Aşk acısı ne kadar gerçek?

🕒 Konu sahibi 5 saat önce aktifti
Acıyı hissedene soracak olursak tabii ki işkenceden beter diyecektir ancak aşk acısını yaratan da yine hormonlardaki dengesizliktir ve kişinin içine düştüğü girdap ise tamamen geçicidir.

10011940914_5e94cc9718-1-400x400.jpg
 

Dr. Erdal Atabek / Aşkın kimyası var mı?


Elbette var. ‘Zihin- beden bütünlüğü’ hormonların dünyasıdır. Heyecan ‘nor-adrenalin’ salgısına yol açar. Bu bedenin alarm durumudur. Değişen koşullara hazırlanma sürecidir.

Sevinç, mutluluk ‘serotonin’ salgısı ile oluşur. Bu nörotransmitter salgısının insanda sevinç- mutluluk- umut yarattığı anlaşılmıştır.

‘Serotonin’ azalması insanda depresyon dediğimiz yaşamdan çekilme halinin nedeni olmaktadır.

‘Endorfin’ de yine beynin ‘ağrıyı- acıyı azaltan' hormonudur.

Bedende üretilen endorfinin, morfinden yüz kat daha etkili olduğu saptanmıştır.

Bir kazada bedende oluşan kırıkları ya da yaraları birkaç dakika hissetmeme ‘endorfin’ salgısıyla olmakta ve yaralıya zaman kazandırmaktadır.

Aşkın fırtınalı heyecanında ‘noradrenalin’, ‘serotonin’, ‘endorfin’ salgılanmaktadır.

‘Oksitosin’ hormonu ise bağlılığı sağlayan bir hormondur. Anneyi çocuğuna bağlayan hormon, bütün canlılarda vardır ve civcivlerini koruyan anne tavuk da bu hormonla hareket etmektedir.

Aşkın da elbette kimyası vardır.
 
İnsanlar fiziksel acıyı bir süre sonra hatırlamaz ve kendiniz de bu durumu test edebilirsiniz. Yaşadığınız acının büyüklüğü ne olursa olsun sadece size hissettirdiklerini anımsayabilirsiniz ki o da tam olarak mümkün değildir oysaki duygusal acılar uzun süre devam edebilir hatta sonrasında travma yaratabilecek kadar da güçlüdür.

Diş ağrısını hatırlamaya çalışsanız da acıyı birebir zihinde canlandıramazsınız ancak herhangi bir kayıp ya da aşk acısında ise ortada hiçbir fiziksel müdahale olmaksızın; karnınız, başınız ağrıyabilir veya kalbiniz sıkışıyormuş gibi hissedebilirsiniz.

Zihnin yarattığı bir illüzyon olan aşk gibi aşk acısı da sadece zihinsel olarak mevcuttur. Acıyı yaratan hormonları beyin salgılar ancak ortada fiziki bir sorun yoktur. Fiziksel bir problem olmamasına rağmen bu acı insana hayatı zehir edebilir.

Her ne yaşanıyorsa aslında sizin o duruma verdiğiniz tepkilerle alakalıdır yoksa doğrudan size olumsuz hissettirecek kötü bir durum -gerçek manada- mevcut değildir. Kontrolü ele almayı başardığınız andan itibaren, çevrenizdeki olaylara verdiğiniz tepkiler de değişecektir.

Aşk acısını atlatmanın yolu, aşık olunan kişiyi düşünmemekle mümkündür çünkü ne kadar çok zihinde canlandırılırsa o kadar güçlü bağ oluşacaktır. Bu durumun bilimsel karşılığı ise beyinde o kişi ile ilgili güçlü nöron ağlarının artması ve kısır döngüye dönüşüp daha çok düşünmek zorunda kalınmasıdır.

Aşk acısı geçicidir ancak kişinin de bu acıyı körüklememek adına zihninden anıları, detayları uzaklaştırması gerekir.
 
ölüm değilse bizi ayıran yazık olmuş diyordu
 
İlk başta her şey o kadar güzeldir ki biteceğine bir türlü ihtimal verilemez ve o gün gelince de mutlak surette suçlanacak birileri ya da bir şeyler aranacaktır oysaki aşkın tek gerçeği vardır ki o da nörobiyolojik bir olay olup sürekliliğinin hiçbir koşulda sağlanamayacağıdır.

Uzun süreli bağlılık hissi ancak kişinin iradesi ile mümkün olabilir fakat aşk var olmadığı sürece yeni bir aşkın gündeme gelme riski her koşulda devam edecektir.


50ad32_d42d13e5a748444eacdd2cc5b00a6347~mv2.gif
 
Acı hissi gerçek ancak o hissi yaratan beyindeki faaliyetler geçicidir. Çoğu insan acı hissini destekleyecek şekilde ayrıldığı kişiyi sürekli düşündüğü için acının süresini ve dozunu kendi kendine artırmış oluyor.

Beyinde nöron ağları zayıfladığında o acı hissi de yavaş yavaş kaybolacaktır. Zayıflaması için de o kişiyi düşünmemek gerekiyor.
 
  • Beğen
Tepkiler: Sim
fermuara sıkışan tenasül uzantısınin acısı kadar değil
 
5 sene sürdü ve bitmedi bir türlü. İşkolik oldum acımı unutmak için. İş bitti, acı geçmedi. Başka denizlere açılmayı çare gördüm. Aklımda hep o vardı. Hep bildim sebebini. Bilmek te çare olmadı.

Sonra her şey zaman içinde kendinden geçiyor. Hayatında bir gün biteceği gibi.
 
5 sene sürdü ve bitmedi bir türlü. İşkolik oldum acımı unutmak için. İş bitti, acı geçmedi. Başka denizlere açılmayı çare gördüm. Aklımda hep o vardı. Hep bildim sebebini. Bilmek te çare olmadı.

Sonra her şey zaman içinde kendinden geçiyor. Hayatında bir gün biteceği gibi.
abi aklında bulunsun hormon takasiyla aşk acisindan kurtulabiliuorsun.
üç beş seans sürüyor yalnız.
ben öyle yendim.
 
Bir yerde 8 aydan sonra unutuluyor diye birşey okumuştum. Abicim 5 yıl nedir? Biri beni bıraksa, unuturum sen kimsin de senin için acı çekicem yallah skfkg
 
Aşk var ve Aşk var. Unutulacak anılar var, unutulmayan anılar var. Beyin, kısa, orta ve uzun hafızadan ibaret. Bazı bilgilerin ömrü sadece 10 saniye. Bazılarının ömrü ömür boyu. Bazılar bir kaç sene sonra hatırlanmaz.
 
E madem unutulmuyo niye ayrıldınız? Demekki birşeyler bitmiş. O zaman unutmamak için sebep yok
 
5 sene ciddi anlamda uzun bir süre
hepimiz yaşamışızdır bu dönemi
eskiden daha sıkıntılı olurdu bünyede artık çok yüzeysel inanılmaz bir hissizlik oluşuyor tabi bunun belli bir süreci var bu süreci geçirmeden başaramazsın
 
E madem unutulmuyo niye ayrıldınız? Demekki birşeyler bitmiş. O zaman unutmamak için sebep yok
Kader buluşturdu, Kader ayırdı diyelim. Beşik kertmesi varmış. İlk kez duymuştum böyle bir şey. Olur desetdi kimseyi takmaz, ölüme bile giderdim. Olmayacak dua'ya amin denmezmiş.
 
Kader buluşturdu, Kader ayırdı diyelim. Beşik kertmesi varmış. İlk kez duymuştum böyle bir şey. Olur desetdi kimseyi takmaz, ölüme bile giderdim. Olmayacak dua'ya amin denmezmiş.
abi yenge erken davranmış sana beşik kertmesini haber vermekte
 
Olmayacak dua diyorsun, kader diyorsun kaderinde o yoksa onu hala unutmamanın nedeni ne?
 
Geri