teksas tombis
Bronz Üye
-
- Katılım
- Temmuz 25, 2015
-
- Mesajlar
- 4,356
-
- Tepkime puanı
- 4
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 42
Aşık Yunus eydür!..
''Bir mürşide varmadan olmaz''
Akıl göz gibi, din ışık gibidir. Işık olmazsa göz göremez. Işıkta bakarsa körün görmediğini görür. Mevlana hazretleri mürşidimi buldum aklımı bıraktım buyurmuş. Akıl mürşidi bulana kadardır. Mürşid ilim ile veya cezbe-i mürşid ile bulunur. Yakın çevre etkisi yanıltır. İlim ehl-i sünnet alimlerinin kitapları okunarak öğrenilir. Mürşid, ulum-i zahiriyyede (islamın 20 ana ve kolları 80 ilim ile fen ilimlerinde) üstad, ulum-i batıniyyede ( Allahü tealanın zatına ve sıfatlarına ait marifetlerde) arif olan insanı kamil zata denir. Mürşid görmeyen doğru ile yanlışı tam olarak ayıramaz. Dünyada en zor şey budur buyurmuş Nakşibendi-Müceddidi büyükleri...
NOT;
Osmanlı zamanında din kitapları ilaç gibi ruhsata tabi idi. Şeyhülislamlık makamının onayını almadan kitap basılmazdı. Onun için Osmanlı mirası kütüphanelerdeki din kitapların hepsi doğru idi. Ehl-i sünnet alimlerinin kitapları idi. Bu kitapları veya Allah rızası için ehil kimselerin yaptığı düzgün tercümelerini okuyanlar bağlanacağı din adamının kim olduğunu anlar, telkinlere kanmaz. Eğer şeyh tarafından ruhlar alemindeyken seçilmişlerdense kendi bilmeden şeyhine doğru çekilir.
''Bir mürşide varmadan olmaz''
Akıl göz gibi, din ışık gibidir. Işık olmazsa göz göremez. Işıkta bakarsa körün görmediğini görür. Mevlana hazretleri mürşidimi buldum aklımı bıraktım buyurmuş. Akıl mürşidi bulana kadardır. Mürşid ilim ile veya cezbe-i mürşid ile bulunur. Yakın çevre etkisi yanıltır. İlim ehl-i sünnet alimlerinin kitapları okunarak öğrenilir. Mürşid, ulum-i zahiriyyede (islamın 20 ana ve kolları 80 ilim ile fen ilimlerinde) üstad, ulum-i batıniyyede ( Allahü tealanın zatına ve sıfatlarına ait marifetlerde) arif olan insanı kamil zata denir. Mürşid görmeyen doğru ile yanlışı tam olarak ayıramaz. Dünyada en zor şey budur buyurmuş Nakşibendi-Müceddidi büyükleri...
NOT;
Osmanlı zamanında din kitapları ilaç gibi ruhsata tabi idi. Şeyhülislamlık makamının onayını almadan kitap basılmazdı. Onun için Osmanlı mirası kütüphanelerdeki din kitapların hepsi doğru idi. Ehl-i sünnet alimlerinin kitapları idi. Bu kitapları veya Allah rızası için ehil kimselerin yaptığı düzgün tercümelerini okuyanlar bağlanacağı din adamının kim olduğunu anlar, telkinlere kanmaz. Eğer şeyh tarafından ruhlar alemindeyken seçilmişlerdense kendi bilmeden şeyhine doğru çekilir.