyadaki cenneti bulmuş gibi hissediyorum kendimi
Her gülümseyişin içime yeniden yaşama sevinci dolduruyor.
Her gülümseyişin karamsarlığı yıkıyor,mutsuzluğu parçalıyor
Seni seviyorum çünkü,seni sevmeyi,sana dokunmayı,
seni dinlemeyi,sana bakmayı, seni koklamayı.
seninle paylaşmayı seviyorum.
Seni sen olduğun için seviyorum

Seni Seviyorum Çünkü
Seni sevdiğimi anlatmaya çalışırken
ne kadar çaresiz olduğumu da görüyorum
Her sözcükten sonra durup tekrar düşünüyorum
Seni yeterince anlatabildim mi diye
Biliyorum ki yetmeyecek.Bu kadar sözcükten
sonra bile sana sevgimi anlatamamış olacağım
SÖZCÜKLERİN BİTTİĞİ YERDE GÖZLERİME BAK
ONLAR BU SEVGİYİ ÇOK DAHA İYİ ANLATACAKTIR SANA
 
sen ve kırgınlığım...

beni sewseydin eğer mor menekşelerim solmazdı
akıttığım gözyaşlarımın tuzu dudaklarımı kawurmazdı
yüreğime apansız sancılar girmezdi....
sen beni sewemedin........
korkulu rüyalarımdan çığlıklarla uyandığımda yoktun yanımda
bir sıcak dokunuşa muhtaçken yine yoktun
neydi seni benden uzaklaştıran engeller mi var aramızda
yalvarırım kaçma benden gel sonum olsanda gel bana
ağlarsam benimle ağla
tebessümlerime ortağım ol
aşk her engeli aşardı hani niye kandırdı annem beni
niye bana hep masallar anlatıldı
gel gel artık sewmeye doyamadığım
bir adım daha gitme gönlümden kaybedemem
elimi tut,bana tatlı kavgalarımızdan bahset
bu sefer susacağım bir seni dinleyeceğim
gel hadi bu sefer seni parklarımda gezdireceğim
en anlamlı şarkılarımı söyleyeceğim
bekleyeceğim geleceksin değil mi????????
hem söz!!
!bu yalanı kimseye söylemeyeceğim
 
ne zaman canın yansa bu kadar derinden
sanırsın mümkün değil bi daha üzülmen
ne inat ne gözükara ne dayanıklı yürek
acıyor aynı yerden herşeye rağmen...
ne akıl kar ediyor ne fikir o sırada
biliyorsun geçiyor zamanlar ama ne fayda
ben de son sanmıştım...
her gidiş, bir kaybedişti.
ve ben yalnızdım.
ne gidecekler vardı artık, ne kaybedilecekler.
ama değilmiş öyle.
gözyaşları üç günlük, umutlar sonsuza çıkarken,
değişiverirmiş her şey birden bire.
ben ne kadar tüccar olsam da aşk pazarında,
yokmuş alıcım yosun kokulu yollarda.
insanların kaliteli sanıp para verdiği yastan öte değilmiş.
ve her yasın çıkışı yaşlı gözler imiş...
"mış", "miş" değil dediğim, yanlış anlama...
ben de içindeyim bu çokluğun..
benim kanayan yaralarımın yanında;
yaralı... tepeden tırnağa herkes yaralı
alışılmıyor acı yok kaidesi kuralı
kanayıp ne kadar tutabilirsin gül uğruna dikeni
ne gelen anladı ne giden olanı biteni
kimse anlamadı...
aşkın öbür adı yanmaktı.
bazıları mahrum kaldı ateşten.
o mahrumlar hiiiç yanmasın zaten...
diken battı elime yar diye...
şimdi sakın gülü seven dikenine katlanır deme...
benim hiç gülüm olmadı ki...
şimdi ne olduğumu,
yaralarımdan sonra ne kadarlık canım kaldığını bilmeksizin...
sadece senin için;
adıyorum aşka geri kalanımı
suya söyledim gitti en son yalanımı
aşkın da en hesapsız kitapsız olanını
yaşamazsam karakaplıya kaydedin beni...
ve üzerime de yazın ki:
 
İnsanların ermeye baş koyduğu vuslat adına çıkılan yola çıkmıştı genç adam. Kısacası mutluluk arayışına.
Amaç mutluluksa araç aşktı.
Bulmuştu gerçek aşkı adam, tüm ömrüne yetecek kadar uzun, verdiği nefes kadar kısa zamanda yaşanmıştı.
Bittiği zamansa kalbinin koca bir parçasını da kilitlemek zorunda kalmıştı yitik aşklar zindanına.
Suçlu aradı önce, kıyamadı suçlamaya “canım” dediğini.
Kendini suçladı.
İnanamadı sonrasında. Yapayalnız kalmıştı sanki dünyada, kiminle dertleşecek kiminle paylaşacaktı kendinden bile sakladığı sırlarını?
Hayatının anlamı, yaşama sevinci bir yabancımıydı artık. Onu göremeyecek, görse de yasak mı olacaktı dokunmak.
Bitmiş miydi aşk?

Biter miydi hiç?
“Ben aynı yerdeyim o aynı yerde, o zaman aşk nerede?” diye soruyordu kendine. Gitti mi?
Gider mi hiç aşk?
Aşk gitmişti! …

Ama ölüm gelmemişti bir türlü. Ne yapsa öfke duyamıyordu, giderken yüreğinde kendinden kalan boşluğunu yalım alevlere terk eden o sevdasına.
Aşk öfkeyi reddediyordu, ona ölümü özletmeyi tercih ederken hem de.
Aşk gitmişti! … Ya da o gittiğini sanmıştı.
Aylar sonra gizlendiği köşeden kendisine baktığını anladığında tarifi olmayan bir acıyla nasıl da sıkışmıştı kalbinin geri kalanı.
Anlamıştı geç olsa bile.
Aşk gider sadece. Ama Bitmez…
Tıpkı Ezginin günlüğü’nün söylediği şarkıdaki gibi

Kalır adımızla bir sokak duvarında,
Bir ağaç kabuğunda, bir takvim kenarında,

Kalır bir çiçekte bir defter arasında,
Bir tırnak yarasında, bir dolmuş sırasında,

Kalır bir odada, bir yastık oyasında,
bir mum ışığında, bir yer yatağında,
Aşk hiç biter mi?
 
Dokunma satirlarima aklindan bile gecirme! Ne dogrum senin dogrun ne yanlisim yanlisin…

Ciziyorum yazilan eski satirlari, yok aslinda icimde hicbir kin tanesi. Aklimin ucsuz bucaksiz kurak bozkirlarinda simsekler cakiyor. Yeniden bulabilir miyim bir umut yetisi?

Kücük bir gri bulut yumagi alip, yalvariyorum düsürsün birkac yagmur tanesi. Bir yesilligi hasret sulanmayan aklim duruyorum esen poyrazlarin önünde. Kuruyor Allahim bir bir düsüncelerim, donuyor ayazinda sabahin olmayan mor günesleri ne anlam buluyor birkaç söz,
istemiyorum dokunma hatta uzatma elini…

Dokunma satirlarima aklindan bile geçirme
Ne dogrum senin dogrun, ne yanlisim yanlisin

Sen ki sen, düsün hangi gece sabahladin ayla?
Hangi yildiza acaba benim gibi baktin?
Ben yüregimin demirlerine soguk soguk parmaklarimi gecirirken,
Sen kendini hangi yalanlara sattin?

Icimde uluyan köpek gibi pismanliklarima, aklimin en ucsuz bucaksiz kurak bozkirlarinda lesleri sevgilerimin bende kosacak bozkir cok icim kokuyor…

Sen ki sen, hangi soruma cevap oldun yoluma yoldas?
Ne gün umut bildin umutsuzlugumu?
Yalan yanlis sözlerini döktügün hangi gecenin lanet saatinde küfrediyor yüzüne utaniyorsun yeminlerinden.”

 
Sen kendi dünyanın renkli rüyalarında yaşıyorken uçarı sevdalarda,

Düşlerle gerçeklerin ayrı dünyaların mahsulü olduğunu yaşattın bana...

Evet ayrıldık..acı bir tecrübe olsa da benim için;
Sanma ki bu yara ömür boyu kanayacak.

Sanma ki bu yürek sana teslim olacak

Sanma ki acıların koynunda tükenip bitecek…

Bir sabah uyandığımda kalbimin ağrımadığı gün,senin kahrolduğun gün olacak.

Ben seni üç ayda sevdim,bir gecede de bitirdim seni..

Hatırlarmısın? bir gece yarısı beni arayıp;

“sensiz olmanın düşüncesi girdi aklıma uyuyamadım.Ne olur böyle bir şeyin olmayacağını söyle bana” dediğin gece kalbimi alıp götürmüştün benden.

Sensiz olmayacaktım,sen dışında kimsede olmayacaktı artık dünyamda.

“Senden başka kimse istemiyorum dünyamda.Benim hayatım senin olduğun yerde”

deyişlerini anımsıyorum…

Şimdi ise yorgun yüreğim aşka burun kıvırmanla,

hiçbirşey olmamışcasına davaranışlarınla usta işkencelerde..

ama yenilmeyeceğim,boynumu eğmeyeceğim çekip gidişine..

Beynime sıktığım kurşunla bitirdim seni bitap düşmüş yüreğimde…

Sen bu gönülde doğan en büyük güneştin anlayamadın,

Ama bu gönülde batan en küçük sen sandal da yine sen oldun bunuda çok iyi anladın…
 
Yıllar yılı acı çekmiştin, istemediğin bir ortamdaydın ve sana ters düştüğü halde yanlış şeyler yapmıştın. Acına, yaşam mücadelene ortak olup, yüreğimi yüreğine, ömrümü ömrüne katıp seni mutlu edecektim. Ben senden sadece sana verdiğim sevgiyi kabullenip, bu sevgiyi yaşamanı istemiştim. Yalnız seni istiyordum… Ama o kadar ters davranıyordun ki bana… Çok sevilmek bu kadar kötü müydü? Gerçekten böylesine ağır mıydı ki?

Sevgiye hasretim dediğini düşünüyorum da……………………...

Hayatıma bilmediğim anlamlar getirmiştin. Gözüm kapalı hayatımı ortaya koyduğum bir kumar oynamıştım. Ya seni kazanacaktım, ya da kendimden VAZGEÇECEKTİM. Hem seni kaybettim, hem de kendimden VAZGEÇTİM.

Var mıydı böyle kimsesiz darmadağın olmak, biçare kalmak, var mıydı? Keşke beni böyle ödüllendireceğine, hiç ödül vermeseydin. Onca yüreği senin yüreğine feda ettiğim halde, yüreğin kocaman sevdamı alabilecek kadar büyümedi…

Ben de sana büyük bir sevgiyi vermekte diretiyordum. Bu kadar direttiğim için beni bağışla…

Beni kırgınlıklarla, çelişkilerle, cevabı sende olan bir sürü soruyla ve bitmek tükenmek bilmeyen "keşke"lerle bıraktın, bana onca acı verdin ama yüreğim düşmanın olamıyor. Her gün alabildiğine yanıyor, istesem de istemesem de seni özlüyor, seni istiyor.

Yüreğimi koparıp atmak mümkün olsaydı hiç düşünmeden koparıp atardım. Ama artık kendime sözüm geçmiyor.

Başımı ellerimin arasına ne ilk ne de son alışım. İlk acım değil ama en büyük acımsın………….

Bir limandayım ve senin bindiğin gemi çoktan uzaklaşıp gitti. Bunu kabullenemiyorum, zoruma gidiyor, canımı acıtıyor…….

Sen yüreğimdeki hasret…. Yarım kalmışlığım, unutulmazımsın…
 
Yeni yeni fark ediyorum beni bu gidişine ne denli hazırladığını.. Arkanda güçlü bir ben isteyişinin nedenlerini.. Bu dönüşü olmayan gidişine..

Gökyüzüne bakıyorum... Biliyorum şu anda bir yerlerde sende aynı şeyi yapıyorsun.. Bunu hissediyorum.. Anlatamıyorum belki ama eminim bundan.. İçimdeki sen için güçlü olmak zorundayım biliyorum ama inan bana çok zorlanıyorum.. Keşke diyorum.. keşke yanımda olabilseydin şu an.. Elimi tutup bana gülümseyebilseydin.. Keşke kavga etseydik, tartışsaydık ama şu an yanımda olsaydın..

Yine gece ve yine karanlık, oysa hiç böyle uzun değildi geceler eskiden , böyle sessiz , böyle ölüm soğukluğunda değildi, üşüyorum hadi tutsana ellerimi..Eskiden olduğu gibi, gözlerime bakıp o sıcacık yeşil gülüşünle ısıtsana donuk gözlerimi. Bilmez misin , gözlerin benim herşeyimdi. Ve sevgin...

Bazen utanıyorum, kimse duymasın hıçkırıklarımı diye, dilimi ısırıyorum, kimse bilmesin diyorum 'seni sevdiğimi' , kimse görmesin çaresizliğimi...

Birazdan sabah olacak.... Ama bir benim güneşim doğmayacak artık, bir benim dünyam karanlık... Çünkü her yeni doğan gün unutacaksın beni, belkide gözlerine değen gözlerimin hayali silinecek bir iz gibi, unutacaksın bir zamanlar beni ne denli sevdiğini.. Bir rüya gibi... Ama zavallı ben kurtulamayacağım senden. O gözlerini her anımsadığımda , yemyeşil bir sızı kaplayacak içimi ,her yağmurlu gecede yıldırımlar düşecek hayallerimin üstüne. Bilmem ki ,kaç gece daha böyle uykusuz sabahlara dek... Bu umutsuzluk, bu çaresizlikle bu ömür nasıl geçecek bilmem...

Sevgili... Ne vardı benden bu kadar uzaklara gidecek? Söylesene benim kadar mutlu oldu mu yanındakiler yanında? Bak yine 'sen', her yerde 'sen' , her sözde 'sen', seni çok özledim,ne olurdu dönsen... Hep isterdin ya bak ben 'sen'oldum , seni yaşıyorum.

Giderek değişiyor gözlerimin rengi... Anlamını yitiriyor... ..

Biliyor musun birtanem, hatırlıyamıyorum artık gündüzleri, yavaş yavaş unutuyorum en son ne zaman gülümsediğimi, hep 'çok güzel gülümsüyorsun' derdin ya , seninle güldüğümle kaldığımı hiç bilmedin ve hiç bilmeyeceksin...

Korkuyorum! Unutmaya çalışmadığımı mı sanıyorsun ama olmuyor, beceremiyorum, başaramıyorum senin de dediğin gibi hangi yola atsam kendimi tüm yolar sana çıkıyor unutamıyorum.Gözlerimi kapatıyorum 'sen' , gözlerimi açıyorum'sen' ne yapsam, nereye baksam , kime gitsem 'Sen' sen , sen , sen, diye kanlar içinde boğuluyorum ama biliyorum, yoksun. yoksun sen...

Ne olurdu birtanem bir dönsen, ne olurdu dönsen...
 
Hani susardım… aslında ben konuşurken bile susardım. Sana su-sardım… adını alır yanıma kana kana susardım. Hani bazen yazıya mürekkep biter, alfabeler harflerini yitirir tek tek, kelimeler daha çıkmadan düğümlenir ya boğazda, işte öyle susardım.

Vakti gelmez sanırdım, hayatımdaki bütün kadınlar gibi, kendi vebaline beni kurban edeceğin günün, oysa nede çabuk unuttum annemin bana sütünü çok gördüğü dünü... gitmek için bahane aradığımı sanardın ya hep sen, bilmedin. Gitmeye bahanem çoktu da, ben hep kalmak için bahane aradım…

Ve yine şimdi,

Gece benden memnun; karanlığına yakıştırıyor hüznümü. Yüreğim senden gidenin değil sende kalanın yasında. Bense siyahla beyazın arasında, bir melodinin tamda es kıvamında. Aklım herhangi bir namlunun ucundayken bedenim intiharımın yanıbaşında. Aldığım her nefes sensizlik kokusunda. Ve sevdam, sevdamsa terk-i diyar korkusunda…

Bazen ağlarımda ben kızma… Ne değişir ki hayatımda… olsa olsa bir ameliyat masası soğukluğunda sıcaklığın olmaz. Hiçbir gün “gün-aydın” olmaz. Eve gelme telaşı içimi sarmaz. Bir kız çocuğu baba demeyiverir adıma.

Sanırım bu sefer zor olmıyacak susmak dediğin. En fazla bi sus daha deyiveririm susuşuma.


Artık bittik ya senin nazarında, biri bana öğretmeli nasıl silinir nefrete değmiş son sözler akılda. Leşe değmiş gözlerimi sana mahrem bana haram kılan, beni sana yabancılaştıran bir sevdaya kaç can borcu vardı bu bedenin ki ala ala bitiremedi bu aşk dediğin…

 
önce öğren aşkı..
bi dur bakalım..benim aşkımı sorgulama hakkın yok senin..sen aşkın ne olduğunu biliyor musun ki..sen bikere aşk yaşadın mı ki sorgulama hakkını kendinde görüyorsun..
önce öğren aşkı..yaşamayı bil..sonra çık karşıma..ondan sonra'seninkide aşk mı'..de.
bende ancak o zaman cevap vereyim sana.savunayım aşkımı..madem yeri geldi bi iyilik yapayım sana..
oku da nasıl aşık olunurmuş öğren..
TESLİM OLACAKSIN..
KAYITSIZ ŞARTSIZ TESLİM OLMAYI GEREKTİRİR AŞK..BİR YANIN AŞKTA DİĞER YANIN BAŞKA TARAFTA OLAMAZ..BEYNEN KALBEN,RUHEN,BEDENEN TESLİM OLMAYI BİLECEKSİN..HERŞEYİNLE AŞKA ADAYACAKSIN KENDİNİ..'CANIM YANAR'DİYE DÜŞÜNMEYECEKSİN..AŞK BU YAKABİLİR CANINI..AMA SEN BUNU GÖZE ALMAZSANDÜNYANIN EN MUTLU MUTLULUĞUNU DA YAKALAYAMAZSIN..HEM GÜLÜ KOKLAMAK İSTEYECEKSİN,HEMDE DİKENSİZ OLSUN DİYECEKSİN..OLMAZ ÖYLE ŞEY!!GÜLÜ SEVECEKSEN DİKENİNİN BATABİLECEĞĞİNİ DE BİLECEKSİN…
korkmayacaksın..
hiç bir aşk'şu gün bitecek'diye başlamaz..
aşk sözleşmelere bağlanamaz.
'ÖNCE SEN AŞIK OL,SONRA BEN OLURUM'diyemezsin..karşılık olmasa da aşk vardır..yüreğine ardına kadar açacaksın..yaralanma olasılığın vardır..ama unutma ki;o yürek aşksız atmaz..aşksız atan o yüreğe yürek denmez..
terkederse aldatırsa diye düşünüp kendine zehir etmeyeceksin hayatı..şüphe hem aşkın hem insanın düşmanıdır..yaşayabileceğin kadar yaşayacaksın..sonu acı bitmiş olsa da şükredeceksin o güzel günleri yaşadığın için..
ÇALIŞACAKSIN..
'AŞIK OLDUN,HADİ BAKALIM NE OLACAKSA OLSUN'DEMEYECEKSİN..
İŞTİR AŞK,UĞRAŞTIR..EMEKTİR!!UĞRAŞAC AKSIN..ÇALIŞ ACAKSIN. .BESİN İSTER AŞK,TIPKI BİR ÇİÇEK GİBİ..İNSANDIR BESİNİ AŞKIN..SEN AŞKA NE KADAR ÇOK ŞEY VERİRSEN O DA SENİ O KADAR MUTLU EDER BUNU UNUTMAYACAKSIN..ASIL İŞ AŞIK OLDUKTAN SONRA BAŞLIYOR ZATEN..AŞK KÜT DİYE ÇIKAR KARŞINA,REDDEDEMEZSİN..ÖYLE Bİ GÜCÜN YOK.AMA AŞKI YAŞATABİLME GÜCÜN VAR,KULLANIRSAN VAR..ÜŞENMEYECEKSİN,USANMAYACA KSIN..BİR DUVARI ÖREN USTA GİBİ BİR BAHÇEYİ ÇAPALAYAN BAHÇIVAN GİBİ EKECEKSİN..SEN BUNLARI YAPTIĞIN HALDE YAŞAMIYORSA AŞK ALDIRMA..ELİNDEN GELENİ YAPMIŞ İNSANLARIN HUZURUNU HİSSEDECEKSİN..BU BİLE YETECEK SANA..
koruyacaksın..
aşk senin en değerli varlığındır..gözünden bile sakınacaksın..nadide bir çiçek gibi en değerli vazoda paha biçilmez bir mücevher gibi en gizli kasada tutacaksın..dalgalanmalara açık olan bir duygudur aşk..korumazsan kırılır kaybolur!! saklamazsan çalarlar üzülürsün!!
ŞİMDİ OKUDUN MU AŞKI..
ANLADIN MI
YETMEZ Bİ DAHA OKU..
EZBERLE..
SONRA GEL YİNE..
BELKİ O ZAMAN KONUŞURUZ AŞKI SENİNLE
 
Dün gece yine seni düşündüm
her zaman ki gibi
geçtiğimiz yaz aylarını düşündüm
hasretin sevginle birleşti gözyaşı olarak döndü bana.
Sensizliğine bürünmüş dünyamda
kendi egemenliğimi kurmaya çalışıyordum
tam kendim için bir şeyler yapacaktım ki
tekrar geldi hiç gözümün önünden gitmeyen
gözlerin.

Sandığın içinden fotoğraflarımızı buldum
sanki sensizliği tadacakmışım gibi sarılmışım sana
yüzüm gülüyor. Mutluyum!
Artık dayanamıyorum sensizliğe.
Acı veriyor fotoğraflarınla yaşamak bana
belki de aşkımızın kayan bir yıldız kadar.
Çabuk parlayıp söndüğünü bilmek yıpratıyor bedenimi
artık ben eski ben değilim. Mutlu olamıyorum eskisi gibi
bedenim susuz kaldı ne kadar içsem de daha kalacak.
Çünkü ben suya değil benim için daha da önemli olan sana,
senin sevgine susadım. Tam sevdanın rengini bulmuştum ki
gökteki yıldızımız kaydı. İlişkimizin başladığı gün bir fidan
dikmiştik ve söz vermiştik birbirimize sevgi ile büyütecektik diye.
Şimdi o ağaca kim bakacak sevgisiz kalıp sonsuzun derinliğine mi
kapılacak benim gibi çünkü ben sensiz karanlığın içinde kaybolmuş
gibiyim tek ışığım sendin yok olup gittin.
Artık kendi içimde 4 mevsim kış yaşıyorum çünkü yazım ve baharlarım beni
terk etti.
Bende artık yalnız içiyorum senin sevdiğin şarabı. Aynaları da kaldırdım
artık sevmiyorum onları.
Bana iyi bir yüz vermiyorlar baktığımda. Bahçemdeki kuşlar da sustu
artık aşkımızı şarkılara vurmuyorlar. Ne olur geri dön artık bebeğim
hayatımı artık siyah beyaz yaşamak istemiyorum..
 
Ellerimin arasından kayıp gidiyor hayat… Kendimi avutmak için bulduğum her ºey bir süre sonra anlamsız geliyor… Bir ºeyler biterken yanı baºında neyle avunabilir ki insan…

Kendimce oyunlar buluyor, sıkılıyorum bir süre sonra, kitaplar hiçbir ºey anlatmıyor ya da kendimi dinlemek canımı sıkmaktan baºka bir ºeye yaramıyor…


Sense bir yerlerde kendine duvarlar örüyorsun… Biliyorum ki ne kadar ararsam arayayım yanına gelebileceğim bir kapı bulamayacağım… Kendine duvarlar örüyor ve bizi dıºarıda bırakıyorsun…

Olsun diyorum, ördüğün duvarları maviye boyuyorum, çiçekler ekiyorum dibine, büyümüyorlar… Mavilerim soluyor, sen susuyorsun… Ben ölüyorum…

Kendime yalanlar uyduruyorum kendim bile inanmıyorum… Oyunlar buluyorum sıkılıyorum… Durmaksızın bir ºeyler bitiyor içimde…

Sana sorduğum soruların hiçbir cevabı yok aslında duymayı beklediğim… Sadece sesini özlediğimden…

Ellerimin arasından kayıp gidiyorum… Kendim bile tutamıyorum kendimi… Ama olsun ben sana elimi uzatıyorum… Kurtar diye değil… Sadece dokunmayı özlediğimden sana…

Senden baºka bir nedenim yok…
Senden baºka bir istediğim yok…
Senden baºka hiçbir ºeyim yok…

Seni Seviyorum…

Duy diye değil…

Sadece kendime hatırlatmak için söylüyorum…
 
Deli dolu geçtik ateş hatlarından
Sevgim korkuyla beraber büyüdü içimde
Sevdikçe korktum
Korktukça daha çok sevdim
Er geç birbirini boğacaktı bu duygular, biliyordum
Neden sonra farkına varıyor insan
Ayağına takılan bütün taşları
Yoluna kendi döşediğinin

Senin yarınlara inancın benden yüklüydü
Daha cesaretliydin
Planı çatılmamış yarınlara ektiğin umutlar
Er geç açacaktı, biliyordun
Deli sevdalı çocuk ruhumun
Nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı
Değersiz değerlere sırt dönmüş, güvenli saflığında
Bir sonsuzluk buldun kendine
Ve hayatımızın resimlerini çizdin duvarlarımıza
Sonra birden
Yeşil bir kentte
Ilık bir yaz gecesine astın beni

Sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi
Ödedim
Cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü
Son sözün
Ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim
Geçmişten nefes alıp geçmişe nefes verdim
Anılar kemirdi yüreğimi
Felç oldu hislerim
Zamanın çoktan dibe çöktüğü kum saatimin belinden
Tek bir saniye bile süzülmüyordu
Ters çevirmeye cesaretim yoktu
Çünkü yeniden başlayacak bir hayatın
Korkağı olmuştum

Aşkların sonrasında hüzün vardır
Ya sen hüznü boğarsın
Ya da hüzün seni boğar
Ama birisi kanatlarını kırarsa eğer
Yaralı kuş rolüne soyunacağına
Yürümeyi denemelisin
Hayata dönmelisin

Bunları düşünebilmek bile kendime dönüşümdü
Ve sonunu infaz ediyordu içimde
O gece yüreğimden sağ çıksaydın eğer
Ölen ben olurdum
O gece
Hayatın lekesiz bir anında
Seni intihar ettim
Şimdi katil benim

Artık güncemde bir boşluksun
Yavaş yavaş taze anıların altına gömülüyorsun
Ve sana ait sandığım her şeyin
Aslında benim olduğunu öğreniyorum
Hiçbir duygunun tek ilhamı değilsin
Kendimi keşfettikçe
Seni kaybediyorum
Ve ufkuma sensizliği
Korkusuzca geriyorum.
 
Islaktı gözlerim...
hüznünü bulutlara yükleyip
gecesine kavuşamayan gündüzün
hüznünü yağdırdığı gibi yağıyordu
gözlerimden anlamsız yaşlar..

Anlamsızlık taa içimdeydi benim..
Seninle sensizliğin olduğu yerde...

Kimi sevmeye kalksam sen oluyor karşımdaki..
sen şimdi kiminlesin bilmem ama ben hep seninleyim..

Gidişin ölümdü...
Ölümüm ardından bakarken kal diyemeyişimdi..
Yüzyıl oldu sanki gidişin
virgul.gif

ardından bakarken şimdiki gibi ıslaktı kirpiklerim..

Gittin...
belki de hiç gelmemiştin
virgul.gif

ben gelmiş olmanı ümit ettim.
Bu ümitle yaşattım asırlardır
içimde yaşayan hayalden ibaret sevdamı...

Kaçışlarına gizlenen sen değildin
belki de tüm korkaklığımla bendim senden kaçmaya çalışan..


Dağ gibi hüzünlerden arta kalan
yıllanmış şarap tadındaki sevdanla
yüzleştim sonunda sevgili..
Senin için çok şey olmaya çalıştım..
ve sonunda hiçbir şeyin oldum..

Seni sevmek saflığın doruk noktasındaki
buğulu bir hüzündü ruhuma dolan..
seni sevmek seni özgür bırakmaya razı olmaktı..

Gittin...
önce sıcaklığın çekildi tenimden..
sonra nefesin gitti yüzümden..
Arkası dayanılmaz bir soğuktu
her gece beni uykumda bile titreten..
Tek bir söz bekledim senelerdir senden.
Geldim demeni bekledim..
Ama sen rüyalarımda bile söylemedin..
beni bir söze hasret ettin..

Aşka inancım yok oldu sevgili..
İnandığım aşk
virgul.gif
Leyla’yla birlikte öldü asırlar önce..

İnandığım aşk
virgul.gif
gidişinle birlikte yok etti beynimde

senden kalan aspire olmayan tortulaşmış duyguları..


Aşk öldü sevgili..
aşk öldü..
Sevgi üzerine yazdığım tüm cümleler yokoluyor birer birer..
Gözün aydın sevgili
virgul.gif
bıraktım seni ruhumdan...

özgürsün artık çekil git düşlerimden...
çık git beynimden..
De ki
virgul.gif
aşk öldü..

Farzet ki...
ben öldüm..
toprağa karıştım yok oldum..
git artık benden..
Artık ben yokum...

Aşk Öldü....

 
Sus ne olur
Ve uyumayalım bu gece
Ömür eksilten soruları da bırak artık

92566236hy5p.gif


Gizlimiz saklımız kalmadı
Hem
Sevişmek de gelmiyor içimden
Açabilirsin artık perdeleri
Köpüğünü kaçırmazsın bilirim
Üstelik şeker falan da istemem


Sade içilsin bu vedanın kahvesi
 
Geri